resim
Selçuk İnan
Görev:Teknik Direktör
Takım:Kocaelispor
Yaş:41
Uyruk:Türkiye
  • 9556
    ulan allah kahretsin ya. ayhan akman'la yaşadığı tartışmada bile haklı bulan bir kesim var ve nicklerine bakınca şaşırtmıyor. bu herifi fenerbahçe derbisindeki forma çıkartma olayında bile savunanlar olmuştu. neymiş mancini onu taraftarın önüne atmış. neymiş galatasaray forması taşıyan oyuncuya yere yat denir miymiş. (u: mancini oyundan çıkmak isteyen selçuğa o zaman yere yat da yerine alacağım oyuncu hazırlansın demişti)

    bu adam kendisini protesto eden taraftara utanmadan trt'de herkesin gözünün önünde "onların galatasaraylı olduğunu düşünmüyorum" diyecek kadar karaktersiz birisi. bunların hepsini bilerek hala onu savunanların da ne olduğunu siz söyleyin.
  • 14677
    yani herkes gibi benim de hiç bir mana veremediğim, son olarak 90 dakika izlediğimi düşünerek avunduğumdur.

    (bkz: 16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı)

    ne ilk 11 başlamasına, ne penaltı kullanmasına, ne duran top kullanmasına, ne sahada 90 dakika kalmasına, ne de hala bu takımın formasını giymesine hiç bir anlam veremiyorum. ben mustafa kapı yada atalay olsam üzülürüm, gitmek isterim. demek ki hiç bir şansım yok diye düşünürüm.

    duran top kullanmasının dahi hiç bir anlamı yok çünkü sezonun devamında oynamayacak yani umarım. dolayısıyla başka birinin duran top kullanıp belli bir alışkanlık kazanması ve kazandırması lazım. yani her şeyi anlamaya çalışıyorum ama bu adamın oynamasının takımın hangi çıkarına fayda sağladığını gerçekten anlayamıyorum.

    ilerde teknik kadroda vb değerlendirilecek şeklinde de konuşmalar var. mesela ben ileride teknik kadroda yer alacak olsam, bugün kendimi oyundan çıkarırdım. oyundan çıkarılmam konusunda hoca ile kavga ederdim. belki o zaman bana bir ümit verebilirdi.

    kendisi üzerinden ne denendiği konusunun mutlaka hoca'ya sorulması gerektiği kanaatindeyim. umarım birileri çıkar ve sorar.

    kendisi hakkında bu kadar uzun yazmam ne kadar manasızsa, kendisinin bu kadar sahanın içinde aktif olması kararıda bir o kadar manasızdır. düşünüyorum hala bir sebep bulamıyorum, neden?
  • 8973
    devre arasında çin'e veya herhangi bir yere satılmasını hoş karşılayacağım sıradan çinko karbon piller gibi olan futbolcu. iyi bir bonservis koparılması lazım, istatistikleri gayet iyi bu arkadaşın, çinliler penaltıdan attığını farketmez zaten.

    ulan selçuk bir ara dileniyorduk sana buralarda, nasıl geldin be bu noktaya? abim gibi seviyordum, öyle rezil ve mücadeleden uzak oynuyorsun ki nefret etme noktasına geldim. umarım sihirli bir değnek değer devre arasına kadar eski günlerine dönersin, yoksa cidden gitmen gerekiyor artık.
  • 15895
    21 aralık 2021 adana demirspor galatasaray maçından sonra verdiği demeç sonrası benim kafamda bazı şeyler netleşti. fatih terim ve ekibi, takımdaki sorunları doğru teşhis etmekten çok uzakta. tabii ki en önde gelen sıkıntı, açıklamalara da yansıdığı üzere mental ve psikolojik. teknik heyetin içine düştükleri bu çukurdan çıkabileceklerine dair herhangi bir ümidim kalmadı.

    daha 6 ay önceye kadar kendisinin de bir parçası olduğu futbolcu kadrosunu ve ex-takım arkadaşlarını taraftarın önüne atmaktan çekinmedi. bu kendisinin futbolcuyken de içinde bulunduğu düzen adamı ve memur zihniyetinin bir yansıması. açıklamalarında gelişmekten, değişmekten, çalışmaktan bahseden bu zâtın yıllarca çürüyüşüne canlı tanık olduk.

    futbol olarak sürekli geriye gidişi ve görünmez adama dönüşmesi zaten kekre bir tat bırakmıştı akıllarda. herhangi bir fiziksel engeli yahut vahim bir sakatlığı olmamasına rağmen fiilî olarak 30-31 yaşında futbolu bırakmıştı. yıllarca galatasaray gibi dünya çapında elit bir kulübün kaptanlığını yapmasına rağmen kişilik olarak da hiç geliştiremedi kendisini. ne saha içinde ne saha dışında karakter koyamadı ortaya. iki lafı bir araya getirip, gözlerin içine bakıp herhangi bir konu hakkında konuşamadı. hep sinik, silik, içine kapanık bir profil çizdi. sanki yaptığı şey, verilen sorumluluklar utanç vericiymiş gibi durdu ekranların karşısında, mikrofonların önünde.

    şimdi de kalkmış, saçma sapan bir şekilde cezalı fatih terim'in gölgesinin gücüyle avrupa ligi'nde grup lideri olmuş gencecik futbolcuları taraftarın, medyanın, camianın önüne günah keçisi olarak atıyor. evet, avrupa'daki başarı sizin, ligdeki başarısızlık futbolcuların eseri. xg gibi virüs bir istatistikten bahsedip takımı iyi oynattıklarını söylüyor arsızca. bakalım avrupa'dan elendiğinizde kim kurtaracak sizi?
  • 9588
    rize maçı 2016-17 sezonu arena'da ilk seyircili maçtı. son dakikalarda maç 2-0 iken bruma nefis katederek penaltı aldı. eren, taraftarının önüne ilk defa çıktığı maçta hat-trick şansını yakalamıştı bu penaltıyla ve taraftar da " eren ! eren! " diye tempo tutarak penaltıyı kimin kullanmasını istediğini açıkca belli ediyordu. ama bugün "taraftar bu kulübün patronudur" diyen selçuk ne penaltıyı eren'e ne de o gün 100. gs maçına çıkan sneijder'e bırakarak jest yapıt. bencil adam kendi kullandı penaltıyı, sebebi ise basit; "istatistik". bugün çıkmış halen geçen sene bile 16 gol attım diyor, ulan zaten 8-10 tanesi penaltıdan o gollerin be selçuk. kimi kandırıyorsun ? yeter artık çek git, yetersizsin.
  • 12074
    son zamanlarda kendisinden hiç haz etmediğim, vaktinde inanılmaz sevdiğim orta sahamız.

    eğer olur da buraları okumak için giriyorsa veya birileri kendisine iletiyorsa benim ve bir kesim taraftarın kendisine duyduğu sevgiyi neden kaybettiğini açıklayayım.

    çalışmıyorsun güzel kardeşim. eski halini biliyoruz, idmanlardan sonra ne kadar top varsa sıraya dizip duran top çalışırdın. oyun görüşünü geliştirmek için çeşitli antrenmanlar yapardın. bu hususta yaş kesinlikle bir bahane değil. başakşehirli emre ile aranda 5 yaş fark var.

    iniesta bile barcelona'da sözleşmesinin son senesine geldi, yeni sözleşmeye kulübü yanaşırken adam bir adım geri duruyor. kendimi tartmam lazım, eğer yeterli performansı gösteremezsem insanların bana olan saygısını yitirmek istemem diyor. bu adam attığı kritik golle ülkesine dünya kupasını kazandırmış bir şahıs. sen ise attığın kritik golle ülkenin sadece avrupa şampiyonasına katılmasını sağlamışsın. kendini tarttığın konu ise adamlık. nasıl saçma bir şey bu. sen yine elinden geleni yap, biz seni hem sever hem de gerekli saygıyı duyarız zaten. yerli topçunun genel yapısı, belirli bir yaşa geldiğinde hatta bazıları o yaşa gelmeden kendini tembelliğe adayıp oturduğu yerden yüksek sözleşmeyi kapıp insanlardan ben şöyle adamım böyle adamım diye saygı beklemek olmuş durumda.

    sen galatasaray'ı seviyorsan çalışacaksın, rekabete gireceksin takım arkadaşlarınla. elinden geleni yaptıktan sonra yine iyi bir seviyeyi bulamadıysan maçlarda hak ettiğin kadar süre alırsın ve o süre içinde de maksimumunu verirsin takıma. oynadığın maçlardaki performansın ortada, mücadele sıfır. en basit maçlarda bile takıma zarar vermeyi başarıp 1 tane olumlu hareket yapamadan maçı tamamlar oldun. bir aynaya bakıp bu insanlar neden bana bu kadar tepki gösteriyor diye düşünmelisin. ne olursa olsun galatasaray'a faydalı olmak istiyorsan bunu dile getirip belki yeşil sahada süre almadan başka bir iş pozisyonunda bunu gerçekleştirebilirsin.

    bundan sonrası için de garip garip açıklamalarda bulunup kalan sevgi ve saygıyı da yok etme. göz önünde olan sizsiniz ya hep siz üzülüp perişan oluyorsunuz. ulan azcık şu taraftarın penceresinden bakın konulara.
  • 9591
    http://www.webaslan.com/...onustu-SXHBQ90727SXQ

    bugünkü basın toplantısında demesi gerekenleri demiştir. ne eksik, ne fazla.

    günümüz teknolojisi sebebiyle kulüplerin en önemli birimi iletişimdir. doğru metinler, doğru zamanlama, doğru açıklamalar profesyonel bir bakış açısıyla olmalı, pr çalışması/imaj çalışması çok doğru yapılmalıdır.

    ekran, şov dünyası, siyaset vs.. kavramları ve bu kavramların ögeleri/bileşenleri asla ve asla gerçek değildir. olmamalıdır da. eğer ki milyon dolarlık işler yapıyorsanız, öyle duygusallık, adam gibi adamlık (sözde-özde ayırmaksızın) filan yapmayacaksın. içinden geleni söylersen kahraman olmazsın. profesyoneller sayesinde; doğru imaj çalışmaları yaparak, olması gereken süreci en iyi yönetmeye, uygulamaya bakmak en doğru politikadır.

    ancak bahsettiğim şu değil. basına bir açıklama yapacaksın. samimiyetten uzak. sadece olması gerekenleri söyleyerek... bu şekilde kimseyi etkileyemezsin. samimiymiş gibi olacaksın. içtenmiş gibi olmanın yollarını arayacaksın. metni o şekilde kurgulayacaksın. bu sadece bugünkü düzenlediği basın toplantısı özelinde bir örnektir. detaylandırılabilir.

    söylediği şeylere bire bir baktığında olması gerektiği gibi. ancak hem zamanlama gecikti, hem doğru duyguyu veremedi. yani kısacası yıllardır selçuk'un imaj çalışması çok yanlış yönetiliyor maalesef.
  • 6606
    sacma sapan sekilde elestirilen futbolcu. selcuk'un ne kadar onemli bir oyuncu oldugunu galatasaray'a kazandirdigi sampiyonlugu gormesek, diyecegiz ki selcuk tirt...

    bakin, selcuk pas ozellikli oyuncu. cift yonlu orta sahaligi filan hikaye! selcuk hem agir, hem ikili mucadelede dengeli kalacak kadar guclu degil. hic bir zaman da olmadi. bu yuzden oyun sikisinca, takim sahaya yayilamayinca selcuk'u hem daha cok ikili mucadeleye sokarsiniz, hem de pas boylarini kisalttiginizdan tum paslarini kisa ve yana gorursunuz.

    ilk sene galatasaray'da selcuk onunde pres yapan ve duvar olabilen iki santrforla, yaninda temposu bugunkunun kat kat ustunde bir melo'yla oynadi. ne uc orta saha birbirini sikistirarak oynuyordu, ne de ilerde al-ver yapamayan bir tek santrfor. oyuncularin arasi mesafe aciliyor, galatasaray cok kolay pozisyona giriyordu. selcuk o kadar iyi degil artik, cunku galatasaray artik 2 forvetten tek santrfora dondu. onunde duvar iki oyuncu degil, sifir oyuncu var selcuk'un. pas opsiyonlari da 10 metre yanindaki iki orta saha. bu iki orta sahadan biri melo, gun gectikce daha az fiziksel oynuyor, digeri de genelde selcuk'tan da yumusak bir oyuncu oluyor. ya onlara verecek yuhalanacak, ya burak'a uzun mesafeli derin top atacak nadiren basarili olacak, yuhalanacak, ya da surekli ikili mucadeleye girip cogunu kaybedecek, yuhalanacak.

    pirlo'ya bakin, juventus'a bakin. selcuk pirlo'ya cok benzeyen bir oyuncu. duran toplari kuvvetli, pas yetenegi oyun gorusu var. fizik, ikili mucadele yok denecek kadar az. juventus'ta bu yasinda hala inanilmaz oynayan pirlo onunde her zaman tevez, llorente, morata gibi oyuncularla oynuyor. top teknigi yuksek, gezgin, her noktada top alabilen, yuzunu donup gidebilen, sirti donuk oynayabilen iki komple forvetle... pirlo surekli onlara oynayabiliyor. juventus 3-5-2'yle surekli bindiren kanatlara sahip, bu oyuncular kosu yollarina pirlo paslari aliyor, takimin enini surekli genisletiyorlar. ek olarak pirlo iki yaninda hem fiziksel hem de surekli ceza sahasi kosusu yapan vidal ve marchisio ile oynuyor. tum bu sistem pirlo'yu daha iyi isletiyor. o da 35 yasinda sakatlanmadan tas gibi futbol oynuyor italya gibi sert bir ligde.

    galatasaray'da ise iki ice kateden ve ayagina top isteyen iki kanat, etkili bindiremeyen iki bek, oyunu sikistiran, ceza sahasi kosusu yapmayan, mucadele gucu dusuk ucuncu bir ortasaha, ayaginda top tutamayan ve surekli onune top isteyen bir tek santrfor... bu sartlarda selcuk'tan zaten bir sey beklemeyin.
  • 15359
    2011 yılında galatasaray yerine fenerbahçe’yi seçmiş olsa her şey çok daha farklı olabilirdi. ilk iki sezon kazandığımız şampiyonlukta çok büyük payı vardı. aynı şekilde 4. yıldız şampiyonluğunda da payı büyüktür. milli takım sayesinde euro 2016’ya katıldı.

    öyle ya da böyle galatasaray kariyerinde 8 sezonda 5 şampiyonluğu yani 1 yıldızı mevcut.

    doğum günün kutlu olsun kaptan.
  • 16263
    hocalık sevdasından vazgeçmedi gereken eski oyuncumuz. maalesef olmuyor, en çok düşmesini istediğimiz hatayspor ve karagümrük’ten birisini kurtaracak bu gidişle.

    yardımcı hocayken fatih hoca’nın yanında ne öğrendiyse unutması gerekiyor. çünkü o futbolun günümüz futbolunda yeri yok. koskoca galatasaray bile kaç hafta küme mücadelesi verdi.
  • 11442
    formayı sırtından çıkarıp yere atan sözüm ona efsane. leş bir futbolcudur son 3 yılda takıma verdiği ile takımdan götürdüklerine baktığımızda herşey çok net ortada. kazandığı kupalara lafımız yok ama o kupaların bir kısmı kendisine rağmen kazanılan kupalardır bunu da çoğu galatasaraylı görmektedir.
    inşallah gideceği söylentileri doğrudur da bir beladan daha kurtuluruz.
  • 8784
    o değil de iyice iker casillas'a bağladı. casillas da gerek real madrid'de ve gerekse ispanya milli takımıyla kazandıklarıyla kupa seromonilerinde kupa kaldırmalarıyla gözümüzün önüne gelir, selçuk da böyle oldu. adam sürekli kupa kaldırıyor...

    yalnız eklemek gerekir ki real madrid raul ve casillas'a bile veda etmişken bizim selçuk ısrarımız normal değil...
App Store'dan indirin Google Play'den alın