resim
Michy Batshuayi-Atunga
Takım:Frankfurt
Mevki:Santrfor
Yaş:32
Boy:1.85
Uyruk:Belçika
  • 1876
    tıpkı bakambu gibi yarım devre formamızı giydikten sonra yollarımızı ayırdığımız oyuncu.

    bakambu’nun aksine özellikle osimhen gelmeden önceki dönemde attığı gollerle takıma katkısı oldu. osimhen transferi sonrasında ise kendisinden gördüğümüz fayda gerçekten sınırlı kaldı, özellikle de son haftalarda kendine de iyi bakmadığı görüldü. buna rağmen devre arası ayrılığı işine saygısı olan bir insan olduğunu gösteriyor, o yüzden kendisini kötü hatırlamayacağım.

    kendisini transfer etmek için altına girdiğimiz yüksek maliyet de işin bence en belirgin noktasıydı. halbuki fener’in teklifinin aynısını verseydik oyuncu zaten mantıken yine bizi seçerdi. 10 yıldır şampiyon olamayan bir takım mı yoksa şampiyonlar ligi ve ülkenin en başarılı takımı mı sorusu ortalama zekalı bir insan için zaten cevaplaması kolay bir soru olsa gerek. işin bu boyutuna rağmen kendisini kısa sürede elden çıkarabilmek ayrıca mutluluk verici oldu.
  • 1878
    yakın tarihteki transferlerimiz arasında hakkında hem çok yanıldığım hem de hiç yanılmadığım futbolcu. nasıl oluyor derseniz anlatayım.

    ben, icardi'nin arkasına ve zaman zaman da yanına batshuayi'yi çok istemiştim. çünkü yaşlı gomis'i saymazsak gerçekten çok yetersiz bir santrfor rotasyonuyla 2 yıl geçirdik. özellikle de geçen sezon. batshuayi ise 3 yıldır ligde olan, her zaman belli bir fizik kaliteye ve skorer kimliğe sahip, yedek kalmayı dert etmeyen bir futbolcuydu. üstelik bonservissizdi. hiç uzaklarda aramayalım, alalım kafasındaydım açıkçası. öyle de oldu. yılın en kritik transferlerinden biri olarak görüyordum kendisini, rakibimizden de almamızın etkisiyle.

    adam zaten bir ağustos ayı geçirdi, ''tamam ya bulduk.'' dedik. kralın arkası da sağlamda dedik. ne olduysa osimhen transferinden sonra oldu. o pozitif, istekli, çalışkan adam gitti. yerine bir canlı cenaze geldi. zaten eylül ayından hemen sonra yazmıştım ''korkunç bir eylül geçirdi.'' diye. sonra da hiç toparlanamadı. bu açıdan beni çok yanılttı açıkçası. yani buraya gelene kadar da her zaman as oynamayan, burada da özellikle icardi'nin sakatlığı sonrası 2. forvet olarak devam eden batshuayi'nin sahadaki ''carlos vinicius'' hali gerçekten büyük hayal kırıklığı oldu. kendisiyle 6 ayda vedalaşacağımıza hiç ihtimal vermezdim.

    peki niye yanılmadım? aslında bütün bu sürece rağmen batshuayi, bekleneni yaptı. young boys, hatay, samsun, bodrum ve trabzonspor maçlarında çok kritik goller attı. nereden baksanız galatasaray'a tek devrede 8-10 puan kazandırdı. bu ortalamayla devam etse zaten santrfor rotasyonunda gerilerde olan biri olarak fazlasıyla katkı vermiş olacaktı.

    gelgelelim dediğim gibi uzun süredir hem oyunu hem tavırları katlanılır gibi değildi. galatasaray'da böyle şeyler kolay kolay kabul edilmez. üstelik imza parasıyla birlikte yıllık maliyeti de ciddi bir seviyeye çıkıyordu. taraftarda bariz bir rahatsızlık yarattı durumu. devre arasında yolların ayrılması hem kendisi için hem bizim için hayırlısı oldu. kendisi oynamaya gitti, biz de negatif bir adamdan ve ciddi bir maliyetten kurtulduk. kendisini takımda görmek isteyen benim gibi bir adamı dahi 6 ayda bu hale getirmesi de zaten çok şey anlatıyor.
  • 1879
    ''aldığı paranın hakkını falan vermedi''

    3,5 milyon euro maaş ve bir o kadar da imza parası aldı. avrupa liginde hiçbir maçı almadı zaten. ligde de saç baş yoldurduğu maçlar var. ajax karşılaşmasında boş kaleye tavana dikmesi belki de oluşacak bir momentumla maçı çevirme işini kaybettik. golü atsa dakika 65 falandı. çevirseydik ilk 8 de ve kura avantajı olacaktı. şimdi play off oynayacağız ve alkmaar'ı geçtiğimizde tot ya da manu gelecek olasu uefa şampiyonluğu zora girdi. yazık oldu. umursamaz tavırları morali bozuk yüz ifadesi ve şehvetli oynamayışı nedeniyle yollanması iyi oldu. çokta top kaybediyordu. bir şeye yaramıyordu.
  • 1883
    sezonun ilk haftasındaki hatay, bodrum deplasmanı, 4-3'lük trabzon maçını almış eski futbolcumuz. bu 3 maçta bats olmasa muhtemelen puan kaybı geliyordu.

    tam fiziği geriye gitmiş ve hantallaşmışken muazzam zamanlamayla yolları ayırdık. sezon sonuna kalsak yolları ayırmak zorlaşabilirdi. bu saatten sonra bizdeki bats eski fiziksel haline kavuşamazdı. şakasız beli dönmüyordu adamın, o haldeydi ve ciddi maaşı da vardı. gerçekten müthiş oldu yolları ayırmamız.
  • 1884
    kendisiyle 1 saate yakın vakit geçirmişliğim oldu. yeni yılı brüksel'de kutlar kutlamaz hemen geri dönmüştü. yılbaşı için yurtdışına çıkıp 1 ocakta dönen bildiğim kadarıyla tek futbolcumuzdu bu sene.

    oldukça sıcakkanlı, dostane bir insandı. güzel muhabbet ettik. tanınmamak için biraz kamuflajlı giyinmişti ama felaket iyi bir giyim zevki vardı. bir de çok uzun ve seri adımlar atıyordu kan ter içinde kaldım yetişeyim diye *

    kendisi karakter olarak iyi anacağım futbolculardandır. sahadaki gamsızlığı çıldırtsa bile. yolu açık olsun. fiyat performans oranı tartışılır fakat katkı sağlayarak gitti takımımızdan.
  • 1887
    profesyonel bir futbolcu için optimum bir süreç ile galatasaray'dan ayrılmış olan futbolcu. geldi, katkı verdi, bir süre sonra işler tersine dönse de ilk transfer döneminde hadi bana eyvallah dedi ve gitti.

    ne takımda kalmak için bir haltlar çeviriyor mu gündemi oldu, ne sahada tel tel dökülse de "kaybetmemek için" oyunda tutulmak zorunda kaldı, ne kendi sahada aklı başka takımda mı konuları konuşuldu.

    kaldı ki bonservissiz olsa da ezeli rakipten gelen bir transfer için çok sade ve temiz bir hikaye...
  • 1888
    manyak bir kariyere sahip eski oyuncumuz.

    yaban kazı gibi sonbahardan sonbahara göç etmeye adanmış bir hayat.

    son 10 sene içerisinde resmi maça çıktığı takımlar sıralı tam liste:

    standard liège
    marsilya
    chelsea
    dortmund
    valencia
    crystal palace
    chelsea
    crystal palace
    beşiktaş
    fenerbahçe
    galatasaray
    frankfurt (yükleniyor)

    yolu açık olsun.
  • 1892
    belçika milli takımının altın jenerasyonun önemli bir parçasıydı tıpkı eden hazard ve dries mertens gibi. chelsea'ye imzayı attığında drogba'nın veliahtı olarak görmüştüm ama aynı başarıyı gösteremedi ve yolu türkiye' ye düştü sırasıyla üç büyüklerin de formasını giyip almanya'nın yolunu tuttu. başarılı olmasını dilerim.
  • 1894
    transfer döneminde lemina'nın gelmesine ne kadar sevindiysem kendisinin gitmesine daha da çok sevindim. evet kritik golleri ile bize puan kazandırdığı maçlarda oldu ancak asla o ciddiyeti kendisinde göremedik.
    ne ilk 11 başladığında ne sonradan girdiğinde, saha içinde kendi kişisel şovu peşinde koşan, hatalı pas tercihi, topu ayağında tutamama, gereksiz top kayıpları yaparak geçti galatasaray kariyeri.
    okan hoca'nın batshuayi'yi bu kadar çok sevmesinin nedeni stoperlerin ağzına kadar basabilen pres gücüydü. ancak bunu galatasaray'da hiç göremedik. buraya sadece daha fazla para için geldiği oldukça belliydi.
    asla o aidiyeti hissetmedim kendisinde.
    yolu açık olsun. kaldığı senaryoda işler çok daha kötü bir hale gidecekti. hem bonservis kazandık. hem de yüklü kontratından çıkmış olduk.
    tam bir win-win olayı oldu.
  • 1895
    kendisinden kurtulmak bir şey ifade etmiyor zira zihniyet halen aynı.

    fenerbahçe'den yolu direkt frankfurt'a düşmüş olsa ve orada beceremeyip frankfurt tarafında sözleşmesi feshedilse.

    teknik heyetin çok beğendiği ve zaten sene başında da çok istedikleri dile getirilerek 3 milyon imza, 3 maaştan 3 seneliğine kadromuza katılıyor olurdu şuan.. taraftar da bu transferin şakşakçılığını yapardı.

    o yüzden ki, kendisi gittiği gibi anında başka bir bol maaşlı, fiziken düşüşe geçmiş 30+ oyuncu zuhur ediyor kadromuzda.
  • 1896
    bugün türkiye kupası'nda, 6 şubat 2025 boluspor galatasaray maçına çıkacağız. kendisinin 8 ocak 2025 galatasaray başakşehir maçının son dakikasında kaçırdığı penaltının dezavantajı ile karlı ve soğuk bolu deplasmanındayız. aradan 1 ay ya geçti ya geçmedi, kendisi frankfurt semalarına kuş oldu uçtu, bize de bu dandik vuruşunun faturası kaldı kupada. ulan yarma gibi adamsın, istesen topla kaleciyi içeri sokarsın, nice gollerin adamısın, senin atacağın penaltıya şey yapayım... dua et de kupada gruplardan çıkalım, yoksa buraya bir posta daha gelip kelime oyunu yaparak bir şekilde söveceğim. doğru düzgün gerilmeden, koca poposunu güçlükle kaldırarak, ne köşeye ne de çatala, lunapark kalecisini çalıştırır gibi saçma sapan penaltı attı uğursuz.
  • 1899
    her fırsat geçtiğinde "internetteki gençler bu işi menajerlik oyunu sanıyor" diye yaptıkları işin ne kadar önemli ve ciddi bir iş olduğunu belirten yöneticilerin yaptığı saf, katıksız, ham maddesiz bir football manager transferidir.

    haziran ayında sözleşmesi bitecek 30 yaşındaki oyuncuya, rakipten kapıyorum ve boşta diye senelik (imza parası dahil) 4 milyon euro ile 3 yıllık imza attırılmış, sonra da aynen yine menajerlik oyunlarında olduğu gibi 3 ay sonra bu sefer dev bir santrafor şans eseri boşa düşünce maymun iştahlılık ile o da transfer edilmiş ve 12 milyon euroluk paket bağladığınız oyuncu 3. forvet durumuna düşmüştür. bu ancak ne varsa al diye kadroya üst düzey 4 forvet doldurup 2 tanesini sahaya bile doğru dürüst çıkarmadığınız menajerlik oyunlarında olur, devre arasında rezerv takıma atıp, bonservisini düşürüp menajerine kulüp bulmasını istersiniz.

    galatasaray 200 milyon euroluk kulüp borcu varken, ne konstantrasyonu ne oynama isteği ne aidiyeti kalmış ve 5 dakika ancak oynattığı bir oyuncuya imza parası dahil senelik 4 milyon vermiştir ve bunun adı zırdeliliktir.

    (bkz: #3955929)
App Store'dan indirin Google Play'den alın