resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 853
    kendisinden ofansif ama sahaya güzel dağılan, kaymaları yerinde gerçekleştiren, hücum oyuncularıyla iyi savunma yapabileceğimiz bir 3-4-3 veya 3-5-2 dizilimi beklentim var. şöyle ki:
    hakan'sız üçlü stoper... selçuksuz, tek ön liberolu ve sneijder'li orta saha... sabri'siz bir kanat rotasyonu. artık kim olursa, fark etmez, bir forvet hattı...

    beklentim gerçekleşir mi, orasını bilmiyorum.

    böyle bir, üçlü defans hattı beklentisi neden oluştu, onu da pek kestirdiğim söylenemez. igor tudor deyince aklıma hemen üçlü defans hattı geliyor. algı çok acayip bi' şey.

    gelgelelim, oyuncu tercihlerine... bu konuda hocaya pek karışmak, sözünün üstüne söz söylemek istemesem, hocanın takdirine bırakmış olsam da, takımda artık görmekten gına gelen, takımımda görmek istemediğim adamların oynamasından bıktım. kimleri tercih etmesi gerektiğini söylemek yerine, kimleri tercih etmemesini dillendirmeyi tercih ederim. şimdilik kimlerin oynamamasını istediğime gelirsek, kesinlikle selçuk, herhalde sabri, ne kadar sevsem de artık teşekkür edilmesi gereken hantal hakan... bunların ardında da oyun stilini hiç sevmediğim yasin ve el bombası semih gelir. ama şu durumda bu iki isme nötr kalabiliyorum.

    bizim lige iki ön liberonun fazla olmasından sebep, hele de jong ve tolga gibi iki adamın çok fazla geleceğinden, sahada bu ikiliden sadece biri olmalı.
    gönlümden geçen 11 ise şöyle;

    ----------------muslera--------------
    ahmet -------- ched -------- semih
    ------de jong veya tolga ciğerci----
    linnes-----------------------carole veya rodrigues
    --------------sneijder-----------------
    poldi---------eren--------bruma-----

    bu oyuncu grubuna savunma yaptırsın yeter, golü buluruz sanki. belki de bulamayız, bu benim hüsnü kuruntumdur.

    yine de hocanın iki maçtaki oyuncu tercihlerini göz önüne alırsak, hocanın, linnes yerine yasin, eren yerine selçuk, ahmet yerine hakan tercihlerini yapacağı bir 3-5-2 görme olasılığı daha yüksek gibi.

    bu sezonun yani 2016/17 sezonunun geri kalanında, yeni heyecanım, hocanın bir sistem oturtup oturtamayacağı, artık illallah ettiğimiz oyuncular yallah deyip diyemeyeceğini/demeyeceğini görmek oldu. ama gerçekten hocanın, ya herro ya merrolu bir kadroyla sahaya çıkmasını ve takımdaki herkesin it gibi koşup koşmayacağını merakla bekliyorum.
  • 856
    beşiktaş maçındaki haklı penaltımız verilse bugün belki bu adam hakkında daha olumlu konuşulurdu. ben tudor'a şans verilmesinden yanayım. turkiye'de futbol iklimi kötü dolayısıyla bu iklimde olan herşey negatif etkileniyor. modern futbol genç , dinamik hocalara geçiş yapıyor. bu takima orta saha ve forvet takviyesi yapıldığında gelecek yıl şampiyonluğun en büyük adayı oluruz. riekerink 90 dakika bekliyordu değişiklikler için tudor kim düşüyorsa oyundan beklemeden değişikliğini yapıyor.
  • 857
    geldiği takım yani galatasaray son 2-3 yılda toplasan 5 tane organize atakla gol atamamış, bu sene zayıf güçlü demeden her takımdan gol yiyen bir ekip. yani ne atak ne savunma yapabiliyoruz. her teknik adamın yapacağı gibi ilk iş savunmayı düzeltmeye çalışmak oldu.geleli 2 hafta olmasına rağmen bence 27 02 2017 galatasaray beşiktaş maçında savunma gözle görülür bir biçimde toparlandı.sıra işin atak kısmına da gelecektir. oynattığı 3-5-2 türevleri daha önce bizde bunu deneyen italyanlardan daha başarılı idi.ben şahsen başarılı olabileceğini düşünüyorum.devre arasında takıma gelseydi işler daha farklı olabilirdi.
    oyuncu tercihleri ve değişiklikleri biraz sorunlu gibi.sanırım bu da tecrübesiz teknik direktörlerin ortak noktası. aynısı riekerinkte de vardı.
  • 859
    fiziği futbolu kaldırmayıp yılda milyonlarca euro para kazanan adamları keşke idman yaptırarak değil sopayla döve döve sakatlasa dediğim adam. futbol artık bir fizik oyunu. sadece yetenekle bir yere varamayız ki takım yetenekli de değil anasını satayım. büyük ihtimal futbolcular şikayet eder sene sonu kovarız. sonra avrupa maçlarında rakip takım omuz koya koya top oynatmaz takımımıza.
  • 865
    orta saha ve santrafor hattının yavaşlığını ve bu yavaşlığın sezon başından beri takımı baltaladığını hele ki igor tudor'un sisteminde sıçıp batıracağını defalarca yazdım zaten. aynı şeylere değinmeye gerek yok.

    benim en büyük korkum tudor'dan yana değil. bizim yönetimdeki boş herifler kafasının dikine gidip oyuncu getiriyorlar, ucuza yararlı olabilecek bütük scout önerilerini reddediyorlar. yazın bu takımın değişmesi için tudor ve scout ekibinin ortak çalışması gerek ki bu çalışmanın sonucunu yönetim yine kafasının dikine giderek mahvedebilir. araziler de kelepire satılmışken artık başarısızlık şansımız yok. o yüzden yönetimi bir şekilde istifaya zorlamalıyız. bu yönetimle hiçbir şey olmayacağı apaçık.
  • 868
    kendisi gelmeden önce şampiyonluk şansımız az da olsa vardı. puan farkı 5 ti. ancak kendisi geldiginden sonra puan farkı 10 oldu. muhtemelen antalyaspor* maçını da kaybedeceğiz ve puan farkı 13 olacak. yani kısaca gelmeden önce şampiyonluk şansı olan galatasaray muhtemelen bu sezon avrupaya bile gidemeyecek. tamam zamana ihtiyacı var diyoruz ancak sen üst üste 2 maç kaybedersen kredini tüketmiş olursun. geldiği ilk zamandan beri söyledim. bu sezon başarısız olur ve sezon sonunda kovulur diye. dediklerim maalesef çıkacak. kaybeden yine galatasaray olacak.
  • 869
    matematiksel olarak bu yıl çok şans geldi kabul ama galatasaray bu sene asla şampiyon görüntüsü vermedi sahada. yavaş, kopuk, dağınıktık ve bireysellikle sonuca gittik. tudor'u bu yüzden çok eleştiremiyorum. ben florya'nın futbolcuların sefa sürdüğü değil, idman sahasında acı çektikleri yer olmasını istiyorum. sahada rakiplere başka türlü üstünlük kuramayız. tudor da bu anlayışta olduğu için destekliyorum. kafasındaki kadro ve düzen kurulduğunda, ofansta da daha etkili bir takım izleriz.
  • 871
    kendisi gelmeden önce evet şampiyonluk şansımız vardı ama son hafta öyle bir yıkım yaşadık ki lig orada bitti aslında bizim için. herkes puan kaybetmiş beşiktaş, başakşehir, fener bir kazansak öyle bie havaya gireceğiz ki belki de şampiyonluk gelecekti.

    tribünler tekrar doluya yakın. taraftar görevini yapmış peki takım ne yaptı? 80 dakika hiçbirşey yapmadı. hayatının futbolunu oynaması gereken sahadaki ruhsuzlar bir çuval inciri berbat etti. yani o gün bizim için şampiyonluk gitti, riekerink kalsaydı da hiçbirşey değişmeyecekti.
  • 872
    yapmayın gözünüzü seveyim. yani bu kadar mantık dışı savunmayın bu adamı ya.

    martın ortasına gelmişiz, helal olsun kondisyon yüklüyor, koşamayan, adelesi atan siktirsin gitsin. bu mudur yani?

    aynı muhabbet luce'ye yapılmıştı büyük galatasaray taraftarı tarafından. 35 yaşındaki hagi ve forvette jardelle bu takım neden koşmuyor muhabbeti vardı. ulan iki kişi götünü kaldıracak adamlar değil, nasıl koşsun 96 yılındaki galatasaray gibi?

    şimdi de forvette poldi ve ortada sneijder var. bu oyuncularla bu saatte 90 dakika pres yapamazsın. yapmaya kalkarsan bütün enerjini ilk yarı harcar ikinci yarı götünü kaldıramazsın. sneijderden bu saatte box to box performansı alamazsın.

    işin özeti bu, elindekine göre kurgu yaparsın. kimse takımı bu şekilde görmek istemiyor. ama bu rasyonel olmamayı gerektirmez. tudor da bu kafayla giderse jor'dan çok daha kötü performans gösterecek. bunu görmek için bakma yeterli.

    olması gereken sene sonunda önce yönetimin, sonra futbol şubesinin, sonra da futbol aklının değişerek buna göre takımın yeniden şekillenmesi. bunun olabilme ihtimali var mı? önemli olan bunun mücadelesinin verilmesi. yoksa levent yine toplar takıma 3-5 çöp, alınır komisyonlar olan yine bize olur.

    bu kadroyla, bu yönetimle, bu çakallar sürüsüyle, bu yeniçerilerle değil terim,luce mou gelse bir şey değişmez, değişmeyecek.
  • 874
    çok üzgünüm ama "oyuncuları çok zorluyor" kafası ortadoğu kafasıdır.
    zorluyor dedikleri de interval+biraz fazladan kas çalışması!
    15-35 yaş aralığında olup, futboldan korkunç paralar kazanıp, galatasaray gibi bir kulüpte forma giyme şansı bulup, "ben profesyonel futbolcuyum; mesleğim bu" demeyi her sözleşme yenileme döneminde ağzından düşürmeyenler bir zahmet günde fazladan 5-10 km koşuversin, iki halter fazladan kaldırıversin.
    taktiklerini, futbola bakışını beğenmeyebilirsiniz, kariyeri size yeterli gelmeyebilir; hepsini oturur tartışırız, haklı olduğunuz yerler de olabilir, ben peşin hükümlü bir insan değilim ama "futbolcuları fazla zorluyormuş" kafasını kabul etmem olanaksız ne yazık ki.
    "futbolcuları çok zorluyor" diye bir cümle kursam herhalde bir "napıyorum lan ben?" derdim kendime!
    hocanın kim olduğundan bağımsız söylüyorum bunu ayrıca.
    hagi futbolu "antremanlarda yüzde yüzümü veremeyeceksem profesyonel futbola devam edemem" diyerek futbolu bıraktı ki alex gibi "yeteneğim yeter" diyerek madara olmak istemedi.
    gheorghe hagi'den bahsediyorum.
    "futbolcuları fazla zorluyormuş" :)
    kıyamam :)
App Store'dan indirin Google Play'den alın