• 6676
    2020- 2021 sezonunda kaybettiği şampiyonluğun sorumluların umurunda olmadığı türkiye'nin en büyük spor kulübü..

    lig bitti ancak kimse kusura bakmayın demedi, benim yüzümden demedi.. varsa o suçlu yoksa bu suçlu; kimse üstüne almıyor. hadi bunu anladık diyelim. bre kardeşim şimdi ayrışmanın, trip atmanın ve laf sokmanın zamanı mıdır? başkanı antrenöre, antrenörü başkanına laf sokar. yetmezmiş gibi ne faydası olduğu belli olmayan yardımcı hocası hadsizlik yapar..

    ya biri de demiyor ki biraz sağa sola bakalım, marafona'ya, babacar'a, billong'a bakalım.. kimdir bu adamlar? bir haltlar yemişler mi yememişler mi merak eden taraftarlar var bir inceleyelim demiyorlar.. fazla söze gerek yok; şu sezonu fenerbahçe 2. bitirseydi bu ülke yangın yerine dönmüştü aloooo.. ne marafona'nın elleri, ne bilong'un dövmeleri kalmıştı çarşaf çarşaf ortaya dökülmeyen. hiçbir şey bilmiyorsanız bari suyu bulandırın, şimdi kavga dövüş zamanı mı?

    valla bize dışardan düşmana gerek yok.. öyle bir kulüp ki 40 takla ile elinden alınan şampiyonluk için uğraşacağına birbirimizle uğraşıp gündemi değiştiriyoruz.
  • 6677
    fatih terim'i denklemde çıkardığında şu anki sonuç ortaya çıkıyor. o kadar galatasaray'ı düşünenlerden oluşan bir topluluk ki, takım hazır değil, hocası belli değil, yönetimi gidecek ama sorsanız kimse galatasaray'dan büyük değildir nidaları ile efsanesine laf sokmakta. koca galatasaray 100 yıllık çınar dedikleri olay bu. kimsenin elini taşın altına koymadığı, gelenlerin ise her zaman galatasaray'dan faydalandıkları bir kulüp.

    şimdi fatih terim'i denklemden çıkardık. geri kalanı topladığınızda fatih terim kadar güce, etkiye ve katkıya karşılık geliyorsa o beylik lafları söyleyenleri alkışlayalım.
  • 6678
    spor kulüpleri içerisinde şüphesiz ki stresin en çok hakim olduğu kulüp. türkiye’de başka bir kulüp yok ki seçimleri ülke yönetim seçimleri gibi stresli geçsin. diğer ezeli rakiplerimizde genellikle formalite amaçlı geçen seçim süreçleri galatasaray’da bir demokrasi şöleni içerisinde geçmekte. bunun faydası ve zararları apayrı bir konu ancak farklılık noktasında galatasaray bir örnek. bu nadide kulübe bağlanmak paha biçilmez. bazen düşünüyorum en başa gitsem yine galatasaray’ı seçer miydim diye hiç şüphesiz yine galatasaray’ı seçerdim. beni yansıtan bir ayna bu kulüp. temsil ettiği değerler beynimin içinde çalkalanıyor adeta.
  • 6680
    türkiye'nin en büyük ve başarılı spor kulübü.. hatta ve hatta en demokratik sivil toplum kuruluşu; bu ülkenin norveç'i...

    az önce bir seçimi daha sonuçlandı ve yeni yönetimi burak elmas önderliğinde oluştu. gayet güzel, centilmen ve saygılı bir ortamda birbirinden değerli adaylar ile seçimi yapıldı.

    yeni ekibin, allah yardımcısı olsun diyelim ancak konu ilahi güçlerden ziyade çalışmaya, plana, projeye, akla ve galatasaray sevgisine dayanıyor.. bunlar olmadığı müddetçe başarı gelmiyor. 30 yıldır bu kulübü takip ederim ama 1996- 2000 arası haricinde hiçbir dönemde yönetim, teknik ekip ve sporcular arasında uyum göremedim. 90'lı yılların başını hatırlamıyorum ve bundan başka 2006, 2012 yılı gibi münferit ve tek yıllık bir iki sezonu çıkarırsak maalesef durum bu. her şeyden önce önemli olan birlik ve beraberlik. güç ve devamlılık böyle geliyor.

    inşallah burak elmas yönetimi, teknik ekip, sporcular, taraftar yani kısacası tüm galatasaray paydaşları birlik içinde, sorunsuz ilerler. emin olun biz taraftarlar bile bu camianın potansiyelinin farkında değiliz. çünkü yukarıda saydığım koşullar çok ama çok az oluştu. artık coğrafi nedenler midir, kulübün refleksleri midir bilmiyorum ama sorunsuz gitmiyor bu kulüp. ah bir gitse.. sorunsuz gidince yerel başarıları geçtim; uefa kupası, süper kupa, şampiyonlar ligi yarı finalleri havada uçuşuyor. isterse geçmişte kalsın bunlar; gerçek mi? gerçek... o dönemlerdeki aklı, ilmi, projeleri yeniden tutturursak yeni başarılar neden gelmesin!! yarından tezi yok herkes bu kulübü 1 adım daha ileriye götürmek için çalışmalı.
  • 6681
    tek başkan adayıyla seçime giren, alternatif üretemeyen rakip camialardan ayrılan en güzel özelliği her daim muhalif seslerin olması ve içerisinde birbirinden farklı karakterleri barındıran canımız.
    19 haziran 2021 galatasaray seçim genel kurul toplantısında yaşanan heyecanı ülke sınırlarında gör ebilmek söz konus değildir. son zuhur eden örnekte bile seçilen efsane başkanımız aziz bey olmuştu.
    şimdi geriye tek şey kaldı;
    kirli sakalıyla idmana çıkmış ve zorlu itttifağa karşı kinini soğutmamış, tatilden fresh halde dönen dipdiri bir terim.*
  • 6682
    yeni başkanı burak elmas olan kulübümüz. yalnız bu "demokrasi" kelimesi çok yanlış anlaşılıyor sanırım. evet halkın ve taraftarın istediği aday seçildi. fakat bu demokrasiden dolayı böyle olmadı. galatasaray net şekilde "oligarşi" ile yönetilmektedir. küçük ve ayrıcalıklı bir grup oy hakkına sahiptir, dışarda kalan çoğunluk olan taraftar sadece izleyicidir. bu direkt olarak oligarşinin tanımıdır, demokrasinin değil. artısı eksisi nedir bunu felsefeciler açıklasın ama kavram bakımından durum budur. liselere giriş sınavında 3-5 soru az yapan insan kendini de yırtsa bu oligarşik düzenin bir parçası olamayabilir. çok zor. hal böyleyken demokrasinin temel tanımından çok ayrı düşmektedir.
  • 6684
    bir kulüp düzeyinde yani kendi şartlarında bakıldığında evet demokrasi kelimesi çok doğru bir seçimdir ve yerinde kullanılmaktadır kulübümüz için. dinozor olarak tabir edilse de kulüp kültüründe yaşayan gelenekçiler ve hem taraftarların hem de genç liselilerin oluşturduğu bir yenilikçiler ya da değişimciler diyebileceğimiz tamamen farklı bir grubun seçimlerde medeni bir ortamda yarışabildiği, sonunda birlik mesajlarının verilebildiği " ki en önemli durum bence" bir kulüp, bir dernek galatasaray. zaten dernek olduğunu aklımızdan çıkarmadan sadece spor dalındaki değil, her türlü derneğin yönetim biçimi seçiminde - tabi buna spor kulüplerini de dahil ediyorum - ya tek aday çıkar başka seçenek yoktur ya da dominant bir üst akıl karar verir ve atama yapılır. ayrıca liseden gelenlerin oy haklarına bile, doğal olarak farklı takım taraftarları olabileceği için karşı çıkılırken; çoğunluğu oluştursa da kulüp kültürünü, işleyişini, ilişkilerini hiç bilmeyen ve genellikle popülizm ile manipüle edilen taraftarların oy hakkına sahip olması ne makuldur, ne de olasıdır. düzeninin kitaptaki tanımı "oligarşik düzen" olsa da kulüp kültürü ve pratiktekine işleyişine bakarsak; yani gerçeklere gelirsek evet bir önceki yazar arkadaşımınız tabiriyle, bu ülkenin norveçidir, yani demokrasi ve medeniyeti temsil etmektedir.
  • 6686
    aristokratik bir oligarşı ile yönetilmektedir. tıpkı vişneye çalan koyuca tatlı bir kırmızı ve içinde turuncudan iz taşıyan tok bir sarı gibi. bence gelişimini aristokratik temellere dayandırdığı için en başarılı spor kulübü olmuştur ancak artık toplumda sadece galatasaray lisesi'nin aristokrat yetiştirmediği de bir gerçektir. dolayısıyla, kulüp yine aristokratik oligarşi ile yönetilmeye devam edilse de aristokrat denizi sadece galatasaray lisesi ile sınırlı kalmamalıdır yoksa kendilerini bir şey sanıyorlar. yabancı sınırı getirilsin de der bunlar. sizden daha aristokrat binler var efendim yok öyle tek başınıza yönetmek.
  • 6687
    türkiye'nin en kurumsallaşmış spor kulübüdür. lisecilere kızsak da bunda lisenin çok büyük etkisi var.

    en basitinden; 1 aydır hocası ve başkanı belirsizdi. herkes ''galatasaray kaosa girdi, rakiplerinden geride kalacak, yandı gitti'' falan diyordu. 19 haziran 2021 galatasaray seçim genel kurul toplantısı itibariyle başkanı burak elmas, hocası fatih terim olarak net şekilde belirlendi. üstüne hocayla kavgası olan eski yönetimin de transfer görüşmelerini hocanın bıraktığı listeye uygun yaptığını gördük.

    rakipler ne yaptı? fenerbahçe hala hoca bulamadı, kulüp satışı muhabbetleri dönüyor. beşiktaş şampiyon olduğu halde muhtemelen hocasını kaybetti. kaybetmese bile büyük bir yönetim - hoca kavgası var ki zaten zayıf kadrolu beşiktaş transfer falan da yapamıyor.

    galatasaray'ın diğerlerinden en büyük farkı kurum kültürü olmasıdır. 1905'de 0'dan başlamaktan ziyade 100'lerce yıllık bir geleneği spora yansıtmıştır. elbette iyi ya da kötü dönemleri olacak. ya da elbette lisecilerin yarattığı büyük sıkıntılarımız oldu; ama eşref hamamcıoğlu burak elmas'ın elini tutup sahneye gelirken türkiye'den ne kadar farklı bir demokrasi kültürüne sahip olduğumuzu gördük.

    iyi ki galatasaraylıyız.
  • 6688
    kim ne derse desin çok dinamik bir yapıya sahiptir. kısa sürede çok şey değişebiliyor bu kulüpte. 1 ay önce ne hoca ne başkan yoktu ve transferlerin durumu belli değildi. beşiktaş ise tam tersine 2 kupa almış bir şekilde bayram havasındaydı ve galatasaray'ı büyük kaosun beklediğini düşünüyorlardı. bugüne baktığınızda ise her şey 180 derece değişmiş durumda.
  • 6691
    olması gerektiği gibi, futbolcusuna sataşan medya maymunlarına sosyal medyadan prim vermek, gündem olmalarını sağlamak yerine, işi profesyonel boyutlarda yani hukuki olarak halletmeye çalıştıkları doğruysa hanesine büyük bir artı yazacak yönetime sahip kulüp.

    bir büyüğümüzün dediği gibi "şovu tribünde taraftarlar yapar". sosyal medyada şovu biz yaparız, yönetimden tek beklentimiz icraat olmalıdır.
  • 6692
    sosyal medya üzerinden mc yönetimi gaz alıyordu arkadaşlar. burak elmas yönetimi tek başına yönetilmeyen yönetim kurulu kararı ile hareket eden bir yapıda. bunu daha önce de açıklamışlardı.

    birkaç galatasaray taraftarı twitter da başkanı etiketleyip " hadi başkan açıklama yazmazsan sana desteğimi keserim" diyor.

    arkadaşlar yangın yapmanıza gerek yok. iki tane kendini bilmez holigan yüzünden taylan da moral bozmaz zaten. hocam halletmiştir o işi.

    sadece bekleyip görelim.

    remzi bey çok güzel özetlemiş. az sakin olun ağalar demiş.

    https://twitter.com/.../1409515952421707781

    edit: imla
  • 6693
    rezan epözdemir'in gs tv'ye yaptığı açıklamasına göre galatasaray'ın 370 milyon tl vergi borcu varmış ve transferi engelliyormuş.

    canlı yayın linki : https://www.youtube.com/watch?v=RBoA_ipnoLM

    edit : 10 günlük süreçte 20 milyon tl'lik stopaj borçları iptal edilmiş. yukarıda söylediğim 370 milyon tl'nin 153 milyon tl'si de iptal ettirilmiş.
    edit 2: tudor'un borcu ödenmiş.
    edit 3: oğulcan çağlayan'ın tazminatı için tahkim kurulu yaptığımız itirazı kabul etmiş.
    edit 4 : transfer yasağımız kalkmış. ( dün gece tam tarihiyle 01.07.2021'de kalkmış)
  • 6694
    hayatımda büyük değer verdiğim, milyonlarca insan için çok şey ifaden eden, türkiye'nin en büyük sivil toplum örgütü olan eşsiz kulubümüz. ilk yazımı da tabiki galatasaraya yazmak istedim umarım sözlükte galatasarayımızla ilgili çok güzel yazılar ve yeri geldiğinde haklı eleştiriler yapmak da nasip olur. son seçimde seçimde seçilen başkanımız burak elmas ve ekibiyle beraber düzlüğe çıkacağını düşünüyorum çünkü hem ekibinin genç ve istekli olması hem başkanın galatasaraylılığına olan inancım bunu ümit etmemi sağlıyor. son olarak hep dediğimiz gibi aslolan galatasaraydır.
  • 6695
    tekrardan transfer yasağı alması muhtemel kulübümüz.

    çaykur rizespor, galatasaray'a transfer yasağı ve oğulcan'ın lisansının vize edilmemesini talep etti ve bu istek tff tarafından kabul gördü. galatasaray transfer yasağına karşı çıktı, tff yönetim kurulu ise bu itirazı reddetti.

    galatasaray'a istanbul 46. bölge adliye mahkemesi'nden kötü haber geldi. oğulcan ile ilgili alınan kararın iptali için başvuran galatasaray'ın bu isteği kabul edilmedi. yargıtay da bu kararı onarsa transfer yasağı yeniden başlayacak.(milliyet)
  • 6697
    ghezzal transferini gerçekleştirirse bunu kesinlikle 19.03'te açıklamak gibi bir saçmalığa ve komplekse girmemesi gereken kulübümüz. galatasaray türkiye'nin en büyük ve en çok taraftara sahip camiasıdır. asla beşiktaş gibi küçük ve ileri derecede galatasaray kompleksli bir kulübün izinden gitmemelidir. transfer bittiği anda saat ne olursa olsun açıklanmalıdır.
  • 6699
    dünkü* hezimetten sonra; ligin başı, bekleyelim, şu, bu gibi pozitif mesajlar çağrıştı hep içimde. daha muhalif ve tenkit ağırlıklı yaklaştığım şeylere daha müsamahakar ve yapıcı baktığımı fark ettim.

    fakat aslında bu umutvar yaklaşımın sebebi yorgunluk gibi geliyor. maçlar, başarılar, hedefler...gerçekten spor izlemek istiyorum artık. memleketteki ortam, global yalnızlık hissi, sportif geri kalmışlığımızla birleşince, her şey çekilmez oluyor.

    liyakatle işini yapan insanlar görmek istiyorum. desteğimi zaten esirgemem.

    yeni yönetime de tamamen nötrüm; sonuçta yeni geldiler, beklemek istiyorum. terim'in kafasının içindekilerle dışarıda gördüklerimiz arasındaki uyumsuzluk ise gerçekten giderilebilecek bir şey mi yoksa hocanın dünyaya uyumsuzluğu mu, bunu da bilemiyorum.

    genç ve mücadele eden, iyi oynamaya çalışan bir takım izlemek ve bu armanın yüceldiği bir dönem görmek istiyorum sadece. tercihen; sessizce o özlediğimiz hedeflere giden...
  • 6700
    kendimi bildim bileli hep ekonomik sıkıntı çeker. 90lı yılların ikinci yarısı da böyleydi, 2000li yıllarda böyleydi. hatta arada oyuncular idmanları boykot ederlerdi maaşlarını alamadıkları için. 2010lu senelerde bazı istisna yıllar hariç bu böyle devam etti ki 2-3 yıl yeni oluşumlar çin ciddi paralar harcadıktan sonra yine batağa döndük. 2010-2016 arası basketbola yatırım yaptık orada da en iyi oyuncumuz * maaşını alamadığı için kaçtı. bu durum çok can sıkıcı. hep para sıkıntısı lafını duymaktan gerçekten sıkıldım. taraftar olarak iyi şeyler izlemek istiyorum artık para kısmını duymadan.
App Store'dan indirin Google Play'den alın