resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 1926
    kendisi hakkında bir öngörüde bulunmaya yetecek süredir takımın başında bulunan hırvat hoca.hemen hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da ''bekleyip görelim'' pozisyonu alan arkadaşlara ise çok özeniyorum;hayatları boyunca hiç yanılmayacaklar,ne güzel.

    -birincisi hırslı bir adam,ama bu hırsın arkasındaki motivasyon büyük şeyler başarmak değil,oturduğu koltuğu korumak.sonuçta kendi jenerasyonundan arkadaşları önemli teknik direktörlük kariyerleri yaptılar,tudor için de galatasaray gibi saygın bir takımın başında olmak,boyunun ne kadar uzadığını göstermek için yeterli bir platform ama o kadar.kendisini başarıya götürecek radikal hamleler yapmak yerine,koltuğunu sağlama alacak tavizler veriyor.

    -ikincisi kompleksli bir adam.takımın başına gelir gelmez bruma'dan istediği reaksiyonu alamayınca 22 yaşında,özgüven sorunları olan bir oyuncaya kin tutması bunu kanıtlıyor.üstelik bruma'yı yola getirmek için panik hamleler yapması da kriz yönetiminde iyi olmadığı gösterir.

    -üçüncüsü taktik olarak esnek bir adam ama bunun altı ne kadar dolu emin değilim.beşiktaş maçında rakibi şaşırtmak için 3'lü savunma oynaması cesur bir hamle gibi gözükebilir ancak en büyük hücum silahı bruma'yı merkeze alıp kendi eliyle etkisizleştirmesi bu hamlenin arka planının çok dolu olmadığını gösteriyor,rakipten çok kendi takımını şaşırttı.

    sonuç olarak aralık ayını görebileceğini sanmıyorum,3-5 sene sonrada bir ortadoğu ya da orta asya milli takımlarından birinin başına geçer.
  • 1927
    bu nedir abi ya gerçekten ? ne çok propaganda yapmayı seviyoruz sözlük ahalisi olarak.

    belki yalan , belki de doğru lakin 5 milyon euro kazanan sneijder şuan için kulüpte kalması yanlış. evet ondan önce çöp adam dolu. lakin şu durumda duygusallık yapamayız bu takımın daha dinamik daha yeni bir revizyona ihtiyacı var.

    sneijder bende çok seviyorum bundan yana sorun yok. hocanın yeni sezon taktik dizilişine de uymayabilir başka bir durum da olabilir. bizim anlamamız gereken en büyük eksiklik takımın sorumlusu başı teknik direktördür arkadaşlar. hagi , popescu zamanında terimin olduğu gibi.

    evet önemli futbolcuların , liderlerin sahada yaptıkları çok önemli fakat eli sazına alıcak kişi tudor olmalıdır. bu takımda ki herhangi x oyuncunun eline geçerse düdüğü o öttürür ve iç savaş başlar. bu sözlerim şahsi olarak sneijder için değil. misal bruma belki çok büyük topçu olacak ama saha içinde o lakayt haraketleri direk teknik adamı hırpalar. teknik adam da o duruşu sergilemezse futbolcular ciddiye almaz. ne egoist topçular var dünya kulüplerinde bak bakayım onlar böyle davranabiliyor mu ?

    kısaca mevzu sneijder vs değil . bu kişi tudor olur başka teknik adam olur fakat söz sahibi o olur o olmalıdır.
  • 1929
    saçmalamaya başlayan hocamız. her şeye rağmen bende kendisine bekleyelim görelim mantığıyla yaklaştım fakat sneijder'i göndermek şu an ayağımıza sıkmak demektir. belhanda sneijder'in yaptıklarının yarısını bile yapacak durumda değil. kondisyon yükleme konusunda iyi bir hoca tudor ve bunu sneijder'in üstünde gösterip bir an önce eski formuna dönmesini sağlamalı, takımdan sneijder'i göndermek şu an için intihar demektir bizim için.yapma etme hoca.
  • 1930
    anlaşılan o ki kendisi terim ve mancini'den sonra en vizyonlu teknik direktörümüz.

    prandelli geldi, köyünden pandev ile dzemaili'yi getirdi. turşusunu bile kuramadık adamların.
    hamzaoğlu geldi, burak üzülmesin diye forvet aldırmadı. bilal falan geldi.
    denizli geldi, izlediği tek lig süper lig'ten donk'u aldırdı. patladı.
    riekerink geldi, köylüsü de jong ve garry'i takıma kattı. garry iş yapsa da de jong tam facia oldu.

    tudor'a bakıyoruz adam her milliyetten üst düzey oyuncularla ilgileniyor. aday listelerine bile çöp oyuncu sokmadığı belli. zaten sezon devam ederken de kadronun çok kalitesiz olduğunu ve bize yakışacak oyuncular alınması gerektiğini hep söyledi. juventus fenomeni olduğundan menajerlerle ve conte gibi teknik adamlarla da iyi bir iletişimi var. kendisi de vizyonlu bir insan olunca güzel transferler bizi bekliyor gibi.

    o değil de belhanda- sneijder- gomis ileri üçlüsü muazzam iş yapar.

    hasan kabze- hakan şükür- necati ateş- ümit karan dörtlüsünü aynı anda oynatan gerets efsanesinden sonra ilk defa böyle cesur taktik ve diziliş görüyorum. hadi be hoca, yap güzel güzel transferler, sistemini oturt ve şampiyon ol.
    sen kazanırsan galatasaray kazanır.
    galatasaray kazanırsa milyonlar mutlu olur.
  • 1931
    eğer sosyal medyada kendisi için denilenler doğruysa oluşturulan ön yargı bir tık kırılabilir. türkiye liginden futbolcu istememesi çok iyi bir şey bence. adam lige yeni gelmesine rağmen neyin ne olduğunu çözmüş durumda. listesindeki futbolcular da çöp diyebileceğimiz türden futbolcular değil. eleştirilmesine rağmen düz bir teknik adam olduğunu düşünmüyorum.

    ünal aysal bile mancini'ye istediği futbolcuları alamamıştı. yabancı sınırlamasının da etkisi vardı tabii. bu yönetim beceriksiz olmasına rağmen en azından tudor'un sistemine yakışacak futbolcuları alabilirse daha iyi bir takım izleyebiliriz gelecek sezon.
  • 1934
    azıcık rahat bırakılmasını istediğim hoca. ben daraldım artık her gün her gün geçirilmesinden. başlangıcı iyi olmadı ama ben galatasaray'ın mevcut takımıyla dünyadaki hocaların büyük kısmının zorlanacağından eminim. o yüzden takımın değişimini gördükten sonra yargılamak gerek. her fırsatta geçirmek için pusuda bekleyince, peşin hükümle saldırdıkça çekilmez oluyor burası gerçekten. "destekleyin" demiyorum ama en azından bir sessizlik içinde bekleyelim amk, çok mu zor.
  • 1935
    benim bildiğim kadarıyla adem büyük'ü ısrarla isteyen kendisiydi. fakat cenk ergün'ün taraftar tepkisinden çekindiği için transferi veto ettiği bir kaç hafta önce konuşulmuştu. şimdi kıytırık bir sosyal medya hesabındaki asılsız bir iddia ile, yine büyük övgülere mazhar olmaya başlanılmış.

    bu arkadaşlarımızın kısmetse eylül ayında bu entrylerini silmemlerini arzu etmekteyim.

    kendisinin adem büyük'ü istediğine dair haberlerin nereden çıktığını merak edip, kaynak isteyen arkadaşlara ithafen;

    http://www.goal.com/...C3%BCk%C3%BC-istiyor
    http://www.sabah.com.tr/.../tudor-ademi-istiyor
    https://twitter.com/...s/841561955718561792
    https://twitter.com/...s/841572568830267396

    umarım yeterli olmuştur.
  • 1936
    di'li geçmiş zaman ekinde en ufak bir kaynak belirtmeden iddalar ortaya atarken bir twitter kullanıcısının iddasını buraya taşıyanları küçümseyenleri başlığının altına toplamış teknik direktör. ulan yazmayacaktım da dayanamadım; insanların igor tudor ile ilgili duyumlarını "o aslında öyle değildi yaa o ara şöyle bişeyler konuşulmuştu" diye yerden yere vururken en ufak bir kaynak vs gösterilmemesi ve yine spekülatif argümanlarla cevap verilemesi gerçekten trajikomik.
  • 1938
    avrupa'nın bir çok liginden, onlarca oyuncuyu yakından takip eden ve bilen bir adam. her röportajında, her konuşmasında bunu vurguluyor ve verdiği örneklerden siz de anlıyorsunuz zaten.

    bir çok konuda eksiği vardır, fakat bu konuda hakkını yemek olmaz. transfer edilmesi gündemde olan isimlerden de bunu anlıyoruz zaten. resmi açıklamalar geldikçe, hakkını teslim etmeye başlarız.
  • 1941
    şimdi herkesin hayalinde bir galatasaray teknik direktörü profili vardır elbet. benim hayalimdeki teknik adam başarıya aç, vizyonlu, genç, agresif, teknik-taktik donanımlı ve gayet tabii başarılı bir profil. tudor'a bakıyorum,
    genç, başarıya aç, agresif, teknik-taktik donanımlı zira lippi eğitiminden geçmiş ve her şeyden önemlisi vizyonlu.
    bakın arkadaşlar vizyon çok önemli cidden.

    bu vizyon kelimesinin de içi son zamanlarda çok boşaltıldı o ayrı konu ama kısa haliyle geleceği düşünmektir vizyon. peki vizyon neden önemli?

    mancini manchester city'e gitti, büyük paralar harcadı kabul ama vizyonlu olduğu için çok doğru transferler yaptı ve
    hala onun kurduğu kadroyu kullanıyor city'e gelen teknik direktörler. yani ardında bir enkaz bırakmadığı gibi parlak bir gelecek bıraktı.
    başarılı oldu mu olmadı mı tartışılır ancak kulübe zarar vermediği, kulübün geleceğini bellemediği kesin.

    dönelim bakalım prandelli'ye. vizyonsuzluğu suratından akan bir adam açıkçası. italyan milli takımında bile enkaz bırakmayı başardı adam. zamanında fark etmemiştim ama o dönemin milli takımına öyle çöpleri doldurmuş ki şimdi dönüp baktığım zaman sadece yuh diyorum. galatasaray'da da keza aynı şekilde bitik bir kadro bıraktı. dinamik bir orta sahaya ihtiyacımız varken kağnı gibi dzemaili'yi istedi. diri bir forvete ihtiyacımız varken pandev'i önerdi. sonuç hüsran. vizyonu olmadığı için arkasında bitik, silik, işgörmez bir kadro bıraktı.

    hamzaoğlu. başarılı veya değil o ayrı konu ancak arkasında hiç hoş bir manzara bırakmadığı kesin. burak üzülmesin diye forvet aldırmamak ne lan! vizyonu çok dardı ve şampiyon da olsa uzun vadede zarar verdiği aşikar.

    nereye geleceğim, yani vizyonlu olursan şampiyon olamasan da geleceği temiz bırakırsın. tudor kaliteli ve uzun vadede götürecek oyunculara yönelmiş gibi duruyor. acerbi- maicon, imbula- kucka, belhanda, gomis, tete'nin alındığını düşünsek herhalde 2012-2013'ten sonraki en kaliteli kadromuz olacak. bunu da 30-40 milyon avro harcayarak değil denk gider- gelir ile yapıyor.

    tudor bu nedenlerle başarısız olsa dahi arkasında güzel ve potansiyelli bir kadro bırakacak.
    neden böyle bir hocaya sabretmeyelim ki?
    başka adamlar kuş mu konduracak bu vasat kadroya.

    adam temeli kendisi atıyor şu an. kaliteli kadro kurmayı şeref meselesi bellemiş gibi hareket ediyor. diyecekler ki transfer haberlerini özbek yönetimi pompalıyor. ee kardeşim, özbek kaç senedir var ama ben hiç böyle aklı selim bir transfer politikası işitmemiştim daha önce. çok uzağa gitmeyin geçen yaz tolga, serdar, eren, josue alındı ve bu isimlerin dışında kaliteli olarak sayabileceğimiz bir diarra vardı onu da beceremediler zaten. dursun pompalıyor olsa daha önce niye pompalamasın? çok net belli ki tudor'un transfer politikası akılcı ve mantıklı. geleceğe dönük, başarı getirebilecek bir politika.

    gayet modern bir mentalitesi var, kimlere kimlere şans verilmiş böyle potansiyelli teknik direktöre şans vermezsek hakikaten ayıbımız olur. hiçbir vasfı olmayan riekerink'e bile hepimiz tam destek vermiştik yahu! riekerink kim agalar da tudor'dan daha fazla şansı hak etsin?

    tudor iyidir, şansı hak ediyor. ha başarısız olur gönderilir bu çok net.
    söyleyebileceğim tek şey bu adamın bir şansı hak ettiği.
    taraftardan isteğim geçen sene riekerink'e verilen desteğin yüzde altmışını bu adama versinler yeter.
  • 1942
    sene ortasında kendi kurmadığı, kalite olarak kötü olduğuna birçoğumuzun hemfikir olduğu ve kötü bir mühendislikle kurulmuş kadronun başına geldi. hakkında birçok platformda söylenmeyen şey kalmadı. ondan beden eğitimi öğretmeni bile olmayacağı söylendi.

    sonra ısrarla birkaç türk futbolcuyu istediği söylendi ardından vizyonuyla ilgili söylemler havada uçuştu. sonra bir baktık ki türkiyeden futbolcu alma konusunda kesin olarak veto kararının olduğu yazılmaya başlandı bu sefer de takımda illa ki hırvat oyuncu olsun diye direttiği yazılmaya başlandı.

    ilk mevzudan başlayacak olursak geçen sezonki kadronun başına kim gelirse gelsin zaten başarılı olamazdı. öylesine kötü ve kalitesiz malzeme vardı çünkü. kağıt üzerinde yerleştirdiğimiz şekilde kadro kurmuyor diye çok eleştirildi. halbuki kendi düşüncesine ve kafasında kurduğu oyun tarzına göre tabi ki bir düzen oturtmaya çalışmalıydı ama bu kabul edilmesi. sneijder'i oyundan alınca veya kesince çok eleştirildi ama belki de o an alınması gerektiği hiç düşünülmedi. bunlar da beraberinde felaket geliyor eleştirilerini getirdi.

    gelelim 2. mevzuya. şunu istiyor bunu istiyor dendi de hani ortada bir şey var mı? adam 2-3 gün sonra sezonu açacak ama daha ortada iyisi veya kötüsüyle malzeme bile yok. bu konuda da mı o suçlu?

    istediği (?) oyuncular bir alınsın, yaz kampını bir geçirsin ondan sonra bir bakalım neler yapacak. bakıyorum şimdi transfer mevzuları konuşulurkrn 3'lü defansa göre kadrolar kuruluyor ona göre futbolcu transfer seçenekleri yazılıyor. çoğu kişi adamın aklında farklı bir kurgu olduğunu biliyor belki de bu yüzden eldeki malzemeyle başarı sağlayamadı. bir bakalım hele gençler, transferlerini yapsın oyun şablonunu oturtsun sonra olmazsa bir okula beden eğitimi öğretmeni diye gönderirsiniz.
  • 1944
    2011-12 sezonu şampiyongalatasaray 77 puan
    2012-13 sezonu şampiyon galatasaray 71 puan
    2013-14 sezonu şampiyon f.bahçe 74 puan
    2014-15 sezonu şampiyon galatasaray 77 puan
    2015-16 sezonu şampiyon beşiktaş 79 puan
    2016-17 sezonu şampiyon beşiktaş 77 puan

    eğer bahsedildiği gibi tudor ve galatasaray 75 puanın yakınlarında gezerse biz takımı bir şekilde şampiyon yaparız zaten.
    taraftar gözüyle 75 puana başarılı sayılmalı demek, önümüzdeki sezon başarı için en az 80 puan bekleniyor anlamına geliyor. beyler bu çok da kolay bir şey değil.
    75 puan başarılı değil, şampiyonlugun habercisi demektir son 5 sezona bakıldığında.
  • 1945
    özellikle dursun'un kalemşör'ü ali naci küçük'ün beyanatlarına bakarak 17/18 sezonu için kafasındaki 11'in ve oyun şablonunun şu şekilde olduğunu düşündüğüm teknik direktör:

    ---------------------------------------------------muslera----------------------------------------------------------------

    ------------------------------serdar---------------semih-----------acerbi (maicon)------------------------------------

    ----yasin------------------------selçuk---------------------imbula (vainqueur)----------------------------linnes----

    --------------------------------------------------belhanda----------------------------------------------------------------

    ----------------------------------sinan------------------------gomis------------------------------------------------------

    yine en az 5 yerli ile yasin, selçuk ve semih'in temel oluşturduğu bir 11 izleyeceğimizden şüphem yok.

    ekleme:

    adaletsiz, rijit ve çıkarcı bir insanın başarılı olmak imkanı yok. kusura bakmayın. bunu 10 maçta göremediyseniz sorun sizde olabilir.
  • 1948
    sezon başı kampı geçirmesine rağmen at finke * taktiğiyle ve 60 dk.dan sonra dili dışarıya çıkan takımıyla jan olde riekerink bile bu kadar eleştirilmedi be kardeşim.

    bırakın bir sezon başı kampı geçirsin, kendi istediği kadroyla bir lige başlasın sonra karar verin. hadi diyelim başarısız oldu (bende başarılı olacağını düşünenlerdenim) hiçbir şey yapmasa da yeni gelen teknik direktöre tabanca gibi takım bırakacağına eleştirenler dahil herkes hemfikirdir. hani hamza hamzaoğlu prandelli'nin ekmeğini yemişti ya bir başkası da tudor'un ekmeğini yer en azından.
App Store'dan indirin Google Play'den alın