resim
Mircea Lucescu
Görev:Teknik Direktör
Takım:Romanya
Yaş:80
Uyruk:Romanya
  • 753
    kendi çapımda lucescu hakkında araştırma yapıyorum internette. italyan ve romen sitelerine girip bakıyorum. aralarda türkiye'de verdiği basın açıklamalarını okuyorum da sen ne mütevazi ne güzel bir adammışsın da kıymet bilememişiz. acaba 2002 yılında seninle shaktar'la yaptığın gibi uzun soluklu bir sözleşme yapsaydık şu aralar galatasaray neredeydi...
    sen bizi, biz seni çok özledik. ne olur çok uzatmadan gel, ömrünün yettiği kadar kal bizimle.
  • 754
    fazla alternatifi olmayan teknik direktör. takımımız açısından diğer adaylara göre açık ara önde. diğer adaylar geride değil aslında diğer aday yok. tamamen luce üzerine eğiliyoruz. ben diğer adaylar arasından kendisini tercih ederim. diğer adaylar derken çıkan yalan haberlerdekilerden bahsediyorum. ancak şimdi fenerbahçe aragones etkisi yapmasıda olası bizim için. yaşı itibariyle eski hali yok o dinamizimi yok sonuçta aradan 12 13 yıl geçti. futbol bilgisi, ligi tanıması ile bize başarı getirebilir ancak şunu unutmamalıyız 13 yıl önce ki türkiye ligi ile şu an ki bir değil. eskiden direk deplasmana gidince örneğin antalya 3 yazıyorduk, rize direk 3 diyorduk. ancak şu an ki lig içinde o uçurum kalmadı.

    lucescu döneminde oynan ligde biz sadece armamızla deplasmanda 10 galibiyet alıyorduk kadro önemsizdi. artık ligde sivas, akhisar, antep, gençlerbilriği, bursa, kasımpaşa vs gibi daha diri takımlar var eskiye göre. bakalım eski de herhalükarda gol atabildiği defans yapıp takımlar yok. eğer gelirse sistemi eskide ki gibi mi kullanıcak kaldı ki maalesef biz defans yapamıyoruz.

    sonuç olarak luce'ye muhtacız. başka alternatif kariyerli isim yok. risk faktörü en az ligi tanıdığından ötürü. umarım pazartesi saçma bir teknik adam açıklanmaz gelsin umarım sabredilir ve başarı getirir.
  • 761
    gelirse sevineceğim. fatih terim kadar değil ama yine de çok sevineceğim.

    bir de, kendisi artık eski lucescu değil. yaşını başını almış, çok tecrübeli. umarım gelir, ve umarım bu tecrübesini pozitif yönde kullanır. en büyük isteğim şu, yardımcılarını türk ve çok doğru seçsin, ve onları öyle bir eğitsin ki, yeni ambargo dönemimiz o yardımcılarla başlasın. jupp derwall etkisi yapsın yani bu tecrübesiyle. yeni fatih terimler, mustafa denizliler yetiştirsin.

    öyle görevimi yaparım demesin. o şekilde başarılı bile olsa demesin. bülent tulun gibi adnan sezgin türevinden adamlara prim vermesin. futbolun patronu benim desin. madem ülkemiz bu kadar sikko, bence net onun tecrübesinde bir profesöre ihtiyacımız var. jupp heynckes gibi, bu adam gibi adamlar kolay bulunmuyor. mancini'yi bu yüzden istemedik biz.

    anlamamız gereken çok net bir şey var. istikrar şu bu hepsi güzel şeyler tamam. ama ingiltere takımı, ispanya kulübü değiliz biz. o seviyenin çoook aşağısındayız. bize modern futbolu, profesyonelliği öğretecek ama bunu bizim amatörlüğümüzü bilerek öğretecek adamlara ihtiyacımız var. mancini gibi amatör bir grubun içinde profesyonel davranıp işini yaparak değil, amatör grubun içinde amatör ruhu kullanarak profesyonelliği öğretmeye çalışarak başarılı olacak adamlara ihtiyaç var.

    umarım o adam lucescu olur.
  • 762
    galatasaray tarihinin en çok haksızlık yapılan ismidir. gidişinin yarattığı burukluk halen aklımda. bu adam tarihin en vasat galatasaray kadrosuna 3. yıldızı eklemiş, şampiyonlar ligi'nde bir çeyrek final, bir ikinci tur yaşatmıştır. o zamanlar barcelona, roma ve liverpool gibi hayvani bir ikinci tur grubuna düşen galatasaray inanılmaz şanssız maçlar oynamış, son maça kadar yenilmemiş ve son anda çeyrek finali kaçırmıştır. takımın neredeyse tamamı kiralık oyunculardan oluşuyordu. kalli ve luce gözümde ayrı adamlardır. victoria, bülent akın, barış özbek, servet çetinler ile şampiyon olmak kolay iş değil. umarım yeniden gelir luce ve minimum on yıl bu takımda kalır. sen gel mübarek, sen gel.
  • 763
    geldiği taktirde kesin başarılı olacağından nasıl bu kadar eminiz anlayamıyorum. herkes 12 sene önceki lucescu'yu düşünüyor ama bakalım gelecek olan lucescu gerçekten 12 sene önceki lucescu mu? diyelim ki hala 12 sene önceki lucescu, iyi de o lucescu'ya ve oynattığı futbola denmeyen kalmamış mıydı o dönem? ben o günleri çok net hatırlıyorum, adam gayet başarılı olmasına rağmen ne defansif oynatması kalıyordu, ne taktik gereği hagi'yi kenara aldı diye futbolu bilmediği, ne de çingeneliği... bu sezon mancini'ye yapılan eleştiri ve hakaretlerin çok daha fazlası yani. nitekim kiralık oyuncularla şampiyon olup mucize yarattığı sezonda bile beğenmeyip yol verdik adama. e şimdi bakıyorum da skoru korumak için forvet çıkarıp savunmacı alacağı (ki 12 sene önceki lucescu bunu yapardı) ilk maçta "koskoca galatasaray'ı 1-0'a yatar hale getiren vasat hoca" yorumlarının yapılmayacağından, veya geriye düştüğümüz bir maçta kenarda fatih terim veya yılmaz vural gibi kendinden geçercesine tepkiler vermeyince (yanlış anlamayın amacım bu hocaları kötülemek değil, sadece lucescu bu karakterde biri değil onu anlatmak istedim) "yaşlandıkça eski heyecanını kaybetmiş, başarıya doymuş" diyerek gitmesini istemeyeceğimizden nasıl bu kadar eminiz? evet belki mancini'den farklı olarak türk futbolunu, futbolcusunu daha iyi tanıyordur lucescu; ama onun dışında sahaya koyacağı futbol anlayışının mancini'den çok da farklı olacağını düşünmüyorum ve bu yüzden de taraftarın lucescu'ya çok fazla sabır göstereceğine inanamıyorum. şu an üzerinden geçen zaman ve shaktar başarısı yüzünden abarttıkça abartıyoruz ama geldiği taktirde oynatacağı futbola verilecek tepkilerin mancini'ye verilenden veya lucescu'ya 12 sene önce verilenden farklı olacağını hiç sanmıyorum. çünkü lucescu bu 12 senede değişti mi bilmem, ama ülke olarak bizim zihniyetimiz maalesef değişmedi.

    zaten en önemli sorun da bu. biz ülke olarak zihniyetimizi değiştiremediğimiz sürece mancini gider, lucescu gelir, o gider yine hagi gelir, o gider "ülkeyi tanıyor, hem de zamanında çok iyi top oynatmıştı" masallarıyla yine skibbe gelir ama biz bir adım ileri gidemeyiz.
  • 766
    ukrayna'da on yıldır çalışan ve bu süreçte shaktar'ı yaratıp ukrayna ligini domine eden; ukrayna devleti tarafından üç dereceli devlet madalyası verilen dünya üzerindeki en underrated td'lerden biri. adam beşiktaş'a son yirmi yılın en iyi futbolunu oynatmış, galatasaray'ın hiç olmayacak senesinde takımı şampiyon yapmıştı. büyük hocadır. gelirse farkını ortaya koyar.
  • 767
    uefa kupasını kazanmış bir takıma geldiğinde haliyle beklenti de büyüktü. yönetimin ve taraftarın da hedefleri büyümüştü. nitekim süper kupayı kazandırdı. sonraki yıl da gönderildi.

    herkes acaba gitmese bizden de bi shaktar yaratır mıydı diye soruyor. shaktar'dan daha potansiyelli takımdık bize geldiği vakit. belki çok daha iyisini başarabilirdi. ama beşiktaş'ın kendisi üzerinde durmaması tam bir fiyasko. shaktar ve beşiktaş lucescu gelmeden önce daha denk kulüplerdi. tahminim eğer beşiktaş'ta 5-6 yıl kalsaydı benzer bir shaktar yaratabilirdi.

    sonra bu iki yönetime nanik yaparcasına istanbul'un göbeğinde, üstelik fener stadında, kupa kaldırdı.
  • 769
    lucescu'yu takımımıza bilindiği üzere hagi önermişti ve bu öneriyle lucescu galatasaray'ın teknik direktörü olmuştu. lucescu'nun oğlu da verdiği bir demeçte, babasının bir futbol profesörü olduğunu söylemişti. hagi ve oğul lucescu haklı çıktı; fakat türk futbolunun ilerleyememesinin sebeplerinden biri olan sınırlı zeka seviyesine sahip, birikimsiz ve çoğu da cahil olan sözde futbol adamları ve futbol yazarları lucescu'ya demediğini bırakmamıştı, adamın ne çingeneliği kalmıştı ne de köylülüğü. ne yazık ki, böyle bir adamı boş yere elimizden kaçırmış olduk. yanarım yanarım da, uefa kupasını aldıktan sonraki boş geçen yıllarda, şampiyonlar liginde en azından bir yarı final veya final, olmadı bir tane daha uefa kupasını kaçırdığımıza yanarım.
  • 770
    gelmesini can-ı gönülden istediğim teknik direktör en azından hayatında kendisinin de isimlerini ilk defa duyduğuontivero, burdisso gibi oyuncularla yabancı kontenjanın anasını bellemez.

    ayrıca basın toplantılarında, takımda çok eksik var, transfer lazım diye başarısızlığının üstünü de örtmez.

    dahası gelir gelmez, bu takımın kondisyonu çok düşük deyip ileri ki haftalarda aldığından daha da geriye götürmez.

    her şeyin ötesinde büyük bir taktisyendir kendisi. bırak peçeteyi, kağıdı, düşündüklerini anlatmak için tahta bile kullanmaz.
  • 772
    futbolda psikolojik faktör de önemlidir. mevcut teknik direktör adayları içerisinde camiayı şampiyonluğa inandırabilecek en güçlü isim lucescu'dur. o kenetlenme bu sezon fenerbahçe'ye şampiyonluğu getirmişken çok sayıda şampiyonluğumuzun ardında galatasaray'ın kupayı kazanacağına olan inancı yatar.

    ha aynı etkiyi yaratabilecek tek bir antranör daha var yer yüzünde. o da zaten şu an yeni oyuncağı fabregas'la oynamakla meşgul.
  • 774
    dünya tarihinde görülebilecek en zor grup olan barcelona, roma, liverpool, galatasaray grubundan 5 beraberlik ve 1 yenilgi ile ayrılmıştır. hem de bunları yaparken kadrosunda niculescu, fleurquin, perez, victoria gibi yabancı oyuncular vardı. bugün bu oyuncuları lige yeni yükselen balıkesir'e transfer etmezsin.

    gelelim maçlara;

    barcelona deplasmanında 2-0'dan 2-2'ye geldi maç ve öyle bitti. ama nasıl geldi? o yıl yıldız futbolcuların korunması gibi saçma bi kural vardı capone'nin rivaldo'ya yaptığı faul sonrası hakem kırmızı göstermişti. ki pozisyon sadece tehlikeli hareketti bana göre. capone topa dokunmuş ama kayarak geldiği için hakem gelişine kırmızı kart göstermişti.

    içerdeki roma maçında ilk dakikalarda totti'nin yaptığı kırmızı kartlık hareket ilk dakikalar olduğu için atlanmış, yine de 1-0öne geçmesini bilmiş. ama bitir hocaaa nidalarımızı duymayan hakem yüzünden 90+5'te yediğimiz golle sahadan 1-1'lik sonuçla ayrılmıştık.

    deplasmandaki liverpool maçı tam bir liverpool-mondragon maçı olmuştu. belki iyi oynamamıştık ama müthiş kapanmıştık ve liverpool sadece uzaktan şutlarla tehlikeli olabilmişti. ve mondragon da gününde olunca maç başladığı gibi sona erdi.

    liverpool'u içeride parçalayacaktık inanıyorduk. maç boyunca müthiş oynadık radu niculescu'nun golüyle tamam bu maç bizim dedik ama yine son dakikada yıkıldık. 1-1

    olaylı roma maçı. bi sikmedikleri kalmıştı bizi. polisiyle antrenörüyle futbolcusuyla dayak yemiştik. ama sağlam dayak atanlarımız da vardı. emre aşık ve kaleci kerem gibi. öne geçtik ümit karan'la sonra cafu eşitliği sağladı ortada geçen maç berabere bitti.

    ve son maç sami yen'de barcelona. ibne hakem luiz enrique'nin 2 metre ofsaytını görmemiş barcelona 1-0 öne geçmişti. ama bu bizi yıldırmamıştı üst üste ataklar direkten dönen toplar derken sonuç elde edemedik ve şampiyonlar ligi tarihinin en ölümcül grubuna tüm olumsuz faktörlerin bize uğramasıyla veda ettik.

    bize bu anları yaşatandır mircea lucescu. güzel adamdır. kovulup yerine fatih terim getirilmiştir ayıp edilmiştir. sonra beşiktaş'ta şampiyon olmuştur ama hiçbir zaman beşiktaşlı olmamıştır. onun gönlünde yatan takım galatasaray'dır. romanya'nın şenol güneş'idir.

    hatırlatma editi: yanlış olmasın bu grup ikinci tur grubuydu, şimdi ki gibi schalke'yi yenip çeyrek finale çıkamıyordun. bi önceki senede zaten, milan'lı, psg'li, deportivo'lu gruptan çıkmıştık. deportivo'nun deportivo olduğu yıllar tabi calminyalı, roy makaylı, tristanlı deportivo. grubu da averajla lider bitirmişlerdi zaten. eğer grubu biz lider bitirseydik leeds united falan gelecekti real madrid yerine. futbolumuzun mükemmel ama şansımızın hiç olmadığı yıllardı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın