• 190
    daha önce 7 maçta 19 puan toplayan veya 8 maçta 22 toplayan falan oldu da 2. ile puan farkının bu kadar erken açıldığı bir sezon hatırlamıyorum. bakın size bir senaryo yazayım ki akıl mantık kesinlikle reddetmez;
    bu hafta kayseri karabük'e gidiyor, göztepe ise antalya'ya. her iki sarı kırmızılı ekibin de kazanma ihtimalini düşük görüyorum. başakşehir alanya'yı ağırlıyor ve muhtemelen kazanacaklar. 7. sıradaki akhisar trabzon'a gidiyor, trabzon kazanır diye düşünüyorum. biz kazandıktan sonra fener'in ne yapacağı önemli değil. ama fener kazandı sayalım.

    şu saydıklarımın gerçekleşme ihtimali nedir? bence en az % 80.

    gelelim 9. haftaya;
    biz sahamızda fener'i ağırlıyoruz. derbidir falan ama net favoriyiz. beşiktaş ve başakşehir ise vodafone park'da karşılaşacaklar. o maçta bjk favori olsa da beraberlik ihtimali de az değil.

    bu saydıklarım gerçekleşirse ki az ihtimal değil, ne oluyor biliyor musunuz? aha bu oluyor;
    galatasaray 9 maçta 25 puan
    fenerbahçe 9 maçta 14 puan
    beşiktaş 9 maçta 15 veya 17 puan
    başakşehir 16 veya 17 puan.

    allah'ım resme bak!!!

    benden söylemesi beyler 9. haftayı 25 puanla geçersek bu iş biter...

    edit: zamansal açıdan hile yok entry'de. dün depolamıştım bugün olduğu gibi yayınladım.
  • 508
    32. hafta itibariyle şampiyonluğa oynayan dört takımın aleyhlerine verilen penaltı sayıları:

    galatasaray: 7
    beşiktaş: 3
    başakşehir: 2
    fenerbahçe: 1

    diğer üç takımın aleyhine verilen toplam penaltı sayısı bile bize verilen kadar değil.

    ama baktığın zaman ekşi'de bir grup şeref yoksunu galatasaray'ın şaibeli şampiyonluğu diye başlık açıyor.

    (bkz: yüzsüzün g.tünü s.kmişler bu takırtı nereden geliyor demiş)
  • 214
    önce fenerbahçe'den başlayalım. aslında dün sabah 'bu fenerbahçe kayserispor'u yenemez' diye bir entry girecektim sonra vazgeçtim. maçtan önce hiçbir fener taraftarı da kesin yeneriz diyememiştir muhtemelen. hatta ileri gidiyorum bu fenerbahçe'nin şampiyon olma ihtimali yok. 20-25 senelik futbol izleyicisiyim, az çok neyin ne olduğunu biliyorum, zaten görünen köy de kılavuz istemiyor. bu futbolla, bu t.direktörle şampiyonluk hayalden de öte onlar için.

    gelelim beşiktaş'a. futbol takımı ve t.direktör anlamında bizden iyiler ama onlarda da iç karışıklığı var, hem de çözümlenmeyecek düzeyde. baş aktör talisca. maç içinde ne talisca arkadaşlarına top vermek istiyor ne arkadaşları ona. bu şekilde huzurlu bir ortam olmaz o takımda. medel, lens ve negredo'nun sürekli yedek beklemeleri de sıkıntı çıkaracak, çıkarıyor da. caner ve oğuzhan'ı saymadım daha yani. kesinlikle şampiyon olamazlar diyemiyorum ama en fazla %20'lik bir şans verebiliyorum.

    başakşehir takımını fener ve beşiktaş'a nazaran daha şanslı görüyorum. geçen senenin lig 2.si ve iyi oynuyorlar. dert yok tasa yok. başakşehirli bir oyuncu ve adebayor gibi iki önemli gerçek var. çok saçmalamazlarsa ilk 2 içinde yer alırlar.

    bizim başakşehir'den en önemli artılarımız armamız, tarihimiz ve taraftarımız. taraftarımız demişken son 2-3 senedir taraftarımız takıma iyilik mi yapıyor kötülük mü? karar veremedim. koskoca galatasaray taraftarı bir tane derbi maçında skora etki etmez mi ya? hafıza mı yokluyorum, hemen hemen her maçta hakem tarafından doğranmışız kendi sahamızda. tudor'u da bir türlü benimseyemediler. puan kaybetseler de tudor'u gömsek diye bekleyen saçma bir kitle oluştu. şampiyon olsak ta 'tudor yapmadı, takım iyiydi' diyecekler. o yüzden şimdiden onun kılıfını oluşturuyorlar. neyse tudor- taraftar ilişkisi haricinde sorunumuz yok gibi. normal şartlarda şampiyon oluruz olmasına da şartlar normal değil. son 4 haftanın 3'ünde hakem katliamı yaşadık. böyle giderse şampiyonluğu geçtim lig bitmez.
  • 314
    he amk he he, hocanın kadro tercihi kötü, sihirli değnek etkisi göstermesi lazım, imparator olduğunu kanıtlaması lazım; serdar'ın orada ayağını takmaması gerek, belhanda'nın kendine hakim olması lazım, feghouli'nin sorumluluk alması lazım, he.

    beşiktaş veya fenerbahçe'ye verilse amerikan başkanı dahil herkesin müdahil olabileceği türden bir pozisyona verilen penaltı kararı sonrası bütün takımın psikolojisi sikilip atılıyor, dalga geçiliyor, eli kolu bağlanıyor. biz de burada oturalım hoca mı yanlıştı, yok ahmet mi oynasaydı, yok mehmet mi otursaydı, bilmem ne.

    gördünüz, bir takımın, koskoca 113 senelik bir camianın emeği nasıl yerle bir ediliyor. bugün bu penaltı fenerbahçe'ye verilse aziz yıldırım fetöden girip, 3 temmuzdan çıkar, fenerbahçe cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan eder, üzerine bir de 4-5 tane haksız penaltı hak ederdi (ki görmediğimiz şeyler değil). şenol'a yapılsa karı gibi vır vır vır konuşur, ne anlattığından bir şey anlarız, ne sikilmedik beynimiz kalır.

    açııık açıık federasyon terim'den intikamını alıyor işte, kör müsünüz amına koyayım?

    (bkz: 18 şubat 2018 kasımpaşa galatasaray maçı)

    ömrüm boyunca izleyebildiğim ve takip edebildiğim bütün galatasaray maçları en kritik anlarıyla hafızamdadır; ancak bu maç 2003-2004 sezonundaki faciaların ardından bu kadar aleni şekilde hakkımızın gasp edildiği ilk karşılaşmadır.

    halis özkahya, çık ve hakemlik kariyerini sonlandır. yazıklar olsun.
  • 510
    33. haftaya girilirken yukarıda 4 takımın matematiksel olarak şampiyonluğu, sonraki 4 takımın uefa avrupa ligi şansı devam ederken aşağı tarafta da 12. antalyaspor'a kadar düşme korkusu yaşanıyor.

    33. hafta maçlarına bakarsak,

    antalya-başakşehir: antalya'nın düşük de olsa küme düşme olasılığı var ama başakşehir için çok daha kritik bir maç. antalya yönetiminin izmir marşından rahatsız olması ile başka bir boyuta taşındı. taraftar ve yönetim karşı karşıya geldi. sonucu şampiyonluğu ve lig 2.liğini direkt etkileyebilecek bir maç.

    kasımpaşa-gençlerbirliği: gençlerbirliği kazanamadığı anda küme düşüyor çünkü potaya en yakın takım olan konya ile arasında 5 puan var ve ikili averajda da konya önde.

    konya-göztepe: konya için sezon finali olabilir. kaybederse direkt potaya giriyor. kazanırsa ligde kalması çok yüksek ihtimal, beraberlik de potada ama diğer maçlara göre çok kötü de olmayabilir çünkü 5 ve 2 puan önünde olduğu gençler ve osmanlı'ya karşı ikili averajda önde.

    bursa-trabzon: bursa yırttı. trabzonspor kazanırsa zaten son hafta karabükle yaptığı için lig 5.liği garanti hale geliyor sayılır. sivas'a ve göztepe'ye karşı ikili averajda geride olduğu için trabzonspor'un son haftaya her iki rakibinden de puan olarak önde girmesi gerekiyor. bursa'nın geçen sezondan bir diyeti var, muhtemelen o gönül borcunu öder. ödemezse de bu şehir bunu unutmaz :(

    osmanlı-beşiktaş: beşiktaş ilk 2 iddiasını sürdürse de motivasyonu oldukça düşük ve şansı da oldukça az. bu maç osmanlıspor için kader maçı. son 2 yılda şampiyonluğu osmanlı maçlarında ilan ediyorlardı, bakalım ilerisi için yatırım yapacaklar mı(!)
    osmanlı takımı için ligde kalma adına alacağı 1 puan bile kritik. bu maçtan önce oynanacak olan konya-göztepe maçı da bu maçın önemini ve stratejisini belirleyecektir. kayseri -akhisar maçı da yine önemli ama o maç p.tesi olacak.

    sivas-alanya: sivas 5.lik, alanya ise ligde kalma peşinde. alanya'nın alacağı 1 puan bile alanya'yı ligde tutabilir. kaybetse bile son hafta antalya ile oynayacaklar. taraftarlar birbirini pek sevmese de yöneticiler çok yakın. pek sıkıntı yaşayacak gibi durmuyorlar. sivas ise kazanıp son hafta beşiktaş'ı yenmeli ki bir ihtimal 5. olabilsin.onun iddiası da bursa-ts maçı ile netleşir.

    karabük-fenerbahçe: son hafta şampiyonluk kovalamak için neredeyse son şansı 6 puan ve bizden yüksek averaj olan fenerbahçe için averaj kasma maçı olarak görülüyor. karabük'ün hocasının ünal karaman olması ile eğer tarla sürme işleri olmadıysa yüksek bir fark beklemiyorum. hatta eğer gol erken gelmezse gergin bir maç olması da olası.

    kayseri-akhisar: ilk yarı sonunda lig 5.liği için en büyük adayım kayseri'ydi ama feci saldılar. matematiksel olarak şansları olsa da pek bir iddiaları kalmadı. bu maçtan puan almak akhisar adına hayati. çünkü yenilirlerse son hafta evlerinde osmanlı ile play out maçı oynayabilirler.

    öyle bir hafta ki bir anda son hafta öncesi bizim için kabus gibi bir senaryo da olabilir. fenerbahçe'yi sıkıntıya sokabilecek bir hafta da oluşabilir.

    kendi adımıza ise hiç diğer maçlara bakmadan 3 puanı cebe koyup mümkünse averajı da biraz daha arttıracağımız bir hafta olursa tadından yenmez.

    tabii ki 10 mayıs 2018 akhisarspor fenerbahçe maçının sonucunda fener kupayı kaybederse özellikle 5.lik yarışı anlamsız hale geleceğinden bunun etkisi küme düşme potasındaki takımlarla yapılan maçlarda da görülebilir. bizim için bir anda her şey daha güzel olur.
  • 335
    deplasmanlardaki korkunç performansımızı evdeki olağanüstü performansımızla örttüğümüz, 22.haftayı liderden iki puan geride kapattığımız sezon. şampiyonluk şansımızda puansal anlamda gram eksik olmasa da deplasman maçlarında sürekli takılmamız dünyanın en iyimser taraftarı olan beni bile müthiş karamsarlığa itti.

    hadi bi'şeyler oldu da ligi son haftaya taşıdık, ulan son hafta göztepe deplasmanından çıkabilecek miyiz biz?

    evde beşiktaş'ı başakşehir'i yenmemiz lazım. hadi onu geçtim ligdeki 34 haftanın sadece 2 haftası (o da bize karşı) düzgün top oynayan trabzonspor'u yenmemiz lazım.

    büyük takımları yenemeyen, deplasmanları kazanamayan takımımız fikstür zorlaşınca ne bok yiyecek çok merak ediyorum.

    fener gider dışarda başakşehir'i yener, başakşehir gider dışarda trabzon'u yener, e biz?

    biz de anca içerdeki anadolu maçlarını yenelim amk. onun da zaten ilk golünü taraftar atıyor. eğer fener gibi bomboş tribünlere oynasaydık bu sene daha da gerideydik.

    bilemiyorum, bu sene ilk kez 18 şubat 2018 kasımpaşa maçı sonrası şampiyon olamayacağımızı hissettim. moralim aşırı bozuk. dünyanın en boktan geceleri kaybettiğimiz geceler.
  • 120
    kadroların mukayesesinden önce teknik direktörleri karşılaştıralım.

    güneş>avcı>aykut>>>>>>>>>>>tudor

    yönetimlere bakalım;

    fiko>göksel>aziz>>>>>>>>>>özbeks

    medya ve tff etkisine bakalım;

    bjk>başakşehir>fb>>>>>>>>biz

    bu kadar olumsuz bir tabloda oturmamış, hızursuz, karışık, sahipsiz ve ne olacağı belli olmayan bir takımın şampiyon olacağını düşünmek için çok sevmek gerekir.

    yeni geleceklerle kadromuz biraz toparlanır. ama diğer etkenler o kadar ağır basıyor ki kadroya neymarı da almış olsaydık pek bir farkı olmazdı.
  • 107
    şampiyon olması için yönetiminin istifa etmesi lazım. hele sürdürülebilir başarı için olmazsa olmaz şart.

    mahallenin efendi çocuğu biz olduk. sözde değil özde. seçimle değil atamayla. bilerek değil mecburiyetten. başımıza vuran, önümüzdeki ekmeği alıyor. paçamızdan tutan, kasnağa yapışan istediğini almadan bırakmıyor. saha içinde veya dışında.

    2016/17 futbol sezonunda, sadece verilmeyen penaltılarımıza bakalım ve bunların kaçına ses etmişiz bir de ona bakalım. bugün östersunds'a elendik diye maval okumanın derdi, kötü oyunumuz, ihanet halindeki futbolcular, yetişmeyen transferler, yetersizlikler dahil, ta geçen sezondan kalma hesap. verilmeyen penaltılarımızla kaç puan kaybettik ve sezonu bu kadar önce açmak zorunda kaldık? bir kere peş peşe iki maçta verilmeyen penaltımızın dönüşünde gol yedik ve puan kaybettik.

    galatasaray gerekirse şampiyonluk maçına çıkmaz ama hakkını da yedirmez.

    her şeye "olur paşam!" diyen bir galatasaray yönetimi olabilir mi? özhan canaydın bile o kadar beyfendi olmasına rağmen bu kadar silik değildi.
  • 426
    lig tarihinin en dandik şampiyonunu çıkaracak sezon. şampiyon olan takım 70'e ulaşacak mı acaba? iyice ptt ligine döndü lig.

    yine de 4 takımın kafa kafaya yarışmasından dolayı şampiyonluk çok değerli. bizim açımızdan bakarsak; 28 haftalık lig periyodunda hedef maçlardan sadece birini kazanmamız çok ürkütücü. kalan 6 haftada muhakkak bu ezberleri, bu zincirleri kırmak zorundayız.
  • 13
    aziz yıldırım'ın 20. sene 20. şampiyonluk sloganıyla gireceği ve şansa bırakmayacağı(!) sezon. sonra da başkanlığı bırakır. demişti dersiniz.

    bu oyunu bozabilecek tek şey galatasaray başkanı'nın değişmesidir. dursun aydın özbek kaldığı sürece hiçbir şey yapamayacağımız ortadadır. taraftarın enerjisi bitmiş. başkana hocaya takıma inancı kalmamış. stattan kopmuş...

    bu taraftarı tekrar harekete geçirecek olan tek şey değişim rüzgarıdır. inandığı bir yönetimdir. bunlar olmadan, messi de gelse bir şey değişmez emin olun.
  • 323
    "deplasmanda bu oyunla şampiyon olunamayacak lig"miş.

    ahahhaa.

    o zaman içerde o oyunla onlar mı şampiyon olacak?

    lig son haftalara kadar böyle gidecek belli ki, 22. haftada liderin 2 puan gerisindeyken "havlu attık" diyenlere inanamıyorum. bi sakin olun la. kötüyüz de, demek ki herkes kötü. 2 puan var. sadece2. 36 puanlık maç var daha geride. bi soluklanın ya.
  • 574
    galatasaray futbol takımına anlatılması gereken sezon.

    o sezon da beşiktaş son 2 yılın şampiyonu unvanına, en kaliteli kadroya ve en güçlü oyuna sahipti. nitekim şampiyonlar ligi gruplarında gerçekten çok iyi iş çıkardılar. gelgelelim lig öyle olmadı. beşiktaş, ligdeki birçok maçta beklenen oyunu oynayamadı. çok ekstra puanlar kaybetti ve ligi de 4. olarak tamamladı. çünkü pepe, medel, quaresma, babel, adriano gibi isimler bariz şekilde maç seçiyor ve avrupa maçlarına saklıyordu kendini. neredeyse sadece talisca'nın sürükleyebildiği beşiktaş da bir yere kadar gitti. oyun olarak da sonuç olarak da hiç beklemedikleri şekilde sonlandırdılar sezonu.

    13/14 sezonunu örnek vermedim çünkü 13/14'te galatasaray'da sezon devam ederken büyük bir değişim yaşandı. fatih terim gibi bir figürün ayrılığı kırılma yarattı. o yüzden o sezonun doğru bir örnek olmadığını düşünüyorum.

    yani bu işler şakaya gelmez, sallamaya gelmez. mesele dün akşamki* yenilgi değil. mesele, şampiyonlar liginin başladığı eylül ayından beri galatasaray futbol takımının ligde gerçekten çok tatsız futbol oynaması. bariz bir motivasyon ve ciddiyet eksikliği hissediliyor ligde. üstelik bu beşiktaş, trabzonspor gibi maçlarda dahi kendini hissettiriyor. yani illa kocaeli, konya falan olmasına da gerek yok. frankfurt maçı öncesi oynanan eyüp maçından bu yana takım kafa olarak ligde değil. umarım bu mağlubiyet bu anlamda hayırlı bir mağlubiyet olur. 3 yıldır bu tarz durumlarda takım hep kusursuz reaksiyon verdi ve çok uzun serilerle güvenimizi boşa çıkarmadı. yine aynı reaksiyonu vereceklerine inanıyoruz.
  • 238
    ligde geride kalan 13 haftada, 25 yaş altı futbolculara verilen süreler:

    1. kasimpaşa: 4068 dk. (%31.6)
    2. osmanli: 3218 dk. (%25.0)
    3. bursaspor: 3112 dk. (%24.2)
    4. trabzonspor: 3073 dk. (%23.9)
    5. sivasspor: 2810 dk. (%21.8)
    6. malatyaspor: 2577 dk. (%20.0)
    7. konyaspor: 2430 dk. (%18.9)
    8. genclerbirliği: 2210 dk. (%17.1)
    9. alanyaspor: 1880 dk. (%14.6)
    10. basakşehir: 1831 dk. (%14.2)
    11. beşiktaş: 1549 dk. (%12.0)
    12. fenerbahçe: 1521 dk. (%11.8)
    13. karabükspor: 1443 dk. (%11.2)
    14. kayserispor: 1440 dk. (%11.2)
    15. göztepe: 1292 dk. (%10.0)
    16. galatasaray: 536 dk. (%4.2)
    17. antalyaspor: 401 dk. (%3.1)
    18. akhisarspor: 140 dk. (%1.1)
App Store'dan indirin Google Play'den alın