• 1001
    bir bursalı olarak haline çok üzüldüğüm ve haftasonu için şimdiden içime heyecan kaplayan ve bir miktar da canımı sıkan takım. istanbul'da yaşamıyor olsam muhtemelen bursaspor taraftarı olurdum, o yüzden anlamı ayrı özeldir benim için. galatasaray ile tanışıp aşık olduktan sonra da oraya bir dönüş mümkün değil zaten. ama yine de tutar ve desteklerim. galatasaray'dan sonra süper lig'in en güzel takımıdır benim için bursaspor.

    buradan düşsün, beter olsun diyen yazar arkadaşlara da hala timsah yürüyüşü ve "bursa'dan gol haberi var" esprisini yaptıran, selçuk şahin'in 2-2'siyle dalga geçtiren takımın bursaspor olduğunu, olayın da 2010 şampiyonluğu olduğunu hatırlatmak isterim. o şampiyonluğu fenerbahçe alsaydı 4.yıldızı kimin takacağını da siz hesap edersiniz artık. düşmüyoruz kardeşim, kalacağız.
  • 1002
    bursaspor'un düşmesi halinde suçlular şunlardır:

    1-takım planlamasını yapan hamza hamzaoğlu, dolayısıyla onu getiren yönetim

    2-futbolcuları döven taraftar

    3-beşiktaşlı federasyon

    umarım ve dilerim ki trabzon'u yener ligde kalırlar. ligde şampiyon olmuş bir takımın düşmesi, hele bursa gibi bir futbol şehrinin düşmesini istemem. rize'nin de düşmesi üzücü olur ama çok uzak bir deplasman kardeşim. üstelik fener'e hep yatarken bize karşı çok iyi motive oluyorlar.:)
  • 1004
    taraftarı ve iktidar yalakası yönetimi yüzünden düşmesini istediğim takım. bursa'da zamanında on sene yaşamış biri olarak bunların taraftarından ne çektiğimi bir ben bilirim. şampiyonluk kutlamasına çıktığımızda arabamızın taşlandığını ve ölümden döndüğümüzü bilirim. atkıyla gezdiğim için dayak yemekten zor kurtulduğum günleri bilirim. böyle yobaz taraftarları olan ve kendi futbolcusunu dövecek kadar çığrından çıkan bir şehir, süper lig'de takıma sahip olmayı haketmiyor.
  • 1008
    2016-2017 sezonunda gidici olan takım. an itibariyle oynanan maçların hepsine bakmak istediğimden azar azar her maçı açıyorum. bu sebeple doğru bir analiz yapamam ancak bursa bana hiç umut vermezken, rize o ışığı çok daha fazla verdi ve golü de buldu.

    not: maç künyelerini de şuraya yazayım.

    3 haziran 2017 rizespor alanyaspor maçı
    3 haziran 2017 trabzonspor bursaspor maçı

    edit: ben kendilerinin gol atabilecek duruma gelebileceklerini düşünmüyordum. ancak golü yedikten sonra ani bir tempo vs derken 2 tane sıkıştırdılar. her ne kadar trabzon'lu oyuncuların bu saatten sonra dakika saymaya başladıklarını düşünsem de, es kaza gol yerse bursa o golü çıkartamaz bence.
  • 1009
    2016-2017 sezonunda küme düşen ve küme düşen ilk şampiyon olarak tarihe geçen takım olacak gibi durmaktadır. dakika 57 itibarıyla bursaspor trabzonspor karşısında 1-0 gerideyken rakibi rizespor ise alanyaspor karşısında 1-0 öndedir.

    edit: bursaspor 70. dakikada trabzonspor karşısında 2-1 öne geçmiş durumda bu skorla ligde kalıyorlar.
  • 1014
    lig'de kalmalarına çok sevindiğim takım. rize'den tiksinme derecesinde nefret ederim. çocukluğumun bir kısmı da bursa'da geçtiği için stadlarında maç izlemişliklerim de vardır. hatta stadyumda ilk maçımı bursaspor'un fenerbahçe'ye oynadığı bir maçta izlemiştim. (bkz: 3 haziran 2017 trabzonspor bursaspor maçı)'nda da trabzonun yattığını düşünenler de kriket sporunu takip edebilirler.
  • 1022
    öncelikle le guen'in istikrarlı bir ilk on bir yarattığını ve artık takımını ezberlenmiş oyuncu grubuyla maçlara çıkarttığını söyleyelim. savunma dörtlüleri olan aziz behiç, titi, ekong ve barış yardımcı ligin beş maçında da değişmedi. savunmanın bu oturmuş düzeninin yanında stoperler ekong ve titi duran toplarda rakip kalede büyük tehlikeler yaratabiliyor. geçtiğimiz beş haftada duran top organizasyonlarında titi'nin gollük pasları, ekong'un da bir golü bulunuyor. savunma dörtlüsünün sol kenarındaki aziz behiç'se kendini kanıtlamış, oyunun hücum yönünü çok iyi oynayan bir bek. bursaspor takımı genellikle soldan ataklarla pozisyona girerken aziz behiç'in de bu durumda büyük payı bulunuyor. barış yardımcı ise şimdilik tatmin edici bir oyuncu değil le guen için. zaten beş maçın ikisinde de oyundan alınıp yerini jorquera'ya bıraktı.

    orta alanın merkezlerini agu- badu ikilisine emanet etmiş durumdalar ve bu konuda da taraftarların içi epeyce rahat. agu daha defansif bir görev alırken badu ise fırsat buldukça ileriye çıkan ndiaye tarzında bir oyun oynuyor. yine badu'nun beş haftada bir golü, bir asisti olduğunu, hatta bursa takımının gollerinin birçoğunun da hazırlayıcısı olduğunu söylemeden geçmeyelim. teknik kapasite ve oyun zekası bakımından ligimizin orta sahalarından daha üst seviye olduğu belli oluyor ancak pas hatasına meyilli bir oyuncu aynı zamanda. üzerine gelen ani baskılarda ve doğru alan parselizasyonlarında sıklıkla pas hatası yapabiliyor bu da kendi takımına kontratak olarak aleyhte geri dönüyor. agu ise daha garantici, daha fazla topla buluşan, savunmadan sonra topun ilk geldiği isim olarak dikkat çekiyor. yine agu çalım yeteneği olan, rakip orta sahayı yarıp hücum başlatabilen bir oyuncu olduğundan önlem alınması gereken bir isim.

    hücumlarında ise takımın geri kalanının aksine maç maç değişik isimlerin forma giydiğini gördük. batalla, delarge, ve stancu'nun yeri garanti olmakla birlikte boşta kalan dördüncü genellikle her hafta değişiyor. sağ açıkta delarge, ortada batalla, sol açık/forvette de stancu'nun yeri garanti. dördüncü oyuncu için yapılacak tercihe göre stancu sol açık veya forvet mevkilerinden birinde değerlendiriliyor. örneğin deniz yılmaz veya kubilay kanatsızkuş tercih edildiğinde stancu sol açığa geçerken ekoko veya joshua john tercih edildiğindeyse doğrudan forvet olarak görev yapıyor. takımın orkestra şefi batalla sezona muazzam performansla başlamış durumda. şu ana kadar 3 gol 1 asistle oynuyor ve maç başına 2 ila 4 kilit pas atıyor. hemen hemen tüm gollerde pay sahibi konumunda. tabi her güçlü yanın aynı zamanda dezavantaj olabileceği gerçeğinden hareketle de batalla'yı kilitlemeyi başaran takımların bursaspor'un hücumsal aktivitesini büyük oranda düşüreceğini de söyleyebiliriz.

    ilk on birleri şu şekilde:

    -----------------------harun(5)---------------------------

    barış(5)---------ekong(5)----titi(5)--------aziz behiç(5)

    ---------------agu(5)------------badu(5)-----------------

    delarge(3)-------------batalla(5)---------------ekoko(2)

    -------------------------stancu(5)-------------------------

    not: parantez içindeki sayılar oyuncuların ilk on bir başladıkları maç sayısını belirtiyor.

    şu ana kadar dokuz puan toplayarak üst sıralara tırmanmayı başardılar. kazandıkları maçlar dahil olmak üzere tek maç dışında topla oynama oranında rakiplerinden düşük sayıda kalmaları ise önemli bir detay zira baskın ataklarla tehlike yaratma üzerine ve gol bulma üzerine bir felsefeleri var. bursaspor'a karşı oynayan takımların bu baskın ataklara dikkat etmeleri olmazsa olmaz bir durum. son olarak söyleyeceğim şeyse ligin devamında savunmadaki zaaflarını biraz düzeltir, daha kısa mesafede oynayan derli toplu bir takım haline gelirlerse ligi ilk 6-7 sıra içinde bitireceklerdir. keyif veren bir takımlar.
  • 1023
    galatasaray'dan sonra sanıldığının aksine en sağlam mali yapıya sahip şampiyon kulüptür. 2017 üçüncü çeyreğine göre borç alacak farkı 330 trilyondur. alacakları ise 49 trilyon'dur. yani borç alacak farkı 2017 sonu itibariyle 280 trilyon mertebelerinde gerçekleşecektir.

    öncelikle ana borç kalemlerini ele alalım;

    1) kredi borcu = 78 trilyon (ipoteksiz ve temliksiz sadece çek ve imza karşılığı borç)
    2) sporcu alacağı = 34.5 milyon euro (kiradaki oyunculara ödenen farklar dahil) takribi ocak 2018 kuruna göre 157 trilyon
    3) vergi (stopaj) ve sgk (işveren prim) borcu = 9 trilyon (122 trilyonluk kesinleşmiş kamu alacağı 6736 ve 7020 sayılı kanunlardan fayadalanarak düşürülerek yapılandırıldı ve 1.15 katsayı farkı uygulandı peşin ödeme yapamadığı için bursaspor)
    4) menajer borcu = 3 milyon euro (14 trilyon ve peyder pey avrupadaki gibi sene bazında ödendiği için ilk yıl kısa vadeli borç sonraki yıllar ise uzun vadeli borçlar olarak addediliyor)
    5) ödenmemiş personel borcu = 3 trilyon (özellikle kulüpte çalışan mavi yakalılar ve bursa tv gibi kulüp bileşenlerindeki personelin 3 ay geriden gelen hak edişleri)
    6) genel piyasa borcu = 19 trilyon (mal ve hizmet tedarikçileri başta olmak üzere genel borçlar yekünü)

    şimdi de bursaspor yıllık gelir kalemlerine bir bakalım;

    1) yayın gelirleri = 65 trilyon (geçen sene ligde zar zor kaldığından puan başı geliri düşsede hem 1 şampiyonluğu bulunması hem de yeni yayın ihalesiyle belli düzeyde garanti bir gelir kalemidir)
    2) iddaa ve diğer katılım gelirleri = 4 trilyon
    3) sponsorluk gelirleri = 6 trilyon (göğüs-forma dahil tüm maddi sponsorluklar dahil)
    4) loca-kombine-bilet gelirleri = 14 trilyon
    5) otopark-tesis-kira gayrimenkul gelirleri = 1 trilyon

    yani toplamda 90 trilyonluk bir gelir söz konusu.

    son olarak da yıllık gider kalemlerine bakalım (sporcu giderlerini borç kısmında ele aldığımızdan diğer idari ve mali giderler);

    1) faiz ödemeleri = 14 trilyon devre sonu ve taksitli banka kredisi ödemesi ki ekseriyeti doğal olarak kısa vadeli
    2) personel ödemeleri = 6 trilyon
    3) cari kamu ödemeleri = 5 trilyon
    4) mal ve hizmet alımı = 3 trilyon
    5) bakım ve tadilar = 1 trilyon
    6) diğer giderler = 4 trilyon (stadyum kirası ki bursa büyükşehir belediyesi aylık 60.000 tl karşılığında 10 yıllık kira tahsiliyle timsah arena'yı tüm işletmeleri ve ticarethaneleriyle birlikte kulübe 29 yıllığına devretmişti. bunun dışında rtük ödemeleri gibi kalemler sıralanabilir diğer giderlere...)

    yani sporcu alacaklarıyla birlikte düşünüldüğünde son derece donanımlı bir kişi olan bursaspor mali asbaşkanı fatih pulat'ın da dediği gibi aylık 17 trilyona yakın bir ödemesi olmaktadır bursaspor'un.

    bu durumda borç ödemek için mevcut şartlar dışında ne yapılabilir?

    1) futbolcu satışından gelir elde etmek? evet ozan tufan'ı satıp para kazanıp gidip necid'e veriyorsun o parayı sonra hamza hamzaoğlu gelip adamı kızağa çekiyor sen de gidip hollandaya kiralıyorsun. elin felemenki ancak 200 bin dolar veriyor aradaki 700 bin doları da senden alıyor (bunlar birebir gerçek rakamlar zira necid 900.000 amerikan dolarına bursaya imza atmıştı). yani bu işten para kazanayım derken daha fazla zarar edersin. futbolcu satarak şampiyon kulüpler para kazanamaz zira baskı büyüktür üstlerinde.

    2) ek gelir kaynağı sağlamak? valla zaten bursapsor geleneği gereği belediye ve şehrin önde gelen iş adamlarıyla arayı iyi tutarak elinden geldiğince gayrimenkul satın almaktadır. lakin buradan sürekli gelir üretemezsin. bunun dışında zaten 45.000 kişilik stat ortalama 25.000 kişiye oynamakta ki locaların sadece 18'ini satabilmiş... toplamı zaten 28.000 olan kombinelerin ise 12.000'i satılmakta. yani şampiyonluk yarışına girilmediği müddetçe maç günü gelirini arttıramazsın. avrupa kupalarından geliri de sadece şampiyonlar ligine gidersen alırsın yani burayı da boş geç ali ay başkan:)

    3) sponsorluk? zaten ali ay ağabey sineğin yağını sıkmış ha ne olur bundan kelli sadece timsah arena'ya isim sponsoru bulabilirsin...trabzonspor'un 3 milyon euro'ya o da başkanının firması olmasına rağmen yıllık anlaştığı yere sen en fazla 3 trilyona sponsor bulabilirsin...

    4) halka arz? evet ama öyle 100 trilyon filan beklemek sükutu hayale uğratır. tüm o çetin prosedürlerden sonra 60 trilyon eline geçerse öp başına koy tabii ki borsa istanbul'un izinin aldığını varsayarsak...

    5) küçülmeye gitmek? futbol takımı zaten halihazırda olması gerektiği büyüklükte vites arttırırsan iflasa sürüklenirsin, düşürürsen yayın ve hasılat gelirlerini düşürürsün...diğer branşlara da baktığımız da vilayetinde nilüfer belediye, bursa bbsk, tofaş gibi çok büyük camialar olan bursasporun voleybol ve basketbola bu kadar yatırım yapması abesle iştigaldir. bu branşlardan başka bursapsorun umdesinde şu dallar bulunmaktadır; kayak&snowboard, yüzme, masa tenisi, atletizm, tenis, badminton, boks, wakeboard ve tekvando. kış sporları haricinde ki uludağ kaynaklı geri kalan tüm şubeleri kapatıp yıllık sporcu ve mavi yakalı personel tasarrufuyla 3 trilyona yakın bir parayı muhafaza edebilirler.

    6) operasyon-marka ve mecraların sonlandırılması? küçülmenin dışında bursaspor tv, bursaspor dergisi, bursaspor fm ve bursasporcell gibi faaliyetlere kesinlikle son verilmelidir...bizim youtube'dan hallice gs tv'mi var da ne oldu? trabzonspor'un tv kanalı yok ne oldu bursaspor, trabzonspor'dan daha büyük camiamı oldu:) sanki istesen olay tv sana mikrofon uzatmaz amk! kapatırsın 4 trilyon tasarrufun olur...

    7) merchandising faaliyetlerinin reorganizasyonu? ne reorganizasyonu amk zaten 4 tane bursastore mağazası var olacak o kadar...

    8) gayrimenkul satışı? en mantıklı yol...ve bu konuda bursaspor da hem oldukça zengin hem de oldukça çalışkan...şimdi emlak portföylerine altbaşlıklar halinde bakalım;

    a) timsah arena: maaçlar oynanıyor ve yeni devralındı burada herhangi bir işlem yapılamaz.

    b) (bkz: bursaspor katlı otoparkı): yıllık 1 trilyon gelir elde eden bu gayrimenkul çok rahatlıkla 14 trilyonluk bir rayiç ile devredilebilir.

    c) (bkz: vakıfköy orhan özselek tesisleri): altyapı tesislerinin bulunduğu yer buradan çıkmak mümkün değil...

    d) (bkz: bursaspor özlüce tesisleri): bursa tv ve diğer idari merkezler kapatılırsa futbol takımı vakıfköy tesislerine taşınır, kulüp idaresi de tıpkı bizim aslantepeye taşındığımız gibi onlar da zaten çoğu bölümü kiralanamayan ve boş olan timsah arena'ya taşınabilir dünya örneklerinde olduğu gibi. burasının satışından 100 trilyon iyi şartlarda gelir elde edilinebiir.

    e) (bkz: bursa merinos stadyumu): mülkiyeti gsgm'dedir...

    f) (bkz: bursaspor dereçavuş arazisi): büyük çevre yoluna yakın dereçavuş mevkiinde, 28 bin 800 m2’lik hazine’ye ait bir arazi iken ihaleye çıktı ve bursaspor tarafından 2 milyon 300 bin tl + kdv karşılığı satın alındı. imar çalışmaları sonucunda konut yerine ticari alan olarak kaydettirildi böylece değeri katlanan arazinin işyeri olarak kullanılmasının önü açılmış oldu. takribi 2.5 trilyon para koyup 25 trilyonluk bir satış gerçekleştirmeyi düşünen bursaspor yönetimi; dereçavuş arazisini benzinlik olarak değerlendirecek. akaryakıt istasyonları kurulduktan sonra bu gayrimenkul satılırsa çok rahat bir şekilde en azından 25 trilyon gelir elde edebilecektir bursaspor.

    özetle alt alta topladığımızda 2017 sonu borç alacak farkı 280 trilyon olan bursaspor, mevzubahis gayri menkul satışlarıyla 139 trilyon; halka arz ile 60 trilyon elde edersin...geriye 80 trilyon borcun kalmış olur...ki 50 trilyonu başkan ali ay'a it kasa kolaylığı sağlamak için cebinden koyduğu üzerine faiz binmeyen borç. velhasılıkelam reel borcun 30 trilyona düşer yani 1 yıllık yayın geliri paranın üçte ikisine filan tekabül eder...

    izah ettiğim üzere küçülme stadyum isim sponsorluğuyla da 10 trilyonluk senelik tasarrufun olur. giderlerinden de 15 trilyonluk faiz giderin düşer rotatif kredilerin kapandığından...böylece yıllık gelirin 100 trilyon civarında olurken 2018 haziranında sözleşmesi bitecek oyuncularla kiralık oyuncuların sözleşmesi yenilenmezse yıllık giderin 110 trilyon seviyesinde olur. yani neredeyse denk bütçe şeklinde seyreder mali durumun...

    özetle bursaspor'un geleceği parlak gözüküyor yeter ki 4 büyüklerle yarışmaya kalkmasın... böylece 10 senede bir yakalayacağı jenerasyonla şampiyonluk elde edebilirler...

    not: fenerbahçe için benzer değerlendirme için (bkz: #2324927)
    trabzonspor için benzer değerlendirme için (bkz: #2324842)
    bjk için benzer değerlendirme için (bkz: #2324813)
App Store'dan indirin Google Play'den alın