resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:62
Uyruk:Hollanda
  • 1651
    bilinçli mi yaptı bilinçsiz mi bilmiyorum ama takımdaki karakter - kişilik - arkadaşlık uyumu konusunda çığır açmış hoca...

    - takımımızın şimdilerde göz bebeği olan, geçen 2 sene boyunca anasına avradına sövülmüş wonderkid'imiz bruma biliyorsunuz riekerink bey ile şaha kalktı. kimse bana kiralık ispanya falan demesin orada da ne oynadığını biliyorum ben. bu adam ayağa kalktıysa aslan payı hocamızın. ancak bunu nasıl yaptı falan derken bruma'nın geçen günkü röportajına rast geldim.

    "kendimi çok yalnız hissettiğim dönemler oldu. yaşım küçüktü ve dilim farklıydı. sürekli tercümanla dolaşma şansım yoktu. taffarel ve portekizce bilen arkadaşlarım yardımcı olmak istediler ancak samimi ilişkiler kurma şansı bulamadım. bu sene carole ile çok iyi anlaşıyoruz. sosyal hayatta da beraberiz. ayrıca josue'nin kadroya katılması beni çok mutlu etti. kendimi artık evimde gibi hissediyorum..."

    varan 1... carole ve josue'nin bruma'ya yaptığı katkıyı şu cümlelerde görmemek mümkün mü? adamın derdi belliymiş aslında. yalnızlık... o kadar etkiler ki genç bir futbolcuyu. adam 19 yaşında gurbete gelmiş. tek başına ne bok yer diye düşünmemiş kimse. ama sanıyorum riekerink düşünmüş.

    - podolski - cavanda ikilisi: idman fotolarını, videolarını takip eden benim gibi manyaklar varsa aranızda, takımımızın yeni zıpırı, eboue'si cavanda'nın ne denli eğlenceli bir adam olduğunu farketmişsinizdir. cavanda cidden şoparın, ciguli'nin önde gideni. adamın işi gücü makara. yok dans eder, yok şakalar yapar. takımın böyle adamlara çok ihtiyacı oluyor, özellikle de morallerin dip yaptığı anlarda.

    zira podolski, takımımızın cavanda olmasa en matrak adamı. herif 1 senede tarlabaşı esnafına evrildi. çay, okey, tavla, "gaz ver" falan derken adam baya baya türko çıktı. çok sıcak kanlı, tutup öpesin geliyor herifi. benim galatasaray'a gelmeden önce kafamda oluşturduğum podolski ile şimdiki podolski arasında dağlar denizler var. adam geyik ötesi birisi.

    cavanda ile bu ara birbirlerine enseye şaplak göte parmak bir ilişkileri varmış. bu çok rastlanacak bir takım arkadaşlığı tipi değil. işin güzeli, bu tip adamların varlığı takım morali açısından müthiş etkili bir durum. bu arkadaşlık hem özendirir, hem teşvik eder, hem yakınlaştırır. 2000'lerde tafo'nun bütün takımı etkileyen müthiş neşesini hangimiz görmezden gelebiliriz?

    - selçuk - sneijder ikilisi: sanıyorum riekerink bu konuda özel bir şeyler yapmış. başka açıklaması olamaz. takımda sneijder ve selçuk iki ayrı dünyanın isimleri gibiydiler. evet birbirlerine saygısızlıkları olmadı, ters değillerdi, birlikte sevinmeleri bile bizim için "ohhh" deme sebebiydi. geçenlerde bir antrenman görüntüsünde fark ettim, birbirilerine yaklaşımları değişmiş, acayip bir saygı kitlesi. sneijder taktikte bir şey analiz ediyor, sonra dönüp selçuk'a eliyle işaret ediyor, "şöyle şöyle yapsak mı" falan diye. selçuk "harika" şeklinde onay veriyor, yap diyor. sneijder de selçuk'a pazu bandını göstererek "kaptan sensin sen yap" diyor, selçuk da gülüyor, omzuna dokunuyor şino'nun... ihtiyacımız olan bir görüntü...

    hocam bunların sebebi sensen, vallahi öpmek istiyorum o güzel yanaklarından, maviş gözlerinden...
  • 1652
    her gün başka bir nedenden gözümü dolduran adam. gözünüzü seveyim sahip çıkalım şu adama. yıllar sonra karakterini överek konuşabileceğimiz metin oktay, metin kurt gibi bir efsanemiz olsun.

    bugün gözümü doldurma nedeni basın toplantısında söyledikleri:
    -bir basın mensubunun, sosyal medyada galatasaray taraftarlarının sarı saçı, mavi gözü ile galatasaray'ın kurtarıcısı olarak kendisini atatürk'e benzettiklerini söylemesi üzerine hollandalı teknik adam şu cevabı verdi: "atatürk'ün ne kadar önemli bir insan olduğunu biliyorum türk insanı için. ben galatasaray'ın hocasıyım. böyle bir insanla kimse mukayese edilemez. bu sene için çok çok güzel bir takım kuruldu. ben takımın hocasıyım ama herşeyi tek başıma başarmadım. yardımcılarım orhan atik ve ayhan hoca çok iyi uyum içindeyiz. şu anda başarılmış bir şey yok. başarı uzun bir yol ve sezonu şampiyon tamamlamaktır.

    adam bir paragrafta yılların hasretini giderdi içimde... umarım başımızda kalır hep. başarısız da olsa bir şekilde kalır.
  • 1654
    kendisinin başlığında ilk sayfaya giderek kendisiyle ilgili yazılan ilk entry'lere göz gezdirdiğimde ayrı bir keyif aldığım teknik direktörümüz.
    kendisine yetersiz diyenler mi olmamış, geldiği gibi gider diyenler mi, fm'deki efsane yardımcım gelmiş diyenler mi, alt yapıya el atmışken üstüne de el atsın diyenler mi?

    öngörüsü çok yüksek olan yazar arkadaşlarımız olduğu gibi kendisiyle ilgili bir hayli umutsuz ve kötü düşüncelere sahip olanlar da mevcutmuş.

    en nihayetinde takımımıza önce altyapı sorumlusu, sonrasında geçici teknik direktör olarak gelen riekerink'in şimdilerde en sevilen teknik direktörlerden birine evrilmesi çok keyif verici bir durum.

    ha gün gelir "galatasaray'ın efsane teknik direktörü" diyerek anarsak kendisini, şükelanın en güzeli, tarihin en masalsı hareketlerinden biri olmaz mı?
  • 1655
    riekerink bey ilk kez altyapı için gündemimize geldiğinde bir yazar arkadaşımız aynen şu ifadeleri kullanmış:

    "sadece bir kişinin değişmesiyle hiçbir şeyin değişmeyeceğini yeniden bize kanıtlayacak olan tecrübeli hoca." ve ardından eklemiş, altyapısından üst yapısına, yönetiminden başkanına herkesin vizyon sahibi ve sisteme uygun oluşuyla bir şeyler değişir.

    bu ifadeleri aylar sonra okuyunca içim bi garip oldu, gözlerim dolar gibi oldu.

    ey güzel insanlar, ey galatasaraylılar!

    bir kişi geldi ve her şey değişti.

    bir kişi geldi ve altyapı, üstyapı, taraftarla ilişki vb. her şey ama her şey değişti.

    bir kişinin gelişiyle 25 milyon güldü. sevindi, gururlandı.

    iyi ki varsın riekerink bey!
  • 1664
    fatih terim için bile "yapmışsa doğrudur" demeyen birisi olarak kendisi için de bunu söyleyemeyeceğim teknik direktörümüz. evet, takımla bizden daha çok beraber. ama biz de sahada olanı biteni görüyoruz çok şükür.

    ekleme:

    kulaklarımla duymadım ama mantığı "kazanan takımı bozmamak" ise kendisiyle çelişip 15 ekim 2016 gençlerbirliği galatasaray maçında kazanan takımı bozmuştur. zira o maçı cavanda ve podolski'nin oynadığı takım kazandı.
  • 1666
    yerli hocaların sakat sakat oynatma, sakatlıktan yeni çıkmış, henüz tempo tutamamış oyuncuları oynatma hastalığına alışmış taraftar yüzünden tercileri hiç bir zaman anlaşılamayacak olan hoca.

    bir futbolcumuz 1.5 aylık sakatlıktan dönüyor. 18 e alınmıyor. doktor iyileşti diyro 18 e nasıl alınmaz diye entryler görüyorum. adam hazır değil diyorum sen doktordan iyi mi biliyorsun diyorlar.

    yerli hocaların bu kondisyon durumuna bakmaksızın oyuncuları oynatma hastalığı bazı oyuncuları müzmin sakat yapmakla kalmamış taraftarın da bu konuda yanlış bilgiler edinmesine sebep olmuş.

    riekerink hoca doğru olanı yapıyor. cavanda hala tam hazır değil 1-2 haftaya daha ihtiyacı var. podolski'nin geçen hafta 45 dk oynaması bile büyük riskti.

    uzun süredir oynmayan oyuncuda vites birden 5 e takılmaz abi yavaş yavaş yükselir. öğrenin bunu. ilk defa futbolcuların sağlığını düşünerek kararlar alan bir antrenörümüz var. o da sporcularının sağlığını düşünerek verdiği kararlar yüzünden eleştiriliyor.
  • 1667
    her zamanki gibi yanıltmamış ve doğru ilk 11'i sahaya sürecek olan canım hocam. ortasahasında selçuk olan bi takımda kağnı bir poldi ile 4-4-2 ruletini oynamamış ve akıllıca josue ile kontrolün yine bizde kalmasını tercih etmiştir. sabri konusunda ise neden ısrar ettiğine anlam veremedim. levski ile oynanan hazırlık maçında gayet hazır görünmüştü oysaki cavanda. muhtemelen 2. yarıda oyuna dahil olacaktır. futbol aklına güveniyoruz hocam.
  • 1669
    ben de sakatlığı yeni atlatmış oyuncular yerine bu hazır oyuncularla başlamasını doğru buluyorum. antalya maçında iki gol de atsa podolski ile başlaması hata olurdu. keza cavanda da tam hazır değil anladığım kadarı ile. bir de taktik anlayışını geliştirmesi lazım gibi laflar etmişti hafta içi ki fiziği iyi olsa da canlı izlediğim için söylüyorum bana göre de savruk geliyor oyunu. yedek kulübesinin güçlü olması da motivasyonu yüksek tutar bence. kadrodan ziyade oyun anlayışı ve taktik anlayış daha önemli benim için. umarım güzel bir oyun oynarız.
  • 1672
    maç sonunda yazacaktım ama dayanamadım. hatalarından ders çıkarmasını bekliyoruz ancak ne yazık ki ilerleme kaydedemiyor. tecrübesiz diye pek bir şey söylemiyoruz ancak göz göre göre yapılıyor bu hatalar. bugünkü maç sonucuna göre yazmayacağım. kazanırız yada kaybederiz umrumda değil ancak bu şekilde hatalarda ısrar ederse kendisine güvenimi kaybedeceğim. umarım hocam, umarım düzeltirsin kendini. çünkü senden çok umutluyum.**
  • 1673
    kazanan takım bozulmaz gibi bana göre saçma bir mantikta diretmesi hoşuma gitmiyor. bazılarınıza göre bu doğru olabilir ama benim doğrum kazanan değil iyi oynayan takımın bozulmamasıdır.

    hocayı seviyorum, fakat ben çoğunluğun aksine iyi oynadığımızı düşünmüyorum. bruma ve eren yerine umut ve sinan olsa mesela geçen seneden çok da farkı yok takımın şu an. tabii umut' un olmaması, eren in ve bruma' nın olmasi hocanin sayesindesir. yani kadro planlaması konusundaki başarısını zaten inkar edemem ve o başarı sayesinde çoğumuzun sempati ve güvenini kazandı hocamız.
App Store'dan indirin Google Play'den alın