• 1026
    sözlükte bir çok yazar football manager oyununu oynuyordur. bu ekip oyunda da var. oyun boyunca dk başı oyuncu raporlayıp duruyor ekip. sormak lazım kaç oyuncu bu ekibin raporladıkları arasından oyuncusu seçip alıyor acaba diye?

    oyunda bile hal böyle iken, hazır ve 5 milyon euro maaşlı futbolcu transfer etme fetişi olan yönetim ve teknik heyet ile nasıl etki edebilmesi bekleniyor bu ekibin acaba? galatasarayda gidişat kötüyken başlayan cadı avında çok alakasız yerlere odağını kaydırıyor taraftar maalesef. takımın şuanki durumunun baş sorumlusu teknik heyet paydaşı da futbol aklı olmadan çalışarak galatasaray menfaatlerini yerle bir eden yönetimidir.
  • 1027
    ilgilendiğimiz oyunculara bakarsak fabian ruiz ve ederson gibi oyuncuları izleyip, raporlayan ekip. ya da izlettirilen artık her neyse. sonuç aynı. okan hoca daha birkaç gün önce "parası neyse alacağız" diyordu. parası neyse alacağın oyuncu zaten doğası gereği scout transferi değildir. parayı basıp herkesin alabileceği, saptanan yeteneği dolayısı ile belirli maliyetlere gelmiş, göz önündeki bir oyuncu transferi olur. bu durumda görevlerinin oyuncu izleme/raporlama olarak değişmesi gerekir. bu durumda daha az tepki çekebilirler zira scout ekibi uygun maliyetlerdeki potansiyel oyuncuları keşfeder, zaten keşfedilmiş oyuncuları izleyip raporlamak için böyle bir departmana gerek yok.

    yok müthiş yetenekler keşfedip raporluyorlar ve teknik ekip bunları değerlendirmiyorsa, demek ki aynı bakış açısıyla ve uyumlu bir şekilde çalışmıyorlar veya kendilerinin görüşleri kale alınmıyor. sonuç yine aynı kapıya çıkıyor. bu durumda da böyle bir departmana gerek yok.

    her iki durumda da galatasaray'ın transfer süreçlerinde etkisi olmayan/görül(e)meyen departman.
  • 1028
    söz hükmünü yitirmiş, önerileri teknik heyetin veto süzgecinde boğulmaya başlamış, net bir metal yorgunluğu alameti gösteren departmandır.

    belli ki kulüp içerisinde artık derin bir güven krizi baş göstermiş. teknik kadronun; elias jelert ve mathias ross gibi verimsiz hamlelerle "façayı çizdirdiniz" gözüyle baktığı ekibin raporlarını, henüz kapağını açmadan reddetme noktasına gelmiş olması büyük bir ihtimal. ya da scout ekibi artık gerçekten o eski pırıltılı, nokta atışı isimleri bulamıyor

    bu çift taraflı tıkanıklık, ekibin bulabileceği 7-8 milyonluk potansiyelli isimlerin yerini; "aman yine jelert vakası yaşamayalım, risk almayalım" denilerek peşinden koşulan 30-40 milyonluk "hazır paket" oyunculara bırakmasına neden oluyor. bir zamanlar marcao ve sacha boey gibi isimlerle kulübün hem sportif hem de mali beklentilerine büyük katkı veren bu yapının, bugün teknik heyet tarafından bir "hata payı" ya da "zaman kaybı" olarak görülmesi transferde yaşanan tıkanıklığın en büyük sebebi.

    sonuç olarak; scout ekibi ya artık bulmayı beceremiyor ya da bulsa bile içerideki güven duvarını aşamıyor. tamam yıllarca emre utkucan büyük bir futbolcu database'i oluşturdu ama bu database artık işlemiyorsa artık hatıra defterinden de öteye geçmez.
  • 1031
    eskiden football manager'da bir kariyere başlamadan önce şili, paraguay, uruguay, kolombiya vs. gibi güney afrika ülkelerinin liglerini tam olarak açıp, bütün takımları tek tek gezerek özellikleri vasat veya vasatın bir tık üstünde genç oyuncu arardım. gidip başkasına sormazdım veya internetten bakmazdım "en iyi genç oyuncular" diye aratıp. neredeyse 1 günümü buna ayırır, notlarımı alır ve kariyerime başladığımda transferlerimi buna göre yapardım.

    bu yukarıda yazdığım şey çok basit ve çocukça bir şey. bu basit şeye benzer işleri galatasaray gibi kaynağı olan bir kulübün yapamıyor ama trabzon ve göztepe gibi bizden daha düşük kaynaklara sahip olan kulüplerin yapabiliyor olması bana çok acayip geliyor.

    cidden hiçbir şey yapamıyorsanız nolur gidin fm'de fransa 2. ligini açın. bütün oyunculara bakın. iyi olanlarını reelde takip edin. evet, muhtemelen bulacağınız genç oyuncuları hocamız ve pr'cı yöneticilerimiz reddecektir ve belki de reddediyordur ama en azından "scout transferi" olayımızı 5 senede 1'den 3 veya 2 senede 1'e düşürürsek o da olumlu.
  • 1032
    haksızlığa uğrayan galatasaray'ın bir başka parçası. sürekli oyuncu bulamıyorlar yazılıyor.

    sadece son yıllarda buldukları ama yönetimin almadığı, alamadığı oyuncular:

    - jhon arias'ı buldular, daö yönetimi 13-14 milyon € olan bonservisini bu kadar etmez diyerek almadı. daha sonra dünya kulüpler şampiyonasında patlama yaptı. wolves 17 milyon €'ya aldı.

    - jan-carlo simic'i buldular, transfer edemedik. bu arabistan'a gittiği için pek ağıt yakılmadı ardından.

    - guela doue'yi buldular, tam anlaşacakken son görüşmede yönetim işi batırdı. oyuncu chelsea ile aynı sahibe ait strasbourg'a gitti.

    - nasser djiga buldukarı bir diğer oyuncu. wolves'a gitti.

    - sadece bu dönemde ngal'ayel mukau, mandela keita falan önerdiler. (adı aklıma gelmeyen, bulmak için uğraşmayacağım başka oyuncular da var.)

    - richard rios, wagner pina falan da var buldukları ama onları menajerler de önerdiği için saymak olmaz.

    eminim, benim unuttuğum için isimlerini buraya yazmadığım veya adı basında hiç çıkmayan oyuncular da vardır. bu kadar oyuncu önerirken hiçbirini yönetim almıyorsa neden orada duruyorlar? orada durmasalar yöneticiler menajerlerin iyi dediği her topçuyu alır. yine alıyorlar ama en azından scout ekibi veto yetkisiyle yediğimiz kazıkların küçük olması için uğraşıyor. mesela ali koç dönemi fener'e çakılan tüm topçuları bize de çakmaya çalışmıştır menajerler. böyle kibirli ve futbolu herkesten iyi bildiğini düşünen yöneticilerle yediğimiz kazıkları küçültebilmeleri pek kabul görmese de bir başarı aslında.
  • 1034
    gördüğüm kadarıyla varlığıyla yokluğu arasında pratikte hiçbir fark bulunmayan bir ekipten bahsediyoruz. transfer stratejisine bakınca tablo net: ya trabzonspor’un futbolcularına sulanıyoruz, ya napoli başkanının bize hangi fiyattan “çakacağını” bekliyoruz, ya da “gardi gelsin de bizi kurtarsın” temennisiyle oyalanıyoruz*.

    kadroya transfermarkt üzerinden bakınca durum zaten başlı başına bir soru işareti:
    https://gss.gs/tSI.png

    listeye ilk göz attığımda dikkatimi çeken şey “atik biraderler” oldu. kardeş mi, kuzen mi bilmiyorum ama aralarında bir akrabalık bağı olma ihtimali epey yüksek. beş kişilik bir yapıda aynı soyadına sahip iki isim görünce insan ister istemez bir durup düşünüyor. murat atik hakkında internette pek bir bilgi yok. buna karşın orhan atik fazlasıyla biliniyor. 2024 yılında altyapıda yaşananlar ortaya çıkmış, ardından görevine son verildiği söylenmişti. bir yıllık “unutma süresi”nin ardından bu kez kiralık oyuncular sorumlusu sıfatıyla kulübe geri dönmüş. bu ismin kulübün kapısından içeri dahi sokulmaması gerekirken adeta “bir rol bulunsun” diye yapıştırılıp geçirilmiş. zaten kendisinin efektifliğini galatasaray’ın 2025’ten bu yana kiraya gönderdiği ya da gönderemediği oyuncuların durumu, bu oyuncuların gelişimi ve seçilen kulüplerden anlayabilirsiniz.

    emre utkucan meselesi ise tam anlamıyla “odadaki fil”. fiziksel engelinin ve kulüte tanıdığı kişilerin, bu pozisyonda bu kadar uzun süre kalabilmesine ve eleştirilerden görece daha az nasibini almasına katkı sağladığı çok net hissediliyor. ancak gerçek şu ki; bu derece başarısız bir yapının başındaki ismin tam 13 yıldır koltuğunu koruyor olması akıl alır gibi değil.

    tayfun hut içinse yaş ve hatırladığımız futbolcu profili itibarıyla modern scouting yöntemlerine hâkim bir isim olduğuna dair ciddi şüphelerim var. umarım yanılıyorumdur. fakat sonuca baktığımızda da pek yanılıyor gibi durmuyorum.

    olcay turhan hakkında çok fazla veri yok. 2023 yılında göreve başlamış. normal şartlarda izmir bölgesinden gelmesinden dolayı birkaç laf edilirdi ama mevcut ruh hâlimle adama haksızlık etmek istemiyorum *.

    evet, bu entry’i 2025-2026 sezonu ara transfer döneminin yarattığı gerginlikle yazıyorum. biraz da bu siniri boşaltacak bir adres aradığım doğru*. ancak mesele kişisel bir öfkenin ötesinde. bir kurum gerçekten bu kadar mı işlevsiz olur? şimdi klasik savunma gelecek: “buluyorlar ama yönetim almıyor.” o zaman da sonuç değişmiyor; yine işlevsiz bir yapıdan söz ediyoruz.

    bu organizasyon ya sıfırdan, kökten bir yapılanmaya gitmeli ya da hiç eğip bükmeden komple lağvedilmeli. arada kalmış bu hâl, bize epey pahalıya mâl oluyor.
  • 1040
    şimdiye kadar "scoutluk sadece ucuza genç oyuncu bulmak demek değildir, pahalı oyuncunun takıma ne katacağını da raporlamaktır. o yüzden bizim birim gayet de çalışıyor" vs diyordum.

    ama +2 kontenjanımız boşken genç oyuncular için, 3-5 milyona (trabzonspor'un yaptığı gibi) 2 oyuncuyu bile bulamıyorsanız gerçekten kapatalım dükkanı.

    yahu siz şu oyuncuyu sundunuz da yönetim başkasını aldı gibi bir durum da yok. o kontenjanımız bomboş, bir kağıt kadar boş.

    bu iş biraz da ikna edebilme işi. inandığınız kaç oyuncu için 10 yıldır yönetimi ikna etmeye çalıştınız da aldırdınız?
  • 1041
    tepkileri anlayabiliyorum fakat transferi yapan, son karar mercii bu arkadaşlar olmadığına göre kendilerini boklamak bana saçma geliyor. örnek veriyorum fransa ikinci liginde patlama yaptı yapacak bir topçuyu yönetime sundular ve yönetim hayır biz oulai istiyoruz kardeşim demiş olabilir mi? olabilir. bu durumda kendilerinin herhangi bir sorumluluğu doğmaz. sadece şu söylenebilir. "kullanmayacaksanız kapatın kardeşim". çer çöp önermiş olabilirler mi? bu da olabilir.
  • 1042
    eleştirilmesini çok anlamlandıramadığım departman. bu adamlar gerçekten çok kötü olabilir ama bunu diyebilecek bir done yok elimizde. hoca ve yönetim ısrarla elit,hazır oyuncular baktıklarını söylüyorlar hiç demiyorlar ki bu transfer dönemi genç oyunculara yöneleceğiz. bu şekilde bir transfer dönemi geçirilir ve oyuncular kötü çıkar o zaman eleştirmek için elle tutulur bir sebep olabilir eleştirmek için. önerdikleri oyuncular teknik ekibi memnun etmiyor diye bir bilgi varsa ve bu yüzden hazır oyunculara gidiliyorsa yine eleştirilir ama 4 yıldır gördüğümüz şey böyle bir hedefi yok yönetim ve hocanın.
    tarih terim dönemi rumen oyuncular hariç başarılı bir dönem geçirdiler. sorun bence yanlış yerlerde aranıyor.
  • 1043
    artık gerçekten kabak tadı verdi. bir çok kişi sayfa sayfa yazıp, anlatmasına rağmen hala daha amatör küme takımıyız gibi transferi bu ekibin yaptığına inanan ve bunu ciddi ciddi biliyormuş gibi savunanlar var.

    örnek verelim de belki gerçekten bilmeyen vardır; bu ekibin görevi noa lang bizim takıma uyar mı, nasıl bir oyuncudur mevcut veri tabanından verilere göre raporlamak. teknik heyet istekde bulunana kadar bu adamların göre veri analizi ve raporlama.

    başkanın bile başarısızlıkta 6 ayda bir tarafına teneke bağlanıp yollandığı yerde 10 yılı aşkın görevde olmaları yeterli cevap da sosyal medya kapansa yazacak iki cümle bulamayacak adamların oradan buradan duyduklarıyla yazı karalaması, hele hele aklınca engelli diye bu görevde kaldığını düşünen nasibini almayanlara söylenecek çok laf var da, yeri değil.
  • 1044
    kendilerini boklamak çok da doğru olan departman. fazla eleştirilmesini geçtim fazlaca korunan bir departman olduğunu düşünüyorum. 3 yıldır şampiyon yapan okan buruk'un eleştirildiği yerde* götüne teneke bağlanıp yollanmaları gerekir.

    elimizde başarısız olduklarına dair done yokmuş. e başarılı olduklarına dair bir done de yok. ne diye koruyoruz o zaman? artık gerçekten sözlükte trolleri olduğuna inanmaya başladım.

    bir de en çok ifrit olduğum konu, neymiş futbolcu gelirmiş de bunlar izlermiş, analiz ederlermiş.

    abicim bu ekibin adı analist ekibi değil scout ekibi. aç şu sözlüğü de karşılığına bak. izci, yetenek avcısı, keşif eri, öncü birlik vb. diye uzayıp gidiyor. bu adamların departman isminin sözlük karşılığı bulunmayanı bulmak. bulunanı analiz etmek değil.
  • 1045
    pape alessane gueye’ye 40 bağladıktan sonra bile bir şekilde savunulacak departmandır.

    “şimdi ustacım o iş öyle değil, hani adamlar dünyaları buluyor ama bizim yönetim dinlemiyor. adamlar bir keresinde haaland bulmuş ya…” sol kulvardan şöyle bir argüman da çıkabilir: “scoutun görevi genç topçu bulmak değildir abicim siz bir kere meseleyi bilmiyorsunuz. scout oyuncu performansına rapor yazar gerisine karışmaz. kararı onlar vermiyor hacım.”

    o sırada trabzonspor falan üç kuruşa wonderkid bulmaktadır…
  • 1046
    yillarca dillendirilen galatasaray futbol altyapısı gibi gereğinden fazla abartılan departman. nasıl ki gs altyapisindan uzunca yillardan beri dişe dokunur bir oyuncu çıkmadıysa scout ekibi de bir trabzon scout departmanı kadar olamamıştır.

    emre utkucan da ancak gidip şampiyonluk kutlamalarında hocayla topçularla selfie çekip paylaşsın.

    hadi babacim hadi yıllarca uyuttuğunuz yeter. ıskartasiniz. bir oulai bulup takımı 30 40 m euro bonservis giderinden tasarruf ettiremiyorsaniz işe yaramazsiniz... aksi görüşü olan varsa beni ikna etmek için özelden yazsın. ama nafile.
  • 1048
    insanların hakkında yanılgıya kapıldığı ve haksızlık ettiğini düşündüğüm departman.

    elbette trabzonspor’un, göztepe’nin, ligue 1 takımlarının bulduğu oyuncuları buluyorlar, fakat galatasaray yönetimleri o adamları almayı tercih etmiyor mevzu bu. ayrıca zaten scouting sadece genç bilinmedik oyuncu bulmaktan da ibaret değil, yarın bernardo silva’yı bile alacak olsan ideal koşulda scout ekibinin bir rapor hazırlamasını beklersin.
  • 1050
    zannedildiği kadar büyük geniş bütçeli ve kaliteli bir ekip değildir. bütçesi o kadar yok ki bülent kalafat bu ekipte çalışırken geçinebilmek için ek iş yapıyordu. hatta kendisi ekibe katıldığında ekip sadece birkaç kişi kalmış olduğunu söylemişti. o kadar bütçesi olmayan bir ekip ki çalışanlar ek iş yapmak zorunda kalıyor. zannetmiyorum ki kulüpte scoutlara ayda 3000 euro para verilsin.

    işin sonunda geldiğimiz noktaya bakınca muslera sonrası kaleci alınamadı son dakika başkan beğendiği bir kaleciyi fahiş fiyata almaya karar verdi. sene başında yapılan diğer transferler de bu kış yapılan transferler de hep menajer önerisi. şu an da da orta sahamız yok, transfer dönemi bitmek üzere. ya kaliteli oyuncuyu kazıklanarak alacağız ya da kalitesiz oyuncuyu yine kazıklanarak alacağız başka bir ihtimal yok.
    sonuç olarak kulübün scout işine artık yatırım yapması şart, her sene aynı rezilliği yaşıyoruz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın