resim
Hamza Hamzaoğlu
Görev:Yardımcı Antrenör
Takım:-
Yaş:55
Uyruk:Türkiye
  • 9270
    ben biraz kendisinin başarısızlığını dursun özbek'e bağlıyorum. faks yüzünden transfer yapamayan bir adamdan bahsediyoruz sonucta. bence kötü hoca değildi. muslera, sneijder, melo gibi yabancılardan verim almıştı 2014-2015 sezonunda, fakat kendisini fazla öne atıyordu bence. ben kendisini kötü anmıyorum, nihayetinde öyle ya da böyle 3 kupa kazanmıştır.
  • 2594
    sırf ismi var diye getirilen ve başarılı olması için süre istenen italyanların aksine aralık da göreve gelip mayısta şampiyonluğu almıştır. sıfır transfer bolca sıkıntı, sorunla beraber hem de.

    helal olsun hocam. gelecek sene daha sağlam takım ile hem avrupa'da hem ligde çok daha iyi işler yapacaksın. hem futbolcu hem teknik direktör olarak şampiyonluk gören tek galatasaraylı isimsin. fatih terim'in bile başaramadığı bir şey bu, daha iyilerini de başarman dileğiyle.

    ayrıca fatih terim-mancini-prandelli arasında wesley sneijder'den en fazla verim alan teknik direktördür. sneijder için söyledikleri yüzünden kendisine cephe alanlara karşı güzel bir cevap.
  • 9189
    yıllar geçiyor ama hala 4. yıldızı taktığımız şampiyonluğun ardından gelen yaz dönemindeki ihanet gibi hareketleri aklımdan çıkmıyor. dengeler diye diye o kadar kötü bir kadro yapılanmasıyla sezona girmiştik ki. o yaz bonservisi elinde olan bir sürü kaliteli oyuncuyla ilgilenilmedi. sabri'den iyi olmadıkları söylendi. burak yılmaz'ı kampta pele'yi karşılarmış gibi karşıladı. taraftarı karşısına aldı. sonunda hem kendi hem de galatasaray kaybetti. neyse ki o karanlık dönemden de çıkmasını bildik.

    asla büyük takım ve büyük oyuncuları çalıştırma kapasitesinde olmayan teknik direktör.
  • 2735
    takımı şampiyon yapmasının üzerinden henüz 1 hafta bile geçmemiş olmasına rağmen kendisini hunharca eleştirenler, "biz argümanlarla gelip eleştiriyoruz, siz küfür etmekten başka ne yapıyorsunuz?" diyerek kendilerini savunuyorlar. merak etme kardeşim ben de argümanlarla geldim hem de çok güzel argümanlar.

    şimdi hamza hoca'yı eleştirenler bir yana ölümüne eleştirenleri biraz inceleyelim. kendileri hakkında yeterince fikir sahibi olabilmemiz için sadece hamza hamzaoğlu başlığına yazdıkları ilk entry'lere bakmamız yeterli.

    1. (bkz: #1513579)

    yazar bu yazısında "bu açıklamaları" derken hamza hamzaoğlu'nun sneijder hakkında dünya kupası'nda sarfettiği sözlerden bahsediyor. anlaşılan hocaya o zaman uyuz olmuş. bunda sneijder'i koruma içgüdüsü etkili olmuştur bir şey diyemem fakat hamza hocanın o sözleri durduk yere değil, sneijder'in bir konuşmasında türk futbolcular hakkında yaptığı eleştiriye ithafen sarfettiğini bilmiş olması gerekirdi. sneijder konuşmasında türk futbolcularının yeteneksiz olduğunu ima etmişti ve haklıydı da. hamza hoca da bunun farkında olmasına rağmen o dönem milli takımda görev yapıyor olmasından dolayı bu lafı hem kendine hem oyuncularına yediremediği için sırf bu uğurda sneijder'i o dönem karşısına aldı. fakat kendisinin amacı sadece oyuncularını korumak olduğu ve asla kindar biri olmadığı için daha sonradan o dönemde söylediklerinin yanlış olduğunu belirtti.

    evet olayın özeti bu fakat sırf bu olay bile yazar arkadaşımızın hamza hocayı silmesi için yeterliydi ve öyle de oldu. artık hamza hamzaoğlu kötü bir teknik direktördü. allah bizleri korumuştu ve onunla inşallah yollarımız kesişmezdi.

    fakat kesişti!

    ve sonra aynı yazar arkadaşımızdan öldürücü darbe geldi;

    (bkz: #1605902)

    evet kendisinin hamza hocadan bir beklentisi yoktu ve başarılı olamayacağını düşünüyordu.* bize de hocanın nasılsa sene sonuna kadar duracağı için kendisinden bir şey beklememizi öğütlemişti.**

    ve hamza hoca daha gelmeden hocanın biletini kesen ve geldiği günden beri gitmesini isteyen bu yazar arkadaşımız, sözlükte "hamza hocayı eleştirenler ceza alsın" diyenlere, yani aslında bizzat kendisi gibi eleştiri yapan yazar arkadaşlarına "rahatsız oluyorsanız gidin" diyor.*

    2. (bkz: #1605589)

    bu yazar arkadaşımız da hamza hocanın sneijder hakkında söylediği sözlerden etkilenmiş. hatta işi daha da büyütüp hocanın sadece sneijder'e değil tüm yabancı futbolculara karşı olduğuna, adeta bir yerli sevici olduğuna kendisini inandırmış. önce eğer yabancı oyuncularımıza haksızlık yaparsa kendisinin yerden yere vurulacağını belirtmiş ve neden bilinmez hemen sonraki cümlede de hocanın fatih terim ajanı olduğuna vurgu yapıp, hamza hocanın takımı yönetmesine çanak tutanları galatasaray'a ihanet etmekle suçlamış. demek ki hamza hoca o an florya'da, daha resmi olarak başına geçmediği takımdaki yabancı oyunculara adaletsizlik yapmakla meşguldü. bunun başka bir açıklaması olamaz.*

    3. (bkz: #1648049)

    aslında bunun üzerine pek yorum yapmaya gerek yok. hoca, "takım şampiyonluk için yeter" demiş.** hocanın başlığına yazdığı ilk entry'nin ilk cümlesinde nakavt olan birinden hocayı eleştirmemesini bekleyemezsiniz.

    bonus: (bkz: #1666624)

    umarım tahmin etmeyi bırakmışsındır.*

    4. (bkz: #1666557)

    hamza hocayı görüyo musunuz, devre arasına beraberlik ile girdiği hâlde gerekli değişiklikleri yapamamış ve maçı ilk dakikalarda kaybettirmiş. sizin de beyniniz yanmadı mı?

    5. (bkz: #1607683)

    ilk intiba;

    - terimcilik oynuyor
    - taraftarı kazanmaya yönelik adımlar atıyor
    - wesley konusunda geri adım attı ve bunun sebebi korkması ve rezil olmak istememesi

    takımın başına geçtiği ilk saniye bi küfür yemediği kalan adamın şampiyon olduktan sonra asılması çok normal! ve unutmayın hamza hocanın bu yazar arkadaşımızın gözünde 5 maçlık kotası var. 5. maçın sonunda yazar arkadaşımız kendisinin jose mourinho mu yoksa bir ismail kartal mı olduğuna karar verecek.

    6. (bkz: #1323939)

    bu arkadaşımızın ilk entry'si hocanın futbolculuk dönemiyle alakalı olduğu için ikinci entry'sini baz aldım.

    "öyle kolay mı galatasaray'a gelmek?". çok doğru. tabiki de kolay değil. ama bunu gerçekten böyle düşündüğün için mi söylüyorsun, yoksa sadece hamza hoca'ya karşı bir art niyetin mi var?

    a) (bkz: #76822)
    b) (bkz: #1605467)

    bülent korkmaz'ın kafasındaki futbolu oynatabilmesi için transfer dönemi ve hazırlık dönemi yaşaması gerekirken, yetişkin bir hamza hamzaoğlu daha takımın başına geçmeden gönderilmelidir.

    evet bizim argümanlarımız yok, hamza hocayı neden bu kadar sevdiğimizi ve desteklediğimizi bilmiyoruz. belki de sırf aşık olduğumuz takımın başında olduğu içindir. belki efendi olduğu içindir. belki yalnızca iyi bir insan olduğu için ona güveniyor ve başarılı olmasını istiyoruzdur ve bunlar da belki yeterli argümanlar değildir.

    peki ben de size şunu sorayım sizin bu pek sevgili argümanlarınızın kaynağı nedir? üstün taktik ve futbol bilgisi mi yoksa salt nefret mi?
  • 9361
    fatih terim'le arasındaki ilişkinin, 2. selim ve kırım hanı 1. devlet giray'ın arasındaki ilişki gibi olduğunu düşündüğüm eski hocamız. 2. selim 1571 yılında yani osmanlı'nın en taşşaklı olduğu dönemde, himayesindeki kırım tatar hanlığı'nın hükümdarı 1.devlet giray'a kendi ordusuyla moskova'ya sefere çıkmasını emreder. kırım hanı kalabalık bir orduyla kırım'dan yola çıkar, yolda livonya savaşı'nda rus ordusu'nu sikertir ve moskova'ya varır. önce moskova'nın çevresindeki kasabaları yakıp yıkmakla başlayan kırım ordusu, daha sonra şehrin varoşlarına dalar ve yakıp yıkmaya orada da devam eder. artan rüzgar ve rüzgarın estiği yönün de katkısıyla 6 saat içinde çar'ın kullandığı ünlü opriçnina sarayı da dahil olmak üzere şehrin tamamı küle döner.

    2. selim ta moskova'ya kadar orduyu heder etmek istememiş ve sadece himayesinde bulundurduğu minik bir devletin hanını koca rusya'nın üzerine salarak itibarını oldukça artıran parlak bir zafer kazanmıştır.

    aynı şekilde uefa kupası başta olmak üzere onlarca resmi kupanın sahibi fatih hoca da bizzat kendisini değil(u: bunda 1 sene önce yaşanmış tatsız olayların da payı var tabi, taraftarın ahımız var hocam sözü de baya revaçta o zamanlar), himayesi altında bulundurduğu hamza hamzaoğlu'nu galatasaray'ın teknik ekibinin başına geçirmiş ve o sezon hamza hamzaoğlu, galatasaray ile ilk ve tek sezonunda memleketteki 3 resmi kupayı da kazanmıştır. üstelik gelenden geçenden avrupa'da 4 yediğimiz bir dönemde.

    yani fatih hocayla aynı idmana çıkmış, aynı tesislerin havasını solumuş ve yanında 1 dönem de olsa bulunmuş bir adam bile ilk sezonunda destan yazmıştır.

    adını her gördüğümde aklıma sarı selim - devlet giray - moskova üçlüsünün geldiği eski teknik direktörümüz. gelmesini istemem. 2015 yazı transfer döneminde gördük ki fazla evlatçı. şahsen levent şahin'i tercih ederim.
  • 4536
    başlığına o kadar çok yazdım ki artık entryleri referans olarak koymaktan yoruldum.

    cumartesi oynanan sivas maçında, tam bir yaz dönemi geçirdiği ve büyük dehası neticesinde takıma dahil ettiği akhisar ayarındaki oyuncular ile çıktığı takımına ancak akhisar kalitesinde bir futbol oynatmış ve yine ancak akhisarın kabul edebileceği bir beraberlik ile sahadan ayrılmıştır. oynadığımız futbol dikkate alındığında, beraberlik bile kendisi için iyi sonuçtur. kendisini savunanlarla karşılıklı tez-antitez sunarak iyi hoca olup olmadığını tartışabilirim; ancak şu kesin ki hamza hamzaoğlu kesinlikle büyük hoca değildir. bu kafayla büyük hoca olması da mümkün değildir. net açıklayayım.

    1) geçen sezon takımın dengesiz ve bireysel performanslara dayalı oyun ve kazanma mentalitesi her türlü kabul edilebilirdi. önemli olan 4. yıldızdı ve kendisinin takıma sıfırdan taktik ve/veya oyun şablonu/atak planı çizmesini beklemiyordum. takımın rahat ettiği şablonda oynaması gerekiyordu ki sonucu yakaladık.

    2) artık lanet gitsin transfer adını ağzıma almayacağım ama tam bir yaz dönemi ve 2 adet kamp geride kalmış olmasına rağmen takım oyununda en ufak bir ilerleme yok. ne bir üçgen top çevirme, ne bir organize kanat atağı, ne bir dar alanda paslar sonrası defans arkasına atılan top. hiçbir şey yok. o zaman ben taraftar olarak "lan bu takım kamp döneminde ne yaptı?" diye sorma hakkına sahibim. bak aynı şeyleri hazırlık döneminde de yazıyordum; sivas maçındaki skordan bağımsız konuşuyorum. takım oyunu adına geçen sezondan + olarak hiçbir farkı yok. hadi ilk 2 hazırlık maçını geçtim, lan hadi nice'den 4 yedik siktir ettik, inter maçında bi bok yapmadık poldi-şıno organizasyonu ile kazandık, lan sezon başladı halen takımda çalışılmış 1, yazıyla bir adet planlı atak organizasyonu yok. böyle bir şey olabilir mi?

    3) "sivas deplasmanı zor deplasman 1 puan iyi" diyerek kimse kendini avutmasın. sivas deplasmanını zor kılan, her zaman kötü saha koşulları ve o koşullarda oynamaya alışmış bir sivasspordur. 16. haftada kar altında donmuş zeminde puan kaybedersen "abi sakatlık olmadı, sağlık olsun" derim ama sezonun ilk haftasında ve muhtemelen süper lig'de futbol oynamaya en elverişli hava şartlarında (sıcaktan daralmama) 1 puanı kurtaran taraf o la maz sın.

    4) ya biz teknik direktör değiliz. ben senelerce top oynadım ama bakkal ramazan abi var mesela topu görse bomba sanabilir. o bile hazırlık kampı dahi başlamadan "lan bilal ile selçuk yan yana oynamaz" diyordu. neden? çünkü bilal ile selçuk yan yana oynamaz; oynayamaz. bunlar birbirinin muadili adamlar. hatta bana sorarsan bilal pozisyon olarak orta saha göbekte de oynamaz, oynasa oynasa amc, yani şınonun yerinde oynar. hele rakipte aatıf gibi topu alıp dikine 30-40 metre dribbling yapan bir adam sahada ise, bilal anormal bir hal olmazsa bırak ilk 11'i ısınmaya bile gitmez. buna rağmen 2 ay kamp üzerine çıkılan ilk resmi maçta bilal ve selçuk orta sahası ile sahaya çıkarak orta sahayı boşladık. haliyle maç halı saha maçı gibi alanın rakip kaleye koştuğu bir maç şeklinde geçti. hiçbir şey bilmeyen adamı sivasa giden kadrodan 11 yapmaya koysak,"lan bari bu takozu koyayım orta sahaya bakarsın 2-3 top keser, selçuk da top dağıtır" diye transfer döneminin etkisiz elemanı jem karacan'ı, bilemedin "dalyan gibi çocuk amk, ya tutarsa" diyerek koray günter'i orta sahaya koyarak selçuk'un defansif yükünü azaltır. ha tabi bu senaryoda hali hazırda kendisine dünyanın en kral emeklilik hediyesi yapılan bilal maç başısını alamaz ve üzülebilir.

    5) burak neden forvet başlamadı konusuna değinmiyorum. tamam, bence de burak galatasaray'ın forveti değil, ama olcan galatasaray'ın ilk 11 veya kanat oyuncusu hiç değil. burak forvet, poldi kanat mı poldi forvet olcan kanat mı diye sorarsan "olcan ne lan" derim adama. ha bak olcan harika bir sezon öncesi kampı geçirmiştir, oynatırsın. carole'ü sol beke koyar telles'i açık oynatırsın. ya ama hocam izledik biz bu maçları. gördük olcanı. olcan yok yok aslında. biz görüyoruz sen nasıl göremiyorsun?

    6) bir takımda oyuncu prim alsın diye oyuncu değişikliği yapılmamalı. yapılacaksa da 80. dakika gibi 4-0 önde olduğun maçta yapılmalı. kör değiliz, izliyoruz maçı. takım ileri top taşıyamıyor. poldi/burak forvette zaten; iyi oynar kötü oynar top taşıyabilecek yegane adamın yasin iken, sen yasin'i alıp umut'u sahaya sürüyorsun. bak hadi bu olur. nasıl olur? umut-podolski-burak'ı dikersin rakip ceza sahası civarına, topu alan 7 oyuncu da doğrudan uzun topla bunlara top şişirir. doldur boşalt yapıp karambolden gol ararsın. umut sahaya giriyor, selçuk bilal, telles carole kim varsa yan pas geri pas ile kısa topla oyun kuruyor. kısa pasla oyun kuracaksan, haliyle orta saha civarından rakip ceza sahası civarına o topu bir insan evladının, bir allah kulunun taşıması lazım. top "abi ben çok sıkıldım biraz da ileri gideyim" demeyecek sana. eğer bu şekilde oyuncu değiştiriyorsan ve hoca isen orada taktiği de değiştireceksin. bunun için alex ferguson olmaya gerek olduğunu sanmıyorum.

    7) bu entry'den sonra 2 maç dikkatli izleyin. sabri topu aldığında rakip yarı sahanın ortası civarında ise kimseye bakmadan orta açıyor (orta yapmıyor, bilinçli, hedefli bir eylem değil yani, ortaya doğru topu atıyor). eğer daha geride ise chedjou'ya oynuyor. 3. opsiyonu yok. lan böyle sağ bek mi olur? 90 dakika top oynayan adamın kafasında sadece 2 tane eylem olur mu lan hiç? quickshot joystick ile fifa 15 oynamaya çalışıyor bildiğin adam. (zam yapılmış hali temsili: http://media-cache-ec0.pinimg.com/...673aa182a992aa07.jpg ). kendisinin takımda tutulması kadar dün 90 dakika sahada kalması da hata. bundan sonra aldığı her dakika daha da büyük hata olacak. yapamadığı ortaları, saçmalamalarını, geri dönemeyişini geçtim, bu adam eliyle attığı taçların %60'ını sevmediği selçuk vb. ye atacağına fantezi deneyip rakibe atıyor. bunu da mı göremiyorsun hoca olarak? "yan çizgileri geçen topa doğru hareketlendiğini bile görmeyeyim" bile diyemiyor musun sabri'ye?

    8) ozan tufan'a 5 milyon verebilecek durumumuz olmasına ve hamza hamzaoğlu'nun "paramız var ama adam almıyoruz" minvalinde açıklamasına rağmen hadi ffp var kafamıza basıyorlar transfer yapamıyoruz dendi kulüpten, biz de taraftar olarak külliyen gerizekalıyız ve buna inandık. hadi lanet gitsin transfer falan yapamıyoruz. hadi takımın ideal futbol oynayacak kapasitesi yok. hepsini geçtim, bari allah rızası için 5 senedir ön direğe attığımız ve 1 yine yazıyla bir gol dahi atamadığımız korner organizasyonunu değiştir be adam. maça başlamadan soyunma odasında "bu maçta ön direğe korner atanın bacağını sikerim" de, bişey de oyunculara. olmuyor, olmuyor ön direk işte. ön direğe korner atıyorsan takımdan bir adamın oraya koşması lazım, kimse gitmiyor. kimsenin olmadığı ön direğe doğru atılan dışarı hafif kavisli top ile ne şekilde gol bulmaya çalıştığımızı biri bana anlatsın. eğer ön direk korneri ile gol atamayacağımız konusunda ben ve futboldan sadece tv üzerinde izlediği kadarıyla bilgi sahibi olan bakkal ramazan abi hemifikir isek, kendisinin de bazı şeylerin farkına varması, 2 dakika hocalık yapması ve o topu ön direğe attırmaması lazım.

    9) halen hiçbir maçı rakibi okuyarak, analiz ederek veya taktik vererek kazanamadı. öte yandan puan kaybettirdiği maçlar silsilesine ise ilk akla gelen fenerbahçe, trabzon, ibb maçı sonrasında sivasspor maçı da eklendi. "3-2 lik kasımpaşa maçı" diyecekler için söyleyeyim, göz göre göre yanlış kadroyla sahaya çıkıp devre arasında hatadan dönerek maç kazanmak oyun okumak değildir.

    edit: çeşitli imla düzeltmeleri.
  • 9449
    bence sözlükte hakkı en çok yenen adamdır kendisi. hatta galatasaray taraftarının da en çok hakkını yediği kişidir. hala kendisi jem karacan yüzünden vurulmaya çalışılıyor.

    hamza hocanın tek hatası iletişimsizlik. futbolcuyla değil, taraftar ve medya ile iletişimi bir türlü yönetemedi. bu da iyi niyetinden kaynaklanıyor aslında. çünkü her seferinde kulübü ve oyuncuları korumaya çalıştı. hiçbir futbolcu hamza hoca hakkında kötü konuşmaz, çevresi de aynı şekilde. bursa'dan da iletişimsizlik yüzünden ayrıldı. takım beşinciyken o gittikten sonra son hafta ligde kalmıştı.

    bizim insanımız biraz balık hafızalıdır her şeyi kolay unutur. ama hamza hocanın takımı 30 metre de top oynamaya çalışıyordu. hani herkesin şu an dem vurduğu şut bile çekemiyoruz goygoyu hamza hoca zamanı epey yüksekti. çok fazla şut çekerdik maçlarda ve bu suçlar set üzerinden gelirdi. sneijder'i özel olarak kullandı bu konuda. (en yakın beşiktaş'la oynanan şampiyonluk maçına bakabilirsiniz) şampiyon yaptığı takım 3 kupa kazandı ve son haftalarda gol yemeden şampiyon oldu. insanlar böyle şeyleri tesadüf olduğunu filan düşünüyor.

    kendisinin en büyük şansızlığı bence dursun özbek gibi düşük profilli galatasaray'ın en kötü başkanıyla çalışmasından kaynaklıydı. yoksa kimse kimseyi umut'u savundu diye kovmaz. eğer abdurrahim albayrak görevde olsaydı hamza hoca kovulmazdı.

    kendisi kulübü çok sahiplenmişti. akademi de oyunculara yardım eder, alt yapı takımlarının antrenmanlarına gelirdi. her personel de hamza hocayı severdi.

    akhisar'da hocayken kendisine hedefini sormuşlardı o da hedefim galatasaray'da teknik direktör olmak diye yanıtlamıştı. ve dileği gerçek oldu ve galatasaray'a 3 kupa kazandırdı.

    takımları her zaman pozitif oynamaya çalışır. gençlebirliği ile yaptıkları tesadüf değil. takım geldiğinden beri yenilgi yüzü görmedi ve gol yollarında sıkıntı çekmedi ve en önemlisi takımı reaksiyon verebiliyor.

    ben bugün bir sürpriz bekliyorum kendisinden. umarım fenerbahçe*'ye çelmeyi takmayı becerir.

    bizim taraftarımız vizyoner olduğu ve isime taptığı için galatasaray'ı pep guardioala, klopp, pochettino gibi hocaların çalıştıracağını düşünür ve kendi insanına köylü muamelesi yapar. böyle şeyleri gördükçe iyice futboldan soğuyorum.

    allah herkese akıl fikir versin.
  • 9888
    az önce evren göze konuk olduğu programı izledim. hoca o kadar kaliteli bir insan ki bir kere daha emin oldum buna. umuttu, meloydu, dengeydi diye çok eleştirdik ve çok da haklıydık.
    ama böyle kaliteli insanların galatasaraylı olması beni bir nebze sevindiriyor. dinledikçe yumuşadım resmen.

    yolun açık olsun hocam, inşallah başarısız geçen dönemlerin aksine çok başarılı olacağın bir takımla görürüz seni tekrar.

    ilgili video linki : https://www.youtube.com/...BErpYntVrE&t=456
  • 9835
    birilerini korumak için kendinden taviz veren herkes uzun vadede bir şekilde kötü anılıyor. hamza hamzaoğlu da kendini yönetime siper etti. o saçma sapan açıklamaların çoğu gereksiz fedakârlıktan ibaretti. o fedakârlıklar kendisini korumadığı gibi bilakis antipati toplamasına sebep oldu.

    mesela ünal karaman gibi dik dursaydı bugün onu sneijder'dan en büyük verimi alan, yasin öztekin gibi vasat bir topçuyu şampiyonluk getiren adama dönüştüren, sezon başında dalga malzemesi olmuş bir takımı alıp kanırta kanırta şampiyon yapan üç kupalı büyük galatasaraylı olarak anacaktı insanlar. oysa o kendince garanti yolu seçip zaman içinde söndü gitti.
  • 1146
    hmm.. şöyle bir lig* karnesine bakalım hemen,

    takımın başında bulunduğu 7 hafta itibariyle

    5 galibiyet, 2 beraberlik alırken

    17 gol atıp kalemizde 6 gol görmüşüz.

    galibiyet oranı %71,4, maç başına gol atma ortalamamız 2,42 gol yeme ortalamamız ise 0,85.

    gördüğünüz üzere durum gerçekten vahim. tarihin en kötü teknik direktör verilerine sahip. geldiğinden beri takıma neredeyse gün yüzü göstermemiş. derhal gönderilmeli. kellesi falan uçurulsun hatta.

    skor taraftarlığından oldum olası haz etmemişimdir. demiyorum ki bursaspor maçında* süper oynadık. tamam kötüydük, hocanın bir planı vardı ve tutmadı. ama şu an eleştiri yağmuruna tutan adamların bir çoğu buraya çok farklı şeyler yazacaklardı eğer kaleciden dönen ve yekta'nın içeriye çıkardığı topu umut golle sonuçlandırabilseydi. nasılsa maç oynandıktan sonra atıp tutması çok kolay. sanki fatih terim zamanında rizespor'dan evimizde hiç 5 yemedik. bazı maçlarda teknik direktörler ne kadar iyi olursa olsun kafalarında bi plan olur ve onu sahaya sürerler ve bu plan tutar veya tutmaz. bu biraz da şans işidir. tamam bursaspor maçında denediği hiçbi taktik işe yaramadı. peki bu maç özelinde kendisine gitsin demek ne kadar işe yarayacak?

    adam bursaspor'a önlem alır kendisini hâlâ akhisarspor'da zannediyor derler. şu maçta başımızda mourinho olsaydı ona da hiç önlem almadı kendisini hâlâ chelsea'de zannediyo derdiniz. asıl siz kendinizi hıncal uluç zannetmeyi bırakın. bi şeyi de beğenin ak.

    düzenleme: an itibariyle hamza hamzaoğlu'nun lig performansı şu şekilde devam etmektedir.

    takımın başında bulunduğu 11 maçta;

    9 galibiyet, 2 beraberlik alırken

    28 gol atıp kalemizde 11 gol görmüşüz.

    galibiyet oranı %81,8, maç başına gol atma ortalamamız 2,54 gol yeme ortalamamız ise 1.

    gördüğünüz gibi adam istatistikleri arttırarak şova devam ediyor. bir başka deyişle yardırıyor. allah bozmasın.
  • 4939
    kimse kendisinden her bölgeye sneijder, drogba, podolski kalibresinde futbolcu istemesini beklemedi. kimse, kendisinden sağ beke illa dani alves'i istemesini beklemedi. kimse, kendisinden stoper'e kompany'i istemesini beklemedi. kimse, kendisinden forvete ibrahimoviç'i istemesini beklemedi. sağ açığa robben beklenmedi.

    eğer ki kendisi ortalama üstü bir sağ bek, ortalama üstü bir stoper, ortalama üstü bir santrafor takıma kazandırsaydı şuan da takımı çok farklı yerlerdeydi. eminim ki kimse kendisine bu kadar tepkili olmayacaktı. aksine gözü kapalı kendisine zaman tanınması istenecekti.

    ama kendisi ne yaptı, sağ beke sabri'ye bastı parayı. gereksiz yere bilal'e ve jem'e bastı parayı. transfer süresinin bitmesine 3 gün kala sağ bek arıyor. stoper istiyor. santrafor alırsak burak'ı nasıl yedek bırakırım, diyordu. şimdi burak'ı oyundan alıyor. podolski sağ açık deneniyor. işte insanlar bu yüzden kendisine güvenmiyor. ve siz kendisine güvenmeyen taraftara hain gözüyle bakıyorsunuz. insanların tepkisi sizce normal değil mi ?

    he carole ve jose. güzel transferler. kendisinin isteyip, istememesiyle ilgilenmiyorum. sonuçta takımdalar. oynatacak mı ? beni o ilgilendirir. ben pek ihtimal vermiyorum. ancak sabri, jem ve bilal'i istemesi bu iki oyuncuyu gölgede bırakıyor.

    edit: 10 yaşındaki insanlar mı yazıyor buraya artık merak içerisindeyim. yahu bu adam değil mi sabri'ye sözleşme imzalatan ? açıklaması var. burak, umut, sercan var forvete gerek yok demedi mi ? dedi. kiralık stoper istemiyoruz, gelişime açık genç stoper istiyoruz demedi mi ? dedi. adam akıllı stoper istemedi. forvet istemedi. istediği sağ bek ise sabri. aldırdığı oyuncular jem ve bilal. yönetimin ne acizliği var ? şu transfer işi bitse de önümüze baksak diyor adam. nasıl lan ? tarihin en kötü yönetimini bile savunmak zorunda bırakıyorsunuz insana.

    dani alves'i istemiş beyimiz. yönetim alamamış. aciz olmuş. yok ya. dani alves'i ünal aysal da alamazdı, faruk süren de. adam barcelona'da ilk 11 oynuyor. barcelona'nın transfer yasağı var ve biz onların ilk 11 oyuncusunu ellerinden alacağız ha ? hadi canım, yaz sezonu bitmeden gidip biraz kumdan kale yapın. ibrahimoviç'i de getirememek acizlik değildir. ibo lan ibo. adam 33 yaşında ve hâlâ üst düzey oynuyor. oynadığı takımda da ilk 11. aldığı yıllık parayı oturup bir yılda sayamazsın. ibo getirilseydi çok extra iş yapılmış olunurdu. drogba ve sneijder'den daha zor bir transferdir.

    daha önce de yazdım. biz fırsat transferi yapabiliriz. sneijder'i kadro dışı kaldığı zaman alırız. drogba'yı 35 yaşında çin'den alırız. melo'yu istenmeyen adam ilan edildikten sonra alabiliriz. podolski keza kadro dışı kaldı ve aldık. elimizde çok güzel bir fırsat transferi vardı. maxi pereira. adamın elinde bonservisi var. avrupa görmüş. ortalamanın çok üstünde bir sağ bek. istemedi lan bizimki. sabri'den ne farkı var dedi amk. şaka gibi. maxi haklı olarak 3-3.5 milyon euro para istedi. sabri'ye 1.8 ver, tarık alsın 1.2, maxi'yle beraber sağ bek bölgesine yıllık 6.5 milyon euro harcayalım. tabi ya. para bok.

    sen diyeceksin ki ben sabri'yi istemiyorum, sabri kim lan, maxi'yi getirin buraya. yönetim getiremezse o zaman çık ve aciz de. sabri'yi aldıktan sonra tabi ki pahallı gelir maxi. ulan cavanda denilen adam 800.000 euro'ya oynuyor trabzon'da. sabri yerine cavanda'yı isteseydi, beşiktaş'ın aldığı beck'i isteseydi. cavanda'nın alacağı parayı bilal'e peşkeş çektirdi bu adam. bilal yerine cavanda alınsaydı şu anda belki sağ bek problemin bir nebze azalmıştı. bilal ne boka yarıyor lan ? 40 metre pas atıyor. sen sağ bek için dani alves'ten sonra sabri'yi iste, birileri de gelsin buraya yönetim aciz yazsın. he canım. agucuk gugucuk seni.

    madem burak'ı yedek bırakacaksın izin ver satılmasına. hani çok maliyetliydi. sat burak'ı işte. maliyeti düşür. gelen parayla git forvet iste. o da yok. ne var ? ben burak istiyom. umut istiyom. sabri istiyom. jem istiyom. bilal istiyom. ama yönetim aciz. kimse kusura bakmasında kendisi galatasaray tarihinin en kötü yönetiminden bile acizdir. tencere kapak olmuşlardır. yönetime sallayıp bu adamı yağ gibi suyun üstüne çıkarmaya çalışmak da çocukluktur.

    bak tekrar yazıyorum adamın galatasaray 11'ine düşündüğü adam sabri. yahu nasıl savunuyorsunuz bu adamı ya.
  • 9314
    ceza almayacak bir yardımcı olarak güzel düşünülmüş ex teknik direktörümüz.

    malum hasan şaş ile fatih terim karakter yapıları gereği ceza almadan duramıyorlar. tff de 19.05 açıklamadıyla terim nezdinde galatasaray camiasına savaş açtığını göstermiş oldu.

    zaten şu an terim, şaş ve davala cezalılar.

    hamzaoğlu bu tür durumlarda iyi olabilir.

    gerçi hamzaoğlu'nda en son türk oyuncu takıntısı vardı terim'de böyle bir durum yok zaten kadronun çoğu yabancı bakalım ne olacak.
  • 9805
    takımda ön libero, forvet ve sağ bek eksikliği varken transfere gerek yok, içimizden hallederiz demiş, şampiyonlar ligi maçında atletico madrid karşısında hakan balta’yı önlibero oynatmıştı. bursaspor’u çalıştırırken bizim ffp muhabbetinden ceza almamız konuşuluyordu. kendisi bazı takımlar ceza alırsa avrupa’ya gidebiliriz demişti. bizden sonra tutturduğu bir başarısını hatırlamıyorum, hatta gönderilirken kimsenin üzüldüğünüde hatırlamıyorum. bizim ceza ihtimaline atıfta bulunup, bizim yerimize avrupa’da oynama hayalini dillendirdikten sonra bende ki tüm kredisini yitirmiş teknik direktördür.
  • 1330
    sergen'i , aykut'u, sifo'yu, resit akcay'a nasil taktik olarak ustunluk kurduysa ismail'e de oyle taktik ustunluk kuracaktir. inaniyorum. is burada futbolculara kaliyor kanimca. o stattan ve seriden etkilenmez istediklerini ve hocanin dediklerini sahaya yansitirlarsa kazanacaklardir. ben umutluyum. uzun zaman sonra ilk defa. en son 2 2 biten o lanet mactan once umutluydum. ama o macta fenerin sansi cok etkileyici olmustu. hem direkten donen top, zieglerin o topa yetisip golu getirmesi vs.vs. cok sansliydilar. ama bu sefer kazanacagiz. insallah.
App Store'dan indirin Google Play'den alın