istifa da bir hizmettir, şimdi sıra sende dursun özbek! (bkz: #1832567)
1427
kulübü bu beyefendi değil yerli futbolcular yönetiyor. terim gittiğinden beri bu, böyle. şimdi yerlilerin beğeneceği bir td. bulmaya çalışıyor. biz hamza geldiğinde söyledik. ismarlama td. ile takım yönetilmez. kulüp yerlilerin oyuncağı oldu,sonumuz felaket dedik. sonra ne oldu yerliler kıyak sözleşmelerle yerlerini iyice sağlamlaştırdı. koca kulübün düştüğü hal budur.
1428
hamza hamzaoğlunu gondererek tarafatari yanina cekmeye calisiyor net.geldigi gunden beri hicbir olumlu hareketi yok.sosyal medyayi takip ediyosa zaten kendi de kendini galatasaray baskanligina yakistirmiyordur zaten. hamzaoğlunu da basarisiz oldugu icin degil bir nebze olsun mayis ayinda basarili olamazsak bak ben elimden geleni yaptim yine olmadi demek icin adami satmistir.dunyada hangi teknik adami getirirsen getir bu yonetimin basiretsizligine dayanacak hatta herseye ragmen savunacak tek adamdi hamza hamzaoglu.ondan once gitmesi gerekendi.bu yonetimle bu adamla calisacak iyi bir teknik direktör bulmak imkansiz su an.
1429
(bkz: sıra sende) en kısa sürede bu güzide kulübün utancı olan bu isim, layık olduğu şekliyle kendi otellerini yöneteceği günler her geçen gün daha bir yaklaşmaktadır haydi hayırlısı.
1430
geldiğinden beri yaptığı en güzel iş hamza'yı şutlamasıdır.
1431
allah'tan dileğim, galatasaray'a yaşattıklarını çekmeden ölmemesi. futbol bu diyip geçmek isterdim ama kendisi ünal aysal'ın izinden gidip en gereksiz zamanda teknik direktör ile yollarını ayırarak(kovarak) nankörlük etmiştir. ulan prandelli yollanır, anlaşılır. yenidir, istenilen futbol oynanmaz. başarısız olunur. kredisi olmaz. ama kredisi olan, başarı elde eden, o sırada başarısız olmayan bir hocayı yollamak, hem de ortada adam akıllı bir sebep yokken bunu yapmak ancak şu an buraya yazamayacağım kelimelerle ifade edilebilir şeyler.
ahımız var hocam ahımız diye sözlüğü siktiniz, fatih terim ve hamza hocanın ahı yüzünden 8. olduğumuz sezonları aramayız inşallah. söyleyeceğim her türlü beddua, ah, yine galatasaray'a dokunacak olduğundan susuyorum.
1432
uefa'nın sopasını gördü, transfer konusunda hamza hoca'yı kullandı. uefa işini çözünce de adamı sepetledi.
tam galatasaray genel kuruluna yakışacak tıynette sinsi ve ikiyüzlü bir adam. tebrik etmek gerek.
şimdi yeni gelen hocaya verir bütçeyi, yapar bir iki transfer.
sonra yarım kalan riva, florya işleriyle birilerini zengin eder. mecidiyeköy'e oteli dikip parayı cebe atar. göstermelik de bi basket salonu yapılır. hop, 3 sene sonra bir daha adı bile duyulmaz.
galatasaray mı? rivayı florya'yı kaybeder. borçlarıyla savaşmaya çalışır. sonrası allah kerim
1433
kendisini hiç sevmem ama kendisi kulübün ekonomik olarak en zor döneminde gelip hiçbir liselinin yapmadığını yaparak kendisinin hiçbir alakası olmayan borçları cebinden para koyarak ödemeye çalışan bir başkan. kulislerde dursun'un parasını bitirecekler dedikoduları sıkça dolaşmaktayken kendisi için galatasaray'a şöyle zarar verdi, böyle kötü şeyler yaşattı, galatasaray umurunda değil kendi prestijinin derdinde, allahtan dileğim yaşattıklarını çekmeden ölmemesi vs gibi açıklamalar yapılmasını hiç doğru bulmuyorum.
adam ünal aysal'ın yakıp bıraktığı ateşten gömleği duygun yarsuvat'tan aldı ve en kor haliyle giydi. kendi şahsi servetini galatasaray'da günü kurtarabilmek için harcıyor. kendi şahsi servetiyle ünal aysal'ın başkanlığı döneminde girilen transfer taksiti maaş komisyon borçlarını ödüyor adam. zaten cebinden para koymasa bu at hırsızını inan kıraç orada oturtur mu? parası suyunu çektiği an yada kulüp düzlüğe çıktığı an indirtecek başkanlıktan. kendisi büyük başkan değil, dahası yakışmıyor da. ama galatasaray için kişisel servetini harcayan bi adam, kulübün ekonomik durumu ve borçlarının nasıl ödendiği konusunda en küçük bir fikri bile olmayan 3 5 taraftarın şu saçma sapan ithamlarını haketmiyor.
bakın ben de sevmiyorum, yakıştıramıyorum da. ama kulübün nasıl bir bok batağının içinde olduğunu, dursun'un günü kurtarmak adına hiçbir liselinin yapmayacağı fedakarlığı nasıl yaptığını da görün. bi bok bilmeden kendi reklamını yapmak için başkan oldu yea gs umurunda mı demek ne kadar kolay.
1434
asıl işi şemsiye üretimi ve tamiri olan, fakat aynı zamanda hobi olarak şiir de yazmakta olan bir adam, bir gün yazmış olduğu şiirleri incelemesi için shakespeare’a gönderir, shakespeare şiirleri okur, sonrasında da adama şu ünlü cümlesinin geçtiği mektubu yazar.
“dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın.”
ben de burdan izninizle sayın özbek'e seslenmek istiyorum.
"sayın özbek siz otel yönetin, hep otel yönetin, sadece otel yönetin."
1435
madem sezar'ın hakkı sezar'a fitil yandı yansın ortalık öyle ihale sağa sola yıkılıp günah çıkarılamayacak siz de gideceksiniz sizin de suçunuz var siz de başarısızsınız 3 kupalı hoca harcanan yerde pamuk ipliğine bağlısınız.
roma romalılarındır. bu taraftarın gücünü göreceksiniz.
hak etmediği yerde oturan galatasaray başkan'ı
1436
kendi söylediği sözlere bile itibar etmeyen başkan istemiyoruz. hamza en azından kendi söylediğinin arkasında durdu.
sıra sende başkan, bırak bu işleri.
1437
tüm fenerbahcelilere orgazm keyfi verecek bir karar alan. çoban galatasaray başkanına çoban diyorum zira kendisi yerli koyunu bile güdemiyor...
1438
sana ağız dolusu küfürler edip pilot olmayı çok isterdim. hiç mi bu camiaya rahat yüzü göstermeyeceksiniz. önce dürüst-albayrak, sonra hoca, sonra başkan değişimi artık klasik haline gelmeye başladı. ilk geldiğin gün de seni sevmediğimi söyledim, hala sevmiyorum. 1 haziran da istifa etmen gerektiğini söyledim, ağustosta söyledim kasımda yine söylüyorum. yeter artık yeter ya bir huzur verin taraftara.
1439
hamza hamzaoğlu'ndan sonra sıra kendisindedir, beceriksiz yönetimi ile beraber en yakın zamanda galatasaray'ın yakasından düşüp bir daha adı bu kulüple hiç anılmaz umarım.
1440
liselilere galatasaray adasinda yuzde 70 indirim yapsin hayat boyu galatasaray baskani seçilir. o kadar kopuk galatasaray uyeleri galatasaraylilardan. dursun bey de onlarin baskani. onlara yakisan biri.
1441
hamza hamzaoğlu hamlesi kendisine sadece zaman kazandırmıştır. kendisinin gideceği gün de çok uzak değildir. *
1442
eflatûn yani grekçe bilindiği haliyle plato sokrat'tan aktararak özetle şunu der. bir zümre içerisinde başkan, idareci, yönetici vs. olmayı insanlar şan, şöhret, para, kibir, kahramanlık gibi sufli nedenlerle isterler. erdemli insan ise bu işe özü gereği kendiliğinden talip olamaz. çünkü onun bu tarz hırsları yoktur. fakat "filozof kral" meydan bu adamlara kalmasın diye siyasete talip olur ve olmalıdır da.
şimdi bu hikayeyle sayın başkanı düşünelim. öyle zannediyorum ki galatasaray genel kurulu'ndaki ihtiyar abiler düşünce tarihine vakıftırlar. eflatun'u bizden öğrenecek değillerdir. o halde elini taşın altına koyup kahraman olmak için değil erdemli olduğu için galatasaray'ı kurtarmak isteyecek bir bilgemiz yok mu? bilemiyorum. kısa sürede seçime gidilmezse böyle bir babayiğitin varlığından fazlasıyla şüphe duyacağım.
1443
başarısız, vizyonsuz ve istikrarsız olan yönetimin başkanı. kulüpten ayrılacağı günü iple çekiyorum.
1444
atletico maçına kadar teknik direktör bulabileceğinden şüpheli olduğum başkan. kesin bulur diyemiyorum.
1445
"hamza hamzaoğlu ile tarzımız uymadı. yönetimin otoritesini sarsacak ifadeler kullandı. yeni dönemde bu konuya dikkat edilmeli. taraftar ile karşı karşıya geldik."
"galatasaray'da genel kurulu temsilen yönetim kurulu esastır. bu da yönetim kurulunun aldığı bir karardı. dolayısıyla bunu uyguladık." şunu diyebildiyse benim gözümde bir derece yükselmiştir. sonunda kulak verdi birisi taraftarın sesine alenen taraftara kafa tutulmasına. yaptığınız iş şov futbol oynamak. taraftara umutla sabriyle eziyet cektirmenin manası neydi ? yeni td de şu yetenek yosunlarının oynatırsa taraftar gözünün yaşına bakmaz. vizyon misyon şampiyonluk yarışı dinlemez.
hee amk he. hamzoğlunun açıklamaları yüzünden taraftarla karşı karşıya geldin çünkü demek istediğim kabiliyetsiz, basiretsiz başkan.
grosskreutz olayı, sabri'nin zamlı sözleşmesi, ibrahimoviç diye taraftarın 2 ay boyunca ayakta uyutulması, bunların hepsini taraftar olarak unuttuk zaten, biz gerizekalıyız çünkü.
senin de sıran gelecek kabiliyetsiz, seninde...
1447
geldiğinden beri yaptığı tek doğru iş hamza hamzaoğlunu kovmak olan başkanımız.
sırada sözleşmesi uzatılmasına rağmen umut'u göndermek var.
daha sonra devre arasında burak yılmaz'ı satıp, selçuk ve sabri'nin sözleşmelerinde indirime gidip bir de hamit altıntop'u gönderirse efsane olur.
bir operasyona başladı tam olsun. varsın bu sene şampiyon olmayalım ama gelecek yıllarda performanslarına göre ücret alan, makul oyuncularla yola devam etmiş oluruz.