resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 28551
    tabii ki de hala şampiyon olabiliriz, içinde içeride oynayacağımız beşiktaş maçı da dahil bir seri yakalamamıza bakar ki, son haftalarda bu serileri yakalama konusunda en iyi teknik direktöre sahibiz ama ya sonrası ne olacak?

    1-2 hafta veya ay sevineceğiz ve sonrasında aynı futbolla yine avrupa'da "makas açıldı" nidalarıyla fark yiyerek geri dönecek, sonra yine bir kaosun içinde, "tff, hakemler, rakipler bize düşman" mottosuyla lig şampiyonluğu kovayalacağız.

    şampiyonlar liginde, 2018-2019 sezonunda başarısız olduk santrfor yok dedik, 2019-2020 sezonunda yalnızca 1 gol atabildik ve yine transferleri suçladık, taraftar ve seyirciler olarak ocak ayını bekledik. 2020-2021 sezonunda avrupa ligi grup aşamasına bile kalamadık.

    fatih hoca dördüncü dönemine başladığından beri, kafasında bir taktik var ve bunun gerçekten doğru olduğunu düşünüyor. taktiğinin güçlü olduğuna öyle inanıyor ki, başarısız olduğunda sadece doğru oyuncular olmadığı için işlemediğini söylüyor ve sürekli bir sonraki transfer dönemini hedef gösteriyor. kaç tane transfer dönemi geçildi, kaç tane transfer yapıldı, önce yaşlı oyuncular seçti, sonra olmadı hepsi genç olsun dedi. hatta son transfer döneminde* tamamen sistemi için scout ekibinin oyuncuları önerdiğini söyledi ama takım yine önceki sezonlarda olduğu gibi kötü oynamaya devam ediyor.

    a planı nasıl güçlüyse, maçları kazanırsak hep ilk devre değil ikinci devre değişiklikleri ile kazanıyoruz. bu sezon geriye düştüğümüz hiçbir maçı kazanamamışız, yani çok güçlü a planımızın işlemediği zamanlarda devreye giren bir b planımız da yok. zaten gerideyken tek yaptığımız orta sahayı boşaltıp, tüm forvet oyuncularını sahaya sürüp sonuç beklemek.

    şampiyonluklar elbette ekonomik açıdan çok önemli ve biz iyi olduğumuz için değil rakipler hata yaparsa yine şampiyon olabiliriz. ancak iyi bir temele sahip olmayan şampiyonlukların da sürekliliğinin olmadığını sürekli tecrübe ettik. bu sezon şampiyon olsak bile; daha alanyaspor'un presine karşılık veremeyen, sivasspor'un alan parsellemesine çözüm üretemeyen bir takımın avrupa'da başarılı olabileceğine inanıyor musunuz?
  • 28552
    yaptığı saçma sapan ve bir türlü doğru zamanlamasını tutturamadığı değişiklikleri geçtim, asıl daha büyük bir sorun var. hem de çok daha büyük bir sorun.

    bu takım frikikten hiççççç gol atamıyor. hiç.
    bu takımın kornerleri etkili bile değil.
    bu takım duran toptan orta ile senede toplasan 3 tane atıyor, muhtemelen senede 300 tane duran top ortası yapılıyordur.

    kısacası bu takım doğru düzgün hiç bir duran topu kullanamıyor. ve bu suç takımın değil, 39 aydır bu takımın başında bulunan senin hocam. artık bir farkına var. yahu ben bir takımda olsam eğer duran topların %99'u ziyan oluyorsa, ''beyler bir saniye biz duran top filan kullanması bilmiyoruz, bari paslaşın topu kaybetmeyin'' derim. bu takımın babası var, sportif direktörü var, futbol şube sorumlusu var, bu takım sahipsiz değil. hepsi de fatih terim. fakat bu takımın teknik direktörü yok*. bayağıdır yok.
  • 28553
    yanında "hocam iyi oynamıyoruz, bir şeyler yanlış." diyebilecek birilerine ihtiyacı olan hocamızdır. 7 mart 2021 galatasaray sivasspor maçı sonrasındaki açıklamaları da bunu çok net ortaya koymuştur. çünkü hocamız takımımız çok iyi oynuyor sanıyor. önceki maçlarda da böyleydi. ama gerçek şu ki iyi oynamıyoruz. iyi oynamayı geçtim akıllı da oynamıyoruz. örneğin ceza alanı çevresinde frikik kazanıldığında ve/veya korner dahil diğer duran topları kazandığımızda kaç taraftarımız heyecanlanıyor? heyecanlanmıyor çünkü herkes biliyor ve görüyor ki çalışılan bir şey yok.

    2020-2021 sezonunun sonlarına yaklaşılırken beni umutsuzlandıran da hocanın bu "iyi oynuyoruz" deyip işi sadece şanssızlığa ve hakemlere yıkması. hoca bir sorun olduğunu anlasa çözümü bulabilecek kapasitede biri ama bir sorun olduğunu kabul etmiyor. yoksa ligdeki pozisyonumuza göre iddiamız devam ediyor. ki şansımız az değil.

    şampiyon olabiliriz. yeter ki fatih hoca önce bir kabullensin uzun zamandır kötü oynadığımızı.
  • 28554
    68 yaşına gelmiş, kariyerine onlarca başarı sığdırmış; başarılarıyla bırakın türk futbolunu avrupa futbolunda dahi isim yapmış yaşayan efsanemiz.

    bu kısma kadar hiç kimse farklı bir düşüncede olmaz; ancak bugün ve bundan sonraki kariyeri hakkında onlarca görüş mevcut hoca hakkında.

    herkesin ortak faydası, hayali ve idealleri galatasaray'ın mutlak başarısı ve kaotik türkiye atmosferinde birçok umutsuzluğun içerisinde galatasarayla mutlu olmak. hocanın da ailesi ile mutlu bir gelecek dışında bugüne kadar maddi , manevi kazandıklarını düşündüğümüzde tek gayesi ve hayalleri galatasaray'ın başarısı.

    ancak artık başta hoca olmak üzere herkes gerçekçi gözlerle mevcut durumu anlamalı. ve de hoca iki farklı prensip üzerinden kariyer planlaması yapmalı.
    - mevcut siyasi iktidar ve kurumlarıyla bozulan ilişkisini düzeltmek.
    - mevcut siyasi iktidar ve kurumlarıyla olan ilişkisini düzeltmeye çalışmamak ve hocalık görevini üst akıl olarak konumlayıp, başarı vadeden bir genç hocaya emanet etmek.

    dünyanın hiçbir yerinde olmayacak bir saçmalıkla referandum süreci ile başlayan iktidar- terim suni gerilimi, özellikle dördüncü terim döneminde galatasaray'a çok zarar verdi. onlarca hakem hatası, art arda alınan cezalar, türlü usulsüzlükler hep canımızı yaktı ve yakmaya da devam edecek.

    net bir ifadeyle düzene karşı el pençe olmak, siyasal reklam figürü haline dönüşmek, hocanın asla karakteri olmaz ve olmamalı. ancak gerçekleşecek bir mini görüşme ile kurumlara, hakemlere ve kulüp başkanlarına verilecek bir mesaj tüm bu adalet arayışlarımıza merhem olacaktır.

    hoca bunu yapmaz ve klasik ülke şartlarından daha farklı bir yol izlemek isterse de; kendi ve galatasaray için makul kariyer planlamalarını da düşünmeli. kabul edelim ki şu an tek problemimiz hakem kararları, vs değil. oyunsal planlamalar, yetersiz bireysel oyuncu performanslarına karşı önlemler alamamak.

    dördüncü terim döneminde avrupa maçlarında ciddi bir oyun ve fiziksel yetersizlik söz konusu. lig arenasında ortalama futbol oynayan her takıma karşı zorlanmamız, üst üste 3 maçta dahi akılda kalıcı oyunlar oynayamaşımız, taktiksel planlamamızın ortalama takımlar üzerinde dahi sonuç vermeyişi gibi birçok faktör hepimizin malumu.

    belki de vakit tribünden sahayı yönetecek bir kişiye destek olma zamanı. hatta bu isim için çok fazla araştırma yapmaya bile gerek yok gibi.
    https://mobile.twitter.com/tugberktt

    galatasaray dinamiklerini bilen, yerli - yabancı futbolcularla uyumlu, oyuna dair yeni şeyler vaad edebilme kapasitesiyle gerçek bir potansiyele hoca da el vermeli ve galatasaray'ın başarısı için fedakarlıktan kaçmamalı.

    son söz olarak şunu söylemeli, kızsak da kısmen yetersiz görsek de hoca için de galatasaray menfaatleri her şeyin üstünde. eleştirmek ve yenilik istemek tamam ama efsane için daha fazlasını söylemek, yaşattığı onca mutluluğa da haksızlık etmek bir nevi...
  • 28555
    cümle içinde "efsanemiz" yazmadan eleştiremediğim hocamız. biz de terim'i seviyoruz, efsanemiz diyoruz da çıkın doğruları konuşup eleştirin artık. bir insanın hatalarını sürekli görmezden gelip ses etmemek ona iyilik yapmak demek değildir. doğruları görmesi için eleştirmekte hiçbir beis yok.

    oyuncu değişikliklerini genelde yanlış yapıyor bu sezon. ilk 11'de de çoğu zaman yanlış kadroyu çıkarıyor. niye böyle bilmiyorum ama işleyen tekere çomak sokuyoruz. takım gayet iyi oynarken onyekuru'nun ve gedson'un gelişi ile resmen taktiğimizi değiştirip işlemeye başlayan oyun planımızı bozdu. oysa bu adamları, işleyen oyun planına uydurmamız gerekiyordu. gelir gelmez 11'e koyup sıfırdan başlamamız gerekmiyordu.

    7 mart 2021 galatasaray sivasspor maçında 1 asist, 1 penaltı yapmış babel'i oyundan çıkarıp henry'i sahada tutmasının mantıklı açıklaması var mı mesela? luyindama kenardayken donk ile başlamanın bir mantıklı açıklaması var mı? emre kılınç bu kadar formdayken niye kesik yiyor? belhanda farklı bir tarzda oyuncu olduğu için o tercihi doğru buluyorum ama anlık formuyla emre, gedson'dan daha faydalı, niye isimlere bakıp forma veriyoruz? dünkü maçtan sonra taylan için "sakat değildi, bir süre de etebo'yu oynatmak istedik" dedi. sakatsa sakattı dinlendirdim desin. değilse de taylan ve oğulcan neyin cezasını çekiyor? onlara mı ceza veriyoruz yoksa galatasaray'a mı?

    yazmayayım yazmayayım diyorum da, sergen'in elindeki kadro bizde olsa her hafta "transfer yapamadık", "bu kadroyla bu kadar" gibi imalı açıklamalar görürdük. yedekte tuttuğumuz luyindama, emre kılınç, feghouli, oğulcan, kerem, belhanda, babel gibi isimlerle bence ligi çoktan bitirmişti sergen beşiktaş ile. bu saydığım isimler yedek ya yedek. maç maç bazıları 11 oynuyor ama bu sefer de gedson, arda, onyekuru gibi isimler yedeğe çıkmış oluyor. yani şu isimlerden rastgele 4-5 tanesini beşiktaş'a versen adamların kadrosuna bak, tabii ki şampiyon olurlar diye kendimizi avuturduk burda.

    fatih hocanın teknik/taktik dehasını sorgulamıyorum. bu ligin gelmiş geçmiş en iyi hocası olduğunu da söylerim ama son zamanlarda isminin hakkını vermiyor. bunu söylemek ayıp değil. bu kadro bu kadar çaresiz olmamalı. bazı isimlere gereğinden fazla tolerans gösterdiği için bu kadar sorun ortaya çıkıyor. henry kötüyse çıkar, babel iyiyse oynamaya devam etsin. ezbere değişiklik yapma. henry gelene kadar arda sol kanatta verimli değil miydi? soruyorum size. ki ben arda'yı defalarca eleştirmiş bir insanım ama fena oynamıyordu. işleyen bir taktiğimiz vardı. henry kötü oyuncu değil ama formsuzsa, ya da şımardıysa bir kaç maç yedekten girsin dünyanın sonu değil bu.
  • 28557
    kendisine dair en balon eleştiri “ yerine adam yetiştirmiyor” eleştirisidir. bi kere hiçbir hocanın böyle bir sorumluluğu yoktur, teknik adamların kıstası başarıdır. kendisi başarılıysa kalır (ki başarısızdır demek için gerizekalı olmak lazım aq), başarısızsa gider (ikinci fatih dönemi). bunun dışındaki eleştiriler tamamen saha içine yöneliktir, öyle de olmalıdır. taktiği eleştirilir, oyuncu değişiklikleri eleştirilir de yerine adam yetiştirmiyor demek ne alaka aq. alex ferguson’un böyle bir misyonu var mıydı? eğer öyleyse manchester united’ın 6 senedir bu durumu nedir? harbiden burdaki yazıları okuyunca burak yılmaz tepkisi veriyorum bazen. abi hadi yaa.

    üstelik kendisi rakip takım oyuncular da dahil olmak üzere bir çok oyuncuyu gerek milli takımlarda, gerekse kulübümüzde görev verdi. serhat akın’a bile görev teklif etmiş serhat survivor’da takılırken. serhat akın diyorum bak, iq’su 80 civarı olan serhat akın. hey allahım.

    neyse fazla uzatmayacağım. kendisi imparatordur. kafası sahada olduğu sürece rakipsizdir, bu sene de çok ters bi durum olmazsa bizi şampiyon yapacaktır. skor taraftarının gazına gelmeyin derim.
  • 28558
    kendi kendini neden bu kadar baltalıyor gerçekten anlayamıyorum. dünkü maçta* ilk yarıya çıkan kadro her an fire verebilirim diye bağırıyordu. donk kendisinden kısa adama bütün kafa toplarını verdi, linnes 2 pas yapamadı, belhanda zaten bildiğimiz belhanda, geride kaldığı için defansif katkı veriyor diye düşünülüyor fakat hem defansta gölge pres yapıyor hem de hücumda koca bir hiç. bu adamların yerine oynayan yedlin, luyindama ve emre kılınç takıma seviye atlatan isimler.

    kadro açıklanır açıklanmaz herkes karamsarlığa düştü. neden? çünkü göz var izan var. herkes farkında, herkes biliyor olacakları. sivas bizim kalibremizi bırak, orta sahamızı geçemeyecek bir takımken saçmasapan goller yiyip saçmasapan pozisyonlar verdik. neden hocam neden? allah aşkına herkes görüyorken, eminim sen de görüyorken neden inatla bu isimler sahada? anlamlandıramıyorum. gerçekten anlam veremiyorum.
  • 28559
    2011'den beri şahsen terim paradoksu adını verdiğim bir durumla boğuşmaktan kurtulamıyor.

    eğer fatih hocanın elinde alternatifsiz bir kadro varsa, o kadroya kapasitesinin dahi üstünde bir oyun oynatıyor. hiçbirinin yedek kalamayacağı `selçuk-melo-elmander-baros(u: baros ligin sadece ilk yarısında yedek kalamayacak kadar iyi oynadı: ikinci yarıda necati bu niteliği gösterdi) dörtlüsü`nün oluşturduğu 4-4-2 (kanatlarda emre çolak da oynasa, riera da oynasa, kazım kazım da oynasa, engin de oynasa takım zerre kadar aksamadı), hiçbirinin yedek kalamayacağı selçuk-hamit-sneijder-drogba-burak beşlisinin oluşturduğu 4-1-3-2 (beklerde hakan balta da oynasa, riera da oynasa, eboue de oynasa, sabri de oynasa takım aksamadı), hiçbirinin yedek kalamayacağı feghouli-belhanda-rodrigues-gomis dörtlüsünün oluşturduğu 4-2-3-1, yapılmayan transferler nedeniyle hiçbirinin yedek kalamayacağı taylan-emre kılınç-belhanda üçlüsünün önünde babel veya diagne'nin oynadığı 4-1-4-1, bu sistemlerin hepsi iyi işledi. çünkü fatih hoca yeni arayışlara, yeni denemelere gir(e)medi. "bu takım bu sistemle oynamak zorunda, sisteme uymayan olursa yedek kulübesinden yer beğensin" deyip en iyi yaptığı iş olan oyuncularını oynadıkları oyuna inandırarak maksimum verimi almayı başardı.

    bunu gören taraftar "işte fatih hoca farkı, bu rezil kadroya bu oyunu sadece sen oynatabilirdin hocam helal olsun, var ya devre arası/sezon sonu transferleriyle bu takım fatih hocanın elinde uçar uçar" diye gaza geliyor. hocanın "elimizdeki kadro bu kadarına müsaade ediyor, taraftarımız özlediği galatasaray'ı görmek için transfer dönemini beklesin" şeklindeki beyanları da bu ateşi iyice harlıyor.

    peki eğer fatih hocanın eline bol alternatifli bir kadro geçince ne oluyor? takım resmen patinaj yapmaya başlıyor çünkü hoca sürekli tercih değiştiriyor, çıkardığı ilk 11 iyi oynasa bile en ufak tökezlemede hemen yeni arayışlara giriyor, en az iki üç hafta yeni arayışında ısrar ediyor. bu arayışlar genellikle hüsranla sonuçlandığı için 2-3 hafta sonra yeni bir değişiklik geliyor, bir 2-3 hafta da onun sonucu bekleniyor. hocanın elinde ne zaman bol alternatifli bir kadro olsa iyi oyun izlemek şam'da kayısı bulmak kadar nadir hale geliyor. taraftar ite kaka gelen şampiyonlukla mutlu olsa da oyun anlamında tatmin olamıyor.

    semih-dany-cris üçlüsünün ikili kombinasyonlarını denemekle bolca puan kaybettiğimiz ve sol kanatta emre çolak mı oynasın, amrabat mı oynasın, yoksa umut bulut ikinci santrfor mu olsun diye debelenip durduğumuz 2012-13 sezonunun ilk yarısında, hiçbirimizin hatırlamak istemediği 2019-20 sezonunun nzonzili babelli emre morlu andoneli ilk yarısında ve şimdi ortasahada etebo-taylan-belhanda-gedson-emre kılınç beşlisinin üçlü kombinasyonlarını teker teker denediğimiz mart 2021 periyodunda olduğu gibi, hoca oynatacağı doğru isimleri bulana kadar bolca puan ve maç kaybediyor.

    açıkçası hiçbir teknik direktörün hatasız kadro çıkarmasını beklemek doğru bir beklenti değil. her hoca her zaman bir şekilde hata yapıyor, bu futbolun bir mecburiyeti. ancak fatih hocanın elinde bol alternatifli kadro varsa doğru 11'i bir türlü bulamayıp sürekli değişiklik yapması ve bu durumun yıllardır tekrar etmesi de onun performansının artık eskisi gibi olmadığını gösteriyor.
  • 28560
    eğer gerçekten takımın iyi oynadığını düşünüyor ve tüm suçu zeminde, hakemlerde buluyorsa bu durum beni üzer ve korkutur. bu yanlış bir bakış açısı.

    ama aslında takımın doğru futbolu oynamadığını kendi içinde, kendi ekibiyle zaten konuşup, basın toplantılarında bunu belli etmiyorsa o zaman bu iyi. hâlen umut var demektir.

    sanırım bunu yakın çevresi hariç kimse bilmiyordur. bekleyip göreceğiz.
  • 28561
    her sezon ideal kadrosunu bulana kadar bize ızdırap çektiren teknik direktörümüz. galiba transferler kendisine pek yaramıyor. 19-20 sezonunda yapılan pek çok transfer sonrası hoca kimi nerede nasıl oynatacağını anlayana kadar 6 ay bize işkence çektirmişti. sonra bi şekilde n'zonzi'den vazgeçip ortaya dönüşümlü seri/lemina'yı çekip takır takır işleyen bi düzen kurdu ve seri galibiyetler aldık pandemiye kadar.

    bu sezona çok dar ve neredeyse transfersiz bir kadroyla başladığı halde, eldeki malzemeden maksimum verimi alacak bir düzen kurdu ve gayet iyi başladı. ara ara eksiklerden ve formsuzluktan düştük kalktık falan ama ideal kadro belliydi iyi kötü. şimdi devre arasında gelenler gidenler var, genişleyen bi kadro var ve hoca ligin bitmesine 12 hafta kala ideal kadrosunu bulmuş değil. hala babel'i sağ kanatta, luyindama, emre kılınç en ufak hatasında kulübede, maç kaybetmesek etebo hala taylan yerine sahada vs. gibi şeyler görüyoruz...

    ideal onbirini ezbere sayamadığınız takım biraz zor şampiyon olur. bu sezon bunu en çok sağlayan takım beşiktaş. üç günde bir maç temposunda 2-3 oyuncuyu rotasyonlamak dışında takımı değiştirmiyorlar. fatih terim, sergen'den daha kötü bi takım yönetimi sergileyip şampiyonluğu kaybetmemeli bu tecrübe seviyesiyle. umarım bu haftadan başlayarak son veririz bu duruma.
  • 28562
    son haftalarda galatasaray'ın en iyi oynadığı karşılaşma bana göre zeminin güzel futbol oynamaya elverişsiz olduğunu düşündüğümüz 14 şubat 2021 galatasaray kasımpaşa maçı oldu. hemen sonucu alabilmek için eskiden bir klasik olan "fatih terim ilk 20 dakika baskısı" ile maça çok hızlı başladık ve ilk yarıyı 3-0 önde kapatsak kimse şaşırmazdı.

    topu alan rakip kaleye gitmeyi çalışıyor, rakip kaleyi gören şut çekiyordu, özellikle kerem'in mostafa mohamed'e yakın oynaması ile birçok fırsat bulmuştuk ve gol de bu şekilde kerem'in takibiyle gelmişti. peki, kasımpaşa'ya karşı neden farklı oynadık? çünkü, fatih hoca zeminden dolayı oyun planının işlemeyeceğini düşünerek, tüm taktik ve stratejisini elverişsiz saha koşullarına göre hazırlamıştı.

    7 mart 2021 galatasaray sivasspor maçından sonra fatih hocanın "ilk yarıda mükemmel oynadık" dediğini gördükten sonra, demek ki kasımpaşa maçında kar yağmasa ve zemin iyi olsa, biz yine yavaş tempoda sürekli yan pas yapan ve az pozisyon üreten ama mükemmel oynayan bir takım izleyecektik.

    eğer, kasımpaşa maçının ilk 20 dakikası gibi oynayabileceksek ben fatih hocanın futbol oynamaya elverişsiz zeminler için oynattığı oyunu, sivasspor maçının ilk 45 dakikasındaki mükemmel oyununa tercih ederim. hem zaten gerek kendi sahamız gerekse rakiplerin sahasının zeminleri kendisinin oynattığı mükemmel oyunu oynatmaya elverişsiz.
  • 28565
    hocam olmadık maçlardan sonra bile "iyi oynadık" diyor. zemin seviyesinden gerçekleri göremiyor gibi. bence kulübeyi sir alex ferguson gibi 5 metre yukarıya taşımalı. sonuçta icad edemiyorsan, mecbur taklit edeceksin. 7140 metrekare bir alanda oynanan maçı, bombeli bir zeminden izlemek yerine beş metre yukardan izlemenin ne kadar farkedebileğini tahmin edin.
  • 28566
    geçtiğimiz sezonlarda 2. yarı kendine gelirdi, bu sezon tam tersi. özellikle 1 aydır çok formsuz. ilk yarı emre’yi iç, taylan’ı dos yapan adam çoğu zaman iyi futbol izletti o kısıtlı imkanlarda. şimdi ise elindeki kadro daha geniş ancak ilginç işler yapıyor. gedson ısrarı, geç oyuncu değişiklikleri, laf olsun diye 4-4-2’ye dönmeler, oyunun en iyisini oyundan almalar...

    kendine gel hocam. yarış daha yeni başlıyor. sen kendine gelirsen hepsini bitiririz. bunu en iyi sen biliyorsun.
  • 28567
    her ne kadar zerre kadar inanmasam da, bugün medyada çıkan 4-4-2'ye dönecek haberleri bile aslında ne kadar korkunç durumda olduğumuzu gösteriyor.

    nasıl mı? şöyle: artık sezon finali gelmiş, aylardan mart'tayız, bu dönemlerde şampiyonluğa oynayan takımların makine düzeninde işleyip, çatır çatır oynaması lazımken, biz acaba haftaya hangi taktikle sahaya çıksak diye mi düşünüyoruz yani?

    ah be hocam ya, niye böyle olduk? çıkar bizi şu kayseri cehenneminden tartışmasız bir futbolla da kendimize gelelim, biz bu işin içindeyiz diyelim. ama yine kötü futbol, puan kaybı ve hakemler konuşulursa maç sonu, biz bırakın şampiyonluğu, trabzon'a bile geçiliriz.

    sendeyiz hocam. senin için alandayız.
  • 28568
    daha önce de söylemiştim, hoca kadro zengin olduğunda çok kararsız kalıyor ve başarılı olamıyor. kadroda muhakkak birşeylerin eksik olması gerekiyor başarı için. sezonun ilk yarısı gördük bunu, sol bekte riera ile gördük, emre çolak- engin baytar kanatlariyla gördük, ömer bayramdan 8 numara ile gördük, gördük de gördük...
    umarım ben yanılırım ve eldeki kadroyu ligin ilk yarısındaki gibi efektif kullanabilir.
  • 28571
    belhanda’nın kovulmasının kendisine sorulmadan alınan bir karar olduğunu düşünenlere şaşıyorum.

    geçen sene de orta sahayı oturttuğumuzda yedekti belhanda, bu sene de ligin ikinci yarısı yeni transferlerle birlikte yedek kaldı. hocamın çok da önemsediğini sanmıyorum kendisini.

    edit: uğur karakullukçu’nun belirttiğine göre “hoca feshetmeyin.” demiş. ben de yanıldım. özür dilerim.

    şimdi ortalık ciddi manada karışır. vaziyet alalım.
  • 28572
    hoca da her şeyden nem kapmamalı. yeter artık! tüm taraftarlar içinde her gelişmeden sonra aha hoca gidecek, aha hoca üzüldü, aha şöyle olacak, aha böyle olacak korkusu var. hocayı çok severim. zihni açık olduğu sürece de başımızda kalmalı. ancak böyle demokles’in kılıcı gibi taraftarın ve yönetimin tepesinde beklememeli. belhanda’yı da severim. sözleşmesi kışın uzatılmalıydı. bunu da başlığında sürekli dile getirdim. ancak belhanda’dan verim alacak süreci geçtik. sözleşmesini şimdiye kadar uzatmalıydık. kafası çok karışık bu belliydi. hoca da eğer belhanda yüzünden kavga çıkarırsa kimse kusura bakmasın. hocanın istediği her transfer neredeyse gerçekleştirildi ancak biz ilk yarıdaki takımdan kötü oynamaya başladık. çok açık işte gerçeği görelim, oyuncular gelince kolaya kaçtı hoca ve oyunu bıraktı. iş solo performanslara döndü. velhasıl ben çok sıkıldım. aha hoca gidecek korkusuyla kara kara düşünmekten bıktım. umuyorum saha içine döner ve galatasaray’ı tekrar şampiyon yapar. kendisi bunu yapabilir, çünkü türkiye’nin en iyi teknik direktörüdür.
App Store'dan indirin Google Play'den alın