bazen ister istemez "ulan acaba ömür boyu fener'in başında kalsa mı?" diye içimden geçmiyor değil. adam bir takımın başına gelecek en kötü şeyleri sırayla, itinayla, aksatmadan getiriyor. aziz yıldırım demek şer demek lanet demek kabus demek.
3609
son teknik direktör bükücü. fenersevici de denilebilir. muhteşem forma lansmanı yapan ersun'dan sonra takım da çalıştırır. beklerim yani.
3610
fenerbahçe'ye bakış açısı şu şekilde özetlenebilecek zat:
-bu kulüp benim -bu kulüp ben'im
3611
ersun yanal'ın istifasının ardından bu şahsın telefonu :(
ömür boyu fenerbahçe'nin başında kalması gereken büyük başkan.
ne zaman fenerbahçe bize üstünlük kursa, bir sistem oturtsa aziz devreye girip alt üst ediyor. bu sene şampiynluk yolunda en derli toplu, düzeni olan, kadro istikrarı olan takım fenerbahçe'ydi. gitti ersun hocayı gönderdi. hemde liglerin başlamasına çok az bir zaman kalmışken.
bence hem başkan hem de teknik direktör olarak devam etmeli. evet fenerbahçe de başkanlık sistemine geçmeli. antrenörlü başkanlık sistemi.
3613
fenerbahçe'nin yeni teknik direktörü olacaktır. hem cumhurbaşkanı hem başbakan stayla.*
3614
bu adam fenerbahçe'de olduğu sürece fenerbahçe hiçbir zaman adam gibi bir teknik direktöre sahip olamaz. sadece piyonlara sahip olabilir.
3615
şu memlekette herşeyi anlıyorum ama bir tek bu adamı sevip erdoğan'ı sevmeyenleri anlamıyorum. tabi tam tersi de geçerli. bu adamı sevmeyip erdoğan'ı sevenleri de aynı şekilde bir mantık çerçevesine oturtamıyorum.
sözlükte çok kez bahsedildi bu benzerlik ama hala basmıyor kafam arkadaş, birisi sempatik geliyorsa diğeri nasıl olabiliyor da itici geliyor?
1 - her ikisi de bütün söylem ve icraatlerini rakiplerine göre ayarlama konusunda uzman. ağızlarından çıkan 10 cümlenin 3'ü kendi organizasyonu ile ilgili ise diğer 7 cümlesi rakiplerine bok atmak üzerine. 2 - her ikisi de hayali düşman yaratmada ve onlara karşı don kişot gibi savaşma kisvesi altında koltuk keyfi çıkartmada uzman. 3 - her ikisi de insanların inançlarını sömürererek yükselmede doktora yapmış. birisi din, allah, kitap diyerek diğeri ise atatürk, cemaat, komplo diyerek deveyi hamuduyla götürüyor. 4 - her ikisi de kendini bulundukları kurumların sahibi olarak görüyor. "ne kadar yırtınsanız da benim dediğim olacak" vs "ne derseniz deyin, biz kararımızı verdik". 5 - her ikisi de medyayı köpeği haline getirip, istediği manipülasyonu yapmakta aşmış tipler. en olmadık yalan, iftira bile bu 2 adamın emriyle kuran'da yazıyormuş gibi bir gerçeklik algısıyla topluma enjekte ediliyor medyada. havuz medyası ve passat medyası. 6 - her ikisi de bireysel özgürlük düşmanı, özel hayat ahlakçısı gibi gözüküp kendi her boku yiyenlerden. neymiş ersun hoca çapkınmış, neymiş baykal'ın, bahçeli'nin kasetleri özel hayat değil genelmiş genel. aynısı amk işte. kazanmak için her şey mübah.
daha bunun gibi onlarca paralellik sayabilir, paralel ayağına cemaate selam gönderebilirim, ama maddeleri 6'da bırakıp 6 kasım'a selam göndermeyi tercih ettim. bunu fb kongresinde söylesem 100 oyum cepteydi amk.
ne bir taraftarın ne de bir seçmenin verdiği oya saygısızlık etmem, isteyen tayyipçi olur isteyen azizci. ama bir tanesinden nefret ederken diğeri nasıl sevilebilir anlamıyorum. insan arşil'den nefret ederken şota'yı sevebilir mi? metin ile ali'yi severken feyyaz'a ana avrat küfredebilir mi? baba bush çok iyi bir adam ama evladı olan bush çok kötü yani? puding çok lezzetli ama profiterol rezalet? pirlo başbakan ama drogba ana muhalefet? gandalf adamın dibi ama saruman'ın babaannesi kaşar? dur lan bu sonuncu olmadı.
başka bir sözlükte de yazdığım gibi ikisi de aynı bokun "sarı-laciverdi".
3616
kendisini fener takiminin teknik direktoru gordugunden eminim:
sahi ya bu aziz bir aralar hapise girecekti, ne oldu o ? yoksa onunda dokunulmazlığı mı var.
3618
fenerbahce klübü üyelerinin çoğunluğu onun zamanında klübe kabul edilmiş olup dolayısıyla üyelerin ezici çoğunluğu kendisine biteviye sadık olan fenerbahce başkanı. dolayısıyla klüp binasını yaksa bile gireceği her başkanlık seçimini alır. taraftar ne söylerse söylesin, başkan değişmez. kanuni bir zorunluluk veya bir sağlık/vefat olmadığı sürece o klübün başında muhtemelen sonuna kadar kalacak, yaşlandıkça da hastalıkları (şeker, sinir, vs..) artıp karar vermesi daha da kötüye gidecektir. rakamlar büyüdüğü ve şirket yapısı daha da karmaşıklaştığı için vereceği yanlış kararlar daha da yıkıcı ve geniş kapsamlı olacaktır. gerek rte'nin klübe sonsuz desteği, gerekse de klübün medyadaki gücü yüzünden şu ana kadar bu zararlar telafi edilip saklanmaktadır/örtbas edilmektedir. devir değişip kral çıplak denecek ortam oluştuğu zaman yaptığı büyük tahribat ortaya çıkacaktır.
3619
gercekten inanamiyorum gozlerime. fenerbahce ne kadar bunlarin doneminde boka bulansa da galatasarayin ardindan ikinci buyuk markasidir bu ulkenin. yaklasik yirmi milyon taraftari olan buyuk bir kulupten bahsediyoruz. ama bu adam kulupte resmen at kosturuyor. istedigini alip istedigine tekme basiyor istediginin istifasini isterse kabul ediyor cani o an istemiyorsa reddediyor. soyunma odasina girip oyunculara kizip gurluyor. herkesin yetki alanina karisiyor ve bu mutlak monarşik duzene bir allahin kulu da hop birader burasi fenerbahce diyip karsi cikmiyor. bir belusconinin milani vardir belki tek elden yonetilen bir de fenerbahce. hos hic bir takim bu konuda yarisamaz fenerle gerci...
yirmi milyon taraftarin ve hatta fenerbahcenin yonetim disindaki etkili isimlerinin hicbirinin agzindan tek kelime cikmamasi ise iliklerimi donduran birsey.
iyiki siyasete yonelmemis zamaninda. sert denilen abdulhamit bunun yaninda yumusacik kalir valla. bi de keske butun dikta zihniyetindeki insanlar fenerbahceye yonelseymis zamaninda, günümüz boyle etkilenmezdi:(
3620
ne olursa olsun türk sporundan silinmesi gereken kontrolünü yitirmiş zat. hatta direkt ölmesi gerekiyor, bu adam olduğu sürece türkiye spor konusunda bir gıdım ileri gidemez, nice şampiyonluklarımız , kupalarımız çalınır. bu adamın arkasında rte var, muhalefet var, bütün partiler var. bokunda boncuk var adamıın, bu kadar aşağılık işlere bulaşıp bu kadar destek görmesinin başka açıklaması olamaz. yemin ediyorum benim takımımda böyle başkan olacak taraftarlığı bırakırdım, bu kadar net söylüyorum.
türk futbol camiasını köküne kadar tanıyan, kendi camiasını da köküne kadar manipüle eden, fenerbahçeyi de ellerinde oynatan, klasik türk tipi katakullici liderin, futbol versiyonudur.
ne yazık ki bu adam bir türkiye gerçeğidir.
3624
bulundugu muessesede kendinden baska tesirli birinin barinmasini istemez. kimse onu elestiremez, elestirenler, ve elestirmeyi aklindan gecirenler derhal uzaklastirilir. hemen hemen kucuk bir diktatorluk kurmustur. oy kullananlarin hepsini bagladigi icin her secimde gayet demokratik bir sekilde oy cogunluguyla secilir. devamli bir dolu insaat projesi vardir, hababam stat tesis vs yaptirma pesindedir. sokaktaki adamlar kendisine laf etsin, hemen ortaligi karistirir adamin canina okur. her turlu illegal is vardir, zaten hapse girmesi gerekiyor her suclamayi bana komplo kurdular, paralel yapi diye ber taraf eder tabiiki olene kadar o koltugu birakmayacaktir.
yukarida yazdiklarim aziz yildirim'la ilgili bir cirpida aklima gelenlerdir. fakat simdi bakinca diyorum aslinda baska bir fenerli daha var turkiye'de bu ozelliklere harfiyen uyan.
3625
ntvspor'un haberine göre ismail kartal'ı teknik direktör olarak seçmiş. rahatça takıma müdahale edenilmesi için risk almamış anlaşılan.