resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 8051
    siz sanıyor musunuz ki fatih terim türkiye futbol federasyonu ile ilk kez ağustos * ayında görüştü?

    işin perde arkasında abdurrahim albayrak var.
    onlar ocak dışı kaldığında ünal aysal'ın başarısız olması için fatih terim'i galatasaray'dan koparma planını devreye soktular. (u: ünal aysal'ın başarısız olması, yani canımız, ciğerimiz galatasaray'ın başarısız olması )
    şimdi maçları tam hatırlamıyorum ama mayıs sonu haziran başı * abdullah avcı yönetimindeki milli takım hazırlık maçlarında sıçınca abdurrahim albayrak koştura koştura başbakanına gidip milli takım için fatih terim'in ismini zikretti.
    görüşmeler o zaman başladı.
    başbakan bizzat fatih terimle görüşüp milli takımın başına geçmesini istedi.
    kabul etmeme gibi bir seçeneği var mı? yok.

    yıldırım demirören vasıfsızı ise bu tiyatroda sadece figüran. kahvaltı falan formalite.

    gelelim ünal aysal'ın izin verip vermeme durumuna;

    dönen bütün dolaplardan haberi var.
    fatih terim ile arası hiç bir zaman iyi olmadı ama başarı olduğu sürece bu çok da büyük bir problem olarak karşımıza gelmedi.
    fatih terim'in milli takıma gitmeme gibi bir seçeneği yoktu.
    emir büyük, yerden mecbur kabul edecek.
    eee ünal aysal'ında reddetme gibi seçeneği yok. "türkiye futbol federasyonu milli takım için istediği hoca ile anlaşabilir."
    yani ünal aysal "hop ne oluyor amk, nereye götürüyorsunuz" dese bile kimse iplemeyecek onu.
    sonuçta ne olacak. kaos.
    zararı kime? galatasaray'a.
    orta yolu bulmak adınafatih terim'in iki takımı da çalıştırmasına müsade etti ünal aysal.
    ama kaçınılmaz sonun geleceğini çok iyi biliyordu, bu yüzden milli takım mevzusu ortaya çıktığından itibaren yeni hoca arayışlarına başlamıştı. *
    fatih terim milli takım kampındayken iki yıllık sözleşme önerdik dedi. (u: ki o sözleşme hiç bir zaman fatih terim'e ulaşmadı, çünkü imza atlamayacağı biliniyordu)
    imza gelmeyeceğini anlayınca ünal aysal yine geri adım attı.
    terim'e "ya imzala ya da defol git" diyemezdi çünkü iki sene şampiyon olmuş takımın hocasına üçüncü senenin başında böyle bir şey demek imkansız bir şey.
    aysal çaresiz bekleme kararı aldı. baktı ki takım kötü gidiyor, en az tepki çekeceğini düşündüğü zamanda fatih terim ile yolları ayırdı.
    telefona çıkmamalar, mesajlara cevap vermemeler falan boş işler.
    eminim geçen iki senede fatih terim'in bir çok kez telefona çıkmadığı olmuştur.
    takımın kötü gidişi aysal için bir fırsat oldu bu kez.

    aslında her şeyin başlangıcı ünal aysal ile fatih terim arasındaki gerçekleşen ilk görüşmeye * kadar dayanıyor.
    aysal başkan olarak göreve geldiğinde ilk iş olarak fatih terim ile anlaşıyor.
    anlaşma üç yıllık olarak yapılıyor.
    aynı günün akşamı terim'e haber gönderiliyor, anlaşma 1+1+1 şeklinde yapılıyor.
    yani başarı varsa her sene +1 sözleşme.
    terim kabul ediyor, çünkü galatasaray'ın başarısı için çalışmaya hazır.
    her sene başarı var. ufak tefek sorunlar halı altına süpürülüyor.
    ortalık güllük gülistanlık.
    taa ki ünal aysal'ın kongre kararı aldığı mayıs * ayına kadar.
    yazı başa sarıyor şimdi. baştan okursanız taşlar yerine oturur.

    fatih terim'in eylül * ayındaki iki yıllık sözleşmeyi kabul etme sebebi ise ünal aysal'ın 2011 mayıs'ında fatih terim'e yaptığı yanlıştır. "ne oldu da bir den iki yıllık sözleşme ile geliyorsunuz bana" diyor.
    ünal aysal inanılmaz kurnaz adam.
    fatih terim'in o sözleşmeyi imzalamayacağını adı gibi biliyor.
    ve sözleşme önerdim diyor. *
    nihayetinde fatih terim kabul etmiyor.
    ünal aysal'ın eli güçleniyor.
    taraftara göre fatih terim sözleşme imzalayarak galatasaray'a ihanet ediyor.
    aysal daha da güçlü artık.
    sırtındaki son * yükten de kurtulabilir.
    real madrid hezimeti, kötü futbol, telefon krizi derken...
    (bkz: mission accomplished)
    ve son yükü de sırtından attı.

    sonuç? ortada.

    yazmaktan yoruldum şimdi.
    daha sonra işin mehmet ağar boyutunu, adnan öztürk'ün ünal aysal'ı devirmek için yaptığı girişimleri yazacağım.

    bana göre bu süreçte masum olan tek taraf gerçek galatasaraylılar. en çok zararı da onlar gördü, görüyor, görecekler.

    ve son bir şey; bir kongre olsa ünal aysal (u: fikrinde bir değişiklik oldu mu bilmiyorum ama kimseyle kongre yarışına girmeyecek, rakip çıkarsa aday olmaz ) ve x kişi aday olsa x kişinin en büyük kozu fatih terim olacak. sevgili hocamız oynanan oyunların içinde olmayı seviyor ne yazık ki.
  • 8053
    http://instagram.com/p/Zdn5OtuhNp/

    hocam şu fotoğrafını gördüm ya akşam akşam kötü oldum valla.

    tıkadım her şeye kulaklarımı demirören'e satmışın galatasaray'ı, aysal'a ayıp etmişsin vs vs..

    mancini'yi de seviyorum hocamızdır tabii ki desteğimiz arkasında olacak.

    ama yerin hep ayrı, bir taraftar olarak bile seni bir baba abi olarak görüyorsak, saçma sapan fotoğraflarla duygulanıyorsak, yerin gerçekten çok ayrı.
  • 8054
    senin gittiğin gün çoğu taraftar gibi yıkıldım ben de. bir de doğum günümdü o gün, dil çıkarttığın bir fotoğraf vardı, o gün hediye etmişti arkadaşlarım bakınca hem bizi hatırlar hem gülersin diye...şimdi bir fotoğrafına denk gelsem kalıyorum öyle üzülüyorum ama en çok kendime kızıyorum fırsatım varken çoğu maça gitmeyip "imparator" diye bağıramadığım için.

    insan hayatta dışarıya karşı sert oldukça beni yıkamazlar zanneder bunun için her şeyi yapar. çünkü kalpteki sevgiyi gösterirse oradan yıkacaklarını bilir. gittiğinden beri çok normal şeyler de olmadı tüpçüyle el sıkışma vs vs yazması bile hoş gelmiyor artık yine de kalbindeki o saf galatasaray sevgisini hissedebiliyorum bu yüzden seni çok seviyorum imparator...
  • 8056
    hocaya kopkopçulardan gelsin: http://www.youtube.com/watch?v=pGrEQuI1nUE

    ayrılığın günahı, aşkın sevabı büyük.
    senden kalan acılar, sanma ki gönülde yük.
    kalma gitme sorgusu bölük bölük,
    bendeki bu yürek, senin bile korkundan büyük!

    giremedin neden gönül yoluna?
    böylesi sevdayı feda ettin.
    benden yana olan kalsın yanına,
    ben sana hakkımı helal ettim.

    bilemedin değer aşkın uğruna,
    böylesi bir kalbi heba ettin.
    benden yana olan kalsın yarına,
    istemem hakkımı helal ettim.

    *
  • 8057
    hocaya angara'nın alemcilerinden gelsin; http://www.youtube.com/watch?v=OamPTw7ft6M

    üstüme basıpta çıkınca düze
    sırtımdan vurup da gülerek yüze
    beklesin deyip de gelecek güze
    ilkbaharda çekip gitmeyecektin

    olaydık biz de mutlu olaydık
    ikimiz bir tatlı yuva kuraydık
    madem seninle olmayacak duaydık
    amin deyip çekip gitmeyecektin

    aşkın mızrapını gönül telime
    oyuncak eyledin yine eline
    düşürüpde elalemin diline
    bırakıp da çekip gitmeyecektin

    olaydık biz de mutlu olaydık
    ikimiz bir tatlı yuva kuraydık
    madem seninle olmayacak duaydık
    amin deyip çekip gitmeyecektin

    :(
    *
  • 8061
    aylar geçti, yakında yıllar olacak, şu yaşananlar akıllardan hiç çıkmayacak.

    1. federasyonla iş birliği yaptı, bizi sattı.
    2. başkan resmen kıydı imparatora.

    isviçreli bilim adamları araştırma yapsa, 100 galatasaraylıdan en az 98'i bu 2 seçenekten birini söyleyecek.
    ama gerçek çok daha başka.
    bence olay daha çok fatih terim'de bitiyor.

    bana göre kendisi emekliliği seçti, zaten yıllarca italya'dan teklif bekledi, bekledi, ömür bitti.
    milli takım'da 7 sene içinde avrupa şampiyonası zaten garanti gibi bir şey.
    başarısızlık olursa ki bence olmaz, olursa emekli olur, oturur evinde torun torba sever.
  • 8067
    put mudur kendisi? haşa kimse eleştiremez galiba!

    siz seversiniz, bazıları da sevmez. bazı şeyler yorum farkıdır. siz "ooo galatasaray uefa kupası'nı aldı" dersiniz, biz "akılcı oynatmaması yüzünden şampiyonlar ligi'nde çok daha başarılı yerlere gidebilecekken gruplardan çıkamadık" deriz.
    galatasaray'ın avrupa başarıları söylendiği zaman, 89'daki şkk yarı finalini uefa kupası'ndan daha önde tutarlar, bunu unutmayın. yani kargaya yavrusu şahin gözükür derler, uefa kupası size büyük gözüküyor sadece.
    zamanında uzun süreler beklenip de gelmeyen, 2 sezon önce dortmun-prag-parma'lı grupta beklentilere rağmen yaşanan hezimet, önceki sezon juventus-rosenborg-bilbao'lu grupta son maçta bilbao'dan puan çıkaramayarak elenme, 99-00'da ise chelsea'den evinde 1 puan çıkarsan dahi 2. olup çıkabilecekken ya allah haddini bilmeden hücumlar ve 5-0'lık hezimet ile yine gruplardan çıkamama.
    bir de 96'daki psg hezimeti.

    4 senelik maceranın, takımı potansiyelli olmasına rağmen nedense beklenen patlamayı yapamaması nedeniyle içimizde kalan ezikliğin bir nevi giderilmesi gibi oldu uefa kupası.
    yani, takımın bunca başarısızlığının ardından bir teselli idi yalnızca, o teselli de büyütüldü allah büyütüldü.

    halbuki o takımın önünde bir engeldi fatih terim.
  • 8068
    selçuk inan, fernando muslera,felipe melo, tomas, eboue fatih terim imza atmadan önce yönetimin temasta olduğu oyunculardı. sadece engin baytar ve riera konusunda görüş belirtmiştir fatih terim. yalan yanlış atıp tutmayalım. beğenilmeyen bülent tulun transferlerinin içinde elmander'de var. arda'nın gidişine onay veren yine fatih terim. 2012-2013 transfer fiyaskolarını saymıyorum. içlerinde sadece hamit altıntop kayda değerdir.
  • 8070
    kötü transferler yaptığı söylenince biri çıkıp "çok şampiyonluk kazandırdı" diyor. yani? çok şampiyonluklar kazandırmadı mı denmiş arkadaş, okumayı mı bilmiyorsunuz? kötü transfer yaptırttı denmiş. iyi transfer yaptırdığını düşünüyorsan, onu söyle, ama çok şampiyonluklar kazandırdı diye insanların ağzına fermuar çekmesini isteme.
  • 8071
    adam felipe melo'yu üç kere yönetimle ters düşerek kadroya kattırdı. fatih terim'den önce görüşülüyormuş oldu. eboue takıma katıldıktan sonra buraya gelmesindeki en önemli etkenin fatih terim'in basın toplantısında kendisinden özel olarak bahsetmesi olduğunu belirtti. utanmasak yıllardır transfer listemizdeydi denecek. selçuk inan transferinden önceki ilk ve en önemli olay hasan şaş ile yaptığı görüşme. hani biz şampiyonlar liginde yokken, avrupa'da oynayan bir takıma gidileceği düşünülen kariyerinin zirvesindeki selçuk. ünal aysal her fırsatta gitmek isteyen oyuncuya kolaylık sağlamak gerektiğini düşündüm diyerek arda transferini yorumlarken onu yollayan da fatih terim oldu.

    fatih terim hiçbir boktan anlamaz. her şeyi galatasaray sözlükte klavyeden sallayanlar bilir. zaten uefa kupası da abartma oldu. bu antu kafasındakilere ne anlatsak boş...
  • 8073
    iyi olan bütün transferlerin başkana kötü olan bütün transferlerin kendisine ait olduğu söyleniyor. sonra da fatih terim put mu deniyor. kardeşim biz put demiyoruz ki akıllıca iki tane yorum getir tamam diyelim.melo,selçuk,eboue,muslera, burak, umut, bruma bu adamların hepsini fatih terim aldırmıştır. hiçbiri de gündemimizde değildi fatih terim yokken sırf bok atmak için çabalamak buna denir işte. ondan sonra niye kızıyorsun ya kardeşim akıllı ol kızmayalım. mal mal eleştiri yapma yapman gereken zamanda yap en alakasız zamanda affedersin leş kargası gibi buraya gelme biz de yazmayalım birşeyler. hala anlatamıyoruz size birşeyleri. istesek de anlatamayız çünkü sen bok atmaya hazırlanmışsın zaten. ben ne dersem diyeyim utanmasan gelip buraya uefa kupasını fatih terim almadı faruk süren aldı diyeceksin. çünkü o kadar utanmaz ve ahlaksız bir insansın. senin şu adama gram saygın yok. kendisine son olaylardan sonra kızgın olan eleştirisini de adam gibi yapan bütün arkadaşlara teşekkür ederim. çünkü adam gibi fikirlerini söylüyorlar ama sen yönetime kafa tutup getirdiği melo'yu hoca istememişti dersen senin akıl sağlığından şüphe ederim. art niyetli pislik insanlar.
  • 8074
    1996-2000, 2002-2004 ve 2011-2013 yılları arasında üç kere galatasaray kulübünün teknik direktörlük görevinde bulunmuştur.ilk iki gelişi iki ayrı dönem olarak adlandırılır ve değerlendirilir.birinci dönemi türk spor tarihinde eşi görülmemiş ve tekrarlanması zor gibi gözüken bir çok başarıyı barındırırken, ikinci dönemi kendisinden beklenilen, ümit edilen ilk dönemi gibi olmamış ve hayal kırıklığı olarak hafızalara kazınmıştır.üçüncü gelişi taze diye es geçiyorum, ayrıca değerlendirilir.

    dilimin döndüğü, bilgilerimin, gördüklerimin aklımda kaldığı kadarıyla ve bazı kaynaklardan yararlanarak bu ilk iki dönemi ele alacağım.

    1. dönem :

    1987 yılında başladığı teknik direktörlük yaşamında sırasıyla 1987-1989 ankaragücü, 1989-1990 göztepe, 1990-1993 türkiye u-21, 1993-1996 türkiye a milli futbol takımlarını çalıştırdı.

    1 temmuz 1996 yılında galatasaray kulübü ile ilk sözleşmesini imzaladı.başına geçtiği galatasaray futbol takımının kadrosu şu şekildeydi ;

    kaleciler : 1 hayrettin demirbaş, 12 mehmet duymazer, 23 atilla çebi, 24 volkan kilimci, 28 cengiz dülgeroğlu ( pierre esser ), richard kingston ( faruk gürsoy ).

    savunma : 2 ulrich van gobbel, 3 bülent korkmaz ( kaptan ), 4 vedat inceefe, 7 hakan ünsal, 14 mert korkmaz, 18 feti okuroğlu, 21 bekir gür, 27 iulian sebastian filipescu.

    orta saha : 5 tugay kerimoğlu, 8 suat kaya, 10 gheorghe hagi, 13 ergün penbe, 14 ilyas kahraman, 16 okan buruk, 17 evren turhan, 19 ufuk talay, 22 ümit davala, 26 osman akyol, 30 emre belözoğlu, ismail şenyüz.

    hücum : 6 arif erdem, 9 hakan şükür, 11 adrian knup, 20 alp küçükvardar, adrian ilie.

    teknik direktör : fatih terim.

    ilk senesinde mücadele verdiği avrupa kupa galipleri kupası'nın 2. turunda paris saint germain takımına elenerek avrupa'ya veda etti.

    yine aynı sene mücadele verdiği turkcell super lig'de 34 maçtan 25 galibiyet, 7 beraberlik ve 2 mağlubiyetle galatasaray kulübü 82 puan ile şampiyon oldu.

    ikinci senesi olan 1997-1998 senesinde mücadele veren galatasaray'ın kadrosu şu şekildeydi ;

    kaleciler : 1 volkan kilimci, 12 cengiz dülgeroğlu (pierre esser), 24 serkan boyar, 26 mehmet bölükbaşı, kerem inan.

    savunma : 3 bülent korkmaz (kaptan), 4 vedat inceefe, 5 gheorghe popescu, 11 hakan ünsal, 14 fatih akyel, 18 feti okuroğlu, 23 iulian sebastian filipescu.

    orta saha : 2 ufuk talay, 7 osman coşkun, 8 suat kaya, 10 gheorghe hagi, 13 ergün penbe, 16 okan buruk, 17 adnan ilgin, 20 tugay kerimoğlu, 21 ceyhun eriş, 22 ümit davala, 30 emre belözoğlu.

    hücum : 6 arif erdem, 9 hakan şükür, 15 adrian ilie, 19 mehmet gönülaçar, 27 ion lutzu.

    teknik direktör : fatih terim.

    ikinci senesinde 2. öne eleme turunda isviçre'nin sion takımını geçerek adını şampiyonlar ligi gruplarına yazdırmayı başarsa da grup maçlarında 1 galibiyet, 1 beraberlik ve 4 yenilgi ile grup sonuncusu olarak avrupa defterini kapatmıştır.

    yine aynı sene ligde oynadığı 34 maçtan 23 galibiyet, 6 beraberlik, 5 mağlubiyetle ayrılmış ve şampiyon olmuştur.

    üçüncü senesi olan 1998-1999 senesinde mücadele veren galatasaray'ın kadrosu şu şekildeydi ;

    kaleciler : 1 claudio taffarel, 12 mehmet bölükbaşı, 26 kerem inan, orkun uşak, volkan kilimci.

    savunma : 3 bülent korkmaz ( kaptan ), 4 vedat inceefe, 5 gheorghe popescu, 14 fatih akyel, 23 iulian filipescu, 25 hakan ünsal, 28 alper tezcan, gürol azer.

    orta saha : 2 ufuk talay, 7 okan buruk, 8 ergün penbe, 10 gheorghe hagi, 13 hasan şaş, 15 osman coşkun, 16 adnan ilgin, 19 tolunay kafkas, 20 tugay kerimoğlu, 21 suat kaya, 22 ümit davala, 27 ümit aydın, 30 emre belözoğlu, rasim vardar, ceyhun müderrisoğlu, ali keleşoğlu, ismail şenyüz.

    hücum : 6 arif erdem, 9 hakan şükür, 11 mehmet gönülaçar, 18 burak akdiş.

    teknik direktör : fatih terim.

    3. senesinde yine 2. ön eleme turunda bir başka isviçre takımı olan grasshoppers takımını eleyerek adını şampiyonlar ligi gruplarına yazdırmış, statü gereği aynı puanda olduğu juventus'a averajla geçilip kupadan elenmiştir.

    ( bu sene akıllara abdullah öcalan krizinin yaşanması ve juventus maçının türkiye ile italya arasındaki gerginliğin yeşil sahaya yansıması olarak kazınmıştır )

    ligde oynadığı 34 maçtan 23 galibiyet, 9 beraberlik, 2 mağlubiyet ile ayrılan fatih terim'li galatasaray üstüste 3. kez şampiyonluğu kucaklamıştır.

    1. dönemin sonu olan 1999-2000 senesinde galatasaray'ın kadrosu şu şekildeydi ;

    kadro : claudio taffarel, mehmet bölükbaşı, kerem inan, hakan ünsal, ahmet yıldırım, alper tezcan, fatih akyel, marcio, hasan şaş,hakan şükür, gheorghe hagi, bülent korkmaz, capone, ümit davala, popescu, ergün penbe, mehmet yozgatlı, arif erdem, suat kaya,okan buruk, emre belözoğlu, sergen yalçın.

    teknik direktör : fatih terim.

    4. senesinde 3. ön eleme turunda rapid wien takımını yenerek şampiyonlar ligi gruplarına kalan galatasaray, son 5 dakikasına 2-1 yenik girdiği son grup maçında milan takımını 3-2 yenerek grupta 3. oluyor ve statü gereği avrupa macerasına uefa kupasından devam etmeye hak kazanıyordu.
    bu aynı zamanda türk futbol tarihinde günümüze kadar yaşanılmış en büyük başarının ilk adımıydı.sırasıyla bologna, b.dortmund, real mallorca ve taksim'de yaşanan üzücü olayların peşinden inanılmaz gergin bir ortamda, ingiltere'de rövanşa çıktığı leeds united takımını geçerek adını finale yazdırıyordu.

    uefa kupası finali kopenhag ( danimarka ) kentinde yapıldı, rakip dünya'nın saygı gösterdiği ingiltere'nin köklü kulübü arsenal'di.normal ve uzatma bölümü golsüz geçen karşılaşmayı penaltılarla 4-1 kazanan galatasaray uefa kupasına uzanan taraf oluyor, türk futbol tarihinde bir ilki gerçekleştiriyordu.

    aynı sezonda türkiye'de lig şampiyonluğu 34 maçta 24 galibiyet, 7 beraberlik, 3 mağlubiyetle 4. kez kazanılıyor ve ilk defa türk futbol tarihinde galatasaray üst üste 4 kere şampiyon olarak bugüne kadar kırılamamış ayrı bir rekora imza atıyordu.

    * * * * * *

    bu başarılara imza atmak sanıldığı kadar kolay olmadı, aksine binbir zorlukla cebelleşti fatih terim ve galatasaray.en başta ekonomik durum bir çok kez medyada dillendirilip neredeyse alay konusu haline getirildi.fatih terim o günden bugüne kadar hep gaz veren, futboldan-futbolcudan-transferden anlamayan, şanslı, tesadüfi, futbolcularına küfür eden ( !!! ), vs. olarak binbir çeşit ithama maruz kaldı.

    yani türk olmanın, türk olupta başarılı olmanın cezasını çekti diyelim.bizim millette adettir, yükselene omuz verilmez bilakis aşağıya çekilmek için elinden gelen ardına konulmaz.diğer milletler tam destek olurken bizim milletimiz alttan vurma, aşağıya çekme derdindedir.

    1998-1999 yılları arasında florya'da galatasaray kulübünde çalışma imkanı bulduğumda hem olanları, hemde fatih terim'i daha yakından tanıma, gözlemleme imkanı buldum.bu süre zarfında ne bir küfürüne denk geldim, ne de disiplinsizliğine.

    gece yarısı kamptaki oyuncuların teftiş ve kontrolünden tutunda, tesise ekilecek ağaçların konumuna kadar her alanda parmağı ve emeği geçen bir insandır kendisi.sert görünüşünün altında çok candan ve mesafeli insan olarak tarif edebilirim kendisini.

    defalarca takımla deplasman ve ali sami yen'e maça gittim rahmetli salih bulgurlu hoca ile birlikte. " oyuncularına soyunma odasında küfür ediyor " diyenlere için için gülmem soyunma odalarında, koridorlarda gördüğüm manzaradan ötürüdür.takım ve görevli personel harici kimsenin, hele ki gazeteci vs. soyunma odasına yaklaşabilme olasılığı hiçbir zaman mümkün olmamıştır ! dolayısı küfürden bahsedenlerin bu lafları neden ve nerelerinden uydurduğuna siz karar verin.

    çok büyük bir çoğunluk 2000 yılındaki ayrılığın fatih terim kaynaklı olduğunu zanneder, halbuki fatih terim gitmemiş gönderilmiştir.kendisine gereken ciddiyette kalması yönünde bir talep gelmediğinden italya'ya gitmiş ve fiorentina'nın başına geçmiştir.bir röportajında " italya'ya gittiğime hiç pişman olmadım. ama galatasaray'dan ayrılış şeklimi esprili bir biçimde söyleyince de kimseyi inandıramadım. başarılı hoca ayrılmayacak veya gönderilmeyecek diye bir kural yok. sayın mehmet cansun dışında o zaman bana samimi olarak kal diyen olmadı " diyerek bunu açıklamıştır.

    fatih terim'in ilk dönemde galatasaray'da kazandığı kupalar şu şekildedir :

    türkiye ligi : 1995-96, 1996-97, 1998-99, 1999-2000
    türkiye kupası : 1998-99, 1999-2000
    cumhurbaşkanlığı kupası : 1995-96, 1996-97
    tsyd kupası : 1997-98, 1998-99, 1999-2000
    uefa kupası : 1999-2000

    2. dönem :

    başkanlığa seçilen kulübün büyüklerinden, ağabeylerinden, duayen ve saygı duyulan kişiliklerinden birisi olan rahmetli sn. özhan canaydin'ın " gönüllerin hocası " çağrısıyla 2002-2003 sezonunda tekrardan galatasaray'ın başına geçerek kulüpteki 2. dönemine başlamıştır.

    ikinci döneminin ilk sezonu olan 2002-2003 sezonunda mücadele veren galatasaray'ın kadrosu şu şekildeydi :

    kaleciler : 1 faryd mondragón, 15 aykut erçetin , 16 kerem inan, 61 mehmet bölükbaşı.

    savunma : 2 mehmet polat, 3 bülent korkmaz ( kaptan ), 5 emre aşık, 12 abel xavier, 20 mohamed sarr, 21 sergio almaguer, 21 suat usta, 23 vedat inceefe, 51 görkem görk, 52 servet gökçen, 57 hakan ünsal, ilhan çelikay, christian dancea, müslim can.

    orta saha : 4 joão batista ( mertol karatay ), 8 suat kaya, 10 jorge felipe, 10 haim revivo, 11 hasan şaş, 14 elvir baliç, 15 faruk atalay, 18 ayhan akman, 19 cihan haspolatlı, 20 volkan arslan, 21 klodian duro, 22 ümit davala, 33 murat erdoğan, 34 sabri sarıoğlu, 35 ilker erbay, 53 sinan turan, 54 onur çubukçu, 67 ergün penbe.

    hücum : 6 arif erdem, 7 berkant göktan, 9 ümit karan, 17 fabio pinto, 25 christian correa dionisio, 30 sedat debreli, 32 volkan glatt, 50 ali lukunku, wagneau eloi 99 yankı kocatürk

    teknik direktör : fatih terim.

    2002-2003 sezonu şampiyonlar ligi grup maçlarında oynadığı 6 karşılaşmadan galatasaray sadece 1 galibiyet alabilmiş, diğer maçların 1 tanesinde berabere kalıp diğer 4 maçı kaybederek grup sonuncusu olarak avrupa arenasından elenmiştir.

    aynı sezon türkiye liginde oynadığı 34 maçta 24 galibiyet, 5 beraberlik, 5 mağlubiyet alarak beşiktaş'ın ardından ligi 2. olarak tamamlamıştır.

    ikinci döneminin ikinci sezonu olan 2003-2004 sezonunda mücadele veren galatasaray'ın kadrosu şu şekildeydi :

    kaleciler : 1 faryd mondragón, 12 aykut erçetin, 61 mehmet bölükbaşı, 78 richard kingston (faruk gürsoy).

    savunma : 2 ömer erdoğan, 3 bülent korkmaz ( kaptan ), 4 orhan ak, 5 frank de boer, 8 joao batista (mertol karatay), 23 suat usta, 30 gabriel tamas, 35 emrah umut, 41 uğur uçar, 57 hakan ünsal.

    orta saha : 11 hasan şaş, 13 eyüp kaymakçı, 14 elvir baliç, 17 fabio pinto, 18 ayhan akman, 19 cihan haspolatlı, 20 volkan arslan, 22 abdullah ercan, 24 ovidiu petre, 29 cesar prates, 33 murat erdoğan, 50 mülayim erdem, 55 sabri sarıoğlu, 67 ergün penbe, 85 daniel tözser, 99 ilker erbay.

    hücum : 6 arif erdem, 7 berkant göktan, 9 ümit karan, 10 hakan şükür, 15 florin bratu, 21 ali lukunku, 25 necati ateş, 32 cafercan aksu.

    teknik direktör : fatih terim → gheorghe hagi

    bir önceki sezonu 2. olarak tamamlayan galatasaray şampiyonlar ligi'ne 3. ön eleme turunda cska sofya takımını geçerek giriş yapıyor, oynadığı 6 karşılaşmadan 2 galibiyet, 1 beraberlik, 3 mağlubiyet alarak grupta 3. oluyordu.

    türkiye liginde ise fatih terim'li galatasaray en kötü sezonunu yaşıyor 34 maçta 15 galibiyet, 9 beraberlik, 10 mağlubiyet alarak ligi ancak 5. sırada bitirebiliyordu.

    * * * * * *

    ikinci dönem fatih terim ve galatasaray için hiçte umulan, beklenen gibi olmadı.çok büyük hayal kırıklıkları yaşanılan bu iki sezon günümüzde fatih terim'in ilk sezonunda yaşattığı altın dönemi unutturmuş durumda.bunda 2000 yılında kazanılan uefa kupası sonrası kazanılan büyük taraftar potansiyelinin rolü çok fazla.bir çok genç taraftarın önyargılı yaklaşması, basının yansıtma şekli ve fatih terim'in inatçı, megolaman tavırları yüzündendir.
    ikinci dönem bazı yanlış düşüncelerin ortaya çıkış sebebidir ayrıca, çok büyük harcamalar yapıldığı ve galatasaray'ın borç yükünün neredeyse tamamen bu iki sezondan kaynaklandığı düşüncesi yazılıp dillendirilir.oysa ki gerçekte bunun aslı yoktur.

    2. dönemde fatih terim tam 27 farklı futbolcu transfer etmiş ve toplamda bu futbolculara 40 milyon dolar tutarında bir meblağ ödenmiştir.

    taraftarlar arasında anlaşılmaz bir tutum söz konusudur benim için. 2. döneminde fatih terim 40 milyon gibi büyük bir rakamı harcadığı için ilk dönemdeki eşsiz başarılar bile görmez gelinmekte, başarılar fatih hoca hariç herkese mal edilmekte, neredeyse hiç bir şey bilmeden tesadüfen elde edildiğine kadar uzatılmaktadır. ortak kanı bu parayı fatih terim'in harcadığı, başka suçlu vs. olmadığı yönündedir.

    fakat bahsedilen kişi mesela frank r. olduğunda harcanan para tamamen yönetim tarafından çarçur edilmiş olarak kabul görmekte, frank r. istediği oyuncuların alınmadığından, 2. veya 3. tercihlerinin kulübe kazandırılabildiğinden bahsedilmektedir.hiç kimse 2. döneminde fatih terim'in hangi tercihlerinin kulüpte forma giydirilebildiğini sorgulamamaktadır !

    benim anlayamadığım ve hayatın hiç bir olgusunda kabullenemediğim haksızlık burada karşıma çıkıyor.eleştirilecek ve eleştirilmesi gereken yönleri mevcut elbette fatih terim'in.ama kimse kimseye haksızlık yapıp bel altı vurmasın, bunu ben asla kabullenemiyorum.kim olduğunun önemi yok, haklı olana, hakkı olan teslim edilmelidir.
  • 8075
    hakikaten tüm başarısız transferleri fatih terim başarılı olanları ise yönetimin yaptığına inan bir güruh var. son zamanlarda sosyal medyada yaygın bir söz var ya o geliyor aklıma ''çadırda atom bombası yapıldığına inananlar, tır kasasında silah olmadığını söylüyor.''

    dünyada hiç bir teknik adam, yönetici yoktur ki her şeyi doğru yapsın. fatih terim'in de transferde doğruları ve yanlışları vardır. bu kadar basit.

    ve ''fatih terim eleştirilemez mi?'' diye çıkan arkadaşlar var en çok ona yanıyorum. ulan daha nasıl eleştiri yapılacak. ana avrat sövülsün mü istiyorsunuz. siz çok rahat eleştiri yapıyorsunuz karşıt fikri olan da savunuyor. aslında eleştiriye tahammülsüzlük yok ama savunulmasına karşı bir tahammülsüzlük var.
App Store'dan indirin Google Play'den alın