• 20726
    "önemli bir galibiyetti. londra’da arsenal ile zor bir karşılaşma oynadıktan sonra bugün buraya gelip üç puanı almak çok önemliydi. fenerbahçe maçı öncesi bir milli maç arası var ve bu araya kazanarak girmek zorundaydık, bunu başardığımız için çok mutluyum. bu statta oynadığım tüm maçlarda gol attığımı öğrendim, umarım bu statta daha çok maç oynarım. benim kafamdaki düşünce hamit’in kullanması yönündeydi. hamit ise 'önce bir barajı kursunlar, sonra bakalım' dedi. baraj kurulduktan sonra ise hamit, 'acaba sen atsan daha mı iyi olur' dedi. vurdum ve gol oldu. bu gol için hamit’e teşekkür ediyorum"

    wesley sneijder

    “böyle pozisyonlarda herkesin kendine göre özellikleri var. barajın nasıl durduğuna göre farklı vuruş çeşitlerimiz var. bu serbest vuruşta kayseri erciyessporlu futbolcuların kurduğu baraj, wesley’nin kalitesine daha uygundu ve o da bunu gösterdi zaten. bu golle rahatlarız dedik ama yine olmadı, skor 2-1’e geldi. sonuç olarak 3 puan önemliydi ve bunu aldık. kalitemizin belki yüzde 60’ını kullanıyoruz, bu çok düşük bir oran bizim gibi oyuncular için ama hırslıyız ve çalışıyoruz”

    hamit altıntop
  • 20727
    herkese iyi bayramlar. bugün birçok anda karakterimizi sahaya yansıtabildik ve bu çok önemliydi bizim için. karakterli bir takım olduğumuzu gösterdik. bunun yanında, fizik olarak da gelişme sağladığımızı gösterdik, birçok takım için iki gün arayla maç yapmak zordur, biz bugün önemli bir mücadele ortaya koyduk. daha da gelişmemiz gerekiyor ve bunu yapabileceğimizi gayet iyi biliyoruz. zor maçtı ama kazandığımız için çok mutluyuz.

    birçok anda agresif oynayabildik. maçın başında üç tane pozisyon bulduk, geriye kaçmadık, bunlar çok önemliydi bizim için. bu gibi durumlarda rakibi yavaşlatmış olursunuz. önde basmadığınız durumlarda ise rakip sizi 80 metre koşturma imkanı bulur. birkaç tane kontratak yedik. birçok gelişme gördük. ama dediğim gibi bugün en önemlisi kazanmaktı.

    ben bu görevi kabul ettiğimde, dördüncü yıldız hedefiyle gelmiştik. bunun için her gün çalışacağımızı söyleyebilirim. çok çalışıyoruz bu hedef için. şampiyonlar ligi’nde de zorluklarla karşılaşacağımızı biliyorduk. her zaman zor bir arenadır. ancak hedeflerimiz var ve bu zorlukları da aşacağız. galatasaray, avrupa’nın da bir takımı, her zaman kendini avrupai bir takım olarak görmesi gerekiyor. bunu yapabilecek kaliteye de sahibiz.

    bugün baktığımızda üç tane çok net, karşı karşıya pozisyonumuz vardı. ne yazık ki bunlar golle sonuçlanmadı. maç esnasında kornerden de gol yiyebilirsiniz, bizim yediğimiz gibi. frikikten de gol atabilirsiniz, attığımız gibi. ancak daha fazla sayıda pozisyona girmemiz oldukça önemliydi ve bunu başardık."

    cesare prandelli
  • 20732
    siz ayrılalı 13 yıl oldu. niye hep sizin döneminiz ve siz konuşuluyorsunuz?
    mütevazı olmayacağım bu konuda. galatasaray bugün bir yere gelmişse, biz 1996’da iktidara gelip şirketi kurduğumuz içindir. 2001’de o sürece bir sekte vuruldu, tersine döndü ve tamamlanamadı. neler çektim ben orada... “aig kendi şirketi, galatasaray’ı kendine satıyor” falan dediler. aig eğer benim olsaydı herhalde benim suratımı göremezlerdi, ne başkanlığı? (gülüyor)

    siz sahi niye galatasaray’a başkan oldunuz? güç müydü aradığınız?
    o bir sevgi, anlatamam.

    nasıl galatasaraylı oldunuz?
    ilkokulda olmuşum, neden oldum hatırlamıyorum. annemde galatasaray diploması vardı. o zaman kızlar yok okulda ama fransa’dan gelince olgunluk imtihanına orada girmiş. babası marsilya’da yaşıyordu. belki ondan etkilendim. sonra basketbol oynadım. 1978’de eşimin amcası talat sadıkoğlu, suphi batur başkan’ın ikinci adamıydı ve beni üye yaptı.

    fanatik misiniz?
    hayır, yapım müsait değil. üstelik fanatizm kötü bir şey. seyirci olarak bir derece kabul edilebilir ama yöneticilikte hiç olmaz.

    “galatasaray’a başkan olmak zor, derin galatasaray var” derler. neden sizi başkan yaptılar?
    bilemiyorum. derin var; çoook derin var hatta bakıp dibini göremiyorsun. o derece derin...

    ‘kıraç evet demeden başkanlık zor’
    inan kıraç mı başkan yaptı sizi?
    etkisi vardı tabii...

    inan kıraç ‘evet’ demeden başkan olunabilir mi?
    zor... hatta mümkün değil. o zamanlar daha zor hatta.

    peki sonra neden sizden vazgeçti?
    mantığı anlamak için soruyorum... o derin toplumun tasavvurunun üzerinde bir hedef koydum çünkü...

    bu iyi bir şey değil mi?
    ya size deli diyorlar ya da benimsemişlerse gülüyorlar. o iş gerçekleşince o hal fazla geliyor. bu başarı fazla geldi. hem de yapı.

    ‘tenekeyle yolladılar’ diyorsunuz.
    ne kavga ettik aig konusunda. hedef şuydu. sportif aş kurulacak. bir müddet sonra aig girecek para koyacak. gelir artacak, temettü vasıtasıyla futbolu finanse edeceğiz. 3 yıl sonra aig çıkacak. futbol aş ile birleştireceğiz ve halka açılacağız. 11 olağanüstü kongre geçirdik, ne tartışmalar ne tartışmalar... ve 2000’de gerçekleştirdik. derken bir kriz oldu, bir de benim bu kadar ileri gitmem herhalde rahatsız etti ki, bir kampanya başladı hakkımda. bir anda düğmeye basıldı. gazetelerde öyle negatif bir kampanya başladı ki...

    madem böyle derin bir yapıyı biliyorsunuz, olacaklara hiç ihtimal vermediniz mi?
    ihtimal verdim ama ne yapayım? gs camiası diğer başkanlara, rahmetli özhan’a da böyle bir kampanya başlatıldığında muazzam bir tepki göstermişti, sahip çıkan ilanlar verildi. bana sağ olsunlar hiçbir şey yapmadıkları gibi, gitmem için de bayağı yardımcı oldular.

    inan kıraç mektepli olmamanıza rağmen desteklemişti, neden vazgeçti sizden?
    aig yüzünden.

    kendi cebinizi mi doldurduğunuzu düşündüler?
    bunu düşünmemişlerdir umarım. “bu bizi dinlemiyor, aştı, çok büyüdü” diye... star tavırlarım yoktur benim aslında.

    aslıtürk (eski şişli belediye başkanı gülay ve eşi orhan aslıtürk) operasyonu size kadar uzandı sonra...
    onlarınki legal değildi. bizim durumumuzda bir şey yoktu ama amaç sadece itibarsızlaştırma kampanyasıydı zaten

    yani galatasaray başkanı olmasaydınız özel işlerinizde bu kadar üzerinize gidilmeyecek miydi?
    katiyen. tamamen o konumun varlığı yüzünden

    ‘galatasarayelitiyle aşk-nefret ilişkisi var’
    pişman oldunuz mu başkan oldunuz diye?
    çok üzüldüm, eşim ve ailem de çok üzüldü. itibarsızlaştırıldım. google’a gir bak ne söylediğimi anlayacaksın. piyasada başka bir algı oluşturuldu.

    nedir o algı?
    “adam son derece zeki ama çok kıvrak.” son derece zeki de değilim, kıvrak da... yazılmamış etik kurallara bile uyan biriyim ben. ama o algıyı oturttular. ne yapayım? 13 yıl oldu bırakalı ama toplum o yaratılan imaj gibi olmadığımı fark ediyor. galatasaray eliti de bunu fark edecek bir gün.

    daha fark etmedi mi?
    hayır.

    elit ne kadar etkili camiada?
    çok etkili. aşk ve nefret ilişkisi. hem seviyorlar hem de nefret ediyorlar.

    kimden?
    bizim gibilerden...

    kimsiniz siz?
    mesela alp yalman da o kategori. bilemiyorum tarzımız mı hoşlarına gitmiyor, açıklığımız mı?

    neden peki?
    siz de beyaz türk’sünüz... tarzınız da uyuyor o elite aslında. ben o beyaz türklerden değilim.

    nedir farkınız?
    beyazın da beyazı var biliyor musun. belki de çok uluslararası olmak rahatsız ediyor. kokteyller yapılıyor örneğin, birbirlerini ağırlıyorlar kendi aralarında. oysa amaç başkalarını çağırmaktır. davet ederim, ‘kim var’ diye sorarlar, kim varsa var, sen gel... bu bakış açısı rahatsız etti galiba.

    derin galatasaray elitlerinden biri neden başa geçmiyor? inan kıraç?
    bence de... etkindi bugüne kadar, artık zamanı gelmiştir. alp yalman’ı da katabilirlerdi bu yapıya.

    inan kıraç’tan başka kim var o derin yapıda?
    selahattin beyazıt var... çok etkindir. bir tabaka var... divan kurulu’na bak yeter. önemli adamlar var. çok adam var bana isim sorma...

    alp yalman’ı severler mi?
    onu da fazla şey yapmazlar... alp çok zeki ama çok zor bir görev aldı. galatasaray ‘başkanlık sistemi’dir. çok zor, eskisi gibi değil, alp epey bir süredir kopuk, o beni endişelendiriyor. rakamlar çok büyük. ama cesaretine hayran oldum hazırlıksız bir şekilde çıktı, bravo ona...

    ‘ünal aysal'ı paralı diye seçtiler’
    ünal aysal, riva meselesi yüzünden mi gitti?
    hayır, dedikodular var ama... yetkisi zaten vardı. benim anlamadığım bir şey var; onu getirdi divan’a. bizim şirketin imtiyazlı hisseleri olur. bu hisseler kulübe ait ve satılamaz, devredilemez, teminat olarak gösterilemez. bu divan’da bu imtiyazdan vazgeçme gibi bir teklif oldu. divan itiraz etti. bu sebepten mi acaba? anlayamadım.

    riva’nın etrafındaki arazileri aldı dedikodusu var...
    ottoman fon diye bir fon aldı o arazileri ama... o şirketin ünal’ın eski eşinin oteli les ottomans’la alakası yok. arap ağırlıklı bir fon. sanmıyorum.

    700 küsur milyon dolar borç var. kazaklar’la hatta katarlılar ile ortaklık yapılacak, takım satılacak deniyor.
    kim olur bilmem ama ortak şart... riva’nın değerlendirilmesi de lâzım. ama bu kulübün borcunu, ihtiyacını karşılamaz. borç da değil sorun. teminatlar borcu ödüyor zaten. işletme sermayesi eksikliği dert. nakit akışı lazım. gelen ortağın en az 200 milyonla gelmesi lazım. imtiyazlı hisseler kulüpte kalmak üzere birileriyle ortaklık yapılabilir. bir sermaye artırımı yapılır. sonradan yatırımdan çıkacak bir fon olmalı. galatasaray’ı dış borsalara sürmek lazım.

    derin galatasaray ünal aysal’ı neden başkan yaptı peki?
    çok başarılı ve çok zengin olduğu için. dediler ki, hem mektepli hem de bizden, para da koyar. para filan da vermedi, ağalık yaptı tabii biraz ama bekleneni vermedi. yüzlerce milyon dolar aktarmadı, belki birkaç milyon dolar vermiştir

    ‘en çok fenerbahçe ile kavgadan rahatsız oldum’
    neden vazgeçtiler peki şimdi?
    spk ile, federasyonlarla, fenerbahçe ile kavgalıyız. en çok fenerbahçe kavgasından rahatsız oldum ben. niçin kavga ediyoruz? çok büyük camia, çok büyük bir kulüp. en önemli rakibimiz, müşterek menfaatlerimiz var. bir gösteri endüstrisinin önemli oyuncularındanız. neden kavga? biz birlik olmalıyız. hiçbir anlamı yok

    kavgacı bir yapısı yok aslında ünal aysal’ın.
    yok. etrafındakiler onu yanlış yönlendirdi. 3 temmuz zaten çok alaturka oldu, böyle bir yarası var rakibinin, sen niye üzerine gidiyorsun? zaten herkes uğraşıyor, sen bırak bari.

    “özel hayatım yıpratıldı” dedi.
    o bir şey değil. bundan dolayı insan alınıp gidiyorsa eyvah. ne yaşadı ki?.. bence sıkıldı. bir de problemler var tabii. nakit açığı var, halletmesi lazım. 60 milyoncuk gibi bir nakit lazım. 2015 mayısı’nda bir 70 milyoncuk daha... buna kendi mecbur kalacak diye rahatsız oldu belki. bir de şirketinin merkezi belçika’da, belki oraya gitmek istiyor...

    yurtdışına mı yerleşecek?
    öyle düşünüyorum, gidecek. o yüzden derin galatasaray bir anda bıraktı aysal’ı. önce kalması lazım denildi. belki de türkiye’den ayrılacağını anladılar. sıkılmış olabilir, rahatsızlık duyabilir ama bunun bir yolu var. istifa yoluyla olmaz. galatasaray elitleriyle toplanılır ve 3 ay sonra olağanüstü seçime gidilir. istifa olunca tüzüğe göre 1 ay içinde seçim... gittik ikna etmek istedik. kesinlikle kabul etmedi. “siz olun aday” dedi, “bıktım ayrılıyorum.” işte bu galatasaray yönetme bilgisi noksanlığı. çok zor duruma soktu kulübü. “yes man”leri topladı etrafına. sen işi çok iyi biliyorsan ancak profesyonellerle çalışabilirsin. ama bilmiyorsan 3 yılda öğrenemezsin. rahle-i tedristen geçmen gerekir. yönetim kurullarında çalışırsın, pişersin. öyle tepeden inme olmaz.

    önemli isimler uzaklaştırıldı...
    evet. ali dürüst, refik, adnan öztürk, ali gürsoy... ona, “sen yönetmiyorsun ali yönetiyor” dediler.

    etraf? kim?
    bu yanlış kararlarda en etkin olan sedat doğan’dır!

    abdurrahim albayrak için ne düşünüyorsunuz?
    çok önemli bir adam, lazım. bizim ülkemizde kulüpler gerçek profesyonel seviyeye gelene kadar bize lazım. ingiltere ya da almanya’da değil ama türkiye’de lazım. canla başla kalbini bu işe koyan bir adam. türk toplumu duygusal. neden adamı yolluyorsun?

    'talep gelirse aday olacağım'
    siz tekrar aday olacak mısınız?
    hazırlıklı değilim. işimin çok önemli bir evresindeyim ve bitirmem lazım. galatasaray yüzde 100 vaktini alır adamın.

    şöyle anlıyorum, bu zor süreç geçecek, ara dönem sonrası siz aday olacaksınız?
    olabilir tabii. neden olmayayım?

    tenekeyle yolladılar diye mi geri dönmek istiyorsunuz, bir nevi ‘oh olsun’ diye mi?
    yo, yine tenekeyle yollarlar merak etme...

    gerçekten mi?
    bu söyleşiden büyük tepki alacağım, gör. yine yollarlar.

    yollanacağınızı bile bile neden adaylık peki?
    çünkü bizim temelini attığımız, yaptığımız şey kötü yönetildi ama başarılı oldu. stadı da kaybettik, bu stat bizim değil, biz ali sami yen’i bilerek kaybettik.

    nasıl bilerek?
    faruk’un stadı olmasın diye. net! 2002’de ekonomi düzeldi, faizler düştü. stadın ihalesi yapılmıştı zaten, tekrar yapılabilirdi. bir de pislik attılar “bu paraya bu planlar yapılır mı?” diye... para götürmüşüm yani oradan... ondan sonra anladılar ki böyle bir stadın planları ancak böyle bedellerle olabilir. mahsus itilaf yarattılar.

    peki bütün bunları yaşamış biri olarak nasıl tekrar aday olmayı düşünüyorsunuz?
    talep olursa aday olacağım çünkü galatasaray ilişkisi mantıken izah edilecek bir şey değil. bu bir mikrop hatta virüs, ilaç işlemiyor. şu anda galatasaray’dan öç almak isteyenler var, zamanında gönderilenler arasında. o işlere de girmemek lazım. bu bir endüstri, gösteri endüstrisi. galatasaray’ın öyle yönetilmesi gerekiyor; kim ne derse desin. sevdiğim bir çin atasözü var: küçük insanların gölgeleri uzadıkça o ülkede güneş batıyor.(habertürk)

    faruk süren
  • 20735
    - monaco maçı rövanşında yaklaşık 35 metreden attığınız gol sporseverlerin hafızalarındadır hâlâ...
    "neuchatel maçının cezası nedeniyle bir sonraki turdaki monaco maçını köln'de oynamıştık. seyircimiz çok fazlaydı. kariyerimde 100'den fazla frikik golü var, ama o gol başkaydı. taraftarı havalimanında görünce kaçtım. inanılmaz bir kalabalık vardı. iç hatlara geçtim. taksiye atlayıp evime geldim. o zaman tv olarak trt var, açtım, izliyorum. 1 saat sonra tüm seyirci evimin önündeydi. bana orada 'seni sevmeyen ölsün'ü söylediler. böyle bir şey olamaz. stadı hatırlıyorum. bir tarafta kapalı bağırıyor, diğer taraftan cevap geliyor... 40 bin kişi bu şarkıyı söylüyor!... belgrad'da arkadaşlarıma anlatıyordum. o tezahürat ölüyü bile mezardan çıkarır!.. inanılmaz... liverpool'un marşı gibi iyi günde kötü günde söylenecek bir şarkı... liverpool maçlarını da her izlediğimde ağlıyorum..."

    cevad prekazi

    sen ne güzel bir insandın be.
  • 20747
    elazığspor'lu ömer yıldız hakkında

    "evet galatasaray’dan izlemeye gelenler oldu. sadece galatasaray’dan değil gençlerbirliği’nden de izleyenler ve soranlar oldu. başka ilgilenen kulüpler de var. geleceği parlak bir oyuncu. eğer dediklerimizi yapar antrenmanı severse iyi bir oyuncu olacak’"

    ‘’ünal aysal’ın galatasaray’a güç kattığını düşünüyorum. fatih terim döneminde ki şampiyonlukta büyük katkısı var. galatasaray bu ülkede çok büyük transferler yaptı. drogba gibi sneijder gibi büyük yıldızları türkiye’ye getirdiler. bunların hepsini ünal aysal yönetimi yaptı. yani her zaman her şey iyi gitmeyebilir. ünal aysal’ın devam etmesi gerekiyor bence’’

    "prandelli’nin tazminat maddesi var mı? yeni yönetime külfet olur mu bunları bilmiyorum. başka bir yönetim gelirse büyük ihtimalle prandelli ile yollar ayrılacaktır.

    fatih akyel
  • 20749
    "kendimi terk edilmiş hissetmedim. hayat, her gün yeniliklerle karşı karşıya bırakıyor. sözleşme imzalarken başkanın bizi bırakacağını düşünemem. özel hayatını ve son 3 ayda neler yaşadığını bilmiyorum. ihanete uğramış hissetmedim"

    "böyle olacağını bilseydiniz galatasaray'a gelir miydiniz?"

    "futbolda yarın neler olacağını bilemezsiniz. buraya geldik. kazanmak için çalışacağız"
    "bunları hiç beklemiyordum. maalesef böyle bir şey olacağını hiç düşünmemiştim. iki ay önce bir kontrat imzaladım ama bizim başkan böyle bir karar aldı. benim için çok büyük bir haberdi. baktığımızda taraftarın da bütün lige karşı az ilgi göstermesi beni çok şaşırttı. her zaman söylediğim gibi bu tip sorunları ben çözemem. onun için bunu kabul edip, devam etmemiz gerekir"

    "hedefimiz 4.yildizi takmak"

    "bu seneki hedefimiz, 4. yıldızı takmak. avrupa'da iyi oynayıp, takımımızın güzel yüzünü göstermek ve tabii ki maçları kazanabilmek. ama gerçekçi de olmamız lazım. eleştirenler, sadece eleştirmek için konuşuyorsa, arsenal'in son transferini konuşalım. alexis sanchez'i aldırlar ve 60 milyon avro verildi. onun için bu takımlar şampiyonlar ligi'nde oynuyor. hem taraftarımızın hem de türklerin mantığını çok seviyorum. çünkü hiç kimse kaybetmek istemiyor. herkes gibi ben de her takıma karşı kazanmak istiyorum ama bazen de gerçekçi olmak lazım. kazanabilirsek ne ala."

    "yenilikler her zaman korkutur"

    "arsenal'e karşı sorun kaliteli bir takım olmaları. ilk 20 dakika gayet iyiydik. iki güzel pozisyon da bulduk ama ilk zor atakta takım biraz korktu gibi oldu ve geriye çekildi. ben de ufak değişikliklerin bile bir çoğu için çok büyük travmalara yol açabildiğini fark ettim. sadece futbolcular için değil, normal hayatımızda da böyle oluyor. yenilikler her zaman korkutur. kabul edene kadar biraz zaman geçiyor. çok çalışman ve onlarla savaşman gerekiyor. bu istek bize bir kayıp değil. bunu aşacağımıza inanıyorum"

    "1-2 takviye yapilabilir"

    "yeni başkanımızla tanıştığımızda yeni programlarımızla ilgili konuşma fırsatı bulacağız. bana sunulan program, ilk 6-7 ayın ekonomik açıdan fair-play çerçevesinde geçeceğiydi. ocaktan itibaren takımı geliştirebilmek için ödemeler, yeni futbolcu alımı düşünüyorduk. yeni başkanla bunları konuşacağız. teknik proje, takımı geliştirebilmek için sunulan bir şeydir. bende 32 futbolcu var. onun için oyuncu sayısını azaltmamız lazım. çünkü fazladan 10 kişi benim ihtiyacımı görmüyor. bu 10 kişiyi verdikten sonra 1-2 takviye yapılabilir ve takımın biraz daha gelişmesini sağlayabilirsin."

    fenerbahçe derbisi

    "derbiye kadar hazır olmamız gerekiyor. futbol maalesef istekle bitmiyor. kazanmak için her zaman hazırlanma dönemi olur. geçen senenin maçlarını izleme fırsatım oldu, türkiye'de sadece fenerbahçe agresif olarak oynuyordu. bu negatif durum değil, topu kaybettiği anda diğer takımlara baskı yaparak zor duruma düşürüyordu. geçen sezon agresif anlamda en iyi takım fenerbahçe'ydi. taraftarlar gibi biz de bu maçı bekliyoruz. son 10 güne girdik ve ilk soru derbiyle alakalı geldi. onun için baskı git gide yükseliyor. oraya vardığında her zaman hazır olman ve maçı nasıl kazanacağını bilmen gerekiyor. bu tip maçlarda pasif durursanız zora düşme ihtimali daha yüksek oluyor."

    "son pasa daha çok çalişmaliyiz"

    "galatasaray olarak futbol oynamak için doğduk. başka takımlara bakmayıp, kendi felsefemize göre futbol oynamamız lazım. tabii ki en başta biraz zorluk çekebilirsiniz. ama bu yolda oynamaya devam edersek, biz kazanırız. ofansif ve defansif bölümlerin dengeli olması lazım. takım maç içinde ikiye bölünmemeli. bazı maçlarda son pası yapamadığımızdan bahsetmiştik. son maçta kanattan 48 oyun kurduk ama sadece 4 tanesi sonuca vardı. demek ki son pasa daha çok çalışmamız lazım. türkiye'de bu kadar çok kanat oyunu kuran takım yok."

    "son maçta olumlu istatiskler var"

    "kayseri erciyesspor maçında daha çok kaleye gittik ve topu ileride kazandık. galatasaray'ın hem cesareti hem de gücü olması lazım. ileride oynaması gerekiyor. defansif olarak daha ileride top kazanmalıyız. muslera'nın yakınında topu kazandıktan sonra diğer kaleye gidebilmek için 100 metre var. ama ileride topu kazanırsan, kısa mesafe kat etmeniz gerekir ve kaleye daha hızlı gidersiniz"

    "hamit'i yeniden bulduk"

    "hamit, maalesef, geçen sezon fiziksel sorunlar yaşadı ve sadece 6 maçta oynadı. sezon başında çok iyi çalıştı. ufak tefek fiziksel sorunları olsa da son 15 gün kendini iyi hissetti. ben de çok mutluyum. çünkü deneyimli bir futbolcu. futbolu okuyup, anlayabilen bir oyuncu. bizim için yeni bir transfer gibi. hamit'i yeniden bulduk. tekrardan kendine geldiğini hissediyorum"

    3'lü savunma sistemi

    "bu 2 sistemin üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. çünkü hazır olmamız gerekiyor. büyük bir takımın farklı sistemlerle de saha içinde kendini göstermesi gerekiyor. bu fikir, şundan doğdu; türkiye'deki bütün bekler ve bizim bekler, ne zaman topu alırsa ileri gidiyor. topu kaybettiğinizde genel olarak 2 stoper çok yalnız kalıyor. çünkü mesafeler çok fazla. saha içinde dengeyi bulmak gerekiyor. bu iki sistem, çalışmamız gereken sistemler."

    "o sisteme az çalişmiştik"

    "sneijder'in defansif bloğun önüne gelmesinin sebebi, çok büyük bir kalite oluşturması. felipe melo'nun oradaki duruşu çok fazla defansifti. aslında daha çok orta sahaya destek vermesi gerekiyordu. biz o sisteme daha az çalıştığımız için o boşluklar oluştu ve maalesef öyle bir sonuç aldık"

    "pandev'le burak arasinda fark var"

    "pandev ile burak arasında farklılıklar var. burak, bilekten sakatlandı. milli takıma gitti ve oradaki doktorlar yeniden bize gönderdi. fizyoterapistler eşliğinde tedavi görüyor ve her gün ufak ufak iyileşiyor. oynatıp, oynatmayacağımla ilgili bir şey söyleyemiyorum. pandev de çalışmalara devam ediyor. kendisi, 8 yabancıdan bir tanesi. unutmayalım ki bir maçta sadece 5 yabancı oynayabiliyor."

    cesare prandelli
  • 20750
    oğlunuz ve ömer’e silah çekilme konusu 1 yıldır konuşuluyor. bunun ne kadarı doğru?

    biz, bu konuda fatih terim’den bir açıklama bekliyoruz. hoca’nın tüm olanlardan haberi var. bakın, fatih hoca’nın oğluna biri silah sıkmaya kalkmış olsa ne olur? ben bir babayım. fatih hoca’nın aramasını beklerdim. ‘bu olayı yatıştıralım’ gibi bir girişimde bulunmasını beklerdim. ancak fatih hoca 1 yıldır susuyor. bu olaydan milli takım’ın zarar görmemesi adına sustuk, konuşmadık, aramasını bekledik..

    oğlum kaç kez sakatken oynadi

    - kısaca bu konuda sessiz kalınmasından ötürü rahatsızsınız, doğru mudur?
    benim çocuğum böyle bir davranışta bulunsa, ilk önce ben çocuğuma gerekeni yaparım, fatih terim’e bırakmam. ama bu konuda sessiz kalındı. 1 sene geçti aynı konular… fatih hoca çıkıp açıklama yapmadı. ona üzüldük.

    - hakan, gökhan töre kadroya çağrıldığı için mi gelmedi?

    bu olayın yaşandığı doğru. ancak milli takıma katılmamasının bu konu ile alakası yok. biz hiçbir zaman milli formadan kaçmayız. zaten benim çocuğum hep fedakarlık yaptı. sakat sakat da oynadı. hakan şu an sakat olduğu için milli takıma katılamadı.

    gökhan’in oynamasina terim karar vermeli

    - peki, ileriki tarihlerde sakat olmasa gökhan ile aynı takımda oynar mı?

    gökhan’dan rahatsız olduğu doğrudur. ancak buna hocanın karar vermesi lazım. buna biz bir şey diyemeyiz. milli takım, herkesin takımı. zaten hoca gökhan’ı çağırdığına göre kararı ortada. bu tip konuları uzatmamak lazım ama keşke daha önceden çözülse idi.. bu tip şeylerin milli takım’da yaşanmaması lazımdı.

    - yani gökhan töre’nin milli takım’a çağrılmasından rahatsız mısınız hüseyin bey?

    normalde davranışından ötürü gökhan töre’nin kadroya çağrılmaması lazım. sonuçta olayın içinde silah var. bu konular o kadar basit değil. bu adamın başka şeyleri de var. gökhan’ı kötülemek istemiyorum ama davranışı yanlış. etik dışı davrandı. benim oğlum bunu yapmış olsa, hakan çalhanoğlu da, ahmet de, mehmet de olmaması lazım. sonuçta onlar orada türkiye’yi temsil ediyor. tekrarlıyorum, benim çocuğum böyle bir şey yapmış olsa önce hesabını ben sorarım, fatih hoca’ya bırakmam. orası kulüp değil. 100 milyonluk türk halkını temsil ediyor onlar. fatih hoca çıkıp açıklama yapmadı, biz buna üzüldük.

    -gökhan töre’nin milli takıma alınmasını doğru bulmadığınızı ifade ediyorsunuz…

    almanya’da effenberg taraftara parmak hareketi yaptığı için kadro dışı kaldı. bu olayın içinde silah var sonuçta. ancak kararı verecek olan fatih hoca ve orası milli takım. ama bu konu o kadar basit değil. ülke söz konusu.

    - hakan ile birlikte olaya ömer toprak ve nuri şahin’in de tepki gösterdiği ve beraber hareket ettikleri doğru mu?

    evet doğru…

    hüseyin çalhanoğlu(hakan çalhanoğlu'nun babası)
App Store'dan indirin Google Play'den alın