resim
Johannes Hendrikus Olde Riekerink
Görev:Teknik Direktör
Takım:Dewa United
Yaş:62
Uyruk:Hollanda
  • 3585
    galatasaray futbol takımı eski teknik direktörü.

    fatih terim ile nasıl bir ikili olurlardı merak ediyorum. şuanda altyapımızın başına getirsek terim ile birlikte altyapımıza maksımum katkı sağlayabilirler. ikisinin de işinin ehli olduğu düşünüldüğünde bence galatasaray bu ikiliden çok iyi genç çocuklar çıkartır.

    kendisi a takımı için zayıf bir aday olsa da altyapı konusunda gayet başarılı idi. 2000 jenerasyonunun mimarlarından olan riekerink beyi bir sene de olsa altyapı başında görmek çok isterim .

    seni de yedirmeyeceğiz.
  • 3130
    3 adet beke sahip takımda, en formda beki yedek bekletip üstelik sürekli ters kanatta oynatan...

    neredeyse bütün stoper olasılıklarını değerlendirip bir türlü istikrarı ve doğru ikiliyi sağlayamayan...

    aldığı maç başılarla birlikte 3 milyon eurodan fazla kazanan, sürekli yan pas, geri pas ve top kaybı yapan kangrenli bir orta sahayı bir türlü kesemeyen...

    josue denen kazmayı sürekli aynı bölgede deneyen ve verim alamayan...

    yasin'i sürekli kadro dışı bırakıp ve yine sürekli affeden, otoriteyi sağlayamayan...

    eren gibi pivot özellikli bir forveti kullanamayan, oyuna alınca da bir türlü orta açılması gerektiğini göremeyen...

    oyuna müdahale konusunda hiçbir vasfı olmayan...

    galatasaray futbol takımı teknik direktörü.
  • 1833
    ciddi ciddi oynattığı futbol üzerinden fatih terim'le falan karşılaştırılıyor. fatih terim bu takıma taraftarın istediği futbolu oynatan ve bu oynattığı futbolla da 6 şampiyonluk ve tek avrupa kupasını kazandırmış, şampiyonlar ligi çeyrek finalinde "beş beş" sesleri eşliğinde real madrid'i elinden kaçırmış adamdır. göz var izan var bir tarafta terimin yarattığı takımlar bir tarafta bütün hücum varyasyonları "bruma'ya verelim bakalım ne yapacak" tan ibaret riekerink futbolu. nefret ediyorsunuz diye objektifliğinizi kaybetmeyin. topa sahip oluyormuşuz bir de adanaspor karşısında. hmm valla bravo.
  • 2496
    kendisi bir teknik direktör değildir. hiç bir zaman da olmamıştır. buna rağmen garabet bir kararla galatasaray gibi bir takımın başına teknik direktör olarak getirilmiş, bu şansı da iyi kullanamamıştır. bana kimse gelip de puan durumu falan demesin. şu takımın oynadığı futbolla ligi şu an bir puan altında yer alan fenerbahçe'nin üzerinde bitirebileceğini kaç kişi düşünüyor? takım haftalardır pamuk ipliğine bağlı ilerliyor. bu durum kazanılan geneçlerbirliği maçında da, adanaspor maçında da geçerliydi. 13 hafta maç yapıldı şu ligde ve galatsaray'ın iyi futbol oynadığı dakika sayısı 90 değildir. bu durumda fatura kime kesilir? teknik direktöre kesilir sevgili kardeşlerim. üzgünüm ama galatasaray'ın başında şu an bir teknik direktör yok. umarım en kısa sürede olur.
  • 3492
    kendisi bizim teknik direktörümüz olacak kadar iyi değildi katılıyorum.

    ama bu adam hamza+denizli'den sonra gelip, seyircisiyle, yönetimiyle, oyunculurıyla beraber tamamen ölü takımı tekrar motive ederek 2 kupa kaldırdı.

    kendisinin yerine gelen hırvat traktör ise geldiği gün 5 puan olan farkı açtı. 2.ön elemeleri oynamadan direk gidebilecek pozisyondaydık. ilk 20 haftada 20 gol yiyen takım son 14 haftada 24 gol yedi. puan ortalaması mustafa denizliden bile daha kötüydü bu traktörün. ki denizli avrupa kupası maçları falan oynamıştı.
  • 1001
    kendisi hakkında "riekerink bey diyeceksiniz" goygoyu, yanlış bilmiyorsam twitterda grandesaray tarafından başlatılmıştır. ben tv/radyoda hep hocadan riekerink diye bahsettikleri için "adam olun, haddinizi bilin" anlamında kullanıldığını düşünüyorum. (b) alternatifinde ise kendisi tesislerden çıkarken güvenlik riekerink bey çıkış yapıyor demektedir, buradan da yayılmış olabilir
  • 1792
    hatalarında ya da istenmeyen sonuçlarda gerek taraftarlar tarafından gerekse medya tarafından eleştiri oklarının bu kadar çabuk bir şekilde üzerine yönelmesinin çok açık bir sebebi varken burada herkes birbirini yiyor. bu sebep ne medyanın galatasaray düşmanlığı, ne de taraftarların eksik galatasaraylı olması. arkadaşlar bu durumun yalnızca bizde değil bütün dünyada geçerli olan tek bir sebebi var. adamın kredisi yok. bu kadar basit. şimdi daha detaylı inceleyelim. bir teknik direktörün bir camiada veya futbol aleminde kredisinin yüksek olmasının üç başlıca nedeni olabilir.

    1 - daha önce elit seviyede takımlarda çalışmış, azımsanmayacak başarılar kazanmış, dünya çapında bir isim olması... ancelotti, mourinho, löw, del bosque vs.

    böyle bir durum var mı? yok.

    2 - teknik direktörü olduğu kulübe, futbolculuğu döneminde unutulmaz başarılar yaşatmış, taraftarların sevgilisi haline gelmiş bir isim olması... hagi, taffarel, bülent korkmaz vs.

    böyle bir durum var mı? yok.

    3- kulübe zor bir döneminde şampiyonluk yaşatmış (türkiye kupası, süper kupa falana yalan dolandır bu işler için), kulübün çehresini değiştirmiş, gelecek vaat eden bir isim olması.

    böyle bir durum var mı? yok. olabilir mi? tabii ki ve inşallah.

    şimdi siz eleştiren insanlara kızıyorsunuz ya niye eleştiriyorsunuz bakın şunları bunları yaptı vs. diye. işte o "şunlar bunlar" dünyanın hiçbir takımında kredi kazandıracak öğeler değil henüz üzgünüm. özellikle sosyal medyada ve galatasaray sözlükte bu kadar tutulmasının başlıca nedenleri ve katılmadığım kısımlara gelecek olursak;

    1 - hollandalı olması, daha da genişletmek gerekirse yabancı olması.

    hiç şöyle böyle demeyin. türk insanının bir numaralı özelliğidir yabancı hayranlığı. hele ki ismi de böyle game of thrones karakteri edasındaysa sırf kulübede otursa tapacak bir sürü adam çıkar. sağlamasını mı yapmak istiyorsunuz? kendisiyle aynı, bire bir aynı icraatleri yapmış olsa kara kaşlı, kara gözlü orhan atik başımızda olsa bu kadar sevilir miydi sizce? koskocaman bir hayır.

    2 - ajax altyapısında çalışmış olması, sneijder'in altyapıda hocalığını yapması

    ajax altyapısı iyidir evet. dünya pazarına da birçok değerli futbolcu sunarlar. ancak dünya üzerinde hiçbir ülkede bizim kadar altyapı fetişisti taraftar bulamazsınız. adama de ki altyapıdan oyuncu mu çıkaralım yoksa 20 yaşında dünyanın en iyi futbolcusunu bedavaya mı getirelim altyapıdan çıkaralım der öyle bir kafa ( sorumlusu da fm'dir sonra detaylı konuşuruz). sneijder'i dünya futboluna kazandıran adam geyiğine gelince. jor değil de başka bir hoca da olsa emin olun sneijder o yetenekleriye sıyrılacaktı ve pazarlanacaktı recep çetin yeteneğindeydi de maradona çıkarmadı içinden yani tabii ki katkıları olmuştur saygımız sonsuz ama messi'nin altyapı antrenörünü getirelim o zaman en iyisi odur gibi bir kafa yanlış.

    3 - bey diyeceksiniz, zart diyeceksiniz, zort diyeceksiniz kafası

    daha önce defalarca yazdım. medya sektöründeyim ve bir insana yapılacak en büyük kötülük aşırı sahiplenmedir. sahiplenilmeye ihtiyacı var algısı oluşturur çünkü. bizim hiçbir şeyin ayarını tutturamayan taraftarlarımız ne yaptı peki? her şeyde olduğu gibi bokunu çıkardı. aferin aynen devam.

    4 - çöpleri temizledi

    kısmen doğru kısımları olsa da abartılı bir yorum bence. o gidenlerin çoğu hoca kim olsa zaten gidecekti yönetimin de isteğiyle. hatta emre çolak kesinlikle kalmalıydı bence. hatadır gönderilmesi.

    5 - bu kadroyla bu kadar kafası

    arkadaşlar yalnızca anamızın liginde mücadele ediyoruz ve bu lig için oldukça iyi bir kadromuz var. bursaspor (ki inanın rezalet bir kadroları var) 1 puan gerimizde o kadar itin g.tüne sokulan hamzaoğlu ile hem de. ya jor dediğiniz kadar iyi değil, ya da hamzaoğlu dediğiniz kadar kötü değil bu işte bir saçmalık var.

    6 - şöyle iyi çalıştırıyor, böyle iyi çalıştırıyor.

    yanlış bilmiyorsam 8. hafta oldu ligde ve takımın ne hücum organizasyonları, ne savunma organizasyonları, ne de kondisyonu iyi seviyede. hatta hepsi kötüye yakın bence. topa sahip oluyoruz diye övünülen şey kendi sahanda al ver yapmaksa selçuk neden bu kadar eleştiriliyor açıklayan olursa sevinirim.

    sadede gelecek olursak, şimdi terimspor diyen çıkar, hamzacı diyen çıkar ırkçı diyen çıkar, o tayfaya zaten bir şey anlatamazsın dar görüşlü insanlar çünkü. söylediklerimi zahmet verip okuyan, benimle aynı görüşte olmasa bile neden böyle demiş acaba diyip kafa yoran, hatta tezlerime karşılık anti-tezler üretip benimle adabıyla tartışan sevgili yazar arkadaşlarıma peşinen kucak dolusu sevgiler. başımın üstünde yerleri var.

    hocaya gelince; kredisi az bunun nedenlerini yukarıda açıkladım. pozitif bir yığın yanı var onu zaten hepimiz biliyoruz. arkasında galatasaray taraftarı, elinde de lig için cillop gibi kadrosu var. bu şansı (önemle belirtmeliyim ki galatasaray kendisi için şanstır, kendisi galatasaray için değil) iyi kullanırsa zaten her şey iyi olur. kullanamazsa da yollar ayrılır. bulunmaz hint kumaşı değildir yani sevelim, övelim ama abartmayalım adam 53 yaşında 34 falan değil ve çalıştırdığı en büyük kulüp biziz. başarılar hocam.
  • 764
    sahada net kötü futbol olmadıkça ben de hocaların kolay harcanmaması gerektiğini düşünüyorum. bence buradaki en önemli etken ivme. sahadaki futbol ve takım içi ilişkiler iyi yönde ivme kazanıyorsa o hocaya başarılı olamasa bile sabredilmeli diye düşünüyorum.

    mesela;eric gerets, mircea lucescu, fatih terim* benim içimde kalan uktelerdir. ''acaba devam etselerdi neler olurdu'' diye merak ederim hep. beşiktaş'ta tigana ve lucescu, fenerbahçe'de de zico merak edilir benzer şekilde.

    tabi şunu da belirtmek gerek. roberto mancini döneminde bir kısım taraftarın sırf istikrar olsun diye mancini'yi desteklediğini, bir sezon daha kalmasını istediğini hatırlıyorum. takım deplasmanda maç kazanamıyor ve her geçen gün daha da kötü futbol ortaya koyuyordu.

    rierkerink'teki en büyük tehlike taraftarın bu yanılgıyı yinelemesi olur. tıpkı mancini gibi sadece kulübede dursa bile sevilecek potansiyelde bir karakter kendisi.
  • 1646
    sarı saçı, mavi gözü, sempatikliği, efendiliği, hollandalı olması, ailesi, saflığı, temizliği umrumda bile değil. şu anda takımın başında iyi işler yapıyor ve desteğim bu yüzden. yarın saçmalarsa (uzun bir süreç boyunca yoksa bir kayıpla adam asmaktan bahsetmiyorum) şu anda kendisine aşk şiirleri yazan herkes desteğini lap diye çekecektir. ne sarı saçının önemi kalacak o zaman. ne mavi gözünün. o yüzden sen şu anda yaptığın gibi işini güzel yapmaya devam et hocam. seviliyorsun, arkandayız taraftar olarak. bize kazandır, sen de kazan mutlu mesut yaşayalım.
  • 2759
    ligin ilk yarısına baktığımızda bariz hataları sınırlıydı. bunların %90'ı oyuncu değişikliği üzerine diğer kalan kısmı da teknik, taktik yetersizliğine sayabiliriz. elindeki kısıtlı kadroyla bundan iyisini yapabilecek bir teknik direktör ben tanımıyorum. aynı koşullarda farklı bir hoca olsa üç aşağı beş yukarı aynı puanlarda bitirirdik diye düşünüyorum. kendisinin hücum anlayışı gayet iyidir. kanatlardan ortalarla forvet beslemek yerine elindeki pas yapan oyuncuları (bkz: sneijder, selçuk, tolga, de jong) ve dribbling yapan oyuncuları (bkz: bruma, yasin, sinan) kullanarak tiki-taka versiyonunu bir şekilde aktarmaya çalıştı. bunda podolski forvet başlayıp eren yedeğe geçince başarılı olmaya başladı. buna daha erken varabilse belki de evimizde kaybettiğimiz kritik maçlardan bir şekilde puan ve puanlar alabilirdik. * hücum açısından bazı zamanlar çok zorlandık ve ona rağmen bir şekilde bu takım kazanmasını bildi ki fatih terim'den sonra bunu bir tek hamza hocanın şampiyonluğunda görmüştük son olarak da bu sezon jor sayesinde görüyoruz. takım savunması halen ekside hoca da bunun farkındadır ama ilerideki oyuncular ne kadar yetenekliyse gerideki oyuncuların bazıları da o kadar futboldan bir haber veya kondisyonsuz veya ciddi anlamda yeteneksiz.. bunu da son maçlara doğru aşmaya başladık esasında serdar'ın stoper 2'lisine katılmasıyla birlikte. stoperleri bir şekilde hallettik diyelim sağ bek sorunu bu seferde göze çarpıyor. hocayı eleştireceğim tek nokta da burada işte. linnes bir maç sağ kanatta bomboş kalıp atakları üstüne üstüne yediğinde takımdan gram destek alamadığında anında diğer maç kesik yedi ve sabri oynamaya başladı. hoca işte bu konuda linnes'in hakkını yedi diye düşünüyorum. sabri'nin yapamadığı kademeler, kapamadığı toplar, yapamadığı basit ortalar ve yaptığı ortaların dağlara taşlara gitmesi.. bunlar bence yeterli nedenler ama bu kararın da arkasında riekerink hocanın olmadığını düşünüyorum. sabri'nin sözleşme durumu ve takımdaki itibarı ortada, biraz mecazi olacak ama kahrolsun içimizdeki dış mihraklar! demek yeridir.. velhasıl kelam, ilk yarı boyunca yaptığı önemli işler ve yapmak için uğraştığı önemli işler mevcuttu. şuan taraftarlar olarak kesinlikle hocaya destek çıkmalı ve teknik ekibin istediği oyuncuları alması konusunda yönetimi sıkıştırmalıyız.
App Store'dan indirin Google Play'den alın