• 3076
    basta transfer vb. olmak üzere bazı icraatlarını ben de beğenmiyorum ama kendilerinden çok daha fazla oy ve güçle muhalefet koltuğuna oturan, ana işi de her kötü icraata muhalefet etmek olması gereken insanların sesi çıkmazken yukardan iletilen her emre zıpçıktılık yapmalarını beklemek abeste iştigaldir. hem istiyoruz ki her şeye karşı dursunlar, hem galatasaray'ın güç sahiplerinin karar mekanizmasında oturduğu yerlerdeki menfaatlerini koruyup kollasınlar. hem onların icraatlarına hayır desinler, hem de kemerburgaz ve ada işlerini bir an önce halletsinler. kendilerinin kulis yaparak filan bu kararları tek başlarına etkileme şansları yok. florya'yı mahkeme ile degil ilişkiler ve temaslar ile aldılar. muhtemelen de kararı en tepeden aldırarak yaptılar. boşa kürek sallamak yerine galatasaray için bir menfaat koparabilsinler yeter bu süreçlerde. yapabilecek olsalar küme düşmenin kaldırılması konusunda düşen takımlar illerinin milletvekili ve cumhurbaşkanına değil tff'ye teşekkür ederlerdi. bu tarz çapları aşan konular yerine, daha somut konularda eleştirmek faydalı olacaktır.
  • 3077
    yabancı sınırlamasının kaldırılması karşılığında 21 takıma onay verdiğini düşündüğüm yönetim.

    evet 21 takım uygulaması doğru bir uygulama değil ama 14 yabancının 4'ünün kulübede, 2'sinin trübünde oturtulması çok daha yanlış bir durum olurdu.
    özellikle bizim gibi bu duruma hazırlıklı olmayan takımlar için daha da vahim olabilirdi.

    buna göre karar vermiş olabilirler.
    bence bu eleştirilecek bir durum değil.

    evet özellikle süper lig'in 2019/2020 sezonu son döneminde yapılan haksızlıklara ve hakem hatalarına sessiz kalmaları kabul edilebilir değil. lakin bu yukarıda bahsettiğim açıdan bakılırsa haklı yanları var.
  • 3078
    galatasaray'da gördüğüm en mütevazı yönetim kadrosunu temsil ederken, günden güne değişen bir karaktere sahip olan yönetim ekibini oluşturmaktadır.

    bilindiği üzere dursun özbek başkan olduktan sonra 2.5 senede, hamza hamzaoğlu, mustafa denizli, riekerink ve igor tudor olmak üzere dört farklı hocayla çalıştı ve gitmeden bir adım önce de fatih terim'i getirdi. bu süreçte kulübü uğrattığı zarar neredeyse 150 milyon euro bandında ki manevi zararları saymıyorum bile. dolayısıyla özellikle 2 yıllık süreçte galatasaray zor dönemler geçirdi ve galatasaray taraftarı sürekli olarak dursun özbek'in gitmesini bekledi. böylesine başarısız bir başkanın, kulübü bu kadar zarara uğratması, riva ve florya arazilerinin yanlış değerlendirilmesine sebep olması sonucunda da galatasaray hem ekonomik olarak hem de başarı anlamında sürekli olarak geriye gitti.

    sonraki 2.5 yıllık dönemde ise mustafa cengiz yönetimi başa geldi. başlarda her şey güzeldi aslında, yıllar sonra her şeyi açık açık paylaşan, şeffaf ve tamamen galatasaray'ın çıkarlarını düşünen bir ekip vardı. abdürrahim albayrak ile de işin florya boyutu yönetiliyor, oyuncu-teknik heyet-yönetim arasındaki koordinasyon sağlanıyordu. ardından şampiyonluğu da aldık ve buraya kadar da her şey güzeldi.

    sonrasında sıkıntılar belirginleşmeye başladı :

    1. gomis krizi yönetilemedi. daha iyisini alıcaz diye fatih terim'den satış onayı alındı ancak daha kötüsü bile alınamadı.
    2. emre akbaba transferinde gereksiz bir yarışa girilip hem maaş hem de bonservis olarak yüksek bedeller ödendi.
    3. sezona forvetsiz girildi.

    aslında bu 3 madde birbiriyle direkt olarak ilişkili, biz gomis'ten gelen paranın yüksek bölümünü akbaba için harcadık, eldeki oyuncuları da satamadık ki en çok para eden badou zaten devre arasında gönderilmişti.

    forvetsiz girilen sezonda sürekli olarak bunun sıkıntısı yaşanıldı ki şampiyonlar ligi'nde zaten direkt olarak havlu atmamıza neden oldu. üstüne devre arası yaklaşık 25 milyon euroluk oyuncu satışı yapıldı ve gomis'in gidişinden 5 ay geçmesine rağmen eldeki alternatifler alan ve pato olmayınca bu paranın yarısı türkiye kariyeri dışında pek ışık vermeyen diagne'ye verildi. paranın kalanıyla alınan marcao ve luyindama'ya sözüm yok ikisi de çok iyi transferlerdi ancak diagne ve mitroglou transferleri kesinlikle fiyaskoydu.

    bakın bunların hepsi bizim üzerimizde travma yarattı, gomis önceki sezon neredeyse maç kaçırmamıştı, takımın en önemli kozuydu ve ondan sonra alınan diagne, mitroglou, falcao, andone ve adem yani 5 adamın performansı gomis'in yanına bile yaklaşamadı. harcanan bonservis 15 milyon euro, verilen maaşların toplamını ise hiç konuşmaya gerek yok.

    diagne ve mitroglou'da yapılan hatalardan ders almadığımız gibi, yaz boyu diagne'yi satmayı dahi beceremedik ve yerine gelecek adamları ise yine son gün açıkladık. kiralanan bir kaç tane orta saha olmasa ikinci yaz transfer dönemi de oldukça sönük geçti aslında.

    tabii bu sene üstüne gelen bir çok öngörülemeyecek aksiliği de katınca 6. olmamız çok da sürpriz olmadı. elde para varken iki sezon bu parayı çok da iyi değerlendiremedik ve şimdi ciddi şekilde bütçe daralması yaparak başarılı bir kadro kurmak zorundayız. dursun özbek'e lanetler okuyup ondan sonra yapılan transferlere verdiğimiz maaşlara bakınca arada çok da fark olmadığını düşünüyorum. mesela hala linnes'e yapılan % 50 zammın sebebini de anlamış değilim, kabul etmese nerede, kim verecekti 900 bin euro maaşı?

    üstüne falcao için aylarca hocayı ve takımı bekletmek, gelince de her türlü şovu yapmak, twitter hesabındaki her maç görüntülerinde özellikle yönetim triosunun vurgulanmaya çalışılması, medya önünde ve medya arkasında sürekli olarak hocayla çelişmek gibi faktörleri de düşününce sergiledikleri yönetimin fazlasıyla başarısız olduğunu düşünüyorum. tff veya her kim bize engel oluyorsa bu yapılanmalara hiç tepki koyamamak da cabası. bu şartlarda başka hoca olsa zaten çoktan istifa etmişti ve evet ismi fatih terim olmasa o hoca sezon ortası gönderilmiş ve sonuçların suçlusu olarak lanse edilmişti.

    başkanımıza acil şifalar diliyorum, özlerinde iyi niyetli olabilirler ama gelinen noktada göz ardı edilen çatlakların daha büyük etkilerinin olacağı bir döneme giriyoruz, transfer işinde hata yapma şansımız yok, geç kalma şansımız yok, bizi saha içinde veya saha dışında farklı oyunlarla indirmeye çalışanlara boyun eğme şansımız yok. güçlü durmak zorundayız, zirveden uzaklaşınca dibe battıysak aynı şekilde güçlenip bu çukurdan çıkmamız gerekiyor ve bu noktada da yönetimin güçlü bir duruş göstermesi gerekiyor.

    ha son olarak falcao süreci de baştan itibaren çok kötü yönetildi, adam geldi sakatlandı aylarca oynamadı ama yönetimden bir kişi de çıkıp gerekli açıklamaları yapmadı, sezon sonunda yine aynı şekilde sakatlandı, basit bir sakatlıkken sezon sonuna kadar oynamadı. 5,7 artık ne veriyorsak bu kadar maaş verdiğimiz oyuncunun ilk 11 oynadığı maç sayısı 13, zaten bunun üzerine söylenecek söz yok.
  • 3079
    değil mustafa cengiz yönetimi, gelmiş geçmiş bütün yönetimler tek çatıda toplansa yine de ağzını açıp tek laf edemezler. siz hangi ülkede yaşıyorsunuz abi? günümüzdeki konjonktürde yetki tek bir şahısta ve o ne derse o olur. ligden düşme kaldırıldığı için dünden beri herkes cumhurbaşkanına teşekkür ediyor, normal bir durum mu sizce bu? bu karara cumhurbaşkanı mı karar vermeliydi?

    çok yüksek noktadaki insanların kaybedecek de çok şeyleri vardır. arkasında nerdeyse sınırsız bir finansal gücü olan ali koç’u bile sindirdiler, şu anda kimsenin iktidara karşı çıkma, kavga etme şansı yok. hala bunun farkına varamamış olup yönetimi eleştirmek de naifliktir.
  • 3081
    2019-2020 sezonunda ligden düşmenin kaldırılması amacıyla yapılan toplantıya albayrak'ı göndermişler. bu adamın çok sevdiği reisinin aksine karar verebileceğine ya da itiraz edebileceğine inanan var mıdır? yav bu adam itiraz anlamına gelebilecek bir ima bile yapamaz bırak karşı çıkmayı* başkanımız sağlıklı olsaydı ve toplantıya katılsaydı eminim yine bir özlü söz ile lafı gediğine koyar, karara karşı olduğunu ima ederdi* ben kararın oy birliği ya da çokluğuyla alındığı kısmıyla ilgilenmiyorum. tek bir karar merciinin olduğu yerde başkasına söz hakkı düşer mi sümme haşa* ki toplantının bu amaçla yapılacağı da önceden söylendiğine göre bizimkiler albayrak'ı göndererek daha sonrası için imtiyaz koparmaya bile çalışmış olabilirler. sonuçta reisini çok seven bir adamı göndermişler. işimiz düşünce reisine yaptığı bu kolaylığı hatırlatıp işlerini ya da işlerimizi halledebilirler. bu kadar bozulmuş bir düzende de bunun düşünülmesini açıkça normal karşılayabiliyorum. nasıl ki hakemler hakkında konuşmadıkça sizi eziyorlarsa bura da böyle düşünülmesi olağan karşılanabilir.

    velhasıl sıradan vatandaşın bile eleştirip itiraz edemediği bir ülkede iş insanlarının çıkıp çok rahat bir şekilde tek kişiye karşı çıkmalarını beklemek bu adamlara da haksızlık. dolayısıyla alınan kararda en az sorumluluğu olan yönetimdir sn.mustafa cengiz yönetimidir. çünkü kendi hallerinde bırakılsaydı eminim bu kararı desteklemediklerini ve aksi karar çıkması içinde kulis yapacaklarına samimiyetimle inanıyorum.
  • 3085
    süleyman rodoplar, kadir çetinçalılar, ali naci küçükler üzerinden haberler servis etmekten vazgeçmesi gereken yönetim.

    yaptıkları pek çok şeyi başarılı buldum. yönetimine hem maddi hem de manevi pek çok destek de bulundum. yalnız kulüp ile ilgili her haberi birkaç gazeteciden duymaktan fena halde sıkıldım. bu konu ile ilgili daha önce de eleştiride bulunmuştum. devam ederlerse eleştirmeye ve uzaklaşmaya devam edeceğim.
  • 3089
    3 senedir aynı transfer yönetememezliğiyle nam salan yönetim. her transfer dönemi aynı şeyi yaşamak mecburiyetinde miyiz ya? pahalıya adam almayı ve elindeki değeri ucuza verip zarar ettikten sonra piyasaya sürdüğü yancılarıyla kollanmaya çalışmaları artık bıkkınlık verdi. yapamıyorsanız transfer işini, bir bilen adamı getirin ya da bırakın gidin ya yeter! her zaman karşı taraf suçlu yönetim kanatlı bir melek!
  • 3090
    mali açıdan gelmiş geçmiş en başarılı yönetim (1996 sonrası için söylüyorum) olmasına rağmen, transfer açısından kendilerini yetersiz buluyorum.
    haa bugüne kadar çok mu oyuncu satmayı becerebildik ki bu yönetimi eleştiriyorsun diyebilirsiniz ama uzun yıllar sonra kulübün parasını çalmayan bir yönetim görünce de insanın beklentileri yukarıya çıkıyor elbette.
  • 3092
    son zamanların en beğendiğim yönetimidir. zamanında çok destek oldum ve çok da eleştirdim. transfer konusunda başarısz oldukları aşikar. şampiyonlar liginde forvetsiz oynattıkları, transferin son günü diagne'ye 13 milyon euro verdikleri unutulmamalı. ancak asıl sorun kötüyü kötüyle aklama şekli.

    -abi yönetim yarım sezon forvetsiz oyna....
    -size dursun özbek müstehak !!

    -abi fatih hoca konuşurken yönetim tff'ye, mhk'ya tek laf edeme...
    -size dursun özbek müstehak !!

    -abi yönetim bizi avrupa'dan men edilmekten kurtardı, kur farkına rağmen yıllar sonra üst üste kar ettik, mali konularda çok başarılılar..
    - size dursun özbek müsteh... haa pardon yanlış oldu, doğru haklısın kardeşim dursun özbek belasından kurtardı bizi.
  • 3094
    marcao ve luyindama gibi taraftarın adını bile bilmediği iki genç oyuncuyu uygun bonservis ve maaşla transfer ederken başarılı, diagneye 10 ve ya 13 milyon euro verirken başarısız olmuş yönetimdir.
    falcaoyu bu maaşla transfer etmek bir başarı olmadığı gibi, oyuncunun ismine bakılınca kabul edilebilir.
    kiralık oyuncularda genel olarak isabetli kararlar verildiğini düşünüyorum.
    taylan, adem, okan ve olduysa emre kılınç gibi bonservissiz alınan oyuncuları ise transfer başarısı olarak anmasak bile doğru kararlar olarak değerlendirebiliriz. aynı şekilde bonservis ödenen emre akbaba maaş ve bonservis açısından normal bir transfer.

    ama keşke ffp filan olmasaydı da kulübün borç yüküne bir elli-yüz milyon euro daha bindirselerdi,
    keşke belhanda, feghouli, serdar aziz, tolga ciğerci gibi adamlara ederlerinden çok daha fazla para gömselerdi,
    keşke vizyon sahibi ezeli rakip takım başkanı gibi bir dünya vasat orta saha ve defans alıp hala o mevkilerde oynatacak doğru dürüst adam bulamasalardı,
    keşke diğer ezeli rakip takım başkanı gibi bir dünya paraya bir dünya adam satıp arkalarından 'paralar nerede' diye taraftarı bağırtsalardı,
    yine keşke bu iki ezelî rakip başkanları gibi sene başında aldıkları oyuncuları daha sezon bitmeden, parasını ödeyemedikleri için gönderselerdi,
    belki o zaman bizim taraftar için başarılı bir yönetim olarak anılırlardı.
  • 3095
    önümüzdeki günlerde; maicon'un 1.5 milyona satılması ve kaan ayhan'ın transfer edilememesi konusunda yapacakları açıklamayı merak ediyorum.

    büyük ihtimalle; "maicon'u daha yüksek rakamlara satabilirdik ancak kaan ayhan'ın serbest kalma bedelini karşılayabilmek için 1.5 milyonu kabul ettik. ardından kaan karar değiştirdi yolu açık olsun." derler.

    transfer konusunda sorumluluk almayı, hataları kabullenmeyi bilmeyen yönetim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın