hala kaç milyon dolara imza attığı açıklanmayan kişi. kulübü zarara uğrattığı yetmiyormuş gibi kallavi bir sözleşmeye kondu.
1652
her yerde ulvi bir birlikmiş, çok özel insanlardan oluşuyormuş gibi övüne övüne kendilerini anlatıyorlar da ben cenk ergün'e bakınca galatasaray lisesi mezunlarının kafasının da bildiğin 0 iqlu cemaat yapılanmalarından, akp gençlik teşkilatından farklı çalışmadığını görüyorum.
adamda sadece gs lisesi mezunu etiketi var başka bir dirhem olsun yetenek, çevre, futbol aklı, öngörü hiçbir şey yok. sırf bu etiketi var diye korunuyor, kollanıyor, uğrattığı zarar umursanmıyor. yeter ki bizden biri olsun da isterse herşey bombok olsun önemli değil denerek yerinde tutuluyor. memlekette kendini en elit, en aristokrat gören grup bile dibine kadar varoşluk, liyakatsizlik içinde yüzüyor.
1653
yazılacak her şey insanı pilot eder, hukuki süreçlerle boğuşmasına yol açar: maalesef galatasaray’la 2 yıl sözleşmesini uzatan isim.
neyi iyi yaptı da bu ödülü haketti, anlam veremiyorum.
1654
kendisinin yaptığı işi çok daha iyi ve paraları ceplemeden yapacak sözlükten en az 15-20 kişi bulabilirim.
1655
kendisinin kendisiyle sözleşme yenilemeyeceği bir çeşit ‘parazit’. sayın yönetim kendisini ve idare etme(edememe) şeklini çok seviyorlarsa kendi holdinglerinde pozisyon versinler; bizim yakamızdan düşürsünler.
1656
sanırım kendi kendine sözleşme imzalıyor. aksi takdirde bu başarısızlık ve işgüzarlığın karşılığı yeni sözleşme olmamalı. galatasaray'ın yüzü olarak geçirdiği süre zarfında artık ne kadar kabiliyetsizlik ve kötü iletişim sergilemiş olacak ki talip olduğumuz adamlar ya reddettiler ya da tercihlerini başka kulüplerden yana kullandılar.
1657
kendisinin imzası ile taraftarın bir gram hükmü kalmamıștır. yönetim kovulana, devran dönene kadar her gün heryerde istifa yazacam. bize de yazıklar olsun.
1658
israrli bir sekilde taraftarlar tarafindan bu kadar istenmezken ustun basarilari(!) sayesinde 2 yillik yeni sozlesmeye hak kazanan galatasaray'imin bankamatik memuru.
normal bir insan belli ozellikler barindirir, istenmedigi yerde durmamak, 2 yil yattigi yerden maas almamak vs. gibi temel seyler yani fazla bir beklentimiz de yok aslinda. herkesi butun transfer donemi boyunca beceriksizliklerinizle gerdiniz ve sisirdiniz, kimsenin burayi fenerbahce ile karistirmamasi gerekir, burada gitme sana muhtacim ezgileri duyamazsiniz.
1659
kulüple göbek bağı uzamış olan büyük vizyoner, iş bitirici, sözleşme üstadı büyük dev adam.
sözleşme yenilendiği haberleri çıkan şahıs. bu yapılan hamle koca camiaya, taraftara rest çekmek anlamına geliyor. sizi takmıyoruz, siz kimsiniz, biz liseliler bize yeteriz demek oluyor. bunu yapabilecek gücü, özgüveni kendilerinde görebiliyorlar. ancak unuttukları şey, burası galatarasay. böyle taraftarla zıtlaşan günün birinde hep kaybediyor.
1661
galatasaray'a ihanetin baş aktörü olan galatasaray sportif direktörü.
kendisiyle yeni sözleşme imzalanması tam bir skandaldır. bu adamı kim koruyor arkadaş?
1662
bu kadar çok ama çok başarılı. bu kadar başarısızlığa rağmen hala galatasaray'da görev alıyor olması cidden başarı ve yetenek. tebrikler.
1663
açılım yapmaya gider gibi italya’ya giden ama olumlu giden transfer sürecini batırmaya yaklaşan ulu sportif direktör.
kan emici bir varlık kendisi. utanma arlanma da yok. biz galatasaray için üzülürken bu adamların galatasaraylı olduğu bile şüpheli.
1666
dursun aydın özbek'in sırf seçimde oy getirir diye maaş bağladığı, ibra oylamasında lehine oy kullanılmasını sağlar diye yeniden sözleşme imzaladığı kişi.
1667
işini iyi yapan hiç kimse için, insanlar yolunda giden bir şeyi bozacağını düşünmez. ama sayın futbol direktörümüz her nasılsa bir şekilde transfere dahil olup, transferi olumsuza dönüştürmeyi beceriyor.
hiç birimiz o masada değiliz, ne oluyor ne bitiyor bilemeyiz. ama cenk ergün bize öyle şeyler yaşattı ki, taraftarların çoğu bitmek üzere olan zalewski transferinin kendisinin italya'ya gitmesinden sonra zora girdiğini düşünüyor ve hatta bundan emin.
transfer dönemleri güzeldir, ismi çıkan her futbolcu taraftarlara hayaller kurdurur. ama sağolsun bu kişi ve ekibi o kadar beceriksiz ve o kadar fazla transferi eline yüzüne bulaştırdı ki artık bizim için bu transfer dönemi kabusa döndü. insanlarda ne bir heyecan kaldı ne de istek.
1668
pahalı sözleşmelerin, mobbing iddialarının arkasındaki adam. yönetimin mali olarak ibra edilmemesi için kendisiyle iki senelik bir sözleşme uzatması yeterli sebep.
1669
maaşını ve geçimini sağlamak için kulübe yanladığı iddiasından çok daha vahim olan tekrar eden başarısızlıkları görmeyen ya da bu başarısızlıkların talimatını verdikleri için neticelerden memnun yöneticiler tarafından istihdam edilmesidir.
1670
transfer etmek istediği oyuncuya sadece para teklifi edebilen başka hiçbir becerisi olmayan komisyoncu beceriksiz liseli. hem bir becerisi olmadığı gibi hem de olacak transferleri bozmak için çaba sarfeden bir hain. 'ya aslında öyle değil onun suçu değil' diyen herkes onun gibi haindir. emre kaplan ve birkaç soytarıya sürekli bilgi sızdırıp bir şekilde süreci etkiliyor. anlaşıldı denilen transferin bozulmasının başka açıklaması yok. en büyük belalar kendisini bulsun. adamına göre tepki gösterip kendisinden olana susan üyelerin de allah belasını versin. lise lise değil kulübün üzerine tarikat gibi çökmüş herkesin bariz gördüğü bildiği yönetimsel felaketlere gıkları bile çıkmıyor.
1671
galatasaray futbol kulübünün tıkanık damarıdır. buna karşın sürekli olarak yıllardır galatasaray'da çalışmaktadır.
1672
galatasaray için bir beka sorunudur. şu sıkıntılı günlerde dahi hala eline olmayan bir bütçe veriliyor, sağa sola para saçmak için roma'ya kadar uçakla gidiyor.
bu arkadaşın transfer yapamadan ülkeye dönmesi, kulübün geleceği için de en hayırlısı olacaktır.
devamında da bir zahmet o koltuğundan birileri indirsin artık kendisini. mümkünse çok sevdiği başkanı dursun özbekle birlikte.
1673
yıllık maaşı hala açıklanmayan kişi. büyük ihtimal florya’ya kulübe eşini dostunu da doldurmuştur.
galatasaray’ın malı deniz.afiyet olsun.
1674
bu adamın başarısızlığını her şeyi kenara bırakın. bu adamın bu kulübe zararını en net anlatan olay şudur; erden timur geldiğinde takımın menfaati için ilk bu adamı geri plana attı, erden timur mobbingle bu takımdan zorla ağlayarak gönderildikten sonra bu takımda en ön plana bu adam çıktı. erden timurun kimse (liseli muhalifler dahil)gitmesini istemiyordu bu adam ve ali koç hariç. fatih hoca da daha önceki dursun özbek döneminde takıma geldiğinde daha floryada antrenmana çıkmadan ilk işi bu adamı yollamak olmuştu. fazla söze gerek var mı?
taraftarı hiç umursamayan çok tehlikeli bir profildir. kendi geleceğini düşünüyor sürekli, kafası da rahat istediği gibi fink atıyor. bu adam attığı hiçbir adımı taraftarı düşünerek atmıyor. camiadaki kelli felli abilere yaranmaya çalışıyor gibi bir hali var. camiaya ispat etmek istiyor kendini sadece, taraftar umrunda değil.
fiyaskolar fiyaskosu bir profil. para verilirse basıyor getiriyor, bunda bir espri yok zaten. herif bozuntuya da vermiyor, umursamıyor da tepkileri. üzerine bile alınmıyor bambaşka bir yüzsüzlük.
başarılı veya taraftarın mutlu olduğu dönemlerde ekarte edilmesi/göz önünden alınması tesadüf değil. acilen kovulmalı.