resim
Papa Alioune Ndiaye
Takım:Gaziantep FK
Mevki:Ön Libero
Yaş:35
Boy:1.80
Uyruk:Senegal
  • 1751
    kin gütmek için bir nedenimiz olmadığını düşündüğüm bende güzel anılar barındıran eski topçumuz.

    16 m euro kazandırıp gitti adam, karına zararına girmeyeceğim dursun yönetimi sağolsun orası biraz karışık. her oyuncunun hedefi olan premier ligde oynamak için gitmiştir. gayet anlaşılabilir bir karar. ki zaten mevcut performansıyla piyasası var pl'de. inşallah alanı olmaz da biz kiralarız.
  • 1752
    pahalı bir transferdi. bana göre büyük takım için ideal bir 8 numara değildi. gidişi ise sanılanın aksine selçuk inan'a değil donk'a yaradı. zira terim fernando'nun yokluğunda muhtemelen ndiaye'yi 6 numaraya çekecek selçuk'u yine 8 oynatacaktı. anlamsız fauller yapan ndiayeli galatasaray belki de bu günkünden az puan toplayacaktı.

    stoke city gibi bir takım içinse bence gayet ideal bir 8 numaradır. gerek topla çıkışları, gerek adam eksiltebilmesi, gerekse ikiye birlerdeki başarısı ile doğru profilde bir takımdadır.

    ancak stoke'un ciddi bir kalite sorunu var. shaqiri'nin bu konudaki açıklamaları ortada. özetle profil doğru ama zamanlama ve içine dahil olacağı kadro yanlış.

    sonuç itibarıyla bence ndiaye'nin satışından karlı çıktık. fahiş bir rakama aldığımız adamı fahiş bir rakama sattık.

    yolu açık olsun.
  • 1753
    3-5 net olmasa da, ara transfer de gitmek istemiş olsa da, zor zamanda kulüp kasasına nakit girişi sağlanmasında yararlı olmuş eski futbolcumuz. hatta uefa'da kullanılan argümanlardan biri de eminim kendisinin satışı ve kazanılan paradır, yani men cezası gelmeyecekse bu satışın da katkısı olacak şüphesiz. buraya kadar tamamım, herşeyi geçtim de bazı şansız futbolcular oluyor, alırken de yaranamıyor satılırken de, bu adamı transfer ederken kulüp, çüş dedik maliyete bak bu paralara fransalardan ne genç yetenekler bulunurdu kin kustuk, sattık para kazandık, gittiği güne kadar da kadroda olduğu her maç az çok katkı aldık, bu sefer de yarıda bıraktı gitti diye kin kusuyoruz, acaba düşünmekten çok konuşuyor olabilir miyiz?
  • 1756
    *fatih hoca'nın elinde tabiki elmas gibi parlayacaktı, buna hiç şüphe yok. 3-1 kazandığımız kayseri deplasmanında garry'nin golünde attığı depara falan bir bakın, 0-0'lık fener maçında tolga'nın kaçırdığı gole ne kadar benziyor.

    işte aynı pozisyonda ndiaye olsa muhtemelen o pozisyon gol olacaktı. osmanlıspor'da böyle çok dribblingle ceza sahasına aktif koşu halinde girerek yaptığı koşularla şut çekti, hatta trabzon'a da bir golü var.

    engin, emre, hatta bir dönem yekta'dan bile verim alan fatih terim, elbette ndiaye gibi bir adamı da orta sahadaki önemli bir problemi çözücü olarak kullanacaktı. neydi o problem, şu anda orta sahada tolga dışında hiçbir oyuncuda olmayan dinamizm (bir diğer tabirle patlayıcılık).

    artık iş işten geçti, o gitti yoluna, biz bakıyoruz yolumuza. merak etmeyin, şampiyonluk geldiği takdirde ve herhangi bir ceza yemezsek bu adamın en az yarım gömlek bile olsa daha kalitelisini almak isteyecektir fatih terim.

    tudor dönemindeki ndiaye bile ne kadar fark yaratıyordu, fatih hoca'nın elindeki ndiaye kim bilir neler yapardı, el insaf.

    sayın modlar, maç künyesi istemeyin ne olur, ndiaye'nin oynadığı, garry'nin gol attığı kaç tane kayseri deplasmanı var :)*
  • 1759
    gitmesi şampiyonluk oranımızı bir tık düşürmüştür bu net. hele de yerine takviye yapılmamış haliyle.

    o yüzden arkadaşa kızmamak, takımının küme düşmesini istemek gayet doğal. her türlü zora girdik çünkü.

    ama burada kendisine kinlenmek için kendisi mi gitmek istedi yoksa mali nedenlerle bir şekilde ikna mı edildi? sorusu kritik.

    gitmesi ve özellikle yerinin dolmaması sezonun * bizim açımızdan tıpkı terim'in gelişi gibi kırılma noktalarından. sezon sunu inşallah seni iyi dileklerle anarız diyorum kara oğlan ne diyim.
  • 1760
    17/18 sezonunun ilk yarısında muhteşem bir performans sergilemeyen futbolcu. dolayısıyla şimdi gitmezsem bir daha gidemem gibi bir düşüncesi olması mümkün değil. zaten bize gelmeden önce de west ham united ve crystal palace gibi takımların merceği altındaydı. şampiyon olmuş bir takımın değişilmezi olup üstüne dünya kupası performansıyla daha iyi bir premier lig takımına kapağı atabilirdi. futbolcuyla görüşme yapılıp tartışılırsa zaten yarım sezon için ikna olurdu. tüm bunlar göz önüne alındığında, dursun özbek yönetiminin gelen ilk teklifi kabul etmiş olması muhtemel.
  • 1761
    ribery gibi elden kacirma ihtimali de varken kendisini satmak en mantikli hamleydi. galatasaray tarihindeki rekor fiyata satildi zaten. iyi ki de satildi. mali yapisi nedeniyle avrupa'dan bir sene siktiri yemis galatasaray'in boyle teklifleri degerlendirmeme sansi yok.

    cok begenirim ama bir tek badou gitti veya kaldi diye koskoca galatasaray ne sampiyon olur ne de sampiyonluk kacirir.
  • 1763
    son yıllarda bir oyuncuyu bu kadar sevmemiştim ben ya. yıllardır mıy mıy ortasahalarımızdan gına gelmisti, al gülüm ver gülüm oynayan adamlardan bıkmıstık. karanlığın ardından doğan güneş gibiydi kendisi, o gittikten sonra uzun süre her maç onu aradı gözlerim, şok preslerini, topla paldır küldür çıkışlarını, rakibi bezdirmesini.

    fatih terim gelmeseydi gidişiyle kıymeti cok daha fazla anlasılacaktı ama hocam sagolsun donk-selcuk ortasahası ile bile ortaya birseyler cıkarabildiginden taraftar yine tam anlamadı kıymetini. hocanın elinde olsaydı bu herif bambaska bir oyun oynatırdı valla hoca.
  • 1764
    bu futbolcuya güdülen kini anlamak mümkün değil.

    transfer bedeli ciddi manada fahişti. hatta kaç paraya geldiği dursun özbek'in sahtekarlıkları yüzünden belli değil. ancak yapılan açıklamalara bakarsak 10-11 milyon eu bandında bir masrafı oldu galatasaray'a. bana göre ederi 3-4 milyon eu ndiaye'nin. maliyeti gerçekten korkunç. ancak biz müthiş bir iş başararak 16 milyon eu'ya stoke city'e sattık. bu kötü alımdan kar elde ettik.

    ndiaye galatasaray'la hiç bir manevi bağı olmayan bir adam. karşısına bir fırsat çıktı ve değerlendirmek istedi. bence bunda garip bir şey yok. kaldı ki mevcut koşullarda galatasaray ile manevi bağı olsaydı dahi kulübün çıkarları doğrultusunda 16 milyon eu'ya gitmesi gerekirdi. oyuncu art niyetli olsa alacakları nedeniyle sözleşmenin feshi tehdidiyle kulübü sıkıştırabilirdi.

    stoke city'e transferi hikayesinde oyuncuyu düşman ilan etmek için bir sebep göremiyorum. satmıyoruz deseydin oyuncunun en fazla 2 maç kafası karışırdı. transfer dönemi bitince tekrar kendini futbola verirdi. futbolda dün yoktur bu gün vardır. oyuncunun yanlış kariyer planlamasından çıkarlarımız doğrultusunda istifade edebiliyorsak etmeliyiz. zor şartlarda galatasaray ndiaye'yi kiralayabiliyorsa ya da çok cüz'i bir maliyetle takıma katabiliyorsa katmalıdır. ancak daha önce de söylediğim gibi bu transfer kadro kalitesini arttırmak adına düşünülebilir. yine de orta sahada galatasaray'ın ihtiyacı olan pas organizasyonunu yönetebilecek ve hücum bölgesine etkin geçiş sağlayabilecek bir 8 numara. eğer iddialar doğru ise ve fellaini transferini gerçekleştirebilirsek esas o zaman ciddi bir eksiğimizi gidermiş oluruz. eğer kazasız belasız şampiyonlar ligi'ne katılma hakkını elde edersek o zaman ndiaye'nin takıma hangi şartlarda katılabileceğini iyice tartmak lazım. çünkü avrupa'da özellikle kontra atak oynayacağımız dakikalarda ve kimi maçlarda oyuncudan ciddi manada katkı sağlayabiliriz.

    her boka düşman olarak yaşanmaz...
  • 1765
    transfer döneminde satılması mecbur olan oyuncuydu. yani neden anlamak istenilmiyor, ben anlamıyorum. yediden yetmişe bütün branşlarda maaşlar ödenmemiş, her branş transfer yasağı yemiş ve biz niye gitti diyoruz.

    ndiaye gitti ve biz lideriz. ligin ilk devresinde fernando, gomis, mariano, garry bizim vazgeçilmez oyuncularımız oldu. ndiaye bunlardan sonra geliyordu. sanki en önemli oyuncumuz gitmiş gibi sürekli bu konu önümüze getiriliyor.

    sürekli faul yapıyordu, kart riski vardı. ndiaye giymeseydi fernando'nun da sakatlığı ile ndiaye, selçuk izleyecektik. ama biz onun yerine donk'u izledik. donk da ndiaye'den daha teknik ve hava toplarında çok iyi oynadı. gereksiz kartlar da görmedi ve görevini yaptı. şu anda lideriz. 5 ay takımda kalmış bir adam nasıl koca kulüp için bu kadar önemli oluyor?

    biz ndiaye'yi satmasaydık millet zannediyor ki sene sonu şampiyon olup uefa'dan ceza almayacaktık. eğer biz satmasaydık oyunculara para ödeyemecek, zaten ekside olan kulüp daha da ekside olacaktı. uefa da sen sene sonu şampiyon olur musun olmaz mısın ona bakmıyor. hala daha ceza yiyecek miyiz yemeyecek miyiz belli değil ama ndiaye'nin gitmesi elimizi rahatlattı. bunu görmek lazım artık. ndiaye'nin isteyip istememesi değil mesele, mesele bizim ondan gelecek paraya ihtiyacımız olması. fatih terim istemez tabi gitmesini ama gerçekler de bariz gözüküyor. adam orada başarılı olur ya da olmaz, bu bizi ilgilendirmemeli artık. bu zamana kadar bir sürü oyuncu geldi, bir sürü de oyuncu gitti. bize iyi para kazandırdı, bu da bizim için yeterli.

    anlıyorum, herkes 30-40 milyon euro kazanacağımızı zannediyordu ama en azından ingiltere'deki performansından o kadar etmeyeceğini anlamak lazım. kim gitti ki ülkeden o paraya biz gönderelim. en fazla 2-3 milyon euro daha fazlaya satardık, o kadar. daha fazla üzerinde durmamak lazım artık. geldi, geçti.
  • 1766
    https://twitter.com/...s/981453068024844288

    champions league'de mucadele edebilir mi buraya donup bilmem; ama championship'de mucadele ihtimali daha yuksek.

    ote yandan bu haber dogruysa; neden gitti - kim ikna etti vs. sorulari ayri agir hem de cok agir karaktersiz cikan futbolcu. sampiyonluk yarisinda fernando sakatken galatasaray'i birakip gitti, simdi de stoke'un dusme ihtimali arttikca daha kesinlesmeden oradan da kacmanin yolunu ariyor. bari sene sonunu bekle ya.

    ote yandan kimdir ndiaye? bu kulupte yeri falan olan, tarihi isler yapmis bir isim mi? degil. e o zaman ancak ffp'de falan elimizi cok cok rahatlatacaksa dusunulmeli. yoksa ''gel aslanim sana kapilar hep acik'' falan, ndiaye kim ya?
  • 1767
    yapacağımız transferlerin %80'inde uygulamamız gereken '' al - değerini artır - sat '' politikasının ilk başarılı ayağı olduğu için teşekkürü bir borç bildiğim oyuncudur.

    açıklanan resmi rakamlara göre 7.5 milyon euro bonservis ile gelmiş, 6 ay sonra 16 milyon euro bedelle, net 8.5 milyon euro kazandırarak ayrılmıştır. türk parasının her geçen gün değer kaybettiği şu günlerde, yapmamız gereken şey çok açıktır. ndiaye gibi transferler çoğalmalı ve elde kalacak, satılamayacak oyunculardan uzak durulmalıdır.

    yoksa halimiz harap, tünelin ucu bok gibi bir yere çıkıyor beyler.
  • 1771
    gidişine çok üzüldüm. tudor zorla adamdan çapa yaratmaya çalışıyordu. tam fatih hoca geldi adamın zincirlerini kırdı bu sefer oyuncu premier ligden teklif gelince kalmak istemedi. ama yine de kendisine kızamıyorum. çünkü kendisinin satışından gelen para ile takım arkadaşlarının alacakları ödendi.

    daha da vahimini söyleyeyim, galatasaray yuto nagatomo'nun lisansını çıkarttırabilmek için 20 milyon tl sgk vergi borcu ödedi. badou'yu satmasak sol bek bile kiralayamıyorduk.

    böyle bir ortamda bu adama kızılabilir mi?
App Store'dan indirin Google Play'den alın