resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:Tottenham
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 1603
    karabük'ten sorunlu ayrıldı, insanların ahını aldık. yuva yıkanın yuvası olmaz derler, bu düsturdan yola çıkarak ilk anlaştığımız zaman dahi başarısız olacağına inanıyordum. herhangi bir sportif gerekçem de yoktu bunu söylerken, hatta pek çok yönden, gerek karabük'e oynattığı pozitif futbol gerekse de riekerink'de göremediğimiz o saha kenarındaki heyecan ve aktiflik sebebiyle o dönem için heyecan verici bir isim gibi duruyordu.

    kendisi yaptığı yanlış üstüne yanlış ile o baştaki heyecan vericiliği de bir anda ızdıraba çevirmeyi başardı zaten. ne demiştik? yuva yıkanın yuvası olmaz.
  • 1604
    bruma'yı hiçbi şey yokken oyundan çıkarması hocalık egosunun galatasaray'ın kazanmasından daha önemli olduğunu gösterir bu bile başlı başına kovulmasına nedendir. hocalığı hakkındaki asıl acınası olan gösterge, eren derdiyok'u 7. dakikada ısınmaya göndertip 70 küsürde oyuna alması. yedeklerin devre arası ısındığını da hesaba kattığımızda bir oyuncuyu yetmiş dakika ısındırmak hangi taktiğe ve planlamaya uygundur? jor'u harcayanların, bu çapsızı teknik direktör diye başımıza koyanların derhal istafa etmesi lazım gelir.
  • 1606
    bence 1 gram sucu olmayan hocadir.

    saygi yoksa basari olmaz, bruma belli ki sene sonu diye menajeri baglamis ipnelik yapiyor.

    adam acikca ben 1 gözümü kapiyorum hatta bu takima 2 gözümü de kapiyorum ama bana saygisizlik yapma diyor, 30 milyon taraftar galibiyet beklerken 20 dk boyunca hocasini sallamayan oyuncu, 1 ay sonra baska takima gidince millet anlayacak gercegi.

    bunun aynisini sneijder'e yapabilir mi diyenler var, kardesim adamin derdi kelle almak degil ama üstüne giderseniz sneijder'i de almaz bruma'ya da.

    oyuncu degistirmeyi bilmedigini dusunuyorum taktik olarak zayif biri olabilir ama oyuncularla takisma konusunda hakli bence.
  • 1607
    geldiğinden beri takım top oynamıyor. tamam iyi değildik ama ilk dönem kaybedilen maçlarda bile bir oyun ortaya koyuyordu takım.
    tek yaptığı sniejder'ı ve bruma'yı küstürmek oldu. güya disipline önem veriyor.
    başakşehir'le olan kupa maçına kadar gayet iyi bir sneijder vardı. sakatlandı tamam ama iyileşince bile sebepsiz yere kesti adamı bu dangalak.
    gitmemesini istememin tek nedeni dursun deyusu bunu yollarsa taraftarın gazı alınmış olucak ve yine yeni bir süreç. hep aynı terane.
    yeter yav yeter böyle sus pus mu olucak koca galatasaray taraftarı. ya da ultraslan işte. sucukçulardan izinsiz bir şey de yapılmıyor heralde.
  • 1611
    takımın başına öyle bir geçiş yaptı ki simeone gelse yapmaya elinin gitmeyeceği şeyler denedi. gereksiz artisliği de sonunu hazırladı ve sona da gelindi. muhtemelen veda için sezonun tamamlanması bekleniyor. açıkçası kendisi için bir sene daha bekleyelim diyecek bir durum göremiyorum. ibrahimovic'i getirsen koşmuyor diye keser bu herif.

    (bkz: kel)
  • 1612
    hz sneijder takır takır uçanı kaçanı affetmiyorken aniden onu küstüren ve bizleri şampiyonluktan eden teknik adam.

    taraftarın tüm itirazlarına rağmen aniden bir gece operasyonuyla takımın başına geçen yetersiz spor adamı.

    riekerink sayesinde fiziken çok üst bir seviyeye yükselmiş takımı sahada yürüyemez hale getiren çapsız.

    kısaca dursun'un son kurbanı.
  • 1613
    bu entry tarihi ile galatasaray ile ligde ciktigi maclarda 4 galibiyeti var bunlardan 2'si son dk golleri ile gelmis galibiyetler. onlari da kazanamasa bu sene kume duser diye dalga gecilen trabzon'un da altinda kalacak. e hocam geriye 5 maglubiyet 1 beraberlik kaliyor. hala diyorsun ki "galatasaray'in sorunu hoca degil"

    sampiyonlar ligine gitmeyi ve sampiyonluk sansini da kaybettik. muhtemelen avrupa ligini de kaybedecegiz. yedek kulubesine hoca koyma futbolcular kendi ciksin oynasin yine bundan kötu olmazdi.
  • 1614
    tudordan bir halt olmaz.. riekerink bile bundan daha iyidir.

    tudora kızamam sonuçta o da büyük takımda hoca olmak istiyor başarı istiyor ancak yetersiz gibi gözküyor yapacak bir şey yok 1 seneyi daha telef edemeyiz marka değeri real madrid gibi takımlar ile top 20 de olduğu günlerden şimdi belki top 50de bile değiliz. sportif başarı yoksa o tudor saha kenarından bağırmış küfür etmiş bilmem ne geçiniz.
  • 1615
    dünkü maç özelinde yazıyorum;

    takım şu an riekerink döneminden fiziksel olarak ve mücadele anlamında daha iyi durumda. birincisi kaybedilen top sonrası neredeyse herkes topu kazanmak için ciddi bir efor sarfediyor, dün 10 kişi kalana kadar yer yer 2'li 3'lü baskılar da gördük. bu benim çok hoşuma gitti. kasımpaşa hiçbir şey oynamadan ahmet çalık denilen vasat oyuncunun hatasıyla 1-0 öne geçti. buna rağmen tolga atılana kadar 4 tane önemli pozisyonumuz var, hiçbirini değerlendiremedik.

    hakem olacak özgür yankaya isimli şeref yoksunu dün bariz bir şekilde galatasaray'ı katletmiştir. birincisi tolga'nın ilk sarı kartı; faulle uzaktan yakından alakası yok. tolga topa dokunuyor, topa! topa dokunduktan sonra o durumda ayağını kontrol edemez, haliyle rakibe de vuruyor ama kesinlikle bilinçli bir eylem değil. faul olup olmadığı bile tartışılır. hadi faulü verdi diyelim, sarı kartla uzaktan yakından alakası yok! tolga da buna itiraz etti zaten ama dediğim gibi dün takımı katletmeye gelmiş bir terörist vardı sahada. tolga'ya şurada da faul yaptın diye işaret yaptı, oysa tolga'nın ilk faulüydü. tolga'nın maç sırasında sadece 2 faulü olduğunu ve hayatında ilk kez kırmızı kart gördüğünü de ekleyeyim. düşünün nasıl bir şerefsiz vardı sahada.

    ikincisi; penaltı pozisyonu. dakika 62, 1-0 gerideyiz, 11'e 10 oynuyoruz. yüzde 1 milyonluk penaltımızı göz göre göre vermiyor! penaltıyı vermediği gibi; dönen topta da kalemizde 2. golü görüyoruz. işte bir hakem bir maçı bir taraftan diğer tarafa ancak bu şekilde verebilir. emek hırsızlığı budur ama başımızda galatasaray tarihinin en rezil en kepaze yönetimi olunca düşene vuran çok oluyor haliyle. bir gecede ali aydın'a düdük astıran, düne kadar en kötü başkan olarak değerlendirdiğimiz özhan canaydın'ı bile özletti bu adam bize.

    bu sözlükte geldiği andan beri bruma'yı; koşulsuz-şartsız yeteneğine inanan biri olarak savunan birkaç yazardan biriyim. beni yanıltmadı, onu çok seviyorum ama dün hocasına saygısızlık yaptığı söyleniyor. bunu söyleyenler takımın hocası ve idari menejeri. dün maç sırasında bruma'yı almak delilik diye yazmıştım ama konu saygısızlık ise tudor haklı. sezar'ın hakkı sezar'a ya da yiğidi öldür hakkını ver. muhtemelen çocuk takımdan etkileniyor zira dingo'nun ahırı gibi şu an. yedikleri teknik adamın haddi hesabı yok. inanılmaz bir otorite boşluğu var. yarından tez yok en az 6-7 oyuncunun kadro dışı bırakılması lazım ama yok işte. yok öyle bir idare.

    dün maç başlığında da yazdım; takımda büyük bir kalite eksikliği var. hakeza otorite de öyle. bu adam kendi çapında bir otorite kurmaya çalışıyor ama yetmiyor. herifler öyle bir yeniçeri sistemi kurmuşlar ki; bir galibiyette hemen basına biz böyle oynamak istiyoruz diye pişkin pişkin açıklama yapabiliyorlar. götünüz yiyorsa avrupa'da bir takımda yapın bu hareketi ya da galatasaray'da taşşaklı bir otorite olduğunda.

    kimse kusura bakmasın, tudor'un hataları var ama kulüp içerisinde şu durumda olmamızın asıl sebepleri; oyuncu kadrosundaki büyük kalite eksikliği, korkunç otorite boşluğu ve rezil yönetimdir.
  • 1617
    hoca dediğin takımı yönetecek kardeşim, çocuk oyuncağı mı bu 18.dakikada trip yapıyorsun diye takımın en önemli futbolcusunu oyundan alacaksın?

    yönetemiyorsan yapma hocalık, bu kadar basit.

    tabii taraftarda da suç var, karabük'te iki galibiyet aldı diye adamı conte ilan ettiler, üçlü savunma oynatan herkes conte zaten arkadaş.

    bu adamın galatasaray'ı yönetebilmesi için en az 10-15 seneye ihtiyacı var, önce gitsin bir yerlerde kendini kanıtlasın.
  • 1618
    ya arkadaş hala daha "takım şöyleydi, takım böyleydi" deniyor. hatta "tudor'a komplo" diyenler bile var. arkadaşlar aklınızı evde mi bıraktınız?

    bu adam geldiğinde bjknin 5 puan arkasındaydık yahu. mıymıy futbol vardı, dengesiz sonuçlar vardı, koşmayan bir takım vardı ama ortada bir de gerçekler vardı.

    şimdi durum ne? 20 puan olacak fark neredeyse. insaf. hala daha savunanları gördükçe aklımı kaçıracak gibi oluyorum.

    elbette takımın tek sorunu kendisi değil. ama sorunlarından bir tanesi. kimsenin derdi bu sezon filan değil. görünen köy kılavuz istemez. seneye bu adamla başlamak intihardır. bunu 2 kez yaptık. sonuçları ortada.

    neyse, yine yaşayarak tecrübe etmek gerekecek gibi görünüyor. ders almıyoruz çünkü.
  • 1622
    kendisini savunanlar aslında çelişkiye düşüyorlar farkında değiller. bende kendisinden bir parça umutluydum da 1-2 haftada gösterdi çürük olduğunu.

    tudor geldiğinde liderin 5 puan gerisindeydik. 10 küsür hafta varken şampiyonluk şansın var mı ? inansan da inanmasan da var. hele 2.lik şansın daha çok.

    bu adam geldi ağır çalıştırmaya başladı bir sürü sakatlık oldu. ne dedik sezon ortasında bu kadar yüklenilmez diye. böyle diyenleri ofsaytladı bu sözlüktekiler.

    bu adamı savunanların argümanı "kendi takımını kurmadı" ee madem öyle kendi takımını kurmadıysa bu takımın bir düzeni vardı ona göre oynatsaydı ya.

    gelir gelmez oyuncuları küstürdü, sakatladı, saha içinde saçma sapan taktikler denedi sonuç bu.

    şampiyonluk şansı olan takımı avrupa kupalarına gidemeyecek hale getirdi.
  • 1623
    kendisindeki cesaret galatasaray'ın teknik direktörü olması için son derece uygundur. taktik bilgisinin de benim diyen hocalardan daha iyi olduğunu düşünüyorum. dün çıkıp basın toplantısında esip gürlemesi umarım dursun'un desteği sayesinde olmuştur. zira galatasaray tarihinde çok az teknik direktör vardır ki çıkıp bir basın toplantısında açık açık durumu böylesine net anlatmıştır. galatasaray yönetimi berbat bir yönetimdir ama en azından şu adamın arkasında dursunlar da adam gibi bir hareket sergilemiş olurlar. yoksa daha tudor gibi çooook hoca yer bu takım. ama tudor gibi cesurunu bulabilirler mi? çok zor.
  • 1625
    oyuncu yönetimi olmadığı söylenen hırvat teknik direktör. hayır arkadaşlar, bu adamın oyuncu yönetimi gayet iyi. anlaşılmayan durum şu ki, kadrodaki futbolcular ortamı öyle bir ele geçirmiş ki, kralı gelse kovdururlar şu anda. bu duruma şu anda ancak fatih terim engel olabilir o da galatasaray'ın divan üyesi olduğu, camianın önemli figürlerinden bir olduğu bilindiği için. o futbolcuların götü yemez terim'e bir şey yapabilmeye. ama çare tabi ki bu değildir, olmamalıdır. mevcut yönetim şu ana kadar yapmadığını yapsın da bu virüsler temizlensin. ben fatih terim'i geri istemiyorum, gitsin tüpçüsüyle öpüşsün koklaşsın, uzak dursun bizden. ama ister taraftar olsun ister kongre üyesi, her galatasaraylı bilsin ki, bu oyuncu grubu dağıtılmadan jose mourinho gelse bizden bir bok olmaz. o yüzden gün bu adamın arkasında sağlam şekilde durma günüdür. önce şu virüsler temzilensin, ondan sonra hocalığına bakarız iyi mi kötü mü diye.
App Store'dan indirin Google Play'den alın