*

resim
Burak Yılmaz
Görev:Teknik Direktör
Takım:Gaziantep FK
Yaş:40
Uyruk:Türkiye
  • 6476
    (bkz: burak yılmaz/@izmoce)
    cok ozur dilerim ama su entry'de insanlarin burak ile skntisinin hic anlasilmadigini bir kez daha goruyorum.
    gol atmak: topu 3 diregin arasindan gecirmek. bunu yapmak icin gol atmayi aramak. guzel, takimin bunu basarmak icin yaptigi set hucumlarina ne olacak peki?
    burak surekli golu ariyor: dogru. ama zaten sorun burada basliyor, alakasiz pozisyonlarda bile, topu paylasip takimin one cikarmasi gereken pozisyonlarda bile, ben nasil pozisyona girerim derdinde. e ama futbol hali sahada 40 metre icinde oynanmiyor, oyunun seti kurulup pozisyon hazirlanmasi, yani rakibin aciginin ortaya cikarilmasi ve bunun kullanilmasi gerekiyor, onu ne yapacagiz?
    ofsayata golu aradigi cin dusuyor: hayir, ofsayata surekli duz hat uzerinde kostugu icin dusuyor. rakibi kollamasi gerekiyor, falan filan...uzatamayacagim skldim bu kadar basit seylerin atlanmasindan. bunlari yapabilse zaten ofsayata dusmez, yapamiyor ki dusuyor :/ ayrica temel futbol bilgisi vereyim, sasirmis gibi yapin: forvet oyuncusu tek basina ilerideyse rakip defansi arkasina alip sirtiyla onun gitmeye calistigi yonu kapatip surekli defansi geride turmaya calisir. ofsayt cizgisi iki tarafli bir kavgadir. forvet olabildigince derine iter, defans one itmeye calisir. milan baros'un yapmayi cok sevdigi bir seydi. burak yilmaz ofsayta golu aradigi icin dusuyormus, e guzel kardesim sorun da orada, takim 10 kisi burak 1, sadece golu onun atmasi gerekmiyor. gorev tanimlarindan biri de defans cizgisini bozmak, zaten o ofsayt kosusunu yapmasi bastan hata. 1980'lerde degiliz burak da lineker degil.

    her golun icinde ben olacagim kaygisiyla nereye kadar verimli olabilirsin, 30 tane atsan ne olur, takimin verimliligi nerede?
    size bir temel bilgi daha vereyim, daha cok sasirmis gibi yapin: forvetin gorev tanimlarinda "gol atmak" yazmaz. takimin ofansi icin bir suru sey yazar, set hucumunu belirleyen seyler yazar, gol atmak bu gorevlerin sonucudur. defansi bozmak bu gorevlerdendir. takim arkadaslarini one cekebilmek bunlardandir. pas istasyonu olabilmek en onemlilerindendir. tek hat ustunde degil, capraz kosu yapmak onemlidir. tek santrafor oynuyorsan ve arkanda kanat forvetleri varsa alan bosaltmak icin daha top gelmeden orta sahadaki trailer'a gore kanata cikabilmek bunlardandir. ceza sahasi cevresinde rakibi kafese aldiginda topun oldugu yere, orta yapilamayacaksa, cikip pas opsiyonu yaratmak bunlardandir. orta sahaya gelip seni tutan defansi one cekerek arkasinda bosluk yaratmaya calismak bunlardandir. orta sahanin ilerisinde top almaya cikip, topu hizli sekilde kanatlara yaymak da oyle.

    bu soylediklerimden bir macta kacini gerceklestiriyor burak? evet cok anliyormusuz futboldan, saha da 40 metre degil, keske olsa, one duz tek kosuyla gol atip dururdu burak, ofsayt da yok zaten oh mis.

    buradan burak gitsin anlami da cikmasin. elimizde ve hayvani bir kontrata sahip (nba takimi gibi olduk) oyleyse kullanmak zorundayiz. iyi de, bu adamin basitce duzeltbilecegi hatalarini da soyleymeyeceksek bu adam kendini nasil duzeltecek? takim berbat top oynuyor, bunun nedenleri arasinda burak da var ve gol atmasi uzun vadeli bir dogru ortaya cikarmiyor, biz bunu tartismazsak kim tartisacak? galatasaray'in mac kazanmasi mi onemli, ligi kazanmasi mi?
    hepsinden ote 30 agustos bursa maci gosterdi ki umut deplasman icin cok daha basarili bir tercih. neden yapabildiklerini ayirip iki oyuncuyu da rakibe gore degerlendirmeyelim? burak sorun yaratmadan oynayabilecegi rakiplere oynasin, umut da digerlerine. buyuk takim olmak da boyle bir sey degil mi, kadro derinligi saglayip duruma gore refleks gosterebilmek.
  • 6477
    "topu ayağında tutup" diye başlayan yazılarda yemin ediyorum ıslak odunla sözlüğe dalasım geliyor ya :(
    olm dedik size, yapamıyor dediğiniz şeyleri sıkça yaptı bu adam. dün yine yaptı. hâlâ daha "topu ayağında tutamıyor" falan yazmak artık art niyettir ya. bu adamın sorunu istikrarsızlık. o da nasıl çözülür bilemiyorum.

    ama bu adamın yapamıyor denilen şeyleri yaptığında bile yapamıyor diye lanse edilmesi, volkan melo'nun sırtına çıkmaya kalktığında melo için küfretti diyen fenerli kafası gibi.
    çok büyük önyargılarınız var.
    acaip iyi niyetle söylüyorum sakın yanlış anlamayın ama bu kafayla kesinlikle mutlu olamazsınız bu hayatta.
    "haklı çıkayım" diye güya gönül verdiğiniz renklerin kaybetmesini beklemeye başlarsınız. ama farkında olarak ama olmayarak.

    son olarak 30 ağustos 2014 bursaspor galatasaray maçında, bazı hatalarına da rağmen görevlerini gayet iyi yerine getirmiş olan futbolumuz. eline koluna da hakim oldu benim en çok eleştirdiğim konulardandır.

    hz. isa, sapık tiberius için bile "sezar'ın hakkı sezar'a" demeyi başarmışsa, siz de at gözlüklerinizi çıkarın. bu adam başarısız olduğunda gönül verdiğimiz renkler de başarısız oluyor bunu aklınıza sokun. ve eğer hocalar bu adamlara ısrarla şans veriyorsa birincil görevimiz körü körüne eleştirmek değil destek olmaktır. eleştiri mutlaka olacaktır ama bilerek veya bilmeyerek takıma ve renklere böylesine zarar vermeye kimsenin hakkı yoktur.
    elinize mutsuzluktam başka hiçbir şey geçmeyecek bundan emin olabilirsiniz.
  • 6478
    16 nisan 2014 bursaspor galatasaray maçında gol atmış oyuncumuzdur. bir forvetin görevi gol atmak değil mi. hayır kardeşim. artık o devirler geçti. forvetin sadece gol atmak değil görevi. takımı ileride tutmak, takımı ileriye çıkmaya çalıştığında yardımcı olmak. forvetin top durdurmayı bilmezse, top tutmayı, pas atmayı bilmezse kusura bakma öyle bir anda yakalanırsın ki golü yersin. sonra defansına bok atarsın. burak yılmaz maalesef bu takımın forveti değil hiçbir zaman da olamayacak.
  • 6482
    çok net şekilde matematik çalışıp, sürekli legodan ev yapmalı, zeka küplerinin aynı renklerini bir araya getirmelidir. son 1,5 senede karar verme süresi çok uzun ve verdiği karar da yanlış olan bir oyuncuya dönüştü. ilginç olan ise artık ileride pozisyon almayı unutmuş. acilen kendine çeki düzen vermeli. umut bulut da aynı dertden muzdarip ama en azından bir enerjisi var. burak bu şekilde devam ederse bu ruhsuz tavırlarını yedek kulubesinde göstermek zorundadır. takıma yararından çok zararı dokunmaktadır.
  • 6483
    her geçen gün biraz daha hayret ediyorum. gerçekten futbolculuğu araştırılıp çok ders çıkartılabilir. mesela sık sık santraforu defansın arkasına kaçırmaya çalışan baskılı hücum futbolu falan oynatıldığında dünyanın en dinamik, aktif ve hareketli forvetlerinden biri ama kontrollü pas oyununda aşırı pasif ve hareketsiz kalıyor. adamın neredeyse her özelliği değişken.
  • 6484
    burak presi diye anlatılan şey aslında 90'larda fenerbahçe takımının "takım pres yapmıyor yeaeaea" diyen taraftarlardan tepki görmemek için yaptığı yalandan koşmanın ta kendisidir. topu almak gibi bir düşünce asla yoktur. kimse burak'ı isteksiz diye eleştirmiyor. tercihleri hatalı ve kötü oynuyor. bakın gol attığı haftada söylüyorum ben bunu. başlığı aratın gol kralı olduğu zaman bile eleştirdim ben bu adamı. çünkü ben bu takımda elmander'i, izledim. forvette türk kullanılacak diye bir kural yok. neden daha azıyla yetineyim ki? neden burak yılmaz'a empati yapayım? neden sabri'ye empati yapayım? neden arkadaşım? ben taraftarım o futbolcu. yetersizse ya kendine çeki düzen verecek ya da kredisini bitirene kadar saç baş yolduracak ve gidecek. bakın burak yedekte oturmadıkça başarılı olamaz. bunun sebebi asla kesilmeyecek gibi hissetmesi. bakın bu da beni ilgilendirmez. arkadaş ben galatasaraylıyım. takımı siz yönetseniz 30'da çıkartacağınız adamı vicdanen savunmayın. burak çok hatalı top oynuyor ve 1.5 senedir yapıyor bunu. umut'la beraber alındığında bir maç umut bir maç burak başlıyordu. burak leblebi gibi gol atmaya başlayınca umut kesildi. tamam bu normal. e sonrasında bu kadar berbat geçirilen bir sezonda umut'un şampiyonlar liginde gösterdiği çabaya rağmen ligde az fırsat verilmesi bence bir mancini ayıbıydı. ben prandelli'nin olası yabancı transferinden sonra burak'a fazla şans vermeyeceği düşüncesindeyim. otomatikman bu polemikler sona erecek biz de rahatlayacağız.
  • 6489
    hassas noktam. kendisiyle aramda garip şekilde duygusal bir bağ var. bir seçenek değil, olmazsa olmaz benim için burak.

    işin duygusal boyutunu bir kenara bırakırsak şöyle reel bir yaklaşımda bulunayım. sike sike burak yılmaz. neden? nedenine gelicem, önce biraz işleme yapayım. burak son üç senede çuval işi gol attı, bunu herkes zaten söylüyor. yine bu başlığa yazılmış birçok doyurucu entry var burak yılmaz'ın meziyetlerini farklı kelimelerle ifade eden. benim temas etmek istediğim nokta sizin takıntılarınızla doğrudan ilgili.

    herkes sevecek, sempati duyacak diye bir kaide yok. elbette eleştireceksiniz, yanlış gördüklerinizi söyleyeceksiniz, rahatsızlıklarınızı ifade edeceksiniz. tabii saygı çerçevesinde. galatasaray taraftarındaki burak takıntısını anlayabiliyorum. zira aynı takıntılardan başka futbolculara karşı bende de var. thomas müller mesela. herif tonla gol atıyor, dünya kupasında gol kralı oldu filan. bayern'de o kadar yıldızın içinde yine kendine yer buluyor. ama ben bu adamı sevmiyorum bilader, seveni de anlayamıyorum. benim için bu adam bala göte goller atan bi topçu. ahım şahım bi oyunu yok, takıma katkısı desen yekta'dan hallice bana kalırsa. ama işte bayern gibi yıldızlar topluluğu bir takımda sırıtmıyor. bunlar benim düşündüklerim ve müller antipatim ölene kadar sürecek, maalesef:(

    müller noktasında bana çoğunuz katılmadınız şimdi. vay aq dediniz, bu adamı bile nası boklayabiliyorlar dediniz di mi? aynen işte. burak konusunda da siz azınlıktasınız. az çok anlatmaya çalıştım, sizi anlayabildiğimi söyledim. burak yılmaz'ı sevmeyebilirsiniz, tartışabilirsiniz. ama saygı duymak zorundasınız. burak yılmaz forvet pozisyonunda oynuyor ve pozisyonu itibariyle de gole en yakın isim. kendisinden gol bekliyor taraftarımız. e atıyor işte aq. üç kaçırıyorsa bir atıyor, hem de aynı maçta. ama size batan üçü oluyor, biri görmek istemiyorsunuz. işleyin abi, yüzde yirmi beşse bu adamın bitiriciliği bunu işleyin. pozisyona giriyorsa onu işleyin. takılmayın bu kadar aq, yok oyun katkısıymış da yok stopere baskıymış da, yok sırtı dönükmüş filan da. hakkaten bunları çürütücü çok şey var başlıkta, tekrara girmek istemiyorum.

    neden burak yılmaz? çünkü benim gibi sizin de tutunacak başka dalınız yok. çünkü schalke maçı, burak burak goooooooğğğğğğllllll. çünkü antalya maçı taklası. çünkü o garip saç tıraşı :s

    neden burak yılmaz? çünkü burak yılmaz:(
  • 6490
    1 yıldız 100 gol programını dikkatlice izledim. altını dikkatle çizmek istediğim iki husus var;

    1- bu adam varsa golle var. ne şekilde olursa olsun gol atması lazım. ancak bu şekilde belli bir çizgide kalıyor, yoksa her golcü gibi zorlanıyor ve psikolojik olarak çöküyor ama burak bu açıdan daha hassas ve duygusal. melo'dan rica edip de attığı penaltı, ya da kendisi atamadığı için kısa bir süre de olsa üzülür gibi olduğu drogba golü buna örnek misal.

    2- sürekli bir "hava" ve "öz güven" vurgusu yaptı, havasında olduğu zaman dünyanın sayılı golcülerinden, değilse sanki kazma... burak'ı seversek mutlu olur ve bizi ihya eder, köstek olursak da stresinden başarısız olur. taraftar olan biziz, o ise yalnız bir kral. destek verip de kendisini coşturmak bizim elimizde, sanmıyorum ki buna rağmen saçmalasın, ama inadına gereğinden fazla eleştirip yerin dibine sokarsak bu şartlar altında pek fazla bir şey beklenmez...

    bu iki husus gerçekten çok önemli ve bence unutulmamalı... ayrıca program gerçekten güzeldi, sevmeyen adam bile izlese sempati duyar vallahi.
  • 6492
    kaç pozisyona girip kaçını attığı beni hiç mi hiç ilgilendirmeyen oyuncu isterse dünya kadar gol atsın. temel problem bu adamın futbol oynayamaması, futbol zekasının olmaması. böyle gol atan forvetimiz olacaksa, böyle gol atan yerli forvetimiz olacaksa eğer ben gol atmayan forvet istiyorum arkadaş. elmander çok mu gol atıyordu yahu? hayır atmıyordu ama elmander'in oyunuyla daha güzel maçlar çıkarıyorduk, takım halinde daha performanslı bir oyun ortaya koyuyorduk.

    eğer bir adamın burak gibi atacağı tek gol takımın 3-4 golüne mal oluyorsa ben o adamı da istemem eleştiririm de itin de götüne sokarım.

    galatasaray gibi bir takım bir şeyler elde etmek için o kadar yatırım yaparken, para akıtırken burak diye bir adam gelecek ve leş futboluyla, yapamadıklarıyla zarara uğratacak ve bu adama karşın benden sevmesem bile saygı beklenecek! öyle bir dünya yooook.

    ne seviyorum ne de saygı duyuyorum kendisine gitsin başka takımların oyununu, geleceğini, kaderini mahvetsin. sırf gol kralı diye leş ötesi futboluyla galatasaray gibi uluslarası bir takımda işi yok. kim ne derse ne desin, ne öne sürerse sürsün yok.

    ünal başkan'a da sırf şu adamın sözleşmesini uzattı diye kinliyim.
  • 6500
    devre arasına kadar topa sadece 11 kez dokunabilmiş. bu sayı izlanda kalecisiyle aynı. ipimle kuşağım sikimle taşağım modunda takıldı yine. ofsayt ve hücum faulü de yapmadan bitirmedi maçı. yakaladığı %100 gol pozisyonunu da 2 metreden dışarı vurdu.*

    ligde de çok saç baş yolduracak. yine söylüyorum takımın en skoreri olacak ve kendini kurtaracak yetersizliği örtülecek taraftarlarca. neyse yeter ki atsın yine kral yeaaa densin. razıyım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın