resim
Burak Yılmaz
Görev:Teknik Direktör
Takım:Gaziantep FK
Yaş:40
Uyruk:Türkiye
  • 3676
    antalya doğumlu ilk formasını antalya'dan kapan daha sonra oyuncu değerlendirme potansiyeli yüksek olan tigana'nın çabaları sonucunda beşiktaşa imzayı atan şu aralar kral dediğimiz burak.

    daha sonra ne oluyor gençler?

    holosko için 5 milyon avro veriyor beşiktaş o da yetmiyor koray avcı ve artı burak yılmaz *. ilk istanbul macerası beşiktaş'ın forvet ihtiyacı sebebiyle sona eriyor. o aralar henüz sağ açık burak. c.ronaldo imitasyonu diyerek dalga geçiyoruz.

    çok samimi olduğu çocuk da manisaspor'da.

    selçuk inan

    burak bir röportajında " onun arkadaşlığı beni tekrardan futbola döndürdü" diyor dostu için. o sene ne mi oldu? manisaspor küme düştü. selçuk trabzonspor'a, burak fenerbahçe'ye gitti. hayırdır derler adama demi?

    aynı varane örneği gibi. neyse.

    fenerbahçe'de teknik direktör avrupa şampiyonu apoletiyle getirilen aragones. adamın futbol şablonu belli. yani yönetim tarafından yapılan transfer olduğu açık. ilk yarıda sadece 1 -yazıyla bir- kere ilk 11de forma şansı buldu ve evet tahmin ettiğiniz gibi sağ açık. toplamda lig, kupa, şampiyonlar ligi dahil 16 maça çıktı kendisi. hiç gol atamadı *.

    daha sonra ne oldu ablalarım?

    bir seneliğine oyununu geliştirsin bakalım eskişehir havası ona yarayacak mı dediler. karambollerin ve estetik gollerin futbolcusu ümit karan ve youla vardı o sıralar forvette. ve burak yine sağ açıktı. henüz devre arası olmuştu ki fenerbahçe'nin o sıralar akıl hocalığını yapan aykut kocaman, türkiye'nin drogbası dediği gökhan ünal'ı almak için 3,2 milyon avro veriyor ve yetmiyor burak yılmaz da takasla trabzonspor'un yolunu tutuyor.

    2009-2010 devre arası diyoruz beyler. burak 25 yaşında. 4 büyüklerin 3. adımında.

    beni futbolda tutan adam dediği selçuk inan da orada. belki de en önemlisi şenol güneş.

    şenol hocasının 4-2-3-1inde kendisine sağ açık olarak yer buldu tekrar. türkiye kupasını şanlıurfa'da 3-1lik skorla fenerbahçe'nin elinden aldı burak. hatırlatırım o maçta engin baytar inanılmaz oynamıştı.

    galatasaraylı olarak haliyle çok sevinmiştik o finale. takımımız kendisine yakışmayan hallerde. 11 gün sonra muhtemelen fenerbahçe şampiyon olup farkı daha da açacak. bursaspor 1 puan gerisinde.

    ne olduğunu çok iyi hatırlıyorsunuz abiler. burak yılmaz gelen uzun topu kontrol etmeden direk ayağının içiyle volkan'ın üstünden filelere gönderiyor ve bursaspor'u şampiyon yapıyordu. belki de ilk kez sempati duymaya başlamıştık biz de.

    sezon fenerbahçe için büyük bir şokla biterken burak yılmaz için harika bir tercihle başlıyordu. şenol hoca tek santraforlu sistemindeki uç forvet tercihini burak yılmaz'dan yana kullanıyordu.

    ne mi oluyor?

    82 puanla şaibeli ligde liderle aynı puanda sezonu bitiriyorlar. burak 20 gol atıyor ligde. selçuk inan yavaş yavaş ballı parmağını burak'ın ağzına sürmeye başlıyor. maç başına gol ortalaması 0.56. muazzam.

    1 sene sonra sözleşmesi bitecek olan burak henüz kral değil o zamanlar. fakat şenol güneş bunun farkında. hemen 4 senelik sözleşmeyi imzalatıyorlar burak'a. bana güvenenlerin inancını boşa çıkarmayacağım diyerekten imzayı yapıştırıyor mukaveleye.

    2011-2012 bir başlıyor gençler, burak ilk 8 maçın hepsinde gol atıyor. ligi takip ederken bi yandan da bu değişiği takip ediyoruz. 34 lig maçının sonunda hazretleri 33 gol atıyor. ilk başlarda o pis pis sırıtıp bu da futbolcu olacak da biz de göreceğiz dediğimiz adam ligde tam 33 gol atıyor. bi kaç tane de penaltı kaçırıyor üstüne. üstüne üstüne 9 asist. şakacı.

    gol ortalaması: 0.83

    şenol güreş'in burak hakkındaki yorumu ise şu; "ben oldum diye düşünmemeli daha da üstüne katmalı, başarısı gelişimini engelliyor."

    buraya birazdan geleceğim.

    transfer döneminde lokomotif moskova'yla kampına katılıyor kral. unuttunuz mu? daha sonra ederinin çok altında meblağ vererek 5 milyon avroya transfer ediyoruz adamı. evet evet holosko ve gökhan ünal takasında paranın üzerine verilerek elden ele giden burağımızı..

    süper finalde cezalı. ligin 2. haftası beşiktaş maçında karşımıza çıkıyor ve bize penaltı kazandırıyor. helal olsun sana be.

    30 lig maçında 24 gol ve evet 7 de asist.

    yetmedi.

    şampiyonlar ligi:

    9 maç 8 gol artı galatasaray prestiji artı milyon dolarlar artı yeni umutlar artı yeniden geldik kızlar.

    sezon sonunda dünyanın 36 farklı dilde 200den fazla yayın yapan goal.com sitesi tarafından en iyi 50 futbolcusu arasında 20. olması da cabası. falan.

    gol ortalaması kumkuması da hala 0.82 dalga mı geçiyorsun ulan?

    sezon sonunda fatih terim "burak'ı sürprizler bekliyor; 10, 10 buçuk, 11 kilometre koşması lazım her maçta" diyor canlı yayına bağlanıp. gülüşüyoruz. inşallah be hocam çok süper olur falan diyoruz.

    sezona fırtına gibi başlıyoruz. emirates cup'ta kupayı evimize getiriyoruz bu biiiiiir.
    süper kupada ezeli rakibimizi sahasına hapsedip 1-0 yeniyoruz bu da ikiiiiii.

    iki kupa lan.

    sarhoş olmamız lazım mutluluktan daha bismillah.

    ama ben olamıyorum abi. burak mutsuzsa ben olamıyorum. ki mutsuz. ağlayacak hali yok mutsuzluğunu göstermesi için. ben öyle olduğunu biliyorum. kimsenin de bana olmadığını ispatlamasına gerek yok.

    şimdi gelelim güzel bilgilerden sonra kendi yorumuma. biraz geç kaldım gibi.

    şenol güneş ve fatih terim gibi çok fazla saygı duyduğum, çok çok fazla sevdiğim ve en önemlisi akıllarına çok değer verdiğim iki adam da burak durmamalı, devam etmeli göründüğünden çok yetenekli diyorsa kesinlikle kabul ederim.

    ama..

    hayatı kendisini göstermek için mücadeleyle geçmiş adamdan sürekli bak daha iyi olacaksın bak daha iyi olmalısın dersen bi süre sonra da adam eh yeter be diyebilir. ben derim en azından. ideal bi dünyada yaşamıyoruz. yaşasaydık hapishanelerin ne işi var burada? burak da hocasının istediklerini tam olarak yapamayabilir daha da ileri gideyim yapmayabilir daha da ileri gideyim mi? yapmak istemez belki.

    kendisini saha içinde diri tuttuğunda daha iyi hissediyor olabilir. umut bulut gibi savrula savrula oyuncu kovalayacak bi durumu yok burağın. bunu beklemiyoruz ama bunu istiyoruz gibi. olmayacak. burak maç boyunca tekrar tekrar depar atıyor. bunun sonucunda gol vuruşları da gayet iyi seviyede. ama futbolcu kimliğiyle ileride pres yapacak tarzda biri değil maalesef. keşke olsaydı ama değil. keşke benim de 7 tane yabancı dilim olsaydı canım saolsun.

    bu futbolcuları makinalaştırmaktan bi kurtarsak diyorum kızlar. hani bu heriflerin altından ayakları yok. et kemik zaaf dolayısı ile. kız arkadaşımız, sevgilimiz, eşimiz bize aslansın kaplansın bi numarasın dediğinde mike tyson'a kafa tutacak adamlarız. napalım öyleyiz. bu adamlar profesyonel abi deyip köşeye çekilmek işin kolayı. insan psikolojisinden anlamak zor.

    hani diyoruz ya frikikler selçuğundur abi trip atılacaksa bile selçuk atacak diye aynen o misal benim düşüncem. gol kaçıracaksa da burak kaçırmalı abi. amrabat'a fırça atılacaksa burak atmalı. eğer sahada burak yoksa suratını da asmalı. çünkü hakkı. ben böyle düşünüyorum. yeter be hocam ben gidiyorum der mi? demez. demesin. dedirtmeyiz lütfen.

    haliyle çok konuşulacak neden oynatmadı neden üzgün diye. ortalığı karıştırmak isteyenler de olacak.

    ama..
    netice ne olursa olsun..

    fatih terim'e güvenimiz sonsuz. "oyuncu kaybetmek kolaydır, kazanmak zor olandır" diyen adam. engin'i yedirmeyen adamdan bahsediyoruz. adam yönetme sanatının erbabından bahsediyoruz abiler!

    içimiz rahat olsun.
  • 3678
    fenerli medyanın zorlamasıyla takımdan gitmek istediğine dair haberler yapılan futbolcumuzdur. üstüne bu kadar gelinmesinin sebebi fenerbahçeleridir. taraftarların aklına kurt düşürmek istiyorlar. arda turan ile taraftar arasına nifak soktukları gibi burak ile taraftar arasına da aynı durumu yaşatmak istiyorlar. iyi bir burak bu ligde en az 6-7 maçın kazanılması demektir. o kadar maçı drogba ile sneijder de kazandıracak ettimi 20 maç. geriye kalan ona yakın maçı da selçuk inan, melo, amrabat, umut bulut ve diğer isimlerin katkıları kazanırsak zaten şampiyonuz. ben 80 puan barajını aşan bir şampiyonluk yarışı bekliyorum. takımlar avrupa maçları ve takım olma konusunda yaşanan sıkıntılar nedeniyle yaşananları yaşarsa yani geçen senenin ilk yarısı gibi olursa o zaman baraj düşebilir.
    kendisinin üstüne golcü bu ülkede yokken her lafından anlamlı anlamsız üretim yapan fenerli medyaya da selam olsun.
  • 3679
    arda turan ile takas yapılarak transfer edileceği yönünde haberler var. didier drogba'ya ve 4-2-3-1 taktiğine güvenip drogba'nın da hiç cezalı ya da sakat olmayacağını düşünerek, bu seneyi iyi geçirdik diyelim. seneye drogba bırakınca ne yapacağız umut bulut mu oynayacak orada yoksa bir drogba daha mı bulacağız?

    top class iki tane forvetimiz varken ona göre sistem üretmek zorundayız, burak yılmaz bu takımın 5 yıllık planlamasının öznesi olmalı arda turan değil.

    ha arda turan da gelsin ona bir şey demem ama burak yılmaz gi-de-mez!

    altı üstü sıradan bir uydurma haber ben niye bu kadar sinir yaptım onu da bilmiyorum ama haberi okuyunca bir an gerçekmiş gibi hissettim o gazla hızımı burada aldım, imzalar atılmadan uyarayım istedim :(
  • 3681
    11 ağustos 2013 galatasaray fenerbahçe maçında sahada olsaydı maç 90 dakikada biter ve fenerbahçe'nin 10 kişi kalmasından sonra maçın sonucu farka giderdi. drogba kötü olduğundan değil burak ayrı bir oyuncu. saha içinde düşündüğü tek şey var. gol atmak. nasıl olursa olsun gol atmak. bu yüzden sürekli golü kovalıyor. drogba ayrı bir oyuncu. biraz rakibiyle vücut vücuda oynadığından gol atmak ilk tercihi olmuyor. burak öyle değil. rakip filan umrunda değil. bi omuz atıp onu yere sereyim derdinde değil. rakibe çaktırmadan gol pozisyonuna gireyim derdinde. gol atmak için angarya işlerle uğraşmıyor. hedefine direk gidiyor.

    bu yüzden burak diğer futbolculardan farklı. tıpkı ronaldo gibi. portekizli olanı gibi. yok alan daraltıyım, rakibe pres yapıp top kapayım, bloklar arasını daraltayım gibi futbolu zorlaştıran işler umrunda değil. topu alsa veya almasa aklındaki tek şey gol atmak bu iki futbolcunun.

    benimde en sevdiği golcü tipi bunlar. golcü dediğin adamın aklında tek bir şey olur. gol atmak.
  • 3682
    ardanın takıma geri gelmesi taraftarı olmakla birlikte, eger ardayla takas yapılırsa yakarım lan buraları. asla ve asla istemem.

    şunu kafaya iyice kazımak lazım; ardasız şampiyon da oluruz cl'de yarı finale kadar da ilerleriz, ama burak yılmazsız ne şampiyon oluruz ne de cl'de bisey yapabiliriz.
    bi adama bu kadar mı endeksli lan basarı diyenlere de; evet kardesim konu burak yılmaz olunca aynen öyle durum. burak yılmaz bu takımın starıdır, kralıdır. semih kayaya, selçuk inana, fernando musleraya ve hatta felipe meloya nasıl vazgecilmez gibi davralıyorsak -ki öyleler- burak yılmaza da aynen öyle davranmalıyız.

    burak yılmazın takım için önemi > galatasarayın arda turan ihtiyacı

    burak yılmaz bu takımın 'kral'ıdır, nokta.
  • 3683
    6+0+4 diyip arda'yı alıp bu adamı yollarsak kendi bacağımıza sıkmış oluruz, bu nedenle böyle bir şeyin olmasına ihtimal vermiyorum.
    onun dışında "takımda mutlu değil" vb. haberlere çok inanılması gerektiğini düşünmüyorum. şimdi takımınız bir kupa finalinde ezeli rakibiyle karşılaşıyor ve 120 dakika oturuyorsunuz, bu insanı üzen bir şey, bunu bu kadar büyütmek gerekmeyebilir.
    geçen sene fatih terim burak'ı basın toplantısında direkt olarak uyarıp kenara almıştı, ardından burak çıktığı ilk maçta kendisini kanıtlamış, fatih terim de "burak mesajı aldı ve kendisini geliştirdi" diyerek tebrik etmişti. aynı sırada biz de fatih terim'in adam yönetimi konusundaki başarısını alkışlıyorduk. o nedenle böyle çok mutsuzmuş, "artık başka golcüleri izlersiniz"miş(videoda çok net anlaşılmıyor gerçekten ne dediği), medyanın pompalaması olduğuna inanıyorum. sonuçta bir tık fazla için her şeyi yapabilecek bir sansasyon basınından bahsediyoruz.
  • 3685
    kimse kusura bakmasın ama, takası konuşulan ve sözde içimizden biri olan arda turan'dan kat be kat fazla yararı olmuştur kulübe..

    geçiniz beyler, geçiniz..
    burak büyük futbolcu, büyük golcü..

    bu adam olmasın, tek forvet olarak drogba bile çok fazlasını yapamayacak..
    süper kupa maçındaki gol pozisyonlarını değerlendiremeyişimizi fark etmediniz mi yoksa?

    burak yılmaz, malesef ki değeri bilinemeyen bir futbolcudur..
    fatih terim'in de bu noktada imparatorluğunu ve babalığını koruyarak, bu kaostan takıma ve futbolcuya zarar gelmeden en iyi şekilde kurtulması şarttır..

    bu kadar harika giden bir takımın gol kralı konumunda bulunan muhteşem forveti harcanıyor, ya da harcanmak üzere..
    hoş değil..
  • 3694
    sneijder'in transferiyle florya'ya bomba atılmıştır derken bu tip şeyleri kastetmiştim. drogba ve sneijder ikilisi transfer edildiğinde er ya da geç böyle bir şeyin olacağı belliydi. ve oldu. son 3 sezonda 100'e yakın gol atmış, şampiyonlar ligi gol kralı olmuş gibi olmuş, şampiyonlar ligi maçlarında hem sağ ayak, hem sol ayak, hem de kafayla gol atarak golden hat-trick yapmış, son bilmem kaç yılın gol kralı olan bu adam bugün yedek.

    niçin? çünkü sneijder'in en verimli olduğu sistem bu: 4-2-3-1. elde de drogba gibi bir fenomen var. hakkını yemeyelim baya da iyi oynuyor. bu durumda kimi keseceksin, burak'ı kesiyorsun tabii. ben de teknik adam olsam ve takımımı 4-2-3-1 oynatsam, ve elimde drogba-burak ikilisinden biri olsa ben de drogba'yı tercih ederim. doğru mu? doğru. ayıp mı? ayıp.

    isim önemli değil, sneijder yerine messi de olsa olur. son 3-4 sezondur bir futbolcunun yapabileceği her şeyi yapmış bir adam, aynı şeyleri porto'da yapmış olsa 70-80 milyon eurolara transfer yapabilecek bir adam bugün yedek. doğruluğunu tartışmıyorum ama ayıp bu. nasıl anne-babanın yanında ayak ayak üstüne atamıyoruz, ayıp oluyor. burak'ın yedek kalma hadisesi de bence öyle. ayıp. baya ayıp aq.

    drogba da, sneijder de üst düzey isimler ama futbolda kadro mühendisliği denen de bir şey var. biz bunu görmezden geldik. bizim sahada çok özel bir liderimiz, selçuk inan varken; başka bir lider aldık. selçuk pasivize oldu. eskiden sahadaki gözümüz de, kornerlerde arka direğe kesenimiz de, frikikler de ters köşeye yatıranımız da, gol pası verenimiz de selçuk'tu. artık değil. duran toplara bile diğerleri istemediği müddetçe vuramıyor adam. baya yardımcı rolde. ve bence selçuk da burak gibi mutlu değil. ben olsam ben de mutlu olmam.

    sneijder ve drogba transfer edilirken bunlardan dem vurmuştum. ikisi de çok özeldi ama birinci dereceden elzem isimler değildi. senin takımını takım yapan, en kilit oyuncularının olduğu pozisyona yapılmış transferlerdi. sende neuer varken, sen casillas'ı aldın. casillas'a kötü kaleci denir mi, döverler adamı. ama hayır denebilir. biz hayır diyemedik. çok iyi olan bir mevkimize, çok iyi başka bir adam aldık. halbuse dünyanın en büyük kulübü de olsan bu böyle işlemez. çok iyi olan bir futbolcunun yedeğini çok iyi olan bir başka futbolcu yapmazsın. en fazla 'iyi' olur ama 'çok iyi' olmaz.

    sneijder özel bir futbolcu ama çoğu sisteme hizmet etmeyen, çok fazla şey isteyen, teknik direktörler için müthiş sıkıntı yaratan bir adam. süper kupa finalinde gökhan zan oynadı ya, onun oynamasının sebebi sneijder. amrabat oynadı ya, onun da oynamasının sebebi sneijder. burak kupa töreninde surat yaptı ya, onun sebebi de sneijder.

    belli ki bu sene majör maçların çoğunda 4-2-3-1 oynayacağız. bu drogba varken de belli ki burak yedek kalacak. bu burak ne olursa olsun yedek kalır mı? kalır ama ayıp olur. ben burak olsam surat yapar mıyım? yaparım. gitmek ister miyim? isterim.

    mevcut durum buyken, biz seçimimizi sneijder ve drogba'dan yana kullanmışken burak'ın satılması hem burak hem de galatasaray adına en rasyonel seçim olur.

    -soru: abi drogba formsuzken, ya da dinlendirilmesi gereken maçlarda burak oynar. ligde de zaten 4-3-1-2 çıktığımız sürüyle maç olacak.

    yanlış. burak gibi bir adam başka bir santrforun formsuz olmasını beklemez. sürekli oynamak isteyen, doymak nedir bilmeyen, hep kendisini geliştiren, uykuda bile gol atmak isteyen acayip bir adam bu adam. öyle olmasa oralardan bugün bulunduğu yerlere gelemezdi zaten. ligdeki akhisar maçı burak'ı kesmez. burak varsa deplasmandaki manchester united maçına burak'la çıkacaksın. çıkmayacaksan da adamın önünü açacaksın.
  • 3696
    sanılanın ve konuşulanın aksine burak'ın yedek kalması yeni olan bir şey değil. en sonunda yedek kaldı; sistem yüzünden veya sneijder, drogba yüzünden demek; burak'ın bir şeyleri yalanlamasını beklemek kolpa medyanın maalesef amacına uğraştığını gösteriyor.

    fatih terim kendisi için ''schevchenko da böyleydi. 90'da alınınca üzülürdü belki bir gol daha atardım diye.'' demişti geçen yıl... hatırlarsanız ikinci yarının ilk 2 maçında yedekti burak, ki biri beşiktaş maçı, kritik zamanlar. fatih hoca, daha sonra açıklayacağı üzere burak'ı kasten yedek bırakıyordu. ondan beklentilerinin farkında olmasını istiyordu. hem de burak'ın performansının tavan olduğu bir dönemde. antrenör budur, tüm herkes seni göklere çıkarırken senin hatanı suratına yapıştırır, idmanda kalayı da basar falan. fatih hoca özelinde demiyorum, adamlar böyle. o kurslara gitmek lazım, bu konuda bir ders mi veriyorlar bilmiyorum. ben de bir galip geldiğimiz ve iyi oynadığımı düşündüğüm bir maçtan sonra tribünlerin çağırması üzerine tribüne yavşak yavşak sırıtarak giderken enseme yediğim tokatı hatırlıyorum. neyse..

    geçen yıl yedek kaldığı zamanla şu anki şartları kıyaslarsak;

    - burak o zaman sakat değildi, fatih hoca direkt kesmişti. şimdi sakatlıktan çıktı, hazır olmama ihtimali yüksek, ki bunu kendi söylediği konuşuluyor hocaya.
    - burak o zaman teknik sebeplerle yedek kalmamıştı, yerine umut oynuyordu ve hem de umut da en kötü dönemindeyken. şu an ise, transferin bitmesine yaklaşık 1 ay kala, hoca yine bir taktik, sistem arayışı içinde olabilir.
    - burak o zaman twitter'dan yalanlama yapmıştı yanılmıyorsam, ama mutsuz olduğunu anlıyorduk. şu an ise yalanlama yapmıyor, uçakta rerererarara başlatıyor.

    süper kupa maçı bu, lig de haftaya başlıyor demeyin ama. federasyonun götünden uydurduğu bir kupa maçı ve lig başladıktan sonra da takımın oturması zaman alır. fm'deki gibi değil yani yine bu dünya. 10 ağustosta her taş yerine oturmuş olmak zorunda değil. hep böyle olmuştur. 4-4-2'ye dönüşümüz de, 4-1-3-2'ye dönüşümüz de hep sancılı maçlar geçirerek olmuştur. zaten o geçişlerden sağ çıktığımız için 10 puan fark atıyoruz iki yıldır. fatih hoca da diğer takımlarla aramızdaki farkı bildiği için arayış içinde olmaktan çekinmiyor. baksanıza, herkesin büyük önem yüklediği, benim bu yaşımda maç saatini beklerken halen ellerimin terlediği bir maçta hoca şeju'yu ve burak'ı kesip yine de 5 fark atması işten bile olmayan bir oyun ortaya koydurabiliyor takıma. hem de locadan, aydan yani.

    hocanın kafasında olası bir arda transferinden sonraki bir taktiksel diziliş olabilir. çok istiyor çünkü arda'yı. ünal aysal'in taraftar baskısından dolayı tekrar zorlayacağını düşünenler bir daha düşünsün. fatih hoca günde 3 kez arda'yı 3 kez başkanı veya birilerini arıyordur... amrabat'a sözlükte değil belki ama içten içe çok dilenen biri olarak fatih terim'in de fazla şans vereceğini sanmıyorum açıkçası. yani amrabat'ı kazanmak için 4-2-3-1'e döneceğini sanmam. arda gelirse diyedir o plan. gerçi bence kafasında geçen seneki sistemden sadece dany-şeju ve hamit-arda değişikliği de yatıyordur. burak emirates kupası'nda oynasaydı amrabat yerine engin ile başlayıp geçen seneki sistemi hamit'siz denemeyi de düşünecekti bence.

    burak meselesini büyütmeyin. medyanın büyütmesine çanak tutmayın. şu an sitelerde, gazetelerde burak haberlerinde kullanılan bir fotoğraf var. hepsi aynı. yüzler biraz asık o fotoğrafta. ama o fotoğrafın 3 saniye öncesinde hocanın burak'a sarıldığını, 3 saniye sonrasında da sırtına pehpeh tokadı vurduğunu unutmayın. ah medyacılar. ah bilinçaltları. burak oynasaydı şu an aynı medya şeju'ya dökülen paraları eski ve yeni türk lirası, dolar ve euro bazında hesaplayıp, gayri safi milli hasıla ile karşılaştırmalı yazıyor olacaktı beyler bayanlar, hem de 32 puntoyla.

    burada burak hakkında yazılanlara bakın, herkes hem yedek kalmasını istemediğini yazıyor, hem de son 3 yılki istatistiklerinden bahsediyor. argümanlar çok zayıf. bunu fatih terim'in bilmemesi imkansız dostlar. ''anaa, drogba'nın bok yemesine burak'ı yedek unuttuk lan.'' falan mı diyecek adam. fatih hoca bence yine geçen yılki sisteme dönecektir. arda gelse de, gelmese de. burak da geçen sene kaldığı yerden devam edecektir. biz taraftarlar, fm'ci gençlik olarak bunun ilk resmi maçtan itibaren başlamasını bekliyoruz. fatih terim ise, kafasındaki onlarca alternatifi 'deneyerek' optimum verim alma peşinde olduğu için; bu 4-5. haftalarda başlayabilir. problem yok. ben şl grubundan çıktıkları için florya'da onbinlerce taraftarca karşılanan takımın içinde bir eli göğsünde, diğer eli havada, kendine 'kral' diyenleri selamlayan bir burak görüyorum şimdiden. rahatım.
  • 3697
    hakkinda son 1 haftada yazilanlari teker teker okudum. zira benim aklimda yer eden bir malaga maci performansi vardi ki evlere senlik. herkes dani'ye sallarken ben hep burak'a salladim o gece. zira eski performansi ile uzaktan yakindan alakasi yoktu durumunun. bekledigim gibi oldu ve emirates cup'a goturulmedi. sakat oldugu soylendi, ben de ne yalan soyliim inandim ve hatta sevindim. cunku malaga maci performansi baska bir sekilde aciklanamazdi. aradan birkac gun gecti geldik super kupa maci'na. o da ne, bu macta da yok; sebep? -sakat. iyi bakalim falan filan derken bugun de burak'in mutsuzlugundan, fatih hoca'ya attigi triplerden konusuluyor.

    gecmisi biraz 'debatable' bir oyuncu oldugu su goturmez bir gercek. ancak senol hoca'dan beri allah yukarda eski cigliklerini asagi yukari hic gormedim, bambaska bir insan ve bambaska bir futbolcu oldu cikti.

    sneijder ve drogba transferleri ve iyi performanslari yuzunden fatih hoca'nin bir secim yapmak zorunda kalmasi gibi bir durum yok. dogmamis cocuga hemen don bicmeye de hacet yok. selcuk inan diyoruz, fatih terim diyoruz; birine uyuzlugu olan illa ki digerine asiktir bu 2 isimden. bunlarin her ikisi de burak'in hafif sakatligi vardi diyorsa; ben komplo teorilerine girmem. adam gibi 1 hafta 10 gun daha beklerim. lig baslar, ondan sonra zaten ak got kara got ortaya cikacaktir. bunun otesinde burak, sneijder, drogba ve fatih hoca ile ilgili burak hakkinda soylenen her sey gozumde milliyet gibi bir gazete ve birkac fotografin gazina gelmekten ote degildir.

    varsa bir derdi illa ki lig baslayinca ortaya cikacaktir. 'giderse ne olur, kalirsa ne olur, giderse nasil hangi sartlarda gitmesi bize en cok kazandirir' bunlari simdi konusmak hem burak'a, hem de 10 gunde 2 kupa kaldirmis bir takima yapilacak buyuk ihanettir.
  • 3698
    kendi kişisel çıkarını burak üzerinden yapan sözlükçülere koz vermiş kral. sneijder drogba burak schalke maçında hazır olmamalarına rağmen imparator tarafından oynatıldıysa schalkeden çok daha zayıf takımlara da oynatılır. heveslenmesin kimse ben haklı çıkacağım diye. bülent korkmaz'ı sezon başı kampına götürmeyip sonra tarihin en efsane oyuncusunu yaratan adam var bu takımın başında. sen iki gram aklınla 50 milyon euroya kurduğun bankasya kadronla uğraş.

    mal bulmuş mağribi gibi seviniyor adam takımda kendini haklı çıkaracak sorun bulursa. kendi çıkarını galatasaray'dan üstün görenin de ta amk.
  • 3700
    2013 süper kupa maçından sonraki suratsızlığı kimsenin gözünden kaçmamış futbolcudur. şahsen kızdım kendisine öyle bir ruh haline bürünmesinden dolayı ama ama büyütülecek bir durum olduğunu da düşünmüyorum. oynatılmama sebebinin de sakatlığa bağlı olarak hazır olmaması ve fatih terim'in onu zorlamak istememesi olduğunu düşünüyorum. yoksa umut girdi oyuna. umut, burak'tan önce tercih edilecek bir adam mı mesela? değil.

    şu milliyet'te çıkan "kararını verdi, ayrılacak" haberine de inanmıyorum. tamamen yalan ve ortalığı bulandırmak için ortaya çıkarılan maksatlı bir haber bana göre. http://skorer.milliyet.com.tr/.../1749710/default.htm
    bugüne kadar böyle bir olay yoktu da bir maçta drogba'nın arkasında yedek kaldı diye mi gitme kararı alacak? saçma.
App Store'dan indirin Google Play'den alın