• 116
    o anda oynanan alakasız bir maçta, fenerbahçe ile beşiktaş ile uğraşmayınca çok daha sevdiğim taraftarlar, yani biz. ayrıca vefa denilen şeyin bir semt adı olmadığını bilenleri de oldukça kalabalıktır. takım sezonu 5. kapatırken "seviyoruz işte var mı diyeceğin?" diye noktayı koyan, stadı "şereftir seni sevmek" ile terk eden, iyi oynayamasa da verdiği uğraşı görüp sabri diye bağırabilen bu taraftarı seviyorum, onlardan biri olmak hayatıma anlam katıyor çünkü.
  • 9971
    sakin olması, "fb'yi yenemedik şampiyon olsak ne olur" demeyi bırakması gereken topluluk. evet keşke bunların sene boyunca yaptıkları pisliklere cevabımızı sahada verebilseydik, gözlerinin önünde şampiyonluğu ilan etseydik ama bundan 10 sene sonra çoğu kişi bu maçı* belki hatırlamayacak bile. sezon içinde ne olursa olsun gün sonunda sadece şampiyon hatırlanır. galatasaray da suyun karşı tarafının aksine galibiyetlerle değil şampiyonluklar ve kupalarla övünür. o yüzden son 90 dakika, son 1 puan.
  • 7942
    herhalde fenerbahçe'nin yaşadığı başarısızlıkları yaşasa futbolla ilişiği kesecek taraftardır. bu denli şımarıkça bir tutum nasıl oluştu anlamak güç. sosyal medya üzerinden yerleşen bir anlatıya dayalı pohpohlama ve kendimizi olduğundan çok farklı görme durumu var. avrupada sanki hep harikaymışız ve son yıllarda bozulmuş gibi. 2000'den sonra ne zaman harika olduk ki? 20 yıl geçti. hocayla çeyrek yaptık ertesi sene mancini ile yürüdük o kadar. o kadro da 3 dünya yıldızı, 3 yerli star içeren bir kadroydu. o zaman burun kıvırılan selçuk ve burak'ın 1000000'de biri yerli biri var mı şuan?

    vasata alısan taraftar. aldı başını gidiyor bu cümle. bizim normalimiz vasat zaten. fenerbahce ve besiktas'la aramızda sandığınız kadar büyül bir fark yok yani. var olan farkı yaratan da başımızda. yoksa 2000'den sonra 3 sene üst üste şampiyonluk bile yok. çünkü bu ligin de dinamikleri böyle. juve olalım, bayerm olalım. bunun 'pratikte olması' için önce ülkenin almanya, italya olması lazım.

    bu bir terim savunma entrysi değil. bu artık bu 'öldük bittik yok oluyoruz, dna'mızdan uzaklsşıyoruz' temalı gerceklikle alakası olmayan feryatlardan sıkılma entrysi. fenerbahçe'nin biz kadar taraftarı yok mu? 3 aşağı 5 yukarı aynı. lobisi yok mu? daha güçlü. parası yok mu? daha fazla. eee onlar niye olamıyor? en son cl'ye 2008'de gitti. en son şampiyon 2014te oldu. pandemi öncesi son sezon stad doluluk oranı bizden fazlaydı ama. geçen sene 2 gol daha atsak şampiyonduk, 2 gol bak. 2 maç değil. avrupa liginde de turu atlayacağız. 14 sene şampiyon olamamıs gibi triplerde millet.

    çok yorucu çok. eninde sonunda biz taraftarız. kar payı olan ortak değil. destekliyoruz işte. vahşi kapitalizm her şeyi öldürecek. sevdigimiz ne varsa alacak anasını satayım.
  • 2475
    ergeni mi fazla, bana mı çok denk geliyor bilmiyorum ama ben gördükçe çıldırcak gibi oluyorum.
    sosyal paylaşım ağlarında falan; abdürrahim albayrakın melonun parasını ödediği yazıldığında binlerce insanın büyüksün albayrak, başkan ol albayrak, daha çok sevdik seni, şampiyonuz, fenerden 6-0ın intikamı geliyor vs vs bi ton şey.
    istemiyorum arkadaşım. gerçekten istemiyorum bilinçsiz taraftar.
  • 7506
    scout transferi ister, transfer için adı geçen oyuncuyu beğenmez ki ne zaman kaç kere izledin orası ayrı bir konu, ortasaha riske atılacak yer değil der, trabzon o tarz adam aldığında biz neden alamıyoruz diye takar.

    1- riske atılacak pozisyon mu kaldı günün futbolunda, en zayıf halkan kadar güçlüsün, zayıf karnına saldırıyor rakipler.

    2- bütün dünya paranın olmadığını biliyorken, eski transfer sihirbazın neredeyse oyuncuları kulübe ortak eden kontratlar vermişken, o topçuları nasıl satacaksın, adam gitmek istemiyor, herkes de fernando reges değil, karşı takım direk çeyrek fiyatını çekiyor zaten.
  • 687
    işi eleştirmek olmayan güruhtur. taraftarın işi bellidir. taraf olmaktır. tarafında olmaktır. hani vardı ya reklam egomuz tatmin oluyordu... "sen neredeysen biz oradayız" demektir. ancak insanlar yaşlandıkça bilgi birikimleri büyüdükçe egoları da katılaşır. kimse bir b.k bilmez olur, en büyük b.kları hep kendileri bilir olurlar. o yüzden hagi'yi de eleştiriler arda'yı da. ben bile galatasaray'ı rijkaard'dan daha iyi tanıdığımı düşünüyorum. 79 doğumluyum! rijkaard hayatında benim kadar galatasaray maçı izlemiş midir? peki ben neyim? spor yazarı mıyım? ahlak bilgisi hocası mıyım? yok hayır. ben galatasaray forması taşıyan adamı kolay kolay eleştirmem. hele arda'yı hiç eleştirmem. onu zaten bir dünya adam eleştiriyor. benim görevim onun moralinin bozulmasını engellemek, onun yanında olmak. hainlik etmek, onu sırtından bıçaklamak, ruhsuz demek, para peşinde koşuyor demek değil. bunlar zaten eleştiri de değil.
  • 5911
    beğenmediği futbolcuyu ıslıklaması baya baya eleştiriliyor ha. olabilecek en barışçıl protesto şeklinden bahsediyoruz. sorun ıslık değil, beğenmediği şeye tepki göstermesi yani.

    çok temel bir gerçekte anlaşmamız gerekiyor arkadaşlar. profesyonel futbolun var olmasının tek sebebi taraftarlar. bunun farkında mıyız? tek sebebi diyorum bakın. tek. ikincil olarak düşündüğünüz tüm sebepler mutlaka taraftara bağlanır. tek sebep taraftarlar.

    farkındayız değil mi? baya temel bir gerçek. yalvarıyorum hepimiz farkında olalım. bazılarımız değil gibi gelmeye başladı bana. baya endişelendim, ondan yazıyorum zaten.

    ortaöğretimi bile tamamlamamış, vasat altı zekalı insanlardan oluşan futbol camiası, profesyonel futbolun kendilerinin yüzü suyu hürmetine var olduğunu, rastgele seçilen birtakım eşhas daha pahalı arabalara binip daha pahalı nargile kafelere oturabilsin diye böyle bir spor icat edildiğini, kendilerinin de bu şanslı kişiler arasında yer aldığını sanıyor ve size de bunu öyle güzel yedirmişler ki "aman x oyuncumuza bir şey olmasın" diye pamuklara sarıyorsunuz. taraftarın, profesyonel futbolun var olmasının tek sebebi olmadığını baya kılçıksız yutmuşsunuz. buradan görünen bu. umarım yanılıyorumdur.

    herkes anlayabilsin diye tekrar tekrar yazıyorum. profesyonel futbolun var olmasının tek sebebi taraftarlar. o insanlara futbol oynasınlar veya futbol oynayanlara teknik-taktik destek versinler diye para verilmesinin tek sebebi taraftarlar.

    siz seversiniz bak, tek müşteriniz taraftar. velinimetiniz. taraftarlık olayını kafada oturtamıyorsanız bari iş kafasından bakarak anlamaya çalışın yahu.
  • 8496
    çok uçlarda yaşayan taraftar, hatta fazla uçlarda...

    marcao'nun geniş alanda tek kalınca savunmada zorlandığını göremez, fatih hocası gidince maç satmaya başladı der. oysa aynı marcao sol bekte ömer bayram'ın oynadığı ads maçında patates olduğunda takımın başında fatih terim vardı.
    nelsson kötü yan top dizilimimiz nedeniyle 1-2 topa çıkıp vuramazsa instagramda zaten terimle fotoğrafı vardı hocayı sabote ediyor derler.
    taylan antalyalı sezon boyunca tam 3-4 tane yedirdiği golden torrent yönetiminde ilk defa yedirdiğinde yine hocayı yemek için kasıtlı yaptı dediler.
    ömer bayram çok kısıtlı süre almasına rağmen oynadığı her maçta takımı yaktı, ancak torrent yönetiminde ilk 11 e monte edilip üstüne aynı performansı istikrarlı bir şekilde gösterince sabotaj dediler. hem de muhabir geçineni bile dedi. üstelik bu adamın bağlı olduğu menajerlik şirketinin sahibi ışıtan gün.
    halil dervişoğlu fatih terim döneminde hiç gol kaçırmamış gibi kaçırdığı ilk absürd golde hocayı yemeye çalışıyor dediler.
    berkan kutlu için yine 3 aşağı 5 yukarı benzer şeyler yazıldı.

    ya futbolcu bu, iyi zamanı olur, kötü zamanı olur. rakip senin bir şeyini çözer, oradan yüklenir daha da kötü gözükür. her şeyi geçtim kötü bir dönemden geçiyoruzdur, modu düşüktür ayakları gitmiyordur. her şey olur ya. ama bir dönem cadı avı yapar gibi her futbolcuya kötü iftiralar atıldı. sonra 2 maç kazanınca herkes yüksek dozdan övülmeye başlıyor. böyle olmaz bu ya. böyle olmamalı...
  • 8804
    tıpkı içinde yaşadığımız toplum gibi liyakatsiz insanların kendi yorumlarını değişmez gerçek sandığı ve haftada her 3-5 maç izleyenin kendi fikrini haklı çıkarmak için takıma ya da takımdan bazılarına ölümüne savaş açtığı topluluk.

    ben artık çoğu kişinin teknik direktör ve futbolcularla tavşan dağ misali ego savaşına girdiğini düşünüyorum. bu yüzden de ego savaşına kendi içlerinde bile giremeyecekleri bir figürü, yani fatih terim'i istiyorlar. okan buruk ya da herhangi bir yabancı her maçı gol yemeden kazansaydı da eminim "emin bayram neden oynamıyor, basit maçlarda skoru alınca hamza'ya şans verelim" diye söylenmeye başlarlardı. çünkü sorun çoğu kişi için takım ya da oyun değil artık, "sen nasıl benim fikirlerimce takımı yönetmezsin" sendromu. onun fikirlerince takım yönetilmezse başarı gelemez, gelse bile sürekli olamaz. bunun taraftarlıkla ya da seyir zevkiyle ilgili bir tarafı yok.

    "yıllarca fm oynadım, her hafta halısaha yaptım, elimden geldiğince tüm ligleri takip eder sonrasında da socrates'den yorumlar izlerim, tabi ki de benim fikirlerim de önemli" dediğinizi duyar gibiyim, bravo, artık torrent'den de okan buruk'dan da daha iyi futbol bilgisine sahipsiniz.
  • 6601
    çok çabuk coşup, çok çabuk demoralize olan taraftardır. bir yandan takımın golcü pozisyonu boşta, diğer yandan stoper eksiği var, üstüne amma bizim hatamız, amma milangaz aygaz federasyonu hatası bir dünya cezalımız var ki, tamamı bu takımın as orta saha oyuncuları, hoca zaten malumunuz cezalı, yönetim tff, mhk derken diğer 17 kulüp tarafından da eziliyor, hakemler her maç bir şekilde aleyhinize pozisyon zorluyor. bu halde iken, devre arasına kadar maç kaybetmemek bile bir kazançken her maç fark atacakmış havasına giren bir taraftar olduk.

    lenin’in bir sözü var “somut durumun somut tahlili” diye. işte bizim en büyük hayal kırıklığı sebebimiz bu.
  • 6777
    takımından beklentisini düşürmesi gerek artık. olmuyor arkadaş her avrupa maçı öncesi aynı gaz biz şöyleyiz, avrupa fatihiyiz. maç sonu rezil ötesi furbol ve sonuç. on yılda bir tur atlayan takım avrupa fatihi falan olmaz. istikrar sağlaman lazim, iz bırakman lazım oyununla. ben kişisel olarak avrupa maçları öncesi beklentiye girme işini uzun süre önce bıraktım. sizede gerekçi olmayı tavsiye ederim.
  • 4758
    hepsine degil ama onemli bir kismina;

    dursun özbek cüneyt tanman hamza hamzaoğlu üçlüsü 'nun cok yakistigi taraftar. onlara mustehak.

    fanatiklikten gozleri kor olmus, polyannacilik oynayip olumsuz haberlerin hepsine 'iftira' gozuyle bakan dolayisiyla tuttuklari takimin ucuruma suruklenisini fark edemeyen insanlardan olusuyorlar. bunun sosyal ve psikolojik analizine girmek istemiyorum ancak bircok insan gibi futbolu beyinlerini uyusturmak, dertlerinden uzaklasmak, onlari dusunmeyi ertelemek icin yani bir nevi sarhosluk icin kullandiklarina deginmeden olmaz. dolayisiyla olaylari iyi suzemiyorlar, objektif bakamiyorlar. selcuk'a arda'ya olan asiri sevgi ve nefretin nedeni de bu. neyse konumuza donelim;

    yabanci siniri serbest kalmisken sabri'ye bilal'e verilen kontratlardan belliydi bu heriflerin ne haltlar yiyecekleri. daha o zaman dedik ama siz ben ve benim gibi bircoklari dinlemediniz, tepkinizi ortaya koymadiniz. ve iste sonuc. gule gule izleyin bu takimi. izlerken de sunu unutmayin;

    fm oynayan sumuklu bir ergen verseydi sportif kararlari su anda en kotu ihtimalle;

    sag bekte en azindan rafael ya da maxi pereira'yi, on liberoda melo'yla beraber(belki alternatif olarak) mbia'yi, kanatta konoplyanka'yi ya da andre ayew'i, forvette en azindan fernando llorente'yi izliyor olacaktiniz. bu transferlerin bonservis bedeli toplamda sifir. ki bu kadroyu yonetimin ffp abartmasina gore yazdim. yoksa herkes biliyor, hain lisecilerden izin ciksa florya'nin yeri degisir, riva degerlendirilir, milletin dayisinin oglu halasinin kizi yattigi yerden kulubun parasini yesin diye kapatilmayan ve sadece zarar eden sirketler kapatilir, borcu sifirlamakla kalmaz uzerine 20 tane ibrahimovic alirsin.

    velhasil; iste boyle bir transfer donemini de berbat etti bu adamlar. ama siz hak ettiniz. oh olsun.
App Store'dan indirin Google Play'den alın