resim
Ryan Guno Babel
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Sol Kanat
Yaş:39
Boy:1.85
Uyruk:Hollanda
  • 1826
    fatih terim'in kafaya taktığı oyuncuları transfer ettirme fetişi yüzünden transfer edilmiş futbolcu. tüm hücum yükünü bu adamın üzerine yıktığı için de başarısız olması kaçınılmaz oldu.
    maalesef fatih terim'in kafayı taktığı ve ne pahasına olursa olsun transfer ettirdiği adamlar var ve istisnasız hepsi başarısız oldukları gibi galatasaray'ın maddi olarak da şaftını kaydırmıştır.
  • 1827
    şunu öğrenmemiz lazım;

    futbolcu performansı biraz da içinde bulunduğu ortam ve teknik direktörün onu değerlendirme tarzına bağlıdır.

    19/20 sezonuna hakikaten çok kaliteli bir kadro ile başladık. ben kötü oynayan oyuncularımızın çoğunda kusur bulmuyorum. bu işin vebali malesef ligin ilk yarısında fatih terim'de. mesela bir belhanda. aslında sonlara doğru performansı da arttı. ama sezon başında kondisyonu yerlerde, fizik kalitesi bitik bir takımda oynamaya çalışıyordu. bu yetmediği gibi çoğu maçta orta sahada futbolu bırakmış selçuk inan'ı taşımak zorunda kaldı. üstelik bunu kırık çeneyle yaptı. oysa kadroda bile olmayıp dinlenmesi gerekiyordu. puan kayıplarımızın çoğunun son dakikalarda gelmesinin sebebi selçuk inan'ın takımın enerjisini emmesiydi. 10 kişiyle oynamak kötüdür. var - ama yok bir futbolcu ile oynamak ise çok daha kötüdür. neticede orada bir kale var. kalenin kapıları var. sizin kapalı sandığınız bir kapı aslında açık. kapı olmasa orası boşluk olsa topunuzla tüfeğinizle o bölgeyi savunursunuz. biz savunamadık ve rakipler de istediklerini aldılar.

    velhasıl babel de benim ezelden beri tarzını sevmediğim bir isim olsa da işi bilenin elinde etkili bir silah. çok da sakatlık yaşadık. ama bu futbolcunun oyun stili, yaşı falan düşünüldüğünde aslında bir çok maça yedek kulübesinde başlaması gerekirdi. öne geçtiğimiz maçlarda ikinci devre forvet olarak sahaya sürsek bizi çok rahatlatırdı. nitekim geçen sezon premier ligde de geniş alan oyununda çok başarılı oldu. babel'i bu kadar durağan bir takımda anca böyle kullanırsınız.

    alınmasına, kontrat süresine, hele o yaşta bu maaşla alınmasına çok karşıydım. ama artık göndermediğimiz sürece bizim futbolcumuz. bana göre ligin ikinci devresinde golü bulduğumuz maçlarda falcao'ya alternatif olarak yedek kulübemize ciddi zenginlik katacaktır.

    son tahlilde baya hareketli bir takım olduk. orta sahada şu an forvet arkasında oynayabilecek taylan ve emre akbaba var ki bu iki futbolcu da zekalarıyla, doğru yere attıkları koşularla fark yaratıyorlar. solda onyekuru ve saracchi en azından dinamik bir ikili olacaklar gibi duruyor. saracchi'yi hiç izlemedim. defansif anlamda büyük zaafiyetler yaratmazsa bu şekilde bir sol hat takımı ciddi anlamda rahatlatacaktır. ancak unutmamak lazım ki onyekuru falcao'yu besleyecek bir futbolcu değil. topu aldığı zaman %75-80 oranında bireysel performans ile sonuç almaya gayret ediyor.

    sağda linnes-şener ikilisi bizim ligin standartların üzerinde. ben her ne kadar linnes'in sol bek oynaması gerektiğini düşünsem de sağda da sanırım mariano'nun durağanlığından sonra fark yaratacaktır. önlerinde feghouli'nin performansı artacak diye düşünüyorum. sekidika ne verir hiç bir fikrim yok. ancak linnes de aslında bir sol ön alternatifi.

    en zengin ve kaliteli bölgemiz orta sahamız. lemina, seri, taylan üçlüsü formanın en güçlü adayı. emre akbaba ikinci devrenin ortalarına doğru performans yükseltecektir. ben belhanda'dan umudu kesen tayfadan değilim. her ne kadar asistin asisti reyiz diye dalga geçilse de beğendiğim bir futbolcu. son iki şampiyonlukta ciddi anlamda iş yaptı. her zaman formayı almaya aday. ömer baydam ilk yarıda formayı ciddi anlamda hak edenlerdendi. ben kendisini lemina'nın yedeği olarak görüyorum. lemina performans devamlılığı olan bir oyuncu değil ama oynadığında ciddi kalite katıyor. ama eminim sakatlık sorunu yaşadığında ömer bayram yerini dolduracaktır. hem dikine attığı çalımlarla, hem enerjisiyle net şekilde orta sahada kanatta olduğundan daha verimli bir oyuncu.

    diagne döner mi bilmiyorum. dönerse bana göre skoru bulamadığımız anlarda falcao'nun alternatifi olur. ama skoru bulduğumuzda oyun gerektiriyorsa işte o noktada bu takım içerisinde babel bizim için ciddi bir silah haline dönüşecektir. ayrıca ligin ilk yarısında adem'in gösterdiği performanstan çok memnunum. diagne için bir paragraf daha açmak istiyorum. bence bu sezonun başında diagne ile alakalı taraftar olarak ciddi bir yanlış yaptık. bu yanlışa da malesef yöneticiler ön ayak oldu. sanki oyuncudan 10-15 milyon eu para gelecekmiş, kesin satılacakmış gibi bir hava yarattılar. satılsaydı harika olurdu. ama bana göre diagne'yi satmadan falcao hamlesi çok gereksizdi. falcao kalitesi tartışılmayacak bir oyuncu ama yarattığı maliyet inanılmaz. forvetinizi iyi beslediğinizde diagne de bu takımın hücum hattını taşıyabilecek bir futbolcu. hal böyleyken diagne'yi satmadan falcao'yu almak malesef israftı.

    artık kendimizi eğitmeliyiz. babel'e, belhanda'ya, diagne'ye yaptığımız muamele doğru değil. galatasaray bu futbolculara ciddi yatırım yaptı. yatırımlarımızı korumalıyız. onlardan maksimum verimi almalı ve takıma uymayanları da en iyi şekilde elden çıkarmaya bakmalıyız. oyuncuyu itin götüne sokmak, tüm dünya önünde ıslıklamak kimseye bir şey kazandırmaz. bu adamların kontratları var. maaşları garanti. onlar kaybetmez. biz kaybederiz. şu var ki en azından oyuncuların geçmişine değil geleceğine yatırım yapmalıyız derken bir takım dersler alınmış gibi.

    önümüzde atlatmamız gereken 20/21 sezonu var. sonrasında ffp anlaşmamız sona erecek. o zaman gerçek manada 20-30 milyon eu ayırıp genç ve yetenekli oyuncular transfer edebiliriz. eğer o seçimleri doğru yaparsak transfer ettiğimiz oyuncuların her biri 20-30 milyon eu edecektir. galatasaray tarihinin en kritik transfer sezonlarından biri diye bakıyorum 21/22 sezonuna. işte 19/20 sezonunun ikinci devresi ve gelecek sezon bu işi öğrenme süremiz. zamanı gelene kadar da her futbolcumuz değerli. her futbolcumuz bize lazım.

    görünen o ki dinamizmi artan galatasaray'da saracchi, onyekuru, emre akbaba, linnes transferlerinden sonra en büyük eksik luyindama iyileşene kadar yarım sezonluğuna tecrübeli bir stoper takviyesi. bulabilir miyiz, bulursak o isim kim olur bekleyip göreceğiz. sekidika ise süpriz yumurta. ama en azından devre arası kampı başlamadan kadro olarak hazırız.

    umarım fatih terim artık futbolcuları doğru yerde ve doğru taktiklerle kullanır. hak edene hak ettiği yerde formayı teslim eder. hak etmeyeni kayırmaz. ligin ikici devresinde iyi futbol oynayalm, gerekirse ikinci olalım. bu iskelet ikinci de olsa turları geçip şampiyonlar ligine gider. takımı oturtursak zaten eldeki kadro önümüzdeki sezon çok sayıda transferi gerektirmiyor. sivas spor takviyeleri yeterli olacaktır.
  • 1828
    transferi fatih terim'le onunla bununla değil direkt olarak everton'ın onyekuru'ya bonservis bedeli ile bırakmak istemesi ve ligi tanıyan, uyum sorunu yaşamayacağı düşünülen babel'in bonservissiz olmasıyla ilgilidir. öyle şeyler yazılıyor ki sanırsın sadio mane falan serbestti de biz burun kıvırıp babel'e yüklendik. bazen yazarlar hocayı eleştirecem diye cidden saçmalıyorlar. 5 milyon gibi paraya 13 tane oyuncu getiriyorsun. en ucuz olanları seçiyorsun haliyle. ama sanki seçme şansın varmış gibi birileri çıkıp adını takıntı koyuyor.

    asıl takıntı sizin fatih terim'e yaptığınız.
  • 1829
    anti-terim tayfa'nın ağzına sakız olmuş 'dedeleri doldurdu takıma' mottosundaki dedelerden biri.

    sezon başında 'cengiz başkanım mis gibi kadro teslim etti terim'in eline'

    ilk yarı sonunda 'hoca dedeleri doldurdu takıma tabi tempo yapamayız'

    bonservisle oyuncu transferi yapamadığımız bir ortamda ligi tanıyor şampiyonlar tecrübesi de var diye imza parasına transfer edilmiş adamın koşacak hali yoksa bunun sorumlusu hoca mı oluyor?

    pardon ya tabi ki o olacak bu tarih boyunca ne zaman değişti ki.

    transfer iyi çıkarsa başkanlar kötü çıkarsa terim yapmıştır. sekmez.
  • 1830
    2019 2020 sezonunun ilk yarısında yaşanan hayal kırıklığına ve kaybettiğimiz puanlara direkt veya dolaylı olarak varlıkları, yoklukları, sakatlıklarıyla sebep olan isimleri sıralamam gerekirse benim nazarımda önem sırasına göre şöyle bir liste var.

    1. fatih terim (baştan sona tüm tercihleri, kadro planlaması, oyuncu tercihi, sistem oturtamaması vs.)
    2. selçuk inan (oynadığı tüm maçlarda kaybedilen puanların başlıca sebebi)
    3. belhanda (isteksiz oyunu, top kayıpları, takımı direkt 10 kişi oynatması)
    4. feghouli (takımdan ayrı düz koşu yapması, mariano*'yu maçın tamamında yalnız bırakması, maçların görünmeyen kaybettireni)
    5. mariano (yetersizlik, pas hataları, savunma ve hücumda yokları oynaması)
    6. falcao (çok büyük beklenti olmasına rağmen sakatlanarak takımı aylarca eksik bırakması)
    7. nagatomo (ciğer sönmesinden sonra eski performansından uzaklaşması)
    8. seri (bekleneni verememesi, kesik yedikten sonra iyice kaybolması)
    9. nzonzi (takımın kötü performansından dolayı tamamen kopması)
    10. marcao (anlamsız müdahaleleri*, kendini kolay yere bırakması sonucu takımı riske atması)
    11. babel (kritik anlardaki pas tercihleri, gol şanslarını değerlendirememesi, sabit kalması)

    babel'in performansı benim için de hayal kırıklığı. kendisi için devre arası bonservis kazanabileceğimiz bir teklif gelirse, kendi arabamla gider hava alanına bırakırım. sol kanatta kendisi yerine onyekuru'nun gelişini halaylarla karşıladım. ama (kocaman bir ama) bence ilk yarıda yaşanan rezillikte en az paya sahip olanlardan. kendisinin varlığı kaç puanımızın gitmesine sebep oldu bilemiyorum ama kendisi hiç olmasaydı bu sezon konyaspor ile berabere kalamaz, kayserispor ve 10 kişi kalan sivasspor'u kesinlikle yenemezdik. yukarıda yaptığım listedeki isimlerin çoğundan milyon kat verimli olmuştur. yaşanan rezilliğinin faturasının bizde hiç bir hatrının olmaması sebebiyle kendisine kesilmesini çok acımasız buluyorum. onyekuru'nun gelişi sonrası kendisinin forvette veya hamle oyuncusu olarak değerlendirilmesinden yanayım. temizlik yapacaksak kendisine sıra gelmesine baya var bence.

    adamın o kadar üstüne gidildi ki sözlükte bu entryden sonra kendimi böyle hayal etmekten geri duramıyorum.
    https://gss.gs/zzC.jpg
  • 1831
    onyekuru’nun gelmesiyle kendisinin forvete çekileceğini düşünüyorum. zira ilk yarıdaki kanat performansı gerek savunma gerekse hücum yönünden oldukça zayıftı. eski hızını da kaybettiği için artık neredeyse sadece fizik gücüyle oynamaya çalışan bir babel bize forvette daha çok katkı sağlar. rekabet ortamıyla da ikinci yarı kendisini toparlayabileceğini düşünüyorum çünkü formda olduğu zaman gayet düzgün bir ayağı var. ayrıca da babel ve falcaolu bir 4-4-2 taktiği de iç sahadaki nispeten kolay maçlarda uygulanabilir bir taktik.
    ek olarak diagne’nin dönüp ikinci forvet olarak kullanılmasındansa babel’i her türlü tercih ederim. sahada ruhsuz ve gamsız bir diagne görmektense(ki taraftarın ilk yarıdaki en büyük şikayetimiz ruhtu), en azından babel ile devam edilmesi daha hayırlı olur.
  • 1837
    babel'in sadece youtube ve instagram sayfalarını takip eden bir insan için, dünyanın en iyi oyuncularından birisiymiş gibi bir izlenim bırakabilir.

    ancak, futbolculuğun sadece fiziksel çalışma ve pr ile olmayacağını çok iyi gözler önüne sermiş -inşallah- ex-oyuncumuz.

    sahaya ruhunu, hırsını ve hedeflerini ortaya koyarak çıkmazsan hiçbir büyük kulüpte barınamazsın.

    vlogger ya da youtuber olarak geri kalan hayatında başarılar dilerim.
  • 1840
    aslında transfer olduğunda sevinenlerden biri de bendim. çünkü hem şut tehdidi hem de oyun zekası ile bize fayda vereceğini düşünüyordum. ancak performansı ile beni büyük hayal kırıklığına uğrattı. top kontrolü, sürekli olarak topu ezmesi ve yanlış tercihleri sayesinde ilk yarıda çok kaybettirdi bize. ama benim gözümden asıl düşüşü bjk taraftarına 8-0ı hatırlatan paylaşımıydı. karaktersiz bir oyuncunun bize katabileceği hiçbirşey olamaz çünkü gerçekten söyleyen çok güzel söylemiş; galatasaray bir his takimidir.
  • 1849
    yanlış zamanda yanlış yerde olmak tabirindeki yanlış zaman kısmının karşılığıdır bana kalırsa. bu kadar gömülecek bir topçu değildir, sadece kale ve tandem dışında kalan 8 oyuncunun tamamına yakını koşan basan ısıran cinsten olmayınca sistem diğerleri gibi kendisini de kaldıramadı, taşıyamadı. beklerin akıp gittiği, kanatlardan en az birinin uçup kaçtığı, lemina ve bilhassa taylan ' ın iyice takıma alıştığı bir senaryoda takım kendisini taşıyabilir ve artı yönleri fren oluşunun önüne geçebilirdi.
  • 1850
    öyle kolay kolay takımdan ayrılacağını düşünmediğim futbolcu.
    bu adama 2 milyon euro imza parası ödedik, yıllık 2,5 milyon euro alıyor ve daha 2.5 yıllık kontratı var. kontratı bittiğinde 36 yaşında olacak, büyük ihtimalle futbolu bırakacak, son günlerini artık huzurevi ve düşkünler yurduna çevrilmeye çalışılan , evlat ocağı, emeklilik rüyası sahil kasabasına dönen, galatasarayda geçirecektir.

    öyle instagramdan sildi diye gidecek hayallerine kapılmayın, çatır çatır parasını alır, kafasına her gün başka bir boya çalar instagramda yayınlar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın