• 10546
    bir şeyin değişmeyeceğini anlamış taraftardır. galatasaray yönetimi ve kulübün hukukçuları, galatasaray’a yapılan haksızlıkları engelleyemiyor, hukuki yollara başvuramıyor ve sonunda fenerbahçe ne istiyorsa yapabiliyorsa, o zaman daha önce de dediğimiz gibi, emir büyük yerden geliyor demektir. birileri, galatasaray’ın şampiyonluğunu hırsızlara peşkeş çekmiştir.

    spor bakanı nerede? her türlü pisliğin döndüğü federasyonda, türk futbolunun bu duruma sessiz kalması ve buna göz yumması sizce tesadüf mü? bunu bilen yönetim de bu yüzden sesini çıkaramıyor. korkuyorlar. madem öyle, bırakın gitsinler. sonuçta ortaya çıkan tablo bu. ne demek ya, kafasına göre var kaydını açıklamak, kafasına göre şaibeli rakibin istediği hakemi atamak, cezalar vermek? kurallara aykırı davranan federasyonu kim denetliyor? denetlemesi gerekenler neden izliyor? sonuçta ne çıkmasını bekliyorsunuz?

    birbirimizi kandırmayalım. maç, beklentilerin altında kalır, sönük geçer. hakem, uyduruk bir karar verir, fenerbahçe lehine olur, onlar istediklerini alır ve yoluna devam eder. bizimkiler de maç sonunda olayı kınar ve her şey biter. inşallah yanılırım ve takımımız fenerin içinden geçer hakemde ancak bakar.
  • 10142
    https://x.com/...kU8oqwsOEBw&s=19

    kendi takımı içerisinde kavga, küslük, adam kayırmaca olduğunu iddia ettiği ve ortalığı karıştırdığı sürece her şekilde kabağın kendisine patlayacağı topluluk.

    görüldüğü üzere yunusla barış arasında bir şey yok fakat taraftar küs olduklarını, barış'ın dışlandığını, barış'ın bir taraflarının kalktığını iddia ediyordu.

    taraftar, yönetemiyle sabote ediyor takımını. başkası değil.
  • 1417
    türk telekom arena'da çok güzel bir şekilde kimlik oturtmuştur. pegasusta ultraslan maçla alakasız da olsa şarkılı türkülü tezahüratını yapıyor, arada diğer tribünlerle karşılıklı cim bom bom'um benim giriyorlar güzel oluyor. diğer tribünler de olması gerektiği gibi yerinde ıslıklar ve tepkilerle hakemi ve rakibi baskı altına alırken doğru işler yapan oyuncuları alkışlayarakta takımını ateşliyor.

    bence bu düzen güzel. sürekli bağırmak isteyenler pegasus'a, yok ben arada bağırayım, yanımdakiyle kritik yapayım ve maçı da rahat izleyeyim diyenler için de cüzdanlarına göre diğer tribünler gayet uygun.
  • 2686
    her takım taraftarları arasında nasıl mal bi grup varsa galatasaray taraftarı arasında da vardır. yıllar once milan takımına 85. dakkadan sonra 2 gol atan galatasaray takımının ligde gucsuz bir takımla oynadıgı ve maglup goturdugu macın 85. dakikasında rerererarara marsını soyleyeceklerine basarılar gelir gecer marsını soyleyen bi topluluktur. bi de bunların skora taraftarı olanları vardır. bunlar maglup olunan her mactan sonra mutlulukla piyasaya cıkıp galatasaray degelreine sallarlar hadi konusun amk falan derler ! boledir bunlar..

    ligde hala lideriz sampiyonlar liginde de ikinciyiz amk !!!
  • 8152
    gözlemlediğim kadarıyla iki farklı gruba bölünmüş taraftardır.

    bir grup "iyi yoldayız sabretmemiz gerek" düşüncesiyle hareket ederken, diğer grup "artık kötü futboldan yıldık ne olursa olsun rakiplere üstünlük sağlamamız gerek" düşüncesiyle hareket ediyor.

    sonuç olarak iki önemli yol beliriyor. ya birinci grup baskın gelip diğerlerine sabretmeyi öğretecek. ya da ikinci grup baskın gelip türk toplumuna yakışır bir biçimde anlık hevesler/nefretler uğruna yapılan yeni planlamanın sonunu beklemeden bir çuval inciri berbat edecek. ortası yok gibi görünüyor şu an. hayırlısı...
  • 7780
    takımın ihtiyaç duyduğu grup stadyumdaki taraftar grubudur, hani şu yerden yere vurulan ultraslan ve türevlerinden bahsediyorum. lamı cimi yok. son 2 şampiyonluğumuzun en büyük mimarı ve hocamızın güç alma noktası kendileridir. şükranlarımı sunuyorum burdan kendilerine. yokluklarını derinden hissediyoruz. kaçak yayınla maç izleyen, sosyal medyada önüne gelene hakaret eden, her defasında gitmesini bilmiş ve tarihinin en büyük başarılarını yaşatmış hocasına sosyal medyada kapının önüne koyan taraftara ihtiyaç var mı, hiç sanmıyorum.
  • 6767
    eskiden futboldan biraz olsun anlayan bir taraftardı. şimdi iyice 30 yaş ortalamasında, geç ergenlik yaşayan bir taraftar grubuna evrildi. şımarıklık, çok bilmişlik, sabırsızlık, anlayışsızlık ne ararsanız var.

    genç futbolcu ister, alınır, o futbolcu hata yapar. hurraaa gömer.
    kariyerli futbolcu ister, alınır. o futbolcu hata yapar. hurraa ne anasını kalır ne bacısı.
    altyapı oyuncusu ister, sahaya çıkartılır. o futbolcu hata yapar hemen sanki futbol uleması gibi "bundan bişey olmaz" diye kötüler.

    daha neler neler var da saymayalım şimdi. ama iş takımı ateşlemeye, rakibi sindirmeye geldi mi eline telefonunu alır, şovunu yapar. o kadar. iş store'den alışveriş yapmaya geldi mi "kalitesiz, bedenime uymuyor, rengi bilmem ne" diye mazeret uydurur.

    yeni türkiye'nin yeni galatasaray taraftarıdır işte. ne eksik ne fazla.
  • 10014
    kendim de dahil olmak üzere çok kolay sinen taraftardır.

    neden böyle olduğunu cidden anlamıyorum ama gerek maç* içerisinde gerek maçtan sonra yenilginin verdiği üzüntüyle, suçu hep önce kendinde veya kendi takımında bulan, herkesten önce kendini döven, sorunu sürekli kendinde arayan ve kendini cezalandıran bir ekip olduk iyice.

    tamam güzel baskılı oynamadık, kazanacak futbolu da ortaya koyamadık ama maç içerisinde bir sürü kartlık pozisyon es geçildi, oyunu provoke etmeye çalışan adama hakem bozuntusu kart göstermedi diye coştukça coştu, taraftarı çileden çıkarmaya çalıştı.

    onu geçtim maç bitiminde oosterwolde denen şeref haysiyet yoksunu taraftara dalgasını avuçladı, yöneticimizi sahanın ortasında karşı teknik direktörün oğlu yumrukladı ama biz o ara ergenler gibi yenilmenin şokunu atlatamayıp ortalığı yangın yerine çevirmemiz gerekirken es geçtik. çünkü yine kendimizi herkesten önce dövüyorduk. yok icardiye sallıyorduk, okan hocaya ona buna herkese sallıyorduk galatasaraya dair.

    bu bi de sadece fenere karşı olan maç özelinde de değil ha. hep böyle gidiyor. taraftar profili olarak daha eğitimli daha aklıselim olabiliriz evet ama bu kafamıza vurup ekmeğimizi alacakları anlamına gelmemeli. objektif bi şekilde ve doğru olanı yapma içgüdüsüyle hep nezaket veya alttan alıyoruz ama iş artık çığrından çıktı. evet eksiklerimizi görüp tabiki bunları düzeltmek için uğraşacağız ama bunu ulu orta yaparken adamlar medeniyetten bi haber oldukları için bunu zayıflık olarak görüp her hakkı kendilerinde görebiliyolar.

    sonra işte stadını açtırıp içinde kutlama yapmaya da çalışıyorlar, sahanın ortasında yöneticini dövme cüreti gösteriyorlar falan filan.

    hala ortalığı yangın yerine çeviremedik ki tutuklanmadı bile suçlular. adam trabzon maçında taraftarın kafasına tekme attı üstüne geldi bizim maçta taraftara dalgasını salladı. bu yavşağın hollandadan gelip ekmek yediği ülkenin vatandaşına yaptığa hareketlere bak. omurgasız takımı da sahip çıkıyor buna. icardi olmayan eylemden ceza aldı. arda turanın 2 maç ceza aldığı tezahürat olayının daha fecisini kendileri yaptı ama ortalık sus pus. adam takımımızın yöneticisini dövdü hala ses yok.

    hani kusura bakmayın da biz eşek olursak semer vuran çok olur!
  • 8783
    uzun bir maç özleminin ardından bu akşamki futbol ve skorun illa ki moralimizi bozduğu ancak daha hiçbir şeyin bitmediğini ve bunun da farkında olması gereken içinde bulunduğum büyük aile. bugünkü kadro seçimi hataydı, hayat ta böyle değil mi zaten hatalarımızdan ders çıkararak bazı şeyleri tecrübe ediyoruz ki; bu akşam izlediğimiz maç bize neleri yapmamamız gerektiğini sert bir şekilde yüzümüze vurdu. ben hocadan da takımdan da umutluyum bu kadar kolay vazgeçmemeliyiz doğruyu bulacağız ve bulduğumuzda da çok farklı şeyleri konuşuyor olacağız burada. (bkz: 15 ekim 2022 kayserispor galatasaray maçı)
  • 7002
    ülkemizdeki insanlar ne yazık ki ortalama açısından hep az bilir-çok konuşur şeklinde nitelendirilebilecek seviyedelerdi. bunda, geleneksel bakış açısı, büyüğe aşırı saygının getirdiği gereksiz özgüven gibi kavramlar olsa da konu galatasaray olunca hep daha iyi bir taraftar profili çiziyorduk çünkü daima kendimizi uygarlığa açılan pencere olarak görerek bunu misyon edindik ( ayrıca lise ve üniversite' nin getirdiği galatasaray eğitim ocağı etkisi de vardı).
    2000 kuşağı ile birlikte artık bilgisizlik, temelsiz cümlelere yatkınlık, emeksiz yaşam, rahatlık ve " google search " bilgileri iyice arttı. bu çürümüşlük maalesef toplumun her noktasına nüfuz ettiğü gibi, galatasaray taraftarlarına nüfuz ediyor.
    genç arkadaşlara ayıp olmuyor mu diyen olabilir ama olmuyor tabi ki, yanlış ve kötü daima eleştirilmelidir, hoşgörülen her hata pişmanlığa neden olur.
    toplumsal çözülmeden futbol da etkileniyor ve bakalım nereye gidecek sonu.
  • 10388
    14 sene şampiyonluk bekleyen taraftarlar ayrı bir tarafa ama özellikle 2002 şampiyonluğundan 2012 şampiyonluğuna kadar arada geçen 10 senede ezikliği, çaresizliği ve "garibanlığı" dibine kadar yaşamış taraftarlardır. o dönem çektiğimiz çilelerin haddi hesabı yoktur. rakibimizin sattığı kombine bizim stat kapasitesinin nerdeyse 2 katıydı. ülkenin en zenginleri rakiplere oluk oluk para akıtırken bizim takım paraları ödenmediği için antrenmana çıkmazdı. bugün dybala gelmesin rashford mu, öehh falan diyoruz ya, o zamanlar 5.sınıf orta sahalar için nöbet tutardık. fener peş peşe arjantin ve brezilya milli takımlarının 10 numaralarını alırken biz onların kapıya koyduğu revivo'larla adını sanını kimsenin bilmediği felipelerle oynamaya çalışırdık. onlar milli takım topçularını toplarken biz anadolu kulüplerinin 3.sınıf futbolcularına dilenir onu da ancak bjk ve fb salça olmazsa belki alabilirdik.

    lincoln transferini 6 ay kutladık la biz. tamam bu kadar kutlama yeterli dediğimizde sezonun ilk yarısı bitmişti. adnan polat döneminde biraz normalleşir gibi olmuştu bu transferler ama yine de fenerbahçe'ye karşı kıramadığımız bir basiretsizlik vardı. deplasmanda zaten hep kaybediyorduk da ali sami yen de bile galibiyeti 3-4 yılda bir alıyorduk. avrupa'da zaten hepten şamar oğlanıydık. 2002'de grup sonuncusu olmuştuk, 2004'te villarreal içimizden geçmişti. 2005'te zaten avrupa'da bile yoktuk. tromsö faciasını yine şampiyonlar ligi grup sonunculuğu takip ediyordu. fener emre'yi aldığında arda da gitmesin diye dualar ediyorduk. bukres ve karpaty facialarından sonra bildiğin 70'ler galatasaray'ı gibi avrupa mı o ne la modundaydık.

    bugün transfer beğenmiyoruz, kadıköy deplasmanını habur sınır kapısına çevirmişiz. anadolu deplasmanlarında tıpkı 2000'lerdeki gibi davul zurnalarla karşılanıyoruz. bu depresyondan çıkışımız 2011 yaz transfer dönemi ile başlıyor esasında. türkiye liginin en değerli yerli oyuncusunu, arsenal'in sağ bekini, juventus'un orta sahasını, atl madrid'in stoperini ve lazio'nun kalecisini aynı anda almıştık. aysal terim işbirliği bugünkü güzel günlerin kapısını açtı. galatasaray 2011'de tam anlamıyla küllerinden yeniden doğdu. 2002-2012 arası kapkaranlık dönem ki o arada bile 3 lig, 1 türkiye kupası ve 1 süper kupa var, bitirdik. son 13 sezonda türkiye'de dağıtılan 38 kupanın tam 17 tanesini biz aldık. kalan 21 kupayı ise türkiye'nin geri kalan kulüpleri kendi aralarında paylaşmış.

    o günleri yaşayan bilhassa y kuşağı galatasaray taraftarları bugünleri hak etti. mevlam, 14 sene şampiyonluk görmeyen taraftara işin sonunda uefa kupasını görmeyi nasip etti. 2002-2012 arasındaki ezik dönemi yaşayanlara da bir uefa kupası zaferi daha yaşatır inşallah.

    oğlum o dönemler çok kötüydü lan. öyle böyle değil. almaguer, bratu, suat usta, yalçın ayhan, inamoto, carrusca, barusso, bouzid, serdar özkan, yaser yıldız, mehmet batdal falan, bunlar geldi diye heyecanlanmış adamlarız biz. şimdi ayağımızı uzatıp dybala olmaz yeaa, osimhen'i almamız lazım falan diyoruz. inanılır gibi değil.

    rabbim bu üstünlüğümüzü daim kılsın. amin deyin.
  • 6227
    2017-2018 sezonunda eğer galatasaray mutlu sona ulaşırsa aslan pay kendisindir. süper ligde statımızın iç saha maçlarının taraftar ortalaması transfermarkt verilerine göre 41050'dir.

    deplasmanda 16 maçta 7 galibiyet zor alan takım iç sahada 17 maçta yenilmeden 16 galibiyet alıyorsa bunun sebebi ateşli taraftardan başka bir şey değildir. taraftarımız bu sezon adeta bir 12. oyuncu gibi takıma destek olmuştur.

    40 bin ortalamayı devam ettirebilirsek eğer süper ligde iç sahada kolay kolay yenileceğimizi düşünmüyorum bundan sonra.
  • 1115
    dönüp kendisine bakması ve kendisini sorgulaması gereken taraftar. yönetim iyi değil, gitsin. futbolcular iyi değil, gitsin. hagi iyi değil, gitsin. skibbe gitsin, rijkaard gitsin... bu adamların hepsi yuhalandı tribünde, sözlükte, internette, orda burda. lucescu, gerets, feldkamp, skibbe, rijkaard... hepsi kötülerdi değil mi? ee? taraftar iyi mi? sami yen'de son maçta stadı yıktı, oyuncusunu ıslıkladı, rakip futbolcular pas yaparken oley çekti. bu mudur galatasaraylılık? bu mudur tepki? bu mudur protesto?

    bu yıkma, yok etme isteğidir, kör öfkedir bu. hiçbir işe de yaramaz. yaramadı da zaten. galatasaray'da değişmesi gereken şeylerden biridir taraftar. bazen gerçekten de mide bulandırıyorlar.

    kenarda senin ruhani liderin var, kenarda çırpınan bir adam var. hagi var, yanında tugay kerimoğlu var. onlara saygı duyun biraz, biraz güvenin, sabredin. yine sözlük kabarmış "terim gelsin, lucescu gelsin, x nerde, y nerde?" diye. ulan daha dur, iki dakika bi soluklan ya. şımarık çocuk gibisiniz bir kısmınız. bu oyuncağı sevmedim, yenisini ver. olmadı yenisini, yenisini... tam ağzının üstüne iki tane çakılacak çocuk gibi. sevimsiz, cırlak...
App Store'dan indirin Google Play'den alın