• 11651
    bayram değil seyran değilken artık eskiler hakkında yazılmaması gereken sözlük olduğuna inanıyorum.

    geçen de bahsetmiştim sneijder efsane değil diye biri taş atıyor ardından onlarca entry giriliyor.
    roberto mancini övgüsü yapılmış bugün. yazılanlara katılıyorum ama benim gibi katılmayan onlarca yazar var burda ve laf lafı açıyor.
    keza riekerink başlığı da böyle. gerçi ben de yazdım bir anlık gafletle.
    bir gün bir bakıyorsun hiç gündem olmamış önemli bir mevzu da yok sadece yolu bizden geçmiş bir oyuncu ya da hoca eleştiri veya övgüleri içeren enrty yazılmış sonra hoop kavga.
  • 11653
    duyum konusunda hiç bir sorun yaşamayacak sözlük. galatasaray yönetimi uzaydan inmedi elbette yönetimden tanıdığı olan çıkacaktır yada kulüp çalışanlarından. ayrıca kaynaksız duyum vermek tabi ki yasak olmalı ama kaynak yönetime söylendiği sürece buraya kimse kaynak yazmak zorunda değil.
    wesley sneijder ve drogba transleri sırasında çok miktarda duyum paylaşmıştım sözlükte o dönem modlara kaynağımı net bir şekilde söyledim ve paylaşılmamasını rica etmiştim.
    eskiler hatırlar galatasaray sözlük sohbet odası vardı orada sürekli konuşurduk transferleri ve gayet açık söylüyordum drogba ve sneijder transflerini. şu an her hangi bir şekilde duyum vermem imkansız çünkü kaynağım bildiğim kadarıyla baya uzak kulübe.
    kaynak bilgisi de vereyim sözlüğün çok sevdiği bir başkanın hiç sevmediği sağ koluydu.
  • 11654
    galatasaray'ın tarihine, armasına, renklerine aşık olan biz taraftarlar tarafından kullanılan güzide sözlüğümüzdür. altını çizemediğim ama tırnak (") işareti kullanarak söyleyeceğim söz şu: "biz galatasaraylılar" tekrardan bahsetmek gerekirse: "aynı takımın taraftarları" farklı bir versiyonda: "aynı safta askerlik yapanlar" grubunda oluyoruz. ama her ne hikmetse bir türlü anlaşamıyoruz. bir türlü ortak noktayı bulamıyoruz. bir türlü huzur bulamıyoruz. her zaman tartışma, her zaman kavga ile vakit harcamaya çalışıyoruz. uzun bir paragraf yazmak yerine tane tane örneklerle açıklamak gerekirse;

    1- teknik direktör tartışmaları:
    1996-2000 yılları arasında fatih terim’i herkes çok severdi. galatasaray taraftarı, tabir-i caizse tapardı. bu dönemde linç kültürü yoktu.

    2002-2004 yılları arasında seveni de oldu sevmeyeni de. seven bir insan geçmişteki başarılarından dolayı sevdi. sevmeyen insan ise son dönemlerdeki başarısızlığından dolayı sevmedi. ama bu dönemde sevene de, sevmeyene de linç yapılmadı.

    2011-2013 yılları arasında çok başarılı oldu. sevmeyenler, genellikle sürekli gidip gelmesinden dolayı sevmiyordu. seven insan ise doğal olarak başarılarından dolayı seviyordu. ama bu dönemde inanılmaz bir şekilde linç kültürü vardı. sevmeyen insanlar’a saygı duyulmuyordu. illa ki sevecektin.

    2013-2016 yılları arasında çok şey değişti. çünkü “düşman” diye addedilen adam yani yıldırım demirören ile anlaşıp milli takımın başına geçti. bu dönemde sevmeyen insanlar geçmişte yaşadığı linçten dolayı intikam alıp seven insanlar’a hücum ettiler. çünkü pratikte onlar haklı görünüyordu. yani bu dönemde seven insanlar’a saygı duyulmuyordu. illa ki nefret edecektin.

    2017-? yılları arasında(!) ise işler tıkırında. elde edilen bir şampiyonluktan dolayı sevenleri tarafından şu an el üstünde tutuluyor. sevmeyen insan egosundan ve sürekli gidip gelmesinden dolayı sevmemesine devam etti. bu dönemde işler yine tersine döndü. geçmişte sırf seviyor diye linçe uğrayanlar, sevmeyenlerden öç almak için hücum ettiler. çünkü yine pratikte onlar haklı görünüyordu. nitekim bu dönemde de sevmeyen insan’a saygı duyulmuyordu. illa ki seveceksin.

    hamza hamzaoğlu gelmeden önce bitik durumdaydık. trabzonspor’dan 3 , başakşehir’den 4 yiyorduk. kendi evimizde bile rahat kazanamaz hale gelmiştik. sonra hamza hamzaoğlu geldi. son düzlükte çok zorlansak da sürekli kazandık. nitekim şampiyon olduk. sadece lig şampiyonluğu da değil; türkiye kupası ve süper kupa’yı da aldık. kısacası o bitik sezonu 3 kupayla kapatmıştı. bu dönemde çok çok saygı duyuldu. sevmeyenler linç edildi.

    yeni sezona başlamadan transfer mevzularından dolayı başı çok ağrıdı. kulübün ekonomik durumunu iyi bildiği için dengeli gitmek istedi. ayrıca sürekli yerlileri savunduğu söylendi. yaptığı transferlerde bunu doğrular nitelikteydi ama bir önceki sezonda 3 kupa kazanan teknik direktöre güven duyulmadı. nitekim yeni sezon kabus gibi geçmişti. bu dönemde bu sefer sevenler linç edildi.

    jan olde riekerink teknik direktör değildi. ama takımımıza geldikten sonra türkiye kupası ve süper kupa’yı aldı. bu sayede avrupa cezamızı uzatmadı. bu dönemde aşırı sevildi. sonraki sezonlarda ise medya tarafından oyunculara karşı ezildiği söylendi. aldığı başarısız sonuçlardan sonra da yaka paça gönderildi. bu dönemde ise sevenler beyefendiliğinden dolayı sevdi, sevmeyenler ise başarısız olduğu için sevmedi. kısacası linç konusunda üstünlük sağlanamadı.

    riekerink gittikten sonra, taraftarların bir kısmı igor tudor alınsın dedi. bir kısmı da karşı çıktı. ama riekerink gittikten sonra galatasaray’ın başına tudor getirildi. ilk maçlarda ve derbilerde aldığı başarısız sonuçlar homurtulara yol açtı ama kendi takımını kurmadı fikri daha çok ön planda olduğu için beklenildi. yeni sezona ise bomba transferlerle girmişti. ama avrupa ligi’ne katılmak için oynadığımız ön elemede elendiğimiz için tepkiler çığ gibi büyümüştü. sevmeyenler, sevenleri linç etti. lig başladıktan sonra tepkiler hafif dindi. takım doludizgin giderken hafif sevilmeye başlandı. genç oluşu ve görece iyi bir futbol oynattığı için saygı da duyuldu. sevenler geçmişte yaşadığı linçin aynısını sevmeyenlere yaptı. ama bir şey daha vardı. bu sefer de büyüklere karşı almış olduğu hezimetlerden sonra topa tutuldu. tepkilere müdahale edilemediği için gönderildi. ve yine sevenler linç edildi.

    anlatmaya çalıştığım şu; her dönemde kişisel görüşler değişebilir. her dönemde seveni veya sevmeyeni linç etmek yerine, her dönemde fikirlere saygı duysan olay başlamadan bitecek zaten.

    2-galip-mağlup tartışmaları:
    bir maçı kazandığımız zamanda bile tartışmalar yaşanıyor. “kazandık ama şu şu nedenlerden dolayı dikkat etmemiz gerekiyor” diyende var; “kazandık kardeşim. önemli olan 3 puandı. analiz kasmana gerek yoktu” diyende. burada ikisi de haklı. ikisi de kendi görüşünü yazmış. senin görüşün benim görüşümden üstün değil. aynı şekilde, benim görüşümde senin görüşünden üstün değil. ama bu kabullenmeler olmuyor. illa ki biri birine üstünlük kuracak. illa ki biri birini kıracak. çünkü saygı nedir bilmiyoruz. (bende dahil)

    mağlup olduğumuz zamanlarda zaten sözlük hiç çekilmez. çünkü hayatımızda yaptığımız tüm işlerde başarılı olduğumuz için, takımımızın mağlubiyetini kaldıramıyoruz! bundan dolayı birbirimizi kırmaktan hiç çekinmiyoruz. bunu yazarken bile mağlup olmayı kaldıramadım. dur ben bir yazar arkadaşımı kırıp geliyorum.

    3-linç olayları:

    saygı eksikliğinin en çok hissedildiği evre. bu evrede herkes “benim görüşüm doğrudur!” havasında. baktık ki görüşümüzün altına zıt bir yorum girilmiş, hemen başlarız linç etmeye. çünkü başka görüşlere tahammülümüz yok. hemen linç edelim de, en azından bizden biri olmayanı yollayalım diyoruz. çoğu zamanda başarılı oluyoruz. ya kendine kendine pilot olmak istiyor, ya da tepkilerin çokluğundan dolayı uçurulmak zorunda kalınıyor. bir maçtan sonra kaçırdığı üçüncü penaltının hemen sonrasında “gomis’in poposu diye diye kaldırdık valla. şaka maka adama nazar değdirdik. bir sonraki maçta inşallah çok iyi olur” dedim ve anında linçi yedim. “gomis’in poposu diye diye kaldırdık valla” kısmından sonra emoji koyamadığım için espri babında olduğu anlaşılmadı. hatta anlaşılsın diye de bir sonraki cümleye “şaka maka” ikilemesini koymuştum. ama nafile. vuran vurana. çünkü kalp kırmak kolay. olay’a bak ya. gomis’in poposunu kaldırdık dedim diye linç yedim. çünkü onun poposu kalkmaz. ama benim kalbim bal gibi de kırılır. o olaydan sonra tüm entrylerimi silip sadece okur olarak kalmak istedim. tabi sonra dayanamadım o ayrı bir konu. burada ben haklıyım demiyorum. ama lütfen hemen linç etmeyin. bu sadece benim değil, herkesin başına mutlaka gelmiştir. bugün linç edenlerden olursun, yarın linç yiyenlerden. bu kadar kolay linç etmeyin.

    4- transfer mevzuları:

    bu konuda da anlaşamıyoruz. ahmed musa isteyen de var, muğdat’ın alınması daha mantıklı diyen de. emre mor disiplinsiz diyen de var, emre mor’u fatih terim adam eder diyen de. belhanda gönderilsin diyen de var, onun yerine böylesine oyuncu bulamayız diyen de. kısacası bunlar demokrasinin olduğu yerde yaşanan fikir anlaşmazlıklarıdır. ama yok illa ki benim görüşüm senin görüşünden daha değerli havasına giriliyor. vay efendim sen nasıl bunu dedin deniliyor. çünkü saygı nedir bilmiyoruz ki. bir dakika ya harbiden saygı nedir?

    bir renktaşınız,kardeşiniz, abiniz olarak vereceğim tavsiyeler ise;

    1- her ne olursa olsun her fikre saygı duymamız gerekiyor.
    2- baskın olmak yerine, empati yaparak olayları kendi benliğimizde çözmemiz gerekiyor.
    3- linç kültürünü bırakmamız lazım. bunun içinde 1. ve 2. tavsiyelere uymak gerekiyor.
    4- tartışmanın fitilini ateşleyecek cümleler yerine, daha yapıcı konuşmamız lazım.
    5- olayların sıcaklığıyla entry girmek yerine, biraz daha sakin bir kafayla entry girelim.
    6- kesinlikle ama kesinlikle yazar başlıklarının kapatılması lazım.
  • 11657
    herkesin kaynak belirterek, hakaret etmeden, rakip takım sempatizanlığı yapmadan, fikirlerini istediği gibi paylaşabileceği; dünyanın en kutsal sevdasının peşinden gidenleri bünyesinde barındıran, son zamanlarda kaos ve entrikaların arttığı sözlüğümüz.

    arkadaşlar burada bir sürü insanız. hepimizin bazı konularda farklı fikirleri var. olabilir. bu dünyanın en normal şeyi. hoşlanmadığınız entryler illla ki olacaktır. öyle bir entry gördüğünüz zaman ofsayt vererek tepkinizi gösterebilirsiniz. hızını alamazsanız özel mesaj yolu ile tartışıp orta yolu bulabilirsiniz. yine anlaşamazsanız engelle butonunu kullanarak kökten kurtulabilirsiniz.

    direkt başlık altına yazdığınız zaman ikinizin sorunu hepimizin sorununa dönüşüyor.

    hepinizi insanların fikirlerine saygılı olmaya davet ediyorum. burada hiçbirimiz galatasaray'ı diğerimizden daha az sevmiyor. uzlaşabiliriz.

    https://4.bp.blogspot.com/.../DR1F6yQW0AA9GSB.jpg
  • 11658
    transfer dönemi gibi zaten %95 manipülasyon üzerinden dönen bir süreçte yaşadığı dalgalanmalara ve gerginliklere çok da şaşırmamak gereken sözlük. toplumumuzda ve ülkemizde doğru düzgün bir tartışma kültürü olmadığı için en ufak bir ikilemin gerginliğe dönmesinden daha doğal bir durum yok.

    quakerboy'un sözlüğü bırakması konusuna gelirsek yoğun iş temposu sebebi ile akşamdan akşama ya da mesai arasında entryleri göz ucuyla okuyarak haberdar olabildim. #2438395 numaralı entryde bahsi geçen anketin yapılması sonrası küsüp gitmesi ve ihalenin mocuishle'a kalması gibi bir durum söz konusu genel hatları ile...

    öncelikle quakerboy hakkında şöyle bir entry girmiştim yaklaşık 2 sene önce:

    (bkz: #1987035)

    sözlükte kendisine sempatiyle bakanların daha büyük bir çoğunlukta olduğu dönemde yazdığım bu entry için özel mesaj yoluyla bazı eleştiriler almıştım farklı kullanıcılardan. o entryde iyi niyetli ve hakikaten işinden artan vakitte bir takım bilgiler paylaşan bir futbol medyası insanı olma ihtimalini %51 olarak kabul etmiştim. mocuishle'ın yaptığı tek şey o %49 ihtimali dillendirmek olmuş. o ihtimalin dillendirilmesinin hemen ardından apar topar sözlüğü terketmesinin kafalarda soru işaretleri oluşmasına sebebiyet vermesi gerekirken "kaçırdınız adamı" refleksi ortaya çıkardı. zaten gözlemleyebildiğim kadarıyla olayın dallanıp budaklanmasına sebep olan biraz da bu yanlış başlangıç oldu, bu refleks kendi kendine bir karşıt cephe yarattı ve karşılıklı atışmalar başladı...

    kendi yazdığım entryden yola çıkarsak, ana akım spor medyasının prime time adamları olan uğur karakullukçu ve ılgaz çınar bile alakasız konularda deli saçması bir sürü hakaret yiyip laf dalaşına girmek pahasına kendisini açık etmişken bir konfirmasyonda bile bulunmaması az ya da çok manipülasyona açık bir durumdu. polyanna yaklaşımla %51 ihtimalle iyi niyetli, %49 ihtimalle kötü niyetli biriydi. haliyle her 100 kullanıcıdan 51 tanesi ona inanırken 49 tanesi de şüpheyle yaklaşabilirdi. en üst seviye tartışma kültürünün azınlık ya da sessiz yakaladığını cazgırlıkla ezip üste çıkma olduğu bir toplumda bu oranlar kallavi bir savaş için yeterliydi. nitekim öyle de oldu...

    üstelik daha 2 hafta önce sosyal medya üzerinden dursun aydın özbek hesabına çalışan bir sürü hesap aldığı miktarlara kadar ifşa edilmişken bu konunun anket üzerinden dillendirilmesi de çok art niyetli ya da kasıtlı bir değil gibi görünüyor. %2 oranında bir yanılma payımız var ve bu ortamda bunun bir ankette şık olması hayli hayli kabul edilebilir bir durumdu şahsi kanaatimce...

    onun dışında yaşanan irili ufaklı onlarca tartışma, karşılıklı reaksiyonlar için çok da söyleyebilecek bir şeyim yok.
    umarım az zararla atlatılır, kimse sözlük hayatını sekteye uğratacak ya da burda geçirdiği zamanın kalitesini olumsuz etkileyecek şeyler yapmış olmaz...
  • 11661
    küfür kısaltmalarının sorun olmadığını anladığım sözlük.

    aq yazılan bir girdiyi şikayet ettim, sorun yok dediler. şimdi de amk yazan bir girdi gördüm artık şikayet de etmiyorum.

    açık konuşayım küfrü sevmem. iki sözcüğünden biri yerine amk koyan tiplere ayar oluyorum ve genelde muhabbeti kesip kendisiyle ilişkimi mümkün mertebe kesiyorum. tabii hayat bu küfür etmiyorum da demiyorum, ediyorum. ancak küfürlü konuşulacak yer var konuşulmayacak yer var.

    bu siteyi sevmemin temel sebeplerinden biri de biraz daha seviyeli olması * * * bu seviyenin de kaybolmasını istemeyenlerdenim açıkçası. bugün aq, amk gibi kısaltmalara göz yumarsınız yarın bakmışsınız bir inci, ekşi olup çıkmışsınız. küfürsüz girdi göremeyecek duruma gelmişsiniz.

    sadece küfür konusunda da sitemim yok; linç kültürüne de sitemim var. 7. nesilim, çok zamanım geçmedi burada ama burada olduğum sürede bile 2, 3 yazar ciddi şekilde linç edildi ve yazarlığı bırakmak zorunda kaldılar. insanların fikirlerinin, girdilerinin neden bu kadar lince uğradığını bir türlü anlayamadım. demek sözlüğün başından beri burada olsam neler neler görecekmişim. sonuçta galatasaray'a küfretmiyor, vatana küfretmiyor, size küfretmiyor sadece ya kendi düşüncelerini yazıyor ya da oradan buradan aldığı bilgileri paylaşıyor. bilgiler alenen yanlışsa ve artık dalga boyutuna gelmişse ceza uygulansın da %25 doğru çıkan bilgi bile şu futbol dünyasında değerlidir benim gözümde. daha yeni liverpool'a transferine kesin gözüyle bakılan nabil fekir'in transferini son anda olimpik lyon iptal etti. olabiliyormuş demek ki böyle şeyler. kendi düşünceleri, fikirleri için linç edilen yazarların durumu ise daha vahim. kendi fikirlerimizi söyleyemeyeceksek burada olmamızın bir anlamı yok * * *
  • 11662
    yıllardır üye olmadan takip ettiğim ve yıllar sonra üye olmaya karar verdiğim, galatasaray adına hayatta olan en büyük sözlük platformu.

    her maçta, her transfer döneminde, her gündemde kendisi nefes durağım, umut kapım, duyum merkezim, destek birimim olmuştur. gün gelip, aşığı olduğumuz kulübün, armanın tepesinde ne zaman karabulutlar birikse, buraya gelip girilen entryler okunmalı ve verilen destek, aşılanan umut, vaadedilen aydınlık yarınlar yüreklere işlenmeli. bu sevgi başka nasıl tarif edilir bilemediğim sözlüktür. iyi ki vardır.
  • 11663
    herkes düşüncesini ifade etmekte tabi ki özgür. kimseye bunu neden yazdın aymazligina girecek degilim. ancak bir mac uzerinden futbolcu gömüp yine baska bir maçtan sonra ayni futbolcuyu top class ilan etmeyi anlayamıyorum ve maalesef bizim sözlükte en cok yapılan şey bu. maçın önemi, taktiği, şartları, oyuncunun o günkü rolü vs. gibi bir cok faktör göz ardı edilip yapılan yorumları ciddiye almakta zorlanıyorum.
  • 11665
    türkiyenin en büyük takımının taraftarının buluştuğu platform.

    doğrusuyla yanlışıyla, her biri farklı fikirler, düşünceler barındıran binlerce insanı bir araya getiren bu platformda elbette ki yazarların yazdıklarını her okuyan aynı oranda onaylayacak diye birşey yok. farklı insanlar olmamız sebebiyle, farklı düşüncelere sahibiz. bu farklılığı kabullendiğimizde çok daha güzeliz.

    bunları niye yazdığıma gelecek olursak; quakerboy adlı yazarın kendisini pilot etmesiyle başlayan süreçten sonra sözlüğün gediklilerinde bir alınganlık baş gösterdi. en ufak eleştiride, yazılanların başkası tarafından onaylanmaması durumunda bir adım geri atılır oldu. quakerboy’un ayrılış sebebi nedir bilmiyorum ama bu adamın kim olduğunu araştırmak, onunla ilgili teoriler üretmek bana çok saçma gelmiştir hep. hepimiz, anonim olduğu için tercih ediyoruz buraları. bu alınganlık sürecini quakerboy başlatmışttı. mocuishle, yaptığı anket dolayısıyla üzerine çok gidilmesinden kaynaklı bir açıklama yapma gereği duydu, o günden sonra pek aktif değil ya da ben görmüyorum. bugün ise, kaideyi taciz istisna( kendisi severek takip ettiğim bir yazardır. kadromda tek yazardır ayrıca.) adlı yazar bir entryde eleştirildiği için bundan sonra duyum filan paylaşmayacağım diye alınganlık yaptı. işin özüne gelecek olursak; burada yazdıklarımızın herkes tarafından kabul görmeyeceğini bilerek yazarsak daha verimli olur diye düşünüyorum.
  • 11666
    geçen sene yaşanan bazı tatsız olaylar yüzünden uzun zamandır yazmıyorum. ayda yılda bir entry işte. fakat sürekli takipteyim. çünkü ben gs sözlüğün h.ü. saç tokası'lar, hamdi sopayı getir'lerden beri bir parçasıyım.*

    demem odur ki, özellikle son bir iki senedir sözlük, ekşi sözlük kaderi yaşıyor. entryler her geçen gün daha özensiz hale geliyor. antu ağızlı yazılar ve yazarlar her geçen gün daha fazla artıyor. kabul ediyorum, sözlük formatının kaderi bu. sayı arttıkça kalite düşüyor. zaten bir çözüm önerisi falan sunmak hakkım veya haddim olduğu için yazmıyorum bu entariyi. sadece özellikle 7. ve 8. nesillere, benden küçüklere bir abi benden büyüklere ise bir kardeş tavsiyesi vermek istiyorum. sonuçta sözlükteki en aktif kısım bu iki nesil şu an.

    bu hızla giderseniz 9. nesilleri bilmem ama 10. nesiller sözlüğe değil, kömür parçalarıyla dağa taşa yazacak.

    eyyorlamam bu kadar.
  • 11667
    24 haziran veya en kötü 8 temmuzda inşallah cumhurbaşkanı seçilecek, şahsi kanaatimce ülkenin tünelden önceki son çıkışı olan cumhurbaşkanı adayı bile sporu siyasetten arındıracağız derken bu mecrada galatasaray taraftarı şunu seçmeli, galatasaray taraftarı bunu seçmemeli diyerek siyaset yapılmasını doğru bulmuyorum. her ne kadar zıt görüşte olsak da burası kozmopolit bir sözlük. inanın bunu gözlemlediğim kadarıyla sözlüğün çoğunluğuyla aynı politik çizgide biri olarak söylüyorum. ortak paydamız galatasaray.
  • 11669
    burası sadece galatasaray ile ilgili konuların konuşulduğu bir yer değil, burası galatasaraylıların hemen her konuda yazdığı, dertleştiği, tartıştığı ya da yardımlaştığı bir platform.

    spora hele de futbola bu denli siyaset bulaşmışken, senin takımının önünü kesmek için 2011'den beri yapılabilecek her şey yapılmışken, siyaset konuşmayalım burda demek; siyasi olarak desteklediği kişilere laf gelmesin diye sevdasını, aşık olduğu sporu ikinci plana atmaktır ya da polyannacılık oynamaktır.

    futbol dahil sporun her alanından içeri sızmış siyasi konu kişi ve kurumlar temizlenene kadar, bu kişi ve kurumlar ülkenin kurucusuna minnet için söylenen izmir marşı'nı siyasi slogan olarak algılamayana kadar; burada siyaset de konuşulacak politika da konuşulacak ülkenin geleceği de konuşulacak!
  • 11671
    hangi siyasetci ya da siyasi gorus olursa olsun eger ki genel olarak sporu ozel olarak guzide takimimizi etkileyen bir durum var ise konusulmasi, tartisilmasi taraftariyim. ama durduk yere birilerinin basligina yazmaya gerek yok. siyaset icin kalp kirmaya, insan oldugumuzu unutmaya degmez. bunu, gecmiste kullandigi oy yuzunden su an pismanlik duyan ve tam aksi yonde oy kullanacak biri olarak soyluyorum. ayrica her iki tarafta da bulundugum icin sunu net olarak gorebiliyorum ki karsi ideolojiye sahip birilerine, velev ki oyle olsa bile ,comar, koyun, dinsiz, vatan haini vs deyip adlandirmaniz insanlari inatla etiketlediginiz o ideolojiye oy vermeye yonlendiriyor. bence bu yanlistan da donmeliyiz.
    insanlara ideolojilerini gormeden bakmak, onlara insan olduklari icin deger vermek cok guzel ve herseyi kolaylastiriyor. hersey daha guzel daha huzurlu daha adil bir turkiye icin olsun.
  • 11672
    insanların siyasetten kaçıp sığınacağı bir liman olması gerekirken, özellikle seçim zamanı başta olmak üzere ülke gündemine bağlı olarak devamlı siyasete boğuluyor.

    sen burada yazınca kimse yarın gidip başka bir siyasi partiye veya adaya oy verecek, siyasi görüşünü değiştirecek değil. insanların burada bulunma amacı da o değil zaten. şayet sen böyle düşünüyorsan "çok yanlış gelmişsin" demektir.

    sözlüğün siyaset konusunda duruşu belli. dünya kadar yazı yazıldı bu konuda. en azından biraz okuyup bunu anlayın.

    gelen mesajlar üzerine edit : henüz sözlükte siyaset olsun mu olmasın mı tartışmasını bile doğru yerde tartışmayı başaracak kadar aramayı unutmuşken. (bkz: galatasaray sözlük ve siyaset)

    geçtim bütün sözlüğü (ara: siyaset*)

    sadece sözlük başlığı içinde siyaset kelimesini arayana o bile yeter. evet, bilerek vermedim bunun linkini.

    başta "onay bekleyenler" olmak üzere, bekleyen bütün yazarlara mesaj edit'i. işte bu nedenler yüzünden bekliyorsunuz. kusurumuza bakmayın.
  • 11673
    içinde bulunduğumuz durum basit bir seçim süreci olarak geçiştirilemeyecek kadar kritik bir önem taşımaktadır. sadece kendi yaşantısını değil, kendinden sonrakileri de düşünen herkes ister istemez endişe etmekte, özgürlüğün, ekonomik kalkınmanın, farklılıklara saygının kaybolmaması için çırpınmaktadır; tabii bir de tam tersini düşünüp, hiç olmadığımız kadar güçlü olduğumuzu düşünen fukuyama' lar, toplumun hiç olmadığı kadar huzurlu olduğunu düşünen max weber' ler, ekonomimizin müthiş olduğunu düşünen adam smith' ler de bulunmaktadır. bu nedenle şu an çok ciddi bir süreçten geçmeliyiz, 1 sene sonra bu sözlüğe erişimi bazılarının engelleyemeyeceğini kimse garanti edemez, yaparlarsa olur neticede. gün türkçülük, kürtçülük, sağcılık, solculuk günü değil daha da fazlasıdır, bir olabilme geleceğe umutla bakabilme günüdür, farkında olalım.
  • 11674
    istenmeyeceği yerde durmak istemeyecek, insanların kendi gibi düşünenlerle beraber bulunmak isteme, genel türkiye sosyal yapısından izole bir ortamda gerçek dışı, hayalci de olsa bir ortamda bulunmak istemelerini olgunlukla karşılayacak ve saygı duyacak bir yazar olarak artık bu konuda dürüst, ilkeli bir duruş sergilemesi gerektiğini düşündüğüm sözlük. ömründe şuan iktidarda bulunan parti ve genel başkanına oy atmamış ve atmayacak ancak sosyalist görüşlerden de en az o kadar uzak olan bir vatandaş olarak burası da ekşi sözlük benzeri sosyal demokrat görüşlü insanların hakimiyetine ve bu görüşte olmayanların küçük görüldüğü bir mecraya dönüştürülmek isteniyorsa bunu öğrenmek ve bu durumun daha iyi olacağını düşünen arkadaşlarımızın da huzurunun kaçmamasını sağlamak en doğrusu olacaktır.
  • 11675
    gereksiz siyasi tartışmaların son bulmasını umut ettiğim sözlük.

    a, b, c, ..., z partisi fark etmez; hepsi genel olarak kendini düşünen yapılardır. boş yere şu gereksizler için birbirimizi kırmaya değmez zira onların sizi zerre düşündüğü yok.

    bizim ortak noktamız galatasaray'dır. bu şemsiye altında diğer farklılıklarımızı hoşgörerek birleşmeliyiz. unutulmamalıdır ki together we stand divided we fall

    yarın da çıkın ve a, b, c, ..., z partilerinden herhangi birine oy verin gitsin. netice ne olursa olsun siz benim gönlümde hep galatasaraylısınız ve hep galatasaraylı kalacaksınız. allah yardımcınız olsun *

    not: tartışmayın, siyaseti tamamen boş verin; ne olursa olsun da demiyorum ama hem yeri burası değil hanımlar / beyler hem de dediğim gibi şu partilere çok da anlam yüklemeyin bence.
App Store'dan indirin Google Play'den alın