resim
Igor Tudor
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:47
Uyruk:Hırvatistan
  • 6853
    kim galatasarayımız için bir çöp tanesi kadar bile fayda sağladıysa benim gözümde kıymetlidir ve kimseye yedirmem.
    görevde olduğu sürece sonuna kadar destek olurum, görevden ayrıldıysa da asla başarısız olmasını istemem.
    tabiki eleştiri belirli bir üslupla yapıldığında çok faydalı ve gelişim için gerekli.
    ben kendisini iyi hatırlayacağım ve başarılı olmasını isteyeceğim.
  • 6855
    maicon'u aldırmak yerine donk'u stopere monte etseydi, belhanda'yı aldırmak yerine sneijder'i takımda tutsaydı keşke diye düşünürüm. nasıl bir hikaye çıkardı acaba? 20 milyon cepte kalır uefa'dan ceza almazdık. sneijder, bülent uygunla çalışmak zorunda kalmaz ve depresyona girmezdi. o gitmediği ve belhanda gelmediği için de biz depresyona girmezdik. donk'un heybeti ve rahatlığı çakalları ürküteceği için derbilerde psikolojik ibreyi tersine çevirebilirdik.
  • 6856
    tudor teknik direktörlük meziyetleri bakımından pek değil de, problem tespiti ve çözüm üretimi yönleriyle beğendiğim bir adamdı. galatasaray futbol takımının 2017'de ameliyat edilmesi gerekiyordu ve maliyetlerden bağımsız olarak (maliyetler tudor'un konusu değil) ameliyatı doğru gerçekleştirdiğini düşünüyorum. takımı hızlı bir şekilde ve radikal olarak değiştirmek şarttı, geç bile kalınmıştı. bu da daha fazla tereddüt gösterilmeden yapıldı.

    ryan donk ve wesley sneijder konusunda tudor'a yönelik eleştiri yapılmasını doğru bulmuyorum. donk, 2015-2016 sezonu biterken galatasaray taraftarının nefret ettiği bir futbolcuydu. mayıs 2016'da beşiktaş maçında ıslıklanmıştı. donk tudor'la değil, fatih terim gibi bir teknik direktörle yüksek verim alınabilecek bir futbolcuydu. tudor 2017'de donk'a şans vermeye kalksa tepki çeker; donk'ta saha içi performansıyla şimşekleri üzerine çekerdi. kaldı ki ryan donk fatih terim döneminde stoper olarak değil, fernando ile beraber ikili orta saha oynadığı dönemde taraftarın beğenisini ve sevgisini kazandı. donk 6, fernando 8 numaraymış gibi oynadı ve bu sayede başakşehir ve beşiktaş maçlarında rakipleri orta alanda ezdik. özellikle 2018'de. tudor'a dönmek gerekirse, tudor'un haziran 2017'de 2016'dan veya 2015'den kalan futbolcularla işi yoktu. harcayacak veya onlarla uğraşacak vakti de, niyeti de yoktu. tudor cerrahlık yapmak istedi kadroda ve bunu da iyi bir şekilde yaptı.

    sneijder konusuna gelince. tudor'un galatasaray'da verdiği en doğru karar, ciddi olarak kalınlaşmış/hantallaşmış 33 yaşındaki sneijder'i gönderip, 27 yaşındaki belhanda'yı transfer ettirmekti. belhanda'nın özellikle 2017-2018 sezonu performansı türkiye standartlarında modern bir iki yönlü orta oyuncusu performansıydı. tudor'un veya bir başkasının sisteminde sneijder'in galatasaray'a verebileceği bir şey kalmamıştı. hizmetini tamamlamıştı. şampiyonluğa oynayacak dinamik bir kadronun içerisinde son derece ağır ve fizik kalitesi düşük sneijder'e yer olamazdı. bu konunun saha içi kısmı. konunun unutulan bir de saha dışı kısmı var. sneijder, biraz da o dönemki dursun özbek yönetiminin gösterdiği zaafiyet sebebiyle, galatasaray'ın hem futbolcusu hem futbol aklı haline gelmişti. direkt veya menejeri guido albers aracılığıyla indirekt olarak basın yoluyla eleştirmediği, mesaj göndermediği galatasaray teknik direktörü kalmamıştı. prandelli, hamzaoğlu, denizli vs. bunların hepsi sneijder'in tabiri caizse gazabına uğradılar. her ne kadar aksi iddia edilse de, 2016-2017 sezonuna riekerink ile başlanması kararının arkasında sneijder vardı. alim olmaya gerek yok. sneijder'in tavsiyesiyle mustafa denizli döneminde altyapının başına getirildi, yine sneijder'in isteğiyle de daha sonra a takıma teknik direktör yapıldı riekerink. hatta ağustos 2016'da nigel de jong transferini de sneijder'den bağımsız düşünmek saflık olur bence. bütün bunlar galatasaray için kim yaparsa yapsın hiç hoş olmayan ve disiplin zaafiyetine işaret eden hamlelerdi. sneijder bir futbolcudan fazlasıydı, fazla güçlüydü ve fazla müdahaleciydi. disiplin ve hiyerarşi konusunda zerre taviz vermeyen tudor'la yeni bir yola girmek isteyen galatasaray'da, sneijder'e saha içinde de saha dışında da yer yoktu. kaldı ki wesley arap yarımadasından önce, fransa'ya gitti. nice'te hiçbir varlık gösteremedi. sneijder'in artık avrupa kıtası futbolcusu olmadığını sadece galatasaray değil, nice takımı da herkese gösterdi. sneijder de bunu kabullendi ve kısa bir süre sonra arabistan'a gitti. sergilenen yol ve üslup tartışmaya elbette ki açık ancak 2017 yaz dönemi sneijder'le ayrılmak açısından doğru zamandı.

    2017 eylül'üne dair merak ettiğim benim tek şey, arda turan transfer edilseydi galatasaray'da neler olacağıdır. galatasaray transfer döneminin son günlerinde arda'yı getirebilirdi, bunu cenk ergün de o dönem söylemişti. taraftar tepkisinden çekinildi. ben de hiç istememiştim o dönem. ama şimdi dönüp baktığımda 2020 yılında fiziken tamamen bitmiş bir halde olan arda'yı transfer edip kabullenebildiğimize göre, arda'nın 2017'de 30 yaşında ve fiziken çok daha iyi bir durumda transferini de pekala sindirebilirdik. galatasaray futbol takımında tudor için işlerin ters gitmeye başladığı dönem 22 ekim 2017'de oynanan fenerbahçe maçı ve sonrası. bence o noktada tudor'un takımının ihtiyacı olan futbolcu arda'ydı. takımı saha içerisine derleyip toparlayacak bir futbol aklına ihtiyaç vardı, bunu yapabilirdi arda. fiziken çok daha diri, barcelona'da hiç fena sayılmayacak bir 2016-2017 sezonu geçirmiş ve en önemlisi bir şeyleri ispatlama kaygısı güden bir arda (o dönem özellikle fatih hocaya karşı) o takımda olsaydı, tudor döneminde bazı maçların (özellikle deplasmanların) sonuçları farklı olabilirdi. trabzon, başakşehir, beşiktaş, malatya vs. bu transfer yapılsaydı tudor başarısız olur muydu, gönderilmesi gerekir miydi, dördüncü fatih terim dönemine ihtiyaç duyulur muydu yoksa tudor'la şampiyonluk yaşanabilir miydi gibi konular/sorular benim için her zaman merak konusu olarak kalacaktır.
  • 6860
    kendisiyle ilgili fikrim hiç değişmedi. bize geldiğinde henüz hiçbir şey başarmamış, hatta çalıştırdığı 3 takımın ikisinde sezon içinde kovulmuş ama potansiyeli olan bir hocaydı. bizde de açıkçası bu potansiyeli belli eden ama neden daha önce iki kez kovulduğunu da bizlere gösteren bir performansı oldu. bizden sonra da hem udinese'de, hem dr tekrar döndüğü hajduk'da başarılı olamadı, hatta pirlo-tudor işbirliğiyle yıllar sonra şampiyon olamayan bir juve izlettiler bize ama her şey hellas verona macerasıyla değişti. sonra da marsilya'ya kapağı attı.

    ben kendisinin potansiyelini çok yüksek görüyorum. gelişimini tamamlamamış wonderkid gibi şu an. şahsi fikrim yakın zamanda avrupanın en iyi hocalarından biri olacağı yönünde. ama şunda çok netim, o zamanki tudor'a göre 1000 defa da olsa her seferinde fatih terim'i tercih ederdim. o zamanki tudor'dan fersah fersah ilerde şimdiki tudor.
  • 6864
    26 şubat 2023 olimpik marsilya psg maçında yine şampiyonluk yolundaki rakibi tarafından kendi evinde hezimete uğramakta olan hoca. kendisinde kronik bir "büyük maçlarda rezalet olma" özelliği vardır. büyük hoca, ahı var zart zurt diye saçma sapan konuşan arkadaşlara tekrar hatırlatmakta fayda var.

    galatasaray'da görev yaparken başakşehir, trabzon, fener ve bjk'ye karşı 8 maç oynadı. 7 mağlubiyet 1 beraberlik.

    fenerbahçe'ye karşı: 2 maç - 1 mağlubiyet 1 beraberlik - 1 yedi 0 attı.
    beşiktaş'a karşı: 2 maç - 2 mağlubiyet - 4 yedi 0 attı.
    trabzonspor'a karşı: 2 maç - 2 mağlubiyet - 4 yedi 1 attı.
    başakşehir'e karşı: 2 maç - 2 mağlubiyet - 9 yedi 1 attı.

    bu süreçte fenerbahçe ile hiç kadıköy'de oynamadığımızı da hatırlatmak isterim. şu sonuçlara bakınca kadıköy'de maça çıkmamak allah'ın bir lütfu olmuş bizim için.

    yine italya'da fransa'da iyi hoca diyin. galatasaray'a rezalet bir hoca idi. şu sonuçlara bak. tam bir büyük maçlarda batırma ustası.
  • 6865
    2017-18 sezonunda ligin ilk yarısında görev yapan ve bu süreçte fenerbahçe ile 0-0 berabere kalıp, trabzonspor'a 2-1, başakşehir'e 5-1, beşiktaş'a da 3-0 yenilen ve bu maçlardan 1 puan alabilen teknik adam.

    2017-18 sezonunda ligin ikinci yarısında görev yapan fatih terim ise fenerbahçe ile 0-0 berabere kalıp, , trabzonspor'u 2-1, başakşehir ve beşiktaş'ı da 2-0 yenmiş ve bu maçlardan 10 puan almıştır.

    fatih terim "biz adı geçenlerle rakip bile değiliz" demektir. igor tudor "geçen senenin ilk ikisi beşiktaş ve başakşehir bizden büyük takım, onlara yenilmek normal" demektir.

    başka söze gerek yok. nerdeysen artık italya, fransa... oralarda mutlu ol. bizden de uzak ol.
  • 6868
    --- alıntı ---

    ıgor tudor’un çalıştırdığı marsilya, bu sezon fransa ligue1’de ilk 5 içinde yer alan takımlara karşı iç sahada oynadığı hiçbir maçı kazanamadı. 2 beraberlik, 2 mağlubiyet.

    --- alıntı ---
    .
    büyük maç kazanma sorununu çözemeden bir üst basamağa çıkması çok mümkün görünmeyen antrenör. hem bizi çalıştırırken hem de marsilya başında aynı sorunu yaşaması problemin kaynağının kendisi olduğunu düşündürüyor.
  • 6870
    44 yaşında olmasına rağmen italya ve fransa liglerinde başarılı işler yapan teknik direktör.
    bizde en son 21 sene evvel fatih hoca italya’da takım çalıştırdı.
    tudor’u beğenip beğenmemek ayrı bir konu ama bahsettiğimiz liglere hoca sokamıyoruz, oralarda takım çalıştıran adama üstten bakabiliyoruz.
    işte ben bunu anlamıyorum.
    yoksa başarılı olup olmaması beni zerre ilgilendirmiyor.
    mesela okan hoca süper ligde şampiyonluk yaşadı, inşallah 2022-2023 sezonunda da bizimle yaşayacak.
    kendisine marsilya değil de, atıyorum ajaccio’dan teklif gelir mi? gelse gider mi?
    çok sık futbolcu ihraç edemiyoruz, etsek de kalıcı olamıyoruz.
    hoca zaten yollayamıyoruz.
    sonra fransa lig 1’de psg gibi takımın arkasında ikinci olan hocayı beğenmiyoruz.
    konu tudor’un hocalığı değil, biz orada neden yokuz olmalı.
  • 6872
    italya ve fransa gibi liglerde teknik direktörlük yapan iletişim problemli hoca. bu liglerde görev almasının ana sebebi yıllarca juventus'ta top oynamış olmasıdır. futbolculuğunun ekmeğini yemektedir.

    iyi bir küçük takım hocası olur ama büyük takımlarda eşik sayılabilecek maçlarda çuvallamaktadır çünkü kıvrak zekaya sahip değil. küçük takımlarda derbi vs olmadığı, baskı hissetmediği ve akıl oyunlarına girmesine gerek kalmadığı için işleri iyi gitmektedir.

    teknik direktör demek yüzde 50 iletişim demektir. bu herkesin harcı değildir. konuyu bilmekle öğretebilmek çok farklı konulardır. insanları etkilemek ve peşinden sürükleyebilmek de karizma ister. bence taktik konusunda yeterli bir adam, takımı da allah var iyi çalıştırıyor ama hödük bir insana benziyor. hödüklüğü sebebiyle de topçular pek sevmiyor bu adamı.

    sonuç, bir lider olarak ekibi etkileyemiyor ve kıvrak zekası olmadığı için (ya da zekası az ) kritik anlarda doğru kararları veremiyor.
  • 6873
    psg'nin 3'te biri maliyetiyle kurulmuş takımı ile psg'den 3 yediği için suçladığımız hocadır. an itibariyle takımıyla league 1'de 2. sırada şampiyonlar ligi yarışında yer alıyor.

    lille gibi, leicester gibi, marsilya gibi, trabzonspor gibi takımlar her zaman zirvede olamazlar. marsilya'nın son şampiyonluğu 2010'da, bir önceki şampiyonluğu 1992'de. tudor büyük maçları kazanamayabilir ama bu tudor'u başarısız yapmaz. liverpool bilmem kaç yıl şampiyon olamadıktan sonra resmen tırnakları ile kazıyarak şampiyon olmayı başardı. tudor insan ilişkileri zayıf olan bir teknik direktör ama bu hiçbir zaman ilerletemeyeceği bir konu da değil.

    adam kariyeri itibariyle yavaş yavaş üzerine koyarak ilerliyor. biraz yavaş koyuyor ama olsun. daha da başarılı olup olamayacağını da kendisi tayin edecek.
  • 6874
    b planı olmayan, a planına fazla takıntılı hoca. kendisinin en büyük sorunu bu. rakip kim ve ne olursa olsun aynı oyunu oynamaya çalışıyor. ancak oynadığı oyun kalitesi üst düzey olan takımlara karşı da öyle aman aman güçlü bir oyun değil. jesus'un fenerbahçe'ye sezon başı oynattığı oyunun biraz daha teknik olanı diyebiliriz. jesus da küçük maçları rahat rahat alırken büyüklerde gol dahi atamadı. çünkü bu oyun zayıfı ezeceğiniz güçlüye ezileceğiniz bir oyun.

    marsilya'da bu sezon güzel işler yapıyor. bunda geniş kadro kurması ile 5 oyuncu değişikliği hakkı olmasının da payı büyük. 5 oyuncu değişikliği hakkından sonra bu taktik zaten bir çok hoca tarafından denenmeye ve oynanmaya başladı. bizde neden olmadığının sorusu da burada aslında. oynattığı oyun yoran bir oyun. 13 oyuncu ile oynayabilmek mümkün değil. en az 20 oyuncu olmalı(nicelik değil nitelk olarak, ilk 11'e direkt yazacak kalitede). b planının olmaması da büyük handikap. çünkü a planın psgye karşı öyle bir tutmadı ki 8-10 gol ile bitirebilirlerdi maçı. kendisinin büyük takım hocası olamayacağını düşünmemin sebebi de tam olarak bu zaten. pep bile bir yerden sonra takıntılarından vazgeçti. sterling gibi haaland gibi kendi felsefesine hiç uymayan adamlar alıp yeni bir şeyler denedi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın