• 5452
    en ofsayt listesine semih kaya başlığı ile girdiğim için üzüldüm. hem de iki entry ile. çünkü facebook sayfamda resmi olan bir iki galatasaraylı futbolcudan birisi.

    (bkz: #1077384)
    (bkz: #1077397)

    benim semih kaya ile ilgili olarak da söylemek istediğim 'bize gol yediriyor değil'. semih'in yanına savunmayı toparlayacak bir adam lazım. ujfalusi olmadığı için yerine cris alındı. ama cris yeteei kadar oynamadı. takım ona, o takıma alışamadı. bu arada da semih ve hakan balta formsuz olunca çok gol yedik. bu nedenle cris oynamalı. yanında ise form durumuna göre semih ya da dany oynamalı.

    (bkz: #1079258)
  • 5461
    burak yılmaz beceriksiz, atar ama daha fazlasını kaçırır saç baş yoldurur dedik ofsayt manyağı olduk. melo için bu kadar abartmaya gerek yok, bir futbolcu için nedir bu baskı, gargano falan daha iyi napoliyi takip ettik dedik ofsayt manyağı yaptınız, elmander-umut çok iyi futbolcular ama bitiriciliği yok, bu adamların yanına çilek dediğiniz bir yabancı santrafor alın dedik ofsayt üstüne ofsayt yedik. hamit ya form tutamazsa yedek kanat oyuncusu yok dedik ofsayttan şaşkına döndük. yazdık da yazdık, söyledik de söyledik. ...ve bu kadro ligi bi şekilde götürür, götüremezse de ara transferde takviye yapılır ama şampiyonlar ligi hüsran olur dedik mesajlarda bir ton laf söylediniz. şimdi soruyorum size bu da mı ofsayt? ya da ben size şunu diyorum; "onları yazarken bizi futbol bilgisizliği ile ya da galatasaraylı olmamakla, takıma güvenmemekle suçlayanlar, hepinize ofsayt ulan hepinize."
  • 5465
    fatih terim'i eleştirmek için teknik direktör olmak gerektiğini iddia edip, milan baros'u yerden yere vurmakta beis görmeyen yazarlara sahiptir.

    ayrıca, bazı dangalaklar var ki, fatih terim'i eleştirenlerin galatasaray'ı sevmediğini iddia ediyorlar. sözlük moderatörleri de uyusun. alenen bir çok sözlük yazarının galatasaraylılığını yargılayan bu entryler dursun, ama iki tarih verilmedi diye onlarca entry silinsin. aferin size.
  • 5467
    buraya 3. nesil olarak kayıt olmuştum. bolca okudum, bir ara yazdım, sonra uzun süre yazmadım, şimdi tekrar yazıyorum bir süredir. bugünden sonra da yazmayacağım.

    insanların tepkilerini görünce şaşırıyorum. düne kadar sahip olmadıkları bir şeyde bugün başarılı olunmadığı için iki saniyede şikayet edebiliyorlar. taraftar biraz oturaklı olmalı, sindirmeli yaşadıklarını, nereden geldiğini bilmeli. eleştirirken, yazarken, konuşurken iki kere düşünmeli. kendisini karşısındakinin yerine koymalı.

    galatasaray 6 yıldır şampiyonlar ligi'ne katılamamış- ki o da göstermelik bir katılım olmuş. yani 10 senedir ciddi bir katılım gösterememiş. galatasaray ligde bir önceki yılı 10. bitirdikten sonra yepyeni bir kadro kurmuş ve o kadroya takviyeler yapıp bu sene ilerlemeye çalışıyor. galatasaray'ın formsuz olduğu doğru ama tüm futbolcuların elniden geleni yaptığı da ortada. galatasaray'ın hocasının galatasaray'a ve türk futboluna katkıları ortada.

    ve bakıyoruz, dünkü fiyasko zeminde oynanan maçla ilgili oyuncu, teknik direktör acımasızca eleştiriliyor. öyle ki ortamın moderatörü fatih terim'e "sadece iyi bir motivatör" diyerek klavye konuşturuyor, ve insanlar buna alkış tutuyor. neden? sabri'yi oyuna aldığı için. bazı tipler zaten maçtan önce ve sonra 10'ar kez terim şöyle terim böyle diye kendilerini tatmin ediyor. şimdi de burak yılmaz nefretçileri türedi, bir süredir de semih kaya iyi değil'ciler var.

    nesiniz yahu siz? taraftarlık bu mu sanıyorsunuz?

    böyle davranmayanlarınızı ayırıyorum tabi ki. ancak sözlük yapısı gereği çok konuşanın çok duyulduğu bir yer zaten. böyle bir ortamı galatasaray taraftarları deği galatasaray eleştirmeni taklidi yapan insanlar doldurunca benim bir zamanlar sanal galatasaray stadyumu sandığım ortam sanal bir bağırmalı çağırmalı spor programına dönüyor. forumlar sözlükler tribünler erman toroğlu'larla hıncal uluç'larla dolup taşmış.

    ben takımımı sizin gibi sevmiyorum. ben burak kaçırsa da alkışlamayı seviyorum. semih kendi kalesine atınca destek olduğuma inanmayı seviyorum. galatasaray gruptan çıkamazsa alkışlayıp "elinizden geleni yaptınız, inşallah önümüzdeki seneye" demeyi seviyorum. fatih terim'e inanıp sabretmeyi seviyorum. takım 10.cuyken de maça gidip o koltukta oturmayı seviyorum.

    malesef görüyorum ki buradaki çoğunluk ise eleştirinin bokunu çıkarıp, sonra "haklıydım" demeyi benim sevdiğim şeylere tercih ediyorlar. kendilerini ve kulübe katkılarını olduğundan fazla önemsiyorlar, eleştiri yapmayı insanları yermeyi, daha önemlisi bu kulübü sevenlerin değer verdiği şeyleri yermeyi o insanlardan da daha çok seviyorlar. beni umutsuz kılan ise bu ortamın yöneticilerinin bile aynı mentalitede olması.

    ben onlarla aynı tribünde olmak istemiyorum. ben takımı ve parçlarını sürekli yargılamak, insanları asıp kesmek istemiyorum. onun yerine taraftarlık yapmak, destekçi olmak istiyorum. aynı şeyleri isteyen varsa zaten doğru yerde bir şekilde karşılaşırız bir gün. o yerin burası olmadığı artık malum.

    herkese saygılar.
  • 5468
    fetret devrinde olan sözlüktür. hazır sol taraf 0 lanmışken söyleyeyim. beyler bayanlar kendinize gelin herkes birbirine girmeye basladı. altı üstü beraberlik aldık. tamam benim agzımı bıcak acmıyor maçtan sonra kimseyle dogru düzgün konusamıyorum ama kimsenin de kalbini kırmıyorum. yapmayın etmeyin her futbolcu bizim canımızdır. sözlük kendinden gecti bir maçtan sonra. bayram günü kırgınlık olmasın. eminim fatih hoca takımı toparlar ve emin olun biz yine şampiyonlar liginde devam ederiz, ligde zaten ölümüzle 1. yiz. öpün barısın.
  • 5470
    bizim oraların söylemiyle "kendiliksiz" yazarlara sahip olan sözlük. kimin eleştirilip kimin eleştirilemeyeceğini kimin hakkında konuşulup kimin hakkında konuşulamayacağını belirleme hadsizliğine girersen sana sorarlar sen kimsin birader diye. herkes önce kendini bilmeli. millet burada fikir beyan etmeye bir şeyler paylaşmaya geliyor katıl ya da katılma saygı duyacaksın. densizlik yapmayacaksın.
  • 5471
    bu eleştirilemez şu eleştirilemez mantığından vazgeçilmesi gerekiyor. galatasaray'ın önemli değerlerinden herhangi biri eleştirince be hey dürzü, senin ne haddineyle başlayan entryler görmek gerçekten can sıkıyor artık. hakaret etmediği, saçmalamadığı sürece bal gibi de eleştirme hakkına sahip. neden bu kadar hiddetlenip laf çarptırma olayına kalkışılıyor ki ?
  • 5472
    ilk karşılaştığımda üye olmak için ne kadar heves yapmıştım . yazmak için de çok hevesliydim , ama hepsinden de öte yazılanları değeriendirmek on numara , ofsayt butonuna basmaktı benim için önemli olan . kı zaten zaman da bana gösterdi ki pek iyi yazmayı beceremedim . burada çoğu kişi birbirini tanır zaten ama bu yazıyı okuyan kimse beni tanımayacaktır da ( tanırsa çok şaşırırım) . ben hep burayı okumayı sevdim daha çok . ilk zamanlarında gerçekten fark yaratan bir yerdi benim için . en azından bir fikir birliği vardı bu sözlükte , en çok hoşuma giden de buydu . fikir birliği olmasa dahi , saygısızlık , birbirine giydirme şeklinde laf atmalar yoktu burada ,galatasaray ile ilgili taraftarların görüş bildirdiği birçok yerden de farklıydı . ama gel zaman git zaman zaten pek aktif yazı yazmayan ben okumak da istemez oldum . sözlük benim için interneti açtığımda , yolda okula işe giderken okuduğum sayfadır hala kolay kolay da değişmez asla . ama ne olur bu sözlük o eski havasına geri dönse ? birilerinin birilerine her an her dakika sallamadığı o eski zamanlarına dönse ? ben bu sözlüğü yine okuycam , okumaya devam edeceğim , ama keşke eskisi gibi , eski hevesimle okuyabilsem burada yazılanları . çok mu zor be sevgili yazarlar ?
  • 5474
    her şeyden önce sözlük formatından kopmama zorunluluğu fikrinden kurtulması gerekiyor. sözlüklerin atası ekşisözlük bile o çok lafı edilen kuralların eğilip bükülmesine izin veriyor. çünkü bu kurallar akıcılığı bozuyor.

    galatasaray sözlük özelinde değerlendirilecek olursak durum daha da vahim. konu tek: spor. böylesine dar alanda bir de yazarları binbir kuralla bağlayınca yazmaktan imtina ediyor insan. tabii ki kurallar olmasın demiyorum. şöyle açıklayayım: burası için her ne kadar forum değil deseniz de buranın özü forumdur. insanların fikirlerini karşılıklı paylaştıkları bir platformdur. bu noktada sen üstteki entry'ye referans veremezsin dersen orada tıkanıklık yaşarsın. çünkü konunun %90'ının galatasaray olduğu bu ortamda özellikle maç zamanı, transfer zamanı ya da herhangi bir spor temsilcimizle ilgili özel bir gelişme olduğunda bir entry akımı oluyor. burada da tabii ki haber üzerinde fikirler paylaşılırken zıt kutupların çarpışması meydana çıkıyor.

    kısacası demek istediğim x nickli yazar "fatih terim şöyle böyle yaptı. şunu ekledi böyle oldu bunu çıkardı şöyle oldu" diye 10 madde sıraladığında sonraki entryde y nickli yazar "x'in dediği gibi fatih terim şöyle yapınca böyle olmadı çünkü..." diye o 10 maddeye cevapları direkt girebilmeli. ve de bu başka entry'e refere ediyor denmemeli. çünkü o maddeler hakkında y nickli yazar direkt fikrini yazarsa, sadece refere ettiği entry'i okuyan ne olup bittiğini anlar. sadece y'nin entry'sine denk gelen bir okuyucu ne olup ne bittiğini anlayamaz. bu da okunurluğu, anlaşılırlığı bozar. şu an bunu aşmak için lafı bin dereden su getirerek, imalarla anlatmaya kalkıyoruz. hem akıcılık ölüyor hem de insanın yazma hevesi kalmıyor.

    sözlük formatıyla forum formatı arasında bir formata evrilinmeli. moderasyonun çekinmesine gerek yok, sözlük fikri anayasa değil. sen kendi tarzını yarat. ipin ucu kaçmaz, çökmez buralar. şu an zaten sözlüğün durumu ortada. sırf kavga gürültü. yazar olarak azıcık bir şey paylaşasım varsa denk geldiğim bir kaç entry'den sonra aman diyip geri çekiyorum, sen ne anlatıcan adamlar neyin kavgasında diyorum. bir fikrimi paylaşıcam sözlüğün formatına sokmak için ekstra düşünüyroum. bu da özel durumum oldu, aynı durumu yaşayanların varlığına eminim.
  • 5475
    her insanın herşeyi kendi gözlerinden görüp kendi aklından süzüp yorumladığının, dolayısıyla kendi fikirleriyle eleştirdiğinin farkında olması gereken çok sayıda yazara sahip sözlük. ayrıca hakaret etmenin aciz insan davranışı olduğunu da bilseler keşke diye geçiririm içimden. karşıt fikirlere tahammül edememek, o fikirlerin sahibini düşman görmek galatasaraylıya yakışmaz. hele ki o fikrin sahibi de galatasaraylıysa. camianın taşıdığı önder ve lider kurum nosyonu olgunluk gerektirir. futbol takımını, x kişisini, canını sıkan y durumunu eleştirmek galatasaray düşmanlığı yapmak değildir. her insanın bir fikri varsa, her fikir de saygıyı hakeder. katılmak zorunda değiliz. hakaret ayrı birşeydir saygı da hak etmez sevgi de. bizi zenginleştiren farklı düşüncelerimizdir. bir anlayabilsek. saygılar ve mutlu bayramlar sözlük.
App Store'dan indirin Google Play'den alın