resim
Hamit Altıntop
Görev:Sportif Direktör
Takım:-
Yaş:43
Uyruk:Türkiye
  • 5251
    oyuncu sevgisinden bağımsız olarak konuşacağım; yapılacak hareket vardır; yapılmayacak hareket vardır. yapılacak hareketin yeri ve zamanı da önemlidir; yer ve zaman doğru değilse, doğru hareket bile yanlış hareket olarak değerlendirilir.

    misal veriyorum; hamza tarafından, sahanın en iyi adamı olmasına rağmen oyundan alındığı ve akabinde beraberlik golünü yediğimiz ibb maçından çıkartıldıktan sonra yasin benzer bir hareket yapsa "hırs" diyebilirim ki yasin'i sevmem. şahıstan bağımsız konuşmam bu. her topçu oynamak istemelidir, iyi oynadığı maçta da sahada kalmalıdır. alınırsa, yorgunluk hesaba katılarak fevri hareketler yapılabilir. kimsenin hamza ile uğraşmadığı dönemde bu hareket yapılsa, maç siniridir denebilir.

    öte yandan; 2 haftayı aşkın süredir, advocaat'ı eleştiremeyen, passat basını dahil hemen herkes riekerink'in üzerine oynuyor. florya'da disiplin sorunu var diyen mi istersin, oyuncu değiştiremiyor diyen mi istersin, "kadroyu sneijder mi kuruyor?" veya "sizin yetersiz olduğunuz düşünülüyor, ne diyorsunuz?" gibi anlamsız ve salakça sorular soranlar mı istersin. taraftar jor hocama destek amacıyla pankart açmış, bu anlamsız goygoy ve baskı nedeniyle hocanın üzerine kalkan olmuş durumda. takım süper futbol oynamamış, ama inim inim kapanan rize'yi 2-0 yenmiş, 4 haftada 10 puan toplamış. bu durumda, sahada olup müthiş mücadele etmişsen bile her şeyden evvel zamanlama nedeniyle hareket yersiz; hareket yanlış.

    oyuncu özelinde bakarsak hamit sürekli sakat. hamit, melo'nun sakatlığı dönemi hariç, geldiği günden beri takıma bir katma değer kazandırmamış. senede net 3.4 m euro alan bir topçu olarak hamit, "ne aldın ne verdin" hesabı yapılırsa, mustafa sarp, barış özbek ve umut bulut dahil galatasaray spor kulübü'nün -belki de tarihteki- en kötü sporcusu. buna rağmen -halen öyle ümit ediyorum ki- geçen seneden olan alacaklarının yapılandırılması amacıyla bu sene de kulüpte kalabilmiş.

    galatasaray futbol takımı artık geçen seneki galatasaray futbol takımı değil. hamit de, bayern ve real madrid'de forma giymiş hamit değil. özetle, hamit isminin varlığı rakibe tehdit oluşturmuyor. dolayısıyla hamit, "sakat falan değilse forması garanti" olan bir adam değil. hatta şuna eminim ki, ben dahil bir çok taraftar, maçın son 10 dakikasında hamit yerine ne bileyim birhan, osman, ali, kazım, adı önemsiz x bir genç topçu girsin mi? sorusuna düşünmeden "evet" diyecek.yaz kampına yetişmiş ve antrenmanlara katılıyor olman senin takımda oynayabileceğin anlamına gelmiyor; zira playmaker pozisyonunda bok gibi oynayan ve el freni dediğimiz selçuk bile senin yanında sağlam tempolu topçu olarak kalıyor. 10-15 yıl üst düzey kulüplerde forma giyen hamit'in bunu görmeme, bunu bilmeme ihtimali yok; kimse tatava yapmasın.

    yaptığı hareket hem yer, hem zaman, hem de kişi yönünden yanlış ve ayıp özetle.

    hamit'in tek derdi, son dakikalarda maça girip maç başı ücretini almak. alamayınca da kızıyor. hamit'in derdi para yani. ben jor hocanın yerinde olsam kendisini kadro dışı bırakır bir daha da kadroya almazdım; bıraktılar gerçi ama geri aldılar. bu durumda her maç 18'e alır, 90 dakika ısındırır ve oyuna almam. inşallah jor hocam da benzer bir uygulama yapar.
  • 5252
    bu konu neden büyütüldü anlamıyorum. bu sadece bir refleks. bir kusma, bir haykırış. anın verdiği adrenalinin vermiş olduğu tepki. yani bizde insan olarak zaman zaman sinirleniriz. birilerine bağırırız. öfkeleniriz. elimizdekileri fırlatırız. sinir anında her şey yapılabilir. hele doluysan bunların olması gayet normal. hem saygısızlık olmadığı sürece böyle durumlarda isyan etmek de iyidir.

    sözlükte herkes hamit için bir yerlerden girmiş bir yerlerden çıkmış. yok madrid'de parasını almadı. yok münihte böylemiydi. parasını alamadığı için suları tekmeledi. yok rızıkların efendisi. sen kimsin ki gibi tepkiler var.

    arda turan'ın geçen gün ntvspor'da röportajını herkes izlemiştir sanırım. orada ki konuşmaların hiç birini tasvip etmiyorum. üslubu da çok yanlıştır ama koca röportajda bir yerde çok doğru bir şey dedi. ''bu ülkede saha içinden çok saha dışı olaylar konuşuluyor. eğer bunu aşabilirsek iyi bir futbol ülkesi olabiliriz'' bence bu doğru.

    maçtan sonra levent nazifoğlu bir açıklama yaptı. hani taraftarın çok sevdiği dobra futbolu bilen yöneticimiz. beyaz tv'de muhabir kışkırtıcı sorular sordu hamit ile ilgili. nazifoğlu da gayet sakin bir üslupla ''böyle şeyler olabilir arkadaşlar aile için de olur böyle durumlar içimizde hallettik durumu kapandı gitti önümüze bakalım'' bu kadar arkadaşlar ya. konu kapandı bitti. uzun uzun adamın kişiliğine kadar yazmaya gerek yok.

    adam maç içi böyle bir refleks verdiği için zaten pişman oluyor ve sabah idmanda arkadaşlarından ve hocasından özür diliyor. bu doğru bir hareket değil mi sizce?

    futbol oynayanlar bu psikolojiyi bilir. kimse sakatlanmak istemez. kimse oynamadan 1 yıl geçirmek istemez. adam zaten galatasaray'a katkı veremediği için sinirleniyor. zaten sakattık oynayamadık. iyileştik bari şimdi oynayalımın rekleksidir bu. maç zaten 90 dk bizim kontrolümüzdeydi zaten kafa olarak maçı kazanmıştık. bari girseydim 10 dk da ben oynasaydımın cevabı bu.

    trilyonları olan adam 12bin euro için su şişelerini tekmelemiş. yav arkadaş olabiir mi böyle bir şey ya. var mı böyle bir şey. böyle düşünüp bunu yazan arkadaşlar var. adam gitmiş real madrid, shalke münih örnekleri vermiş.

    uzaklara gitmeye rızık muhabbetlerine girmeye gerek yok. hatırlarsınız, emre çolak bile hamza hamzaoğlu'na oyundan çıktığı için tepki koyabiliyor. ama bunlar maç içi hareketler. olur böyle. öyle anlarda olur. emenike bile formayı çıkardı gitti derbide.

    maç cumartesi günü oynanmış. adam kadro dışı kalmış gelmiş özür dilemiş affedilmiş. idmanlara başlamış derbiye hazırlanyor. burada hala rızık muhabbeti. hala şişe muhabbeti.

    o su şişelerine semih kaya'da vursa, de jong'da vursa, sneijder'de vursa yine maç içi refleks duygu patlaması derim. yine aynı şeyleri yazardım. sizinkiler adama uyuz olduğunuz için sarf ettiğiniz nefret söylemleri.

    geçin artık bunları. önümüze bakalım derbiye odaklanalım.
  • 5254
    kendisinin şişe tekmeleme olayının sorumluluğunu riekerink bey'e yükleyenler olmuş. bu adam bu takımdan maaş alıyor mu? evet. teknik direktörü görevi çerçevesinde ne derse yapması gerekiyor mu? evet. riekerink bey isterse 90 dk ısındırıp oyuna almasa bile hamit'in itiraz etmeye hakkı yoktur. beğenmiyorsa sözleşmesini alıp gider. hamit efendi oynamayı çok istiyorsa şişe fırlatmak yerine kendisini yeterli seviyeye çıkartsın. karşısındaki hoca bunu görmezden gelemeyecek kadar objektiftir.
  • 5257
    geçen sezon tek bir dakika sahaya çıkmamış adamla sözleşme yenilersen daha sezonun bir ayı dolmadan su şişesini tekmeler çünkü arsızlaştırıyorsun,adam ben topa dokunmadan tüm sezon yattım yine de sözleşme alabiliyorum bir de su şişesini tekmeliyim belki kadroya girerim diyor.

    devre arasında anında gönderilmesi gerekir umarım yönetim bunu doğru yapmayı becerir.
  • 5258
    yönetimin son dönemde yaptığı en büyük hata kendisiyle sözleşme yenilemek olan futbolcu.biz sözleşmesi bitti derken,sevinirken gidip yenilediler.kadroda işi olmaması gerekirken bi de atar yapıyo beyefendi.şu asalaklardan kurtulmadıktan sonra işimiz zor.içerde bu,selçuk,sabri dışarda fatih terim,albayrak,medya vs derken hocanın işi çok çok zor gerçekten.
  • 5270
    o kadar kariyer yap ama kulüpsüz kal. kimseyle hatırlanmayacak futbolculardan. yani hiç sevmediğimgillerden. futbolu bıraktığında galatasaraylı hamit değil kulüpsüz diyecekler ama sen hala buradasın. ki biliyorsun taraftarın seni istemediğini. aynı sabri gibi. ama olmaz paradır herşey ya unutuyoruz bunu haklısın. sen profesyonelsin biz romantik amatörleriz.

    fm 2006 galatasaray kariyerimde schalkeden aldığım bir zamanlar yetenekli ve paradan gözü dönmemiş futbol hırsı olan futbolcu.
App Store'dan indirin Google Play'den alın