• 352
    eskiden beri hep şiddete karşı çıktım. şiddetin her türlüsüne. ne amaçla yapılırsa yapılsın.

    sadece kendim için aldığım bir karar değil bu. geçen sene özellikle haziran olaylarında etrafımdaki şiddet içeren hareketleri durdurmak için elimden geleni yaptım.

    girdiğim çıktığım ortamlarda, en yakın arkadaşlarımı, hatta tanımadığım insanları bile ciddi bir mesai harcayarak, kafa patlatarak ikna ettim.

    kolay kolay vazgeçmem, kafama koyduğumu da yaparım.

    bu canavarlar galiba bugün beni vazgeçirdiler.
  • 362
    geçen malum kişiler tarafından " allah onlara zeval vermesin " gibi bir düşünce tarafından savunmuştu bu arkadaşlar. akıl ile yaş her zaman orantılı olmuyor maalesef.

    dün oynanan balçova maçında e-bilet'e hayır pankartı açan tek yumruk grup üyelerini göz altına almaya çalışmışlar bu seferde paralı koruyucular.

    https://www.facebook.com/...p;type=2&theater

    edit: göz altına alınmışlar cladi uyardı sağ olsun. verdiği bilgiye göre işledikleri suç bölümünü de boş bırakmışlar dalga geçer gibi. bu onursuzlar ve savunucuları inşallah kendi kanlarında boğulurlar.

    (bkz: #1617648)

    ilgili entry'de bahsedilen polis zaten halktır, bizdendir. kimsenin direkt akraba veya ailesine bu suçlamaları kullanmıyorum. ancak bir genelleme yapacaksak bile benim bahsettiğim türde ki polisler en kötü ihtimalle %51'dir. bu yüzden genellemiş gibi konuşuyorum. yanlış anlaşılmasın.
  • 363
    benim babam bu. türk polisi benim babam. ve bana hep derdi ki oğlum polis olma. polislik pis, polislik itaat , polislik kölelik. görüşün ne olursa olsun , vicdanın ne derse desin sen iktidarın görüşüne uygun olanı , vicdana zıt olanı yapmak zorundasın derdi. ve sevmez türk polisini babam. bende öyle. ama mesleği türk polisliği olan babam hayatımda gördüğüm en namuslu en vicdanlı en delikanlı adam. siz onları genelliyosunuz ya. onursuzlar, şerefsizler diyosunuz. kendi kanlarında boğulsunlar diye beddua ediyosunuz ya hani. iğreniyorum sizden. bunu yapan herkesten.
  • 364
    hepsinin aynı kefeye konulmamasi gereken polisler. içlerinde her türlü insan var, devletin gücüyle halka zulmeden, gencecik insanların ölmesine sebep olanlar da var, düzgün karakterli, namuslu, vicdanlı, efendi kisiler de.

    bu arkadaşların içinde bizim abimiz, kardeşlerimiz, akrabalarimiz var. bu insanlar yabancı kişiler değil, bizim içimizden birileri. iyisiyle de kotusuyle de.
  • 368
    https://tr-tr.facebook.com/notes/çekiçli-filozoflar-kulübü/zimbardo-deneyi-ne-dersiniz-biçilmiş-rolleri-mi-oynamaktayız/353517328014676

    belirli bir otoritenin emrini uygulayan insanlarin verdigi empatidışı tepkinin aslinda insanoglunun bilincaltindaki bir olgu olduguna dair bir deney. turk polisi yada ingiliz askeri veya nazi subayi olmaktan ziyade insanoglunun otoritenin ona verdigi emri uygularken sucluluk duygusundan nasil siyrilip vahsi kisilere donusebildiklerini gormek isterseniz okuyabilirsiniz. turk polisinin gezi eylemleri sirasinda veyahut kalabalik gruplara davranisinda vahsilesen bir grup polisin hareketlerinin altinda da insanoglunun bu ilkelligi yatmakta.
  • 369
    aslinda bu baslik turk polisi degil sadece polis olmali belki de. abd'de son 5 yilda 90 zenci bizzat polis tarafindan oldurulurken, bunlarin hicbirinde polisler suclu bulunmadi mesela. acin bakin almanya ve ingiltere gibi ulkelerin polisleri en ufak bir trafik cezasinda nasil eziyor karsisindakini. sanki herkesin polisi cok tatli, bir bizimkiler yamyam. ben de coplandim maclarda. hele kadikoyde maca girerken sacma sapan bir hengamede yasadiklarimi yazsam fikra olur. yani hepimiz cektik polis siddetinden. ancak genellemenize sokayim arkadas. bir suru dogru duzgun adam da var bu insanlarin icinde. ayrica sanki butun toplum cok mutavazi, cok nazik, kurallara ve baskasinin haklarina cok saygili da ulkenin bir tek polisi adi serefsizmis gibi daha ne kadar davranacaksiniz acaba? simdi hemen bana da saldirin polisi mi koruyon lan falan diye. he ya polisi korudum ben simdi. bu kadar anlamis olan varsa buyursun burdan sallasin bana!
  • 372
    allah kimseyi ekmeği ve ahireti arasına seçim yapma durumda bırakmasın. türk basınını da eleştiriyoruz, taksicileri de eleştiriyoruz, doktorları, rehberleri futbolcuları fenerbahçelileri vs ama namuslu vicdanlı polislik herhalde dünyanın en zor işi özellikle bizim memlekette yapılıyorsa. namusuyla şerefiyle iş yapan herkesi saygıyla selamlıyorum. allah yardımcıları olsun. yaptıkları vicdansızlıktan zevk alan katilleri de en kalbi nefretimle allah'a havale ediyorum.
  • 373
    türk polisi, kısaca, halka eşit davranmayıp halkın güvenini tamamen kaybetmiştir. bir korku imparatorluğu kurulmaya çalışılınırken, bunun en önemli parçalarından biri oluvermiştir. zamanında insanlar askerden korkarken, günümüzde polisten korkar hale getirildik ki, polis günlük hayatın bir parçası olarak, askerden çok daha fazla yüz yüze gelebileceğimiz bir olgu. bu korku, sadece olaylara katılanlarda değil, halkın büyük bölümünde ortaya çıktı. üzücü. halka hizmet etmek için orda olan insanlar, sırtını güce dayayarak kendini halktan üstte görüyor.
  • 374
    evet şunu belirtmeliyim ki benim babamda polis memuru . ve her polis muhabbeti siyaset v.b. muhabbetler geçtiğinde kendisine hep söyledim baba kusura bakma ama polisleri sevmiyorum, sevmeyeceğim. niye sevmiyorum? çünkü yaşadığım bir çok olay var. kavga edeceğimiz vakit kavgadan önce gelip birbirinizi yiyin kalanları toplarız diyendebu polis teşkilatının mensupları bana. keyfi için sırf kotasını doldurmak için tipini beğenmediklerini çevirip gbt yapanda polis. diyarbakırda hakkaride vatan hainlerinden tokat yiyip susanda bir polis. vatan hainlerine karşı hoşgörüde zirve yapıp vatanseverlere müdahale edende polis. her iktidar değiştiğinde bukalemun gibi renk değiştirip iktidarın yalakalığını yapanda bu polis.bunlar tecrube ve görüp duyduklarımızla sabit.
    gel gelelim olayın ikinci kısmına. yukarıda yazdıklarımdan ayrı tutup şunları da bilmek lazımdır ki bu polis teşkilatı da bizden farklı insanlar değil. benim babam senin annen onun amcası bunun kardeşi... ve bir kısmı kötü diye hepsine genelleme yapmak onlara taş atmak eylemlerde onlara saldırmak v.b.davranışlarda bulunmak doğru mudur? böyle yapanları tasvip etmek ne kadar doğrudur? sırf polisin geneinin görüşleri farklı diye hepsine küfür etmek nasıl bir düşüncenin tezahürüdür?
    burada polise sallayanların çoğu da çalıştığı işte amirine müdürüne sır işini hatrı için susan , işi için kendi hayatgörüşüne yanlış da lsa tamamen zıtda olsa harfiyen dediklerine yapan insanlar buna kimsenin şüphesi olmasın ya da ileride çalışmaya başlayınca öyle olacaklar.burada anlatmak istemem şu ki bu polislerde ev geçindiren insanlar ve emir komuta zinciriyle yönetilmektedirler. yani yukarıdan ne emir geliyors onu yapıyorlar hepimizin annesi babası gibi hepimiz gibi. kimse ucuz kahramanlık yapıp ben yapmam ben şöyleyim böyleyim safsatalarına girmesin. birazda bu yönden olaya bakın.
    diğer bir konu ise bazı yazarlar ise geçmişte savcı öldüreni banka soyanları devlerin askerine polisine kurşun atanları savunan ideolojilere sahip oldukları için burada polise çemkirmektedirler. bu ise onların görüşlerine göre tamamen doğal bir durumdur. çünkü bu insanlar zaten polise askere bu düzene çomaks okmak isteyen bu düzenin yanlış oldugunu savunan ve değişmesini isteyen insanlar. bu yüzden onların polisle alıp veremediklerinin olması çok normal
    gel gelelim bana madem en başta sevmediğimi belirttim polisleri peki neden geçen günlerde sözlükte bana sallamalarına sebep olan o giriyi yaptım demi? o giriyi yaptığım tarih 10 nisandı yani polis haftası. ve ben her zaman oldugu gibi polisimizin haftasını kutladım. şükür k idevletimi milletimi seviyorum ve atatürk ilkelerine bağlı olarak devleetçi bir yapıya sahibim. devletin askerie polisene her zaman saygı duyarım ve onlara zarar gelmesini istememekte görevimdir. tutumlarını olaylara karşı yaklaşımlarını sevmesemde onlar benim polisim ve devlertim kolluk güçleridir. polis onu aldı bunu yaptı bunu attı diye tüm polislere ve polis teşkilatına küfretmek kin nefret kusmak bana göre benim geleneklerime göre değil kimse kusura bakmasın.

    son olarak şunları söylemeliyim ki allah bu halkı bu kadar polis düşmanı yapanları onları kendi çıkarları ve işleri için kullananları kahretsin. keşke dünya sanıldığı kadar kolay ve istediklerimizi yapıp yaşayabilecek kadar adaletli olsa.
  • 375
    klasik bir giriş olacak ama, babamın 27 yıldır emniyette görev yaptığını söyleyerek başlamak istiyorum. zamanında komiser yardımcısı olarak başlamış ve şu an rütbesi 1. sınıf emniyet müdürü. 27 senede 7 farklı ilde çok farklı görevlerde çalışmış. klasik karakol görevleri vb. şeyler dışında rütbesinin de yükselmesiyle birlikte şube müdürlüğü, il emniyet müdür yardımcılığı, polis okulu müdürlüğü ve yurt dışında emniyet müşavirliği görevleri de yapmış bir polis kendisi.

    merak edenler rütbelere şuradan bakabilir:

    http://i45.tinypic.com/w1d110.jpg *

    böyle söyleyince yine klasik olacak belki ama, şu ana kadar çok şükür kimseden kendisi hakkında kötü bir şey duymadım. keşke her polis babam gibi olsa derim hatta hep. ast-üst ayırmadan tüm çalışma arkadaşlarına saygılı olmuştur. alt rütbelerdekilere veya makam şoförlerine hitap ederken bile komiserim/amirim/müdürüm veya x bey/hanım diye hitap etmiştir hep. polis okulu müdürlüğü yaparken okul yeni binaya taşınacağı zaman memurlarla birlikte koli/mobilya vb. taşımıştır. görev dağıtımında adil davranmıştır. aslında çok basit gibi görünen şeyler belki ama inanın öyle değil. biri emniyette çalışınca çevresi de çoğunlukla emniyetten oluyor ve insan neler görüyor duyuyor... * (u: ama örneğin bir makam şoförüne "ahmet bey eve gidelim" demekle "hadi oğlum eve gidelim" demek arasında büyük bir fark var bence.) (u: emniyet amiriyken kendisine "komiserim" denildi diye aşağılanmış gibi davranan ve sıkıntı çıkaran bir sürü polis var mesela.)

    önce şunu söyleyeyim. polislik normal bir devlet memurluğu gibi görünüyor ama işin aslı öyle değil. hafta içi 40 saat çalışan polisler hafta sonları maç görevlerine gidiyorlar mesela hiçbir ek mesai ücreti almadan.*(u: hafta içi 40 saat çalışmış polislere, ek mesai ücreti de verilmeden hafta sonları da maç görevi yazılıyordu)(u: trabzon gibi sıkıntılı bir yerde hiç de kolay bir şey değil. senede 1 veya 2 kez fenerbahçe geldiğinde cumadan pazartesiye 4 gün neler çekiyorlardı bir düşünün mesela) diğer devlet kurumlarının memurlarının yapması gereken işleri de yapıyorlar zaman zaman. mesela bir yola kaya düşmüş olsun, bildiğim kadarıyla o kayayı ordan kaldırma ve yolun tekrar açılmasını sağlama görevi karayollarının ve belediyelerindir, ama üst rütbelerdeki polislerin de göz yumması sonucu bu tip işler de polislere yüklenir. bu da çok basit bir örnek ve çok basit bir olay gibi gelebilir ama bence öyle değil.

    bunları yazma sebebim olayın iç yüzünü az da olsa görmenizi istemem. en ufak şeyde sanki polislikten başka devlet memurluğu yokmuş gibi "sizin maaşınızı biz ödüyoruz vergilerimizle" diye çıkıştığınız(u: aslında çok doğru bir önerme ama öyle saçma şekilde ve saçma yerlerde kullanılıyor ki...) veya sanki aileleri, bakmakla yükümlü oldukları yakınları yokmuş ve çok kolaymış gibi "emredileni yapmasınlar, istifa etsinler" dediğiniz o polislerin ne şartlarda çalışıyor olduğunu biraz da olsa anlamanızı, düşünmenizi istedim.

    anlatmaya çalıştığım şey emniyet teşkilatının süper, bütün polislerin çok iyi olması falan değil. daha önce defalarca söylenmiş olmasına rağmen tekrar yazmakta bir sakınca görmüyorum. dünyanın her yerinde, her meslekte hem iyi hem kötüler her zaman olmuştur ve olacaktır. bunu engellemenin bir yolu da yok maalesef. ve kusura bakmayın kafamıza göre %51'i kötüdür, yok efendim %25'i iyidir falan da diyemeyiz. ama siz ısrarla kötü olanları gündemde tutar, onlar üzerinden bütün teşkilatı veya bütün meslek grubunu değerlendirirseniz en basit anlamda haksızlık etmiş olursunuz.

    gezi olaylarında çok gördük biber gazını gereksiz yere ve kötü amaçla kullanan polisleri mesela. sen durup dururken yoldan geçen ve hiçbir şeye zararı dokunmayan insanlara* biber gazı sıkarsan, milletin camından içeriye doğru veya evlerin balkonlarına doğru gaz bombası atarsan, sokakta nereye gideceğini bilemeyen ve girecek sakin bir yer arayan adama "gel bi şey yapmayacaz" diyip ortaya çıktığı anda kafasına doğru gaz bombasını sallarsan; elindeki polislik yetkisini kötüye kullanan bir şerefsizsin demektir ve normal şartlarda en kısa zamanda görevinden ihraç edilmen gerekir. ama maalesef, özellikle son yıllarda türkiye'de "normal şartlar" diyebileceğimiz bir ortam yok. bu bahsettiğim saçmalıkları yapan, insanların yaralanmalarına ve hatta ölümlerine sebep olan polislerin normal şartlarda cezalandırılmaları gerekir, ama böyle bir şey olmadı tabi. bunun sebebi de hükümetin tamamen gezi olaylarına karşı tavır almasıdır. hani berkin elvan için "emri ben verdim" diyen, sokağın ortasında il emniyet müdürüne bağıran sözde dünya lideri var ya, onun talimatlarıdır. ama sanmayın ki gezi olaylarında görev alan polislerin hepsi az önce örneklerini verdiğim şerefsizler gibiydi... nasıl ki eylemcilerin arasında polise taş atan, amacı ortamı germek ve taşkınlık yapmak olan grup bir azınlıksa görevini kötü amaçlı kullanan polisler de azınlıktı. orada görevlendirilen polislerin birçoğu da mecbur oldukları için görevlendirildikleri yerlerde saatlerce bekleyen ve verilen emirleri uygulayan masum insanlardı.

    aynı şekilde düzeni ve güvenliği sağlamak için görevlendirildikleri maçlarda saçma sapan bahaneler uydurarak insanları gözaltına alan veya insanlara şiddet uygulayan polisler de cezalandırılmalı. bu polislerin haklı olduğunu ve yaptıkları şeylerin doğru olduğunu söyleyecek veya onları savunacak halimiz yok.

    malum yolsuzluk operasyonundan da bahsedeyim. bu yolsuzluğu ortaya çıkaranlar kimler? hiç düşündünüz mü? bunlar da normalde kendi hallerinde işlerini yapan, mali şubede veya diğer ilgili şubelerde çalışan polisler. bu polislere neler yapıldığını gündemi takip edenler az çok görmüşlerdir duymuşlardır. 17-25 aralık 2013'te yapılan ve yapılması engellenen soruşturma ve operasyonlarda görev almış polislerin, sırf işlerini yaptıkları için tek tek görevden alındıklarını, meslekten ihraç edildiklerini, hapse girdiklerini görüyoruz 1 yıldır. bu insanlar polis değil mi, bu insanlar türk polisi değil mi? mahkemeden dinleme kararı çıkıyor mesela x isimli şahıs için. bu dinlemeyi kim yapıyor? ilgili şubelerdeki polisler ve onların komiserleri/amirleri. sonra gelip bu polise "sen x kişisini niye dinledin?" diye soruyorlar. "benim görevim oydu. verilen görevi yaptım." diyor ve kendisine verilen işi yaptığı için hakkında saçma sapan soruşturmalar açılıyor, görevden alınıyor. şu ana kadar haklarında en ufak bir suçlama olmayan, hiç soruşturma geçirmeyen yüzlerce, belki binlerce polis hakkında saçma sapan şeyler öne sürülerek soruşturmalar açılıyor, meslekten ihraç ediliyorlar ve hapis cezaları veriliyor. özellikle emniyet teşkilatının içinde bulunduğu bu zor dönemde tüm teşkilatı hedef alan şeyler okumak beni üzüyor.

    entry'nin başıyla sonu birbirinden bağımsız oldu gibi. ama anlatmak istediklerimi biraz anlatabildiğimi düşünüyorum. entry'yi yazma sebebim de yukarda belirttiğim gibi olayın iç yüzünü biraz görmenizi ve olaylara bir de polislerin bakış açısından bakabilmenizi istemem.

    gözünüzü seveyim sürekli kötü örnekleri öne sürerek tüm teşkilat hakkında değerlendirme yapmayın. polisliğin türkiye'deki en rahat en şükela meslek grubu olduğunu ve sadece kötü insanları barındırdığını düşünmeyin. her şeyden önemlisi, sadece kötü örneklerden yola çıkarak yaptığınız acımasız yorumlarınızın gerçekten iyi, dürüst, namuslu olan insanları da kapsadığını unutmayın. yapılan saçmalıklara, haksızlıklara, kötülüklere tepkinizi koymayın demiyorum, tabi ki koyun ama bunu yaparken tek bir olayı bütün teşkilatın üzerine yıkmayın.
App Store'dan indirin Google Play'den alın