resim
İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu
Görev:Başkan
Takım:Türkiye
Yaş:60
Uyruk:Türkiye
  • 1976
    kendisine gereğinden fazla anlam yüklenen şahıs. herkesin bildiği ve kabul edeceği üzere türkiye tek adam rejimiyle yönetilen bir ülke ve futbol ülkenin yarısından fazlasının ciddi şekilde ilgilendiği önem verdiği bir alan. her yıl milyarlarca euro'luk sermayenin döndüğü ve kitleler üzerinde bu denli etkisi olan bir alanda ülkeyi yöneten tek adamın yönlendirmesi, isteği dışında bir şey olacağına inanmak büyük saflık. ibrahim hacıosmanoğlu bakanlık yapmadığı boş zamanlarında galatasaray'ın transfer edeceği futbolcuların ayağına gidip fenerbahçe'ye transfer* yapmasıyla bilinen spor bakanı osman aşkın bak eliyle kullanılan bir maşadan fazlası değil.

    tüm bu yapılanların hesabı asıl sebebi olan tek adam rejiminden sorulmasın, bilinmesin diye tff başkanına çık şunu yap diyorlar. o da gidiyor düzenli olarak galatasaray'a hakaret ediyor, galatasaray hakkında basın toplantısı düzenliyor, televizyon programlarına çıkıyor. hükümet yalakası ultraslan'ın asla katılmayacağını biliyorum ama önümüzdeki 1-2 iç saha maçımızda geri kalan tribünlerin hepsi bir ağızdan hükümet istifa tezahüratı yapsın ilkokul mezunu çakma kabadayı nasıl sus pus olup kuzuya dönüyor zevkle izleriz.
  • 1978
    bana kalırsa da osimhen için illa bir planı olan galatasaray baş düşmanı.

    bu ülkede niyet okumak geleneksel bir şenlik. yarın olmadan çıkar bir yere " bilerek kart gördü, çomak yoktu vs." der hesabını soracağım diye de ekler.

    adım gibi eminim rakiplerin arlanmaz, haysiyetsiz saldırı ordusu gündeme taşıyamaya başlayacaktır.

    ben osimhen'in pfdk'ya sevk edileceğini düşünüyorum. nerede sinir ucu var oraya dokunmak istiyorlar.
  • 1981
    sürekli aşağı çekmeye çalışıp, cezalandırdığı, açık açık düşmanlığını belli ettiği galatasaray kulübü tarafından kendisine yapılacak en büyük cezalandırma önce süper kupa, sonra türkiye kupası, sonra da lig kupasını kazanarak kupaları ayağına getirtmek olacaktır. ha kendisinde gelip teslim edebilecek yürek var mıdır onu da kazanınca göreceğiz. evet galatasaray futbol takımı bu sezon amasız fakatsız bu üç kupayı da kazanmak zorundadır. kendisine en büyük zulüm bu olacaktır.
  • 1982
    çıkıp yaptığı açıklamalara normal yollarla cevap vermenin anlamsız olduğı zat.

    birinin söylemlerini değerlendirmek için ya konuştuğu dilden anlamak ya da anladığı dilden konuşmak lazım. anlaşıldığı üzere bizim yönetim ikisini de yapamıyor.

    hal buyken çıkıp dersin ki “biz kendimizi bu söylemlere cevap verecek düzeyde görmüyoruz çünkü başkanla aynı ilkokulda okumadık.” sesi kesilir.

    böyleleriyle münakaşaya girilmez. böyleleri ezilir.
  • 1987
    ülkemizin özetidir. 23 yıldır cahilliği öven, bilgisizliği yücelten, allah kitap deyip gerisini haramla dolduran, dini kullanıp arka odalarda her pisliği yapanların el üstünde olduğu, okuyanın, kendini geliştirenin, çabalayanın, üretenin, gayret edenin ise yerlerde süründüğü bir ortamda tabi kendisi de böyle önemli bir görevde olması şaşırtmıyor.

    bakın hiçbir medeni ülkede "köpeksiz köy buldular çomaksız dolaşıyorlar" gibi avam bir laf edemez en ufak yönetici bile. halkın cehaletinden güç bulan bu zihniyeti nasıl yeneceğiz bilmiyorum. umutsuz değilim ama çok da zor. sokakta görüp durumuna acıdığımız milyonlarca insanın ortak zihni bunlar. bu bilgi çağında cehaletle uğraşmak çok zor geliyor.

    protesto edeyim desen üzerine mermi sıkacaklarını biliyosun. bir şeyler yazayım desen sabah kapıya dayanacakları kesin. ülkeyi terk edeyim desen kapıları kitlediler çıkamıyorsun. gerçekten çok zor işimiz.
  • 1988
    büyük fenerli tff başkanı. trabzonlular kendisinden umutlu ya çok gülesim geliyor. trabzonlu imajını kaybetmemek için bir yere kadar trabzon kollanacak elbette ama söz konusu fb çıkarları olunca kendini hiç olmadığı kadar kaybettiği unutulmasın.

    düşünün adam fb-gs maçında asıl mağdur fenerbahçedir demek için basın toplantısı yaptı. bakın bunu ali koç demezdi, o kadar korkunç bir hakem faciası vardı çünkü. kendi hakeminin doğru karar verdiğini söyleyen bein yorumcularını tehdit etti. gözü dönmüş, resmen tek başına siper ediyor kendini. steven hiç konuşmuyor diyorlar, neden konuşsun ki, tff başkanı basın sözcüsü var.
  • 1989
    işi gücü bırakıp galatasaray ile uğraşacağına keşke görevlerini bilip yerine getirse.
    18 takımın sahasının zeminleri birbirinden kötü. şu zeminde mükemmel, harika top oynanır diyebildiğimiz zemin 0. bizim kendi zeminimiz bile daha yeni yeni ekilme biçilme yapıldı da öyle bir şeye benzedi. her sene aynı terane.
    yıl olmuş 2025 hala 2000 yılındaki konya sporun buzlu sahası gibi her yer.
    çıkıp galatasaray camiasını tehdit etmek yerine amerika'dan döner dönmez zeminleri eleştirip düzeltmeyenlere ceza vereceğiz deseydin keşke.
    bir antalya deplasmanı oynadık gören de antalya çok soğuk zemini don vurmuş, çimen kırana girmiş zanneder.
    ne futbolcu sağlığını önemsiyorsun, ne bir oyun kalitesi önemsiyorsun ne de geliştirmek için çabalıyorsun.
    türk futboluna düşmanlıktan başka bir şey ekmiyorsun.
    sonra benim trump'um sayın erdoğan diyerek selam çakıyorsun. tabi bu çok normal. bu mevkilere kolay gelinmiyor.
  • 1990
    bugün tehdit ettiği yayıncı kuruluşun, yayın ihalesi döneminde ayağına gidecektir.
    şu ihaleyi alın diye de yalvaracaktır. son pazarlıklar da pariste yapılacaktır.
    sadece yayıncı kuruluşun ilk oturuma teklif mektubu göndermemesine bakar.

    anlayacağınız bizim yayın ihalesi 218 milyon dolardan 150 ye daha ihale yapılmadan düştü.
    yani şampiyon takım artık 7-8 milyon dolar değil, 4-5 milyon dolar kazanacak.
    "yayıncı kuruluşu hakem hatalı dedi diye tehdit etmek" muhteşem mantıklı bir iş.
  • 1991
    kendisi ile ilgili çok analiz yapılmalı mı emin değilim. eğitim düzeyi, büyüdüğü ortam ve yaptığı işler zaten biliniyor.

    bulunduğu makam da zaten tanrının lütfu(!) sonucunda gelinebilecek bir makam, türkiyede tüm makamların olduğu gibi*.

    ben sadece fenerbahçe konusunda biraz farklı düşünüyorum şöyle ki; hacıosmanoğlu fenerbahçenin şampiyon olmasını asla istemez. ali koç ile olan ilişkisi tamamen sinsilik üzerine bir ilişkiydi - biz sizin istediğiniz gibi davrandık siz de bizim işleri çözün*.

    asıl şark kurnazlığı yaptığı şeyin fenerbahçeyi kalkan gibi kullanarak trabzonspor'u yarışa sokmak hatta şampiyon olmasını sağlamak olduğunu düşünüyorum.

    yani beşiktaşın ortada olmadığı senaryoda ben bunları çarpıştırırım aradan trabzonspor sıyrılır diye düşünüyor.

    en azından ben böyle görüyorum kendisini.

    yoksa tabi ki çok kötü yönetecek tff'yi, tabi ki kabadayı gibi konuşacak, tabi ki insanları futboldan soğutacak.

    bir kediden uçmasını bekleyemezsiniz kedi kedilik yapar.*
  • 1997
    durmadan galatasaray’a düşmanlık yapmaya devam ediyor ve galatasaray yönetimi ile camiası konuşup konuşup hiçbir şey değiştiremiyor.

    bu ne demek ya? galatasaray’ın maçını ertelemiyoruz ama başakşehir’in maçını erteliyoruz. ne demek trabzonspor 5 gün arayla, galatasaray ise 3 gün arayla maç yapmak zorunda olsun?

    biz de ne olursa olsun devam maçlara çıkmaya devam edelim diyelim. aynen ağzımıza etsinler, biz de savaşacağız diye eyvallah mı diyelim? maçlara çıkılsın mücadele edilsin ama ne demek hiç bir yaptırım gücümüz olmasın bu adama karşı? bir de bu adama 'sakın ha, aramızda konuşulanları söyleme' diyen bir galatasaray başkanı var. galatasaray’a düşmanlık yaptığı, gizli ajandası olan bu sahte kabadayıyla aranızda ne konuşabilirsiniz? dalga mı geçiyorsunuz bizimle?
  • 1998
    eğer dursun aydın özbek ile derdi olsaydı aralarındaki konuşmayı ifşa ederdi.

    düşmanlığı galatasaray'a olduğu için dursun aydın özbek'i zor duruma düşürecek kozunu oynamadı. eğer konuşma afişe edilseydi daö gidecek galatasaray kazanacaktı. niyeti belli.

    bu kadar aleni galatasaray düşmanlığına rağmen galatasaray futbol takımının normal gündemle yoluna devam etmesi galatasaray futbol takımının dünyanın en güçlü takımı olduğunun net göstergesidir. ne bayern ne real ne psg ne başka takım bu kadar büyük çaplı bir haksızlığa maruz kalsalar şampiyonluk yarışında devam edebilirler. hepsi en fazla yok olmama mücadelesi verir.
  • 2000
    insanoğlunun yeni yüzyılda yapacağı en büyük mücadelesi, kısmen kazandığı ifade özgürlüğünü muhafaza etmek olacaktır. youtube dislike butonunu kaldırdığında zaten bu bile insanların fikir özgürlüğüne müdahale niteliğindeydi. insanların beğenmeme özgürlüğüne müdahaleydi. son günlerde, bunu batı medyasında hortlayan antisemitizm tartışmalarından da anlayabilirsiniz. her şeyi konuşamaz yahut tartışamazsınız. sizi iptal ediyorlar. ister solcu olun ister sağcı, yöntem aynı. ingiltere ile rusya'nın çok farklı olamayacağı bir çağa doğru gidiyoruz.

    internet icat oldu, üzerine sosyal medya da geldi. bugün sözlüğümüz bile bu iki icat edilen şeye dayanıyor. galatasaray taraftarının tek tek bir fikri var, çünkü buna imkan veren mecralar var. işte bu ne kadar kontrol edilebilir. işte bu insanları ne kadar şekillendiriyor. bunu 30 sene sonra belki daha net anlayacağız. ama mevcut durumda, dünyada dezenformasyon arttığı gibi doğruları söyleyenler de arttı. kamuoyu sadece ana akım medyadan kontrol edilemez hale geldi. bu da güç sahiplerini ileride daha agresif olmaya zorlayacak.

    geçen hafta inanılmaz bir şey daha oldu. bir federasyon başkanı ülkenin yarıdan bölündüğü bir pozisyon hakkında onun istediğini söylemediği için trio programı üzerinden yayıncı kuruluşu tehdit etti. onun istediği derken onun istediği aslında olamaz. bir tff başkanı olarak mevkisi itibariyle taraf tutamaz, hakemlik pozisyon hakkında net fikir de beyan edemez. ama belli ki galatasaray lehine gelişecek bir tartışma istemiyor. şer ittifakında yandaş ve paydaş olduklarından fikir ayrılığı da istemiyor. galatasaray sesini çıkaramaz. çünkü haklı olamaz. var olan algının üzerine bir şey söyleyemez. bu hacıosmanoğlu'nun gelmek istediği nokta sadece bu. baskıyı yoğunlaştırmış. vakit kaybedemez. kimseyi galatasaray'ın lehine bir cümle kuramaz hale getirmek istiyor. zaten galatasaray düşmanı olan ve temiz olmayan bein sports'a diyor bunları bir de.

    bu hacıosmanoğlu cahil cühela bir tip. ama sistemin adamı. kendisinden bir şey bekleniyor demek ki. çok da beyni çalışmadığından, diplomasi de bilmediğinden, bu doğrultuda kendini de ifade edemediğinden kabile şefi gibi doğrudan savaş diyor. bizim dursun özbek ne yapıyor. o da sistemi rahatsız etmeyecek şekilde diyor ki haksızlığa uğruyoruz. hiçbir yaptırım veya tehdit içeren cümlesi yok. hayır dursun başkan yanılıyorsun. sen haksızlığa uğramıyorsun, bu daha ötesi. bir boks maçında hakem olması gereken kişi sana doğrudan yumruk atıyor. durum buna benziyor. böyle bir şeye ne demirören ne nihat özdemir yeltendi. onlar da taraflıydı ama galatasaray hakkında asla böyle konuşamazlardı. bu durum, hacıosmanoğlu'nun hadsizliği olduğu kadar değişen konjönktürü ve galatasaray'ın acizliğini de gösteriyor. hacıosmanoğlu bir kulübün hakkında doğrudan olumlu ya da lehe bir fikir beyan etme özgürlüğüne müdahale etmek istiyor. böylelikle galatasaray maçlarını yönetecek tüm hakemlere bu takımı biçin, arkanızda duracağız mesajı veriyor. ben oyuncularımızın sağlığının bile tehdit altında olduğunu düşünüyorum ki yakın zamanda sallai, sara, davinson böyle pozisyonları ucuz atlattı. karşılığında rakipler kırmızı kart da görmedi. durum, tablo çok net açık.

    galatasaray bu adama karşı reaksiyon almak zorunda. savaşın biçimi ve şiddeti değişti, bizim dursun özbek sanırım algılamakta zorlanıyor. haberi olsun, bu takım şampiyonluğu verirse okan buruk'u öne atarak işi kurtaramayacak. git nabıyorsan yap, bu adamın kellesini al. yoksa senin kelle gidecek sayın dursun özbek.
App Store'dan indirin Google Play'den alın