• 680
    samimiyetlerine inandığım, galatasaray için çok önemli olduğuna inandığım yönetim. analitik düşünebilen, galatasaray için çözüm üreten, alternatif planları olduğuna inandığım insanlar var. fatih terim'in başarısızlığı sonucu planlarını ve ne zaman reaksiyon vereceklerini ise merak ediyorum.

    19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçını kaybettik. (bkz: #3251601)

    basın toplantısında terim uzun süre taraftar konuştu.

    22 eylül 2021 kayserispor galatasaray maçı sonrası basın toplantısında ise şöyle diyor:

    "pozisyon yokken 18 üstünde yediğimiz bir gol var. 19 şut atıp 8-10 pozisyona girip atamazsanız skor olarak geriye düşersiniz."

    burada da futbolcular hatalı olmuş. hiç kendi hatası olmuyor. yediğimiz ilk golde ceza sahamıza doğru top kesildiğinde şut atacak oyuncuya basan bir futbolcumuz yok. bunu futbolculara kim anlatacak? bunun sorumlusu kim? trabzonspor maçında yediğimiz gollerin birinde rakip soldan arka direğe topu gönderirken savunmacılarımız topu çeviren adama odaklanmıştı. arka direğe kimse koşmamıştı. bunları oyunculara kim anlatacak? saha yerleşimini kim öğretecek?

    alanyaspor maçında 13, kayserispor maçında 9 korner kullandık. sonuç? kocaman bir sıfır!

    terim, rotasyonun gerekli olduğunu alanya maçını kaybettikten sonra söylüyor. o maçta yapmadığı rotasyonu bir anda kayseri maçında çok kritik adamlarla yapıp 2 maçta 6 puan kaybediyor.

    kaleden pasla çıkma ısrarına devam. bakın farklı takımlarda neler oluyor:

    https://twitter.com/...776271277932545?s=08

    uzun top oynamak suç mu?

    genç takıma sabır göstermeli, zaman vermeliyiz deniliyor. sanki galatasaray taraftarı gençleri eleştiriyor. galatasaray taraftarı gençlere her zaman destek olmuştur. konu bu değil. sorunumuz zannederim teknik direktör. genç takıma başarıya doymamış, onları geliştirecek, eğitecek, doğru oyunu oynatacak bir teknik direktör gerekmiyor mu? aynı zamanda bu teknik direktörle sürekli fikir tartışması geliştirecek bir teknik ekip gerekmiyor mu? bir maç sorumlu taraftar, bir maç futbolcular olacaksa takım nasıl gelişecek?

    sayın elmas ve ekibi bakalım ne kadar daha terim ile devam edecek?
  • 683
    ahmet nur çebi'nin yaptığı açıklama... https://twitter.com/...217752492109829?s=20

    serdar tatlı teşkilatı sağolsun, geçen sene ittirile ittirile şampiyonluğu alınca en ufak utanma olmadan her hafta hakemleri baskı altına alacak açıklamalar yapıyor beşiktaş. gerek başkan ağzından gerek diğer yöneticiler vasıtasıyla.

    fenerbahçe desen var hakemi ile ilgili açıkça twitter adresinden açıklama yapıp hedef gösteriyor. meyvelerini de alıyor doğal olarak, son maçta kim'in manşetine dahi penaltı çalınmadı. ali koç piyasada yok ama gene diğer yöneticilerde her puan kaybı olan maç çıkışı diline hakemi doluyor.

    trabzonspor dün resmi sitesinden açıklama yayınlayıp yıllardır galatasaray'ın yapması gereken şeyi yaptı ve halis özkahya'ya türk futbolunun yüz karası dedi.

    galatasaray'ın başına geleni de son maçta herkes gördü. ceza sahası içinde alpaslan'ın suratına aduket çektiler, var tenezzül edip çağırmadı bile.

    yani burak elmas yönetimi bu duruma neden şimdiden çıkıp bir önlem almıyor. gene bir ali palabıyık, mete kalkavan, halis özkahya rezaleti falan mı bekliyorlar. diğer takımların durumunu, yaptıklarını görüyorsun. bu ülkede centilmenlik abidesi olmaya gerek yok. galatasaray için servet değerinde bir yatırımın yapıldığı sezonda saha dışına da hakim olmak zorundasın.

    ya çıkıp rakiplerimizin sürekli hakemleri baskı altına alan açıklamalarının farkındayız, kınıyoruz falan de ya da sen de maçtan önce ve sonra hakem hakkında açıklama yap.
  • 684
    bildiğiniz üzere 26 eylül 2021 galatasaray göztepe maçı'nda hakemler tarafından skandal bir karara imza atıldı. alpaslan'ın yüzüne rakip tarafından bilerek ve isteyerek sert bir müdahele yapıldı ancak penaltı verilmedi. var hakemleri de uyarmadı.

    maçtan sonra bunu birinin dile getiremesi gerekiyordu ancak o kişi fatih terim değildi. malum tff kurumları hocaya ceza vermek için kılı kırk yarıyorlar. bu durumda bir basın sözcüsüne ihtiyacımız var fakat öyle biri yok malesef. yönetimin içinden olur, profesyonel bir çalışan olur orasını bilemem ancak bu gibi hatalı hakem kararı olan maçlardan sonra sıcağı sıcağına açıklama yapacak birilerinin olması elzem.

    edit: düzeltme
  • 687
    göreve geldiklerinde beklediğimden çok daha başarılı buluyorum. on yıldır (bambaşka bir dünyada ünal aysal'ın ilk dönemi sonrası) ilk defa bu kadar optimist bir bakış açım var galatasaray spor kulübü hakkında. her şeyleri doğru değil, fakat kafa yapısı, kültür, ve liyakat olarak çok iyi durumdayız. doğru konularda dünya standartlarına yetişiyoruz ya da yetişmek için efor gösteriyoruz.
  • 691
    ne 3 ekim 2021 çaykur rizespor galatasaray maçından sonra ne de herhangi bi maçtan sonra hiç bi hakeme düdük filan astıramayacak yönetimdir. her normal ülkede olduğu gibi tüm olumsuzluklara hukukun üstünlüğünü baz alarak hareket ediyorlar. bildiri yayınlıyorlar, suç duyurusunda bulunuyorlar ama burası türkiye güzel kardeşlerim bu ülkede hak hukuk yok. güçlülerin hukuku var. güçten bizden yana değil.
  • 695
    https://www.youtube.com/..._channel=Galatasaray

    1-fatih hocanın istediği hemen hemen bütün futbolcuları aldılar.
    2-basketbol takımını a.ş haline getirip çok önemli bir sponsor buldular.
    3-stadyum isim hakkı konusunda verdikleri sözü de tutacaklar gibi görünüyor.

    sırf bu 3 madde bile, kendilerine karşı büyük bir saygı oluşmasına yeter. sadece bu da değil, mesela her ay değerlendirme yapmaları, şeffaf olmaları(transfer maliyetlerini söz verdikleri gibi açıklamışlardı) ve hiçbir polemiğe girmeden işlerine bakmaları gerçekten çok önemli.

    aslında bir türkiye gerçeği olarak, verilen sözlerin tutulmaması gerekiyor çünkü alışık değiliz, bünyemize ters...

    neyse, şaka bir yana kendilerine her daim başarılar diliyorum. inşallah böyle devam ederler.
  • 696
    kendilerini bir konuda eleştireceğim, taraftarımız gereksiz gibi görse de fazlasıyla önemli bir konu. ali palabıyık'ın 4 hafta dinlendirileceği konuşuyor. isterlerse 400 yıl dinlendirsinler ali palabıyık umurumda değil ancak galatasaray'a kıyak yaptığı için gibi bir algı var. aynı algı beşiktaş'ın çocuğu serkan çınar için de yapılmıştı. televizyon desen her taraf fb yada bjk amigoları ile dolmuş. 3 ekim 2021 çaykur rizespor galatasaray maçı mesela ne ilk goldeki faülü ne de rizeli oyuncuya çıkmayan kırmızı kartı ne de penaltı kırmızı kart kararının skandallığını konuşan yok. herkes diagne 3 kişiye faul yapıyor muslera atılmalıydı falan tarzı şeyler söylüyor. bu algılar ile savaşmalıyız. savaşmayınca ne oluyor? rakiplerimize fahiş kıyaklar yapılırken kollanan takım etiketi bşize kalıyor, bütün anadolu takımları bizden nefret etmeye başlıyor ve en önemlisi ise biz bir haksızlığa uğradığımızda insanlar onlar zaten bunu haketmişti falan diyorlar. dolayısıyla bu böyle devam etmemeli.
  • 697
    https://twitter.com/...784682864406532?s=20

    fenerbahçe ile olan muhabbeti tam olarak çözemedim.

    ali koç başkan olduğundan beri fenerbahçe'nin:

    - kulüpçe fatih terim'le uğraşmasını mı,
    - yöneticilerinin kendi maçlarının çıkışında, basın toplantılarında galatasaray maçlarını konuşmasını mı,
    - her kazandığımız maçın ardına "futbolda kara gece" temalı paylaşımlar yapmasını mı,
    - jk ile bir olup kulüpler birliği üzerinden galatasaray'a karşı tff'ye ve hakem kuruluna ültimatom vermesini mi,
    - oğulcan davasını sürekli kaşımasını mı,
    - galatasaray'ın talip olduğu her oyuncuya salça olmasını mı,
    - galatasaray'la yapacakları maçlardan önce ve sonra yıldızları kullanmamasını mı,
    - her yöneticisinin çıkıp ampır ampır konuşarak galatasaray'a fetöcü imasında bulunmasını mı,

    ve dahi aklıma gelmeyen sayısız terbiyesizliği mi sayayım?

    bunlar 10 sene önce olmadı, son üç sene bilfiil yaşadık bunları. fenerbahçe'ye karşı birden bu izzeti ü ikram nereden çıktı? geçen seneden bu yana fb yönetimi aynı, federasyon aynı, kurullar yine fb ve bjk'nin atadığı kurullar, ali koç'un bitirmeye ant içtiği fatih terim aynı, değişen tek şey mustafa cengiz yönetimi.

    burada mc yönetimi tff'ye karşı pasif diye yerden yere vuruldu. bu yönetimse üç yıldır tek derdi galatasaray ve fatih terim olan bir camia ile sarmaş dolaş pozlar verip sponsorluk anlaşmaları yapıyor, bir allah'ın kulu da çıkıp "hayırdır?" diyemiyor. vallahi güzel iş.
  • 698
    sözlükte ve diğer sosyal mecralarda fb ile dost(!) olduğu için eleştirilen yönetimdir. bu durum, içinde bulunduğumuz durumun en ciddi tespitlerinden biridir. özellikle sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla taraflar arasındaki düşmanlıko kadar artmış ki, inönü stadında yarı yarıya tribünlerin olduğu maçlardan neredeyse deplasman tribününün dahi olmadığı maçlara evrildik. burak elmas ve yönetiminin fb ile dost olması için öncelikle bir düşmanlığı bitirmesi gerekir. bu noktada taraftarlar arasında bir düşmanlık söz konusu olabilir, ancak mevcut yönetim ve temsilcilerden bağımsız asırlık çınarların, tüzel kişilerin birbirine düşman olduğunu iddia etmenin herhangi bir mantığı yok. bu kulüpler, biz istesek de istemesek de bizden önce var oldukları gibi bizden sonra da var olacaklar. ve bu kulüplerin; türk futbolu ve kendi ikballeri için ortak hareket etmesinde herhangi bir sakınca olmadığı gibi taraftarlar arasındaki bu düşmanca ortamın da kulüplere zarar verdiği aşikar.

    bugün hemen hemen her sektörde birbiri ile rekabet eden şirketler, aynı zamanda piyasa gerektiğinde birlikte hareket etmesini de bilecek noktadadır. çünkü, amaç her zaman piyasadan en büyük pastayı almakla birlikte pastanın büyümesini de sağlamaktır. bugün ülkemizdeki futbol kulüplerinin en büyük gelir kaynağı yayıncı kuruluş, ancak her ay farklı bir takım taraftarları, rakipleri lehine hata yapıldığı gerekçesiyle boykot kampanyası başlatıyor ve böylece yayıncı kuruluş ile birlikte kulüpler kaybediyor. x bir şirket herhangi bir kulübe sponsor olduğunda hemen rakip takım taraftarları boykot kampanyası başlatıyor. bilinçsiz ve düşmanca yapılan tüm bu rekabetin sonucunda da herhangi bir kulüp değil tüm kulüpler kaybediyor. bu noktada, türk futbolunu ileriye götürecek ve futbol endüstrisini büyütecek herhangi bir adımın desteklenmesi gerektiği kanaatindeyim. kabul edelim ya da etmeyelim, son zamanlarda yarattığımız gerginlik, tüm kulüplere zarar veriyor. bu yanlıştan bir an önce dönerek rekabeti saha içinde yaşamanın herhangi bir kulüple dost olmak anlamına gelmediğini düşünüyorum. çünkü, gs burak elmasa, fb de ali koça indirgenemez.
  • 699
    türkiye'de kulüpler batmış, uefa sıralamasında 19. sıraya düşmüşüz, şampiyonlar ligi'ne kulüp gönderemeyeceğiz ve ekonomimiz de berbat. bu şartlar altında burak elmas yönetiminin fenerbahçe'yle de diğer kulüplerle de dostluk ortamı oluşturmalarını anlayışla karşılamak lazım. istanbul büyükleri arasındaki bu, herhangi bir sosyolojik veya politik temele dayanmayan düşmanlık herkese çok şey kaybettiriyor.

    taraftara şirin gözükmek isteyen popülist yöneticiler, mesela ahmet nur çebi veya metin sipahioğlu gibi vasıfsız kişiler bu düşmanlığı kaşıyarak kendilerine küçük menfaatler devşirme derdindeler. ama yönetici ve başkan taraftar gibi hisleriyle hareket etmemelidir. burak elmas yönetimi ise galatasaray'ın haklarını koruyan ama suni gündemler peşinde koşmayan bir yönetim olacağının sinyallerini veriyor göreve geldiğinden beri.

    ben bir taraftar olarak fenerbahçe'yle ya da beşiktaş'la dostluk kurmamız gerektiği düşüncesinde değilim. sadece düşmanlığın ortadan kalkmasını ve kulüpler arasında iş birliği olmasını istiyorum. başka türlü süper lig denilen dandik ligin marka değeri git gide daha da düşecek, kıbrıs ligi'nin bile altında kalacak.

    galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş ve trabzonspor birlikte hareket ederse hem yabancı sınırı denen saçmalıkları hem futbol oynamak için değil çimlerde yuvarlanmak için maçlara çıkan anadolu kulüpleri; hem de her ikili mücadeleye faul çalarak futbolu olabildiğince yavaşlatmaya çalışan kalitesiz hakemleri dönüştürebilirler.

    ben burak elmas'ın bu potansiyelin farkında olduğunu ve ali koç'u ve ahmet ağaoğlu'nu da ikna ettiğini görüyorum. fakat beşiktaş başkanı ahmet nur çebi üç günlük başarıların sarhoşluğuyla hamasi açıklamalar yaparak ortamı germeye devam ediyor. buradan zararlı çıkacak olan önce kendileri, sonra da türk futboludur.

    türkiye bir değişim arefesindeyken gelişen dünyaya ayak uydurmak ve rekabeti saha içine tekrar taşımak şart. bu açıdan burak elmas yönetiminin gerekli vizyona sahip olduğunu gördüğüm için oldukça mutluyum.

    fbjk tayfasıyla dalga geçme işini ise bize bıraksınlar, layığıyla yaparız.*
  • 700
    burak elmas başkanımız muhtemelen ali koç ve ahmet agaoglu'nu anadolu takımlarının sivrilen ve siyaseten yakın ilişkiler ile artislik taslayan başkanlarını göstererek, mali zararları da ortaya koyarak birlikte hareket etmeye ikna etmis olabileceğini düşünüyorum. aslında bir game theory uygulaması yapmaya çalışıyorlar. farkında değiller ama saha içindeki rekabet bu kulüpleri ne kadar yukarı taşıyorsa saha dışındaki rekabet o kadar kötü yönetiliyor ki kulüplere zarar veriyor. ne kadar etkin hareket edilir bilmiyorum ancak kendi kişisel menfaatinin pesinde koşmayan başkanlar ile bir kaç yıla kulüpler burunlarını doğrultabilir. başkasına çelme takmaya çalışmak yerine herkes işine baksa gerçekten çok yüksek potansiyelleri var bu kulüplerin. bir ütopya benim dediğim ya neyse...
App Store'dan indirin Google Play'den alın