• 221
    bazıları sponsorlar ile fenerbahçe'ye göbekten bağlanmıştır. bazıları ise koç holdingle iş bağlantısı olduğu için. fenerbahçe'nin son zamanlarda oynadığı başakşehir, rizespor ve kasımpaşa maçlarında bu üç takımın şutu bile yoktu. trnava bile diş gösterdi ama bunlar hiç kılını bile kıpırdatmadı. lig kirli hiç kimse maval okumasın.
  • 223
    bir çoğunun fenerbahçe ile gönül/sponsorluk bağı olduğu, çoğunun belli bir hedefi olmayan takımlar grubu.
    mesela bana çok garip geliyor, lige düşmeme amacıyla girilir mi arkadaş?
    ha, sen şartlar gereği, planların şaşması ile süreç içinde o hedefe evrilirsin ama daha bismillah sezon başı hazırlık kampında muhabir soruyor, cevap "hedefimiz bu yıl ligde kalmak".
    e birader sen hedefi böyle koyarsan (ki bunun gibi takım sayısı en az 7-8 sezona başlarken), ben ligden hangi kaliteyi, heyecanı bekleyeyim.
    üstüne üstlük kalite göklerdeymiş gibi 20 takımlı garabet bir ligimiz var.
    çoğunun +3 yerli tercihi o kadar kötü ki (daha doğru bir deyişle genel yerli havuzu o kadar dar ki, biraz sivrileni zaten anın 3-4 kulüp kapatıyor.
    velhasıl mevcut yapıda 16 takım (çok zorlarsan 18) + sınırsız yabancı hakkı gelmedikçe ne bu takımlar aşama kaydeder, dolayısıyla ne de ligimiz...
  • 204
    fikstürü tamamlamak ve siyasilere kah oyuncak kah oy deposu olmak dışında gerçekçi bir hedefi olmayan takımlar.

    galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş ve trabzonspor bu ülke futbolunda kitleselleşmeyi başarmış dört kulüp. doksanların bu kadar ota boka hassasiyet olmayan ortamında ağzı doldura doldura "dört büyükler" deniyordu. sonra hayatın her alanındaki yumuşamanın bir tezahürü olarak "şampiyon olmuş takımlar" dendi. bursaspor ve başakşehir'in aldığı şampiyonluklar sonrası uzun uzun isimleriyle anılır oldular.

    bunlar gerek ekonomik güçleri, gerek arkalarındaki kitlenin potansiyeli, gerek buna bağlı devlet desteğiyle istese de batamayacak durumdalar...

    bu dördünü ve taraftarını bir kenara koyarsak, bütün misak-ı milli içerisinde, takımları bu dördünden biriyle oynadığında bile kendi takımını destekleyen kaç kulüp ve taraftar var? birkaç istisnai kulüp/şehir dışında, bu dördünden birinin iç sahadaki "önemli" bir maçına "x ilinden" otobüsle gelen sayısı sorudaki yekünün toplamı ile kafa kafaya gelir muhtemelen.

    kaldı ki üstteki paragrafta bahsi geçen istisnai kulüpler bile kendini bu saçmalıklardan soyutlamayı başarabilmiş değil. tarihsel olarak bir asırı devirmiş olan ankaragücü'nün son 10-15 yılda yaşadıkları ortada. 5. şampiyon bursaspor'un 2 sene sonra sahalarda olup olmayacağı belli değil. karşıyaka'nın nerede olduğunu kendi taraftarının bile bir kısmı bilmiyor. göztepe göztepe mi o bile tam net değil...

    denizlispor, gençlerbirliği, gaziantepspor gibi bundan 20 sene öncenin iyi kötü bir karakteristiği olan kulüpleri onun bunun elinde oyuncak olurken tepki gösteren kişi sayısı dört haneleri bulmadı muhtemelen.

    1960'lı yıllarda ulusal ligler kurulup mahalli amatör kümeden türkiye 2. ligine katılım teşviği verilince hemen her şehirdeki 4-5 takım birleşip şimdilerde bildiğimiz sonu spor olan kulüpleri bir araya getirmişti. 2010'lu yıllarda bu kulüplerin önemli kısmı batırılıp bu sefer sonundaki spor yerine başına yeni eklenen klonları türemişti.

    muhtemelen 2030'lu yıllarda başındaki yeni de kaldırılıp daha über bir ek ile tekrardan sahalara sürülecekler.

    çünkü bu ülkede futbol kulüpleri üzerinden döndürülecek tatlı rantlara olan talep hiçbir zaman bitmeyecek.

    futbol kültürü kimin umurunda?
  • 382
    alayının "ana" sponsoru koç holding'tir.
    içlerindeki en vasıfsızına, takımı dağılan, iyi birkaç oyuncusu da transfer olan ve küme düşmesi matematiksel olarak olmasa da psikolojik olarak kesinleşenine bu akşam tetikçilik görevi de verilmiştir.
    (bkz: 9 şubat 2025 galatasaray adana demirspor maçı)
    türk futboluna hayırlı(!) olsun.
    neden bir iki saniyede aklıma gelen konyaspor, kayserispor, çaykur rizespor gibi takımlar fener'e karşı oynadıkları maçlarda aleyhlerine şu maçta yaygara koparılan pozisyonun kat be kat fazlası kararlar verildiğinde, sahadan çekilmediler.
    çünkü bu işin bir yaptırımı olacaktı, ve bunların hiçbiri o riski alacak durumda değildi.
    peki neden ads?
    en başta fenerbahçe camiası bu akşamki maçta galatasaray lehine 3 puan yazmamış mıdır zaten?ama amaç belli, galasataray o 3 puanı alsın almasına ama aleyhine öyle bir algı oluşsun ki sonraki haftalarda bu, fenerbahçe'ye yol, su, elektrik olarak geri dönsün.
    ads zaten ölmüş ağlayanı yok, bu kirli çekilme işi ancak onlara yaptırılabilirdi ki zaten başlarındaki şahsiyet de tam bu işlerin adamı, ve durum malumunuz...
    (bkz: 23 kasım 2024 kayserispor fenerbahçe maçı)
    (bkz: 13 ocak 2025 konyaspor fenerbahçe maçı)
    (bkz: 2 şubat 2025 fenerbahçe çaykur rizespor maçı)
  • 338
    alayı fenerbahçe (!), pardon koç holding tarafından fonlanan, başkanlarının yaranmak için ortamlarda ali koç'un adeta ağzının içine baktığı, birbirleri ike yarıştığı, hatta birçoğunun başkanlarının ticari hayatlarının bir yerinde koç şirketleri ile yolunun kesiştiğini düşündüğüm kulüplerdir. ali koç'un bunları salıncağa değil, gondola oturttuğunu düşünüyorum.
  • 273
    rakip galatasaray olunca anadolu kaplanı olurlar, rakip fenerbahçe olunca kedi bile olamazlar. ben bize karşı yaptıkları mücadele ve katı oyun planlarından şikayetçi değilim yanlış anlaşılmasın adamlar kendi adlarına doğruyu yapıyor. peki bu doğru 2+2=4 kadar gerçek iken nasıl oluyor da rakip fener olunca doğrudan ve gerçeklerden uzaklaşıyorlar aklım alıyor ama kanıtı yok. benzerini 2011 yılında yaşadık o zaman maçları seyrederken ne hissediyorsam çevreme söylerdim hatta eskişehir fenerbahçe maçının direk şike olduğunu söylediğim koyu fenerbahçeli arkadaşım bile bence de bülent uygun hatır şikesi yapmış demişti soruşturmalar falan yürütülmeden önce. gelelim günümüze bir kaç maç haricinde çok benzer durumlar ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum ya da ben gözü kör bir fanatiğim.
  • 76
    şike yapan takımlar küme düşerse havuz gelirleri azalır diye, 2011 yılında hak hukuktan vazgeçenleri oldu. 2018 kasım ayında 2-3 tane kurnaz, galatasaray aleyhine hamle yapmak için bir araya gelince alet olup 17 takımın içinde oldular ve “hakemlere yazık” dediler. ama nedense yıllardır türkiye kupası yahut ilk 5 için deli gibi çabaladıktan sonra, avrupa’ya hazırlık yapmayıp çıkıp darmadağın olup dönüyorlar. çünkü çapları bu. bundan sonra birini bile ciddiye almanın, birine bile değer vermenin anlamı yok.
  • 60
    fm oynarken eğer acemiysen veya oyunu yeni kurduysan büyük takım alırsın. eskiler bilir , cm 01-02 oynayan herkes ilk başlarda roma veya lazio'yu mutlaka almıştır. türkiye ligi açıldığında herkes galatasaraya tsigalko'yu getirmiştir. ama bir süre sonra, 3-4 kere cl şampiyonluğu alındıktan sonra falan artık büyük takım sıkar. ya ligin orta sıralarından bir takım ya da alt liglerden bir takım alıp onunla başarıya koşmak ister herkes.

    kötü takımlarda kural şudur. acık para edecek adamı sat. yerine potansiyelli adam al, paran yetmiyorsa o adama, altyapıdan adam çıkar. onları yıldız yap. hedefe giderken takımın kilit bir kaç oyuncusunu asla satma veya fahiş fiyat iste, yerleri doldurulabilecek adamları sat.

    anadolu kulüplerinin çoğunun forma satış geliri yok veya çok az. stad geliri hemen hemen yok. adamlar yayın geliri, bulabilirlerse sponsor geliri, iddia geliri ve oyuncu satışından gelen gelirle dükkanı çeviriyorlar. bu durumda hangi kulüp hangi takım elindeki iyi oyuncuları yok pahasına veya tam değeri değerine vermek ister ki? sonuçta ligde yabancı sınırı var ve her takım 6 yerli oyuncu oynatmak zorunda.

    çok samimi olarak söylüyorum, ben de anadolu kulüplerinde yönetici olsam ben de oyuncu satmak konusunda adamın değeri 3'se 5 isterim. bu çok ama çok normal.

    normal olmayan büyük takımların, özel olarak galatasarayın, salihe, sercana, yiğite, şimdi yasine 3'erden 10 küsur milyon euro sadece bonservis ödemesi. yıllık maaşlarıyla birlikte bu tutar 20 milyon euro. kusura bakma sen kerizsen seni silkeleyecek birisi mutlaka bulunur. o 20 milyon euroyu altyapıya yatır. adam gibi hocalar getir, hayvan gibi maaş ver hocalara. 50 kişilik genç çocuk arama timi kur. ne kadar potansiyelli çocuk varsa daha altyapıdan topla. tesislerini geliştir. 3-5 sene sabret, ondan sonra sana yasine 2,5 milyon euro çektiklerinde kıçınla gül.

    ya da abuk sabuk adamlara 2-3 verip kadronu çer çöple dolduracağına git 10 milyon ver hakanı al, 10 milyon ver emre can'ı al. hem kadro kaliteni arttır hem de abuk sabuk heriflerle muhatap olacağına adam gibi profesyonellerle muhatap ol. yurt dışındaki takımlar için hakanla x bir almanın hiç bir farkı yok. o yüzden fiyat farkı da yok. ama türkiyede adamın elinde sadece yasin varsa yetenekli, ona da kimse kusura bakmasın 2,5 milyon euro ister. ne de olsa karşıda salihe, yiğite, sercana daha fazlasını vermiş bir takım var.

    yaptıkları şerefsizlikler, söz verip caymalar, veya duruma göre göt baş oynatmalarını tabi ki kabullenemeyiz ve doğru değil. ama adamın elindeki topçuyu isterken, ver şunu 3 kuruşa dersen adam da senin benim yapacağım gibi vermez. herşey arz-talep.

    sen uyanık ol, onlara muhtaç olma. en yakın örnek almanya. adamlar altyapıya hayvan gibi yatırım yaptı. sonuçta ortalığın .mına koyan bir milli takım, cl şampiyonu ülke takımı ve herkesin artık yana döne seyrettiği bir lig.

    biz bu kafayla daha çok 2,5 - 5 milyon eurolar öderiz.
  • 393
    ilginç bir süper lig istatistiğine rastladığım takımlar.

    67 yıllık süper ligde en fazla bulunan anadolu takımı trabzonspor değil, ankaragücü (54). ankaragücü geçen sezon 1. lige, bu sene de 2. lige düştü.

    trabzonspor'dan (51) sonra gelen takım ise bursaspor (50). bursaspor bu sene 2. lige yükseldi.

    bursaspor'dan sonra ise gençlerbirliği (48) geliyor. gençlerbirliği bu sene süperlige yükseldi.

    gençlerbirliğinden sonra gelen altay da (42) bu sene 3. lige düştü.

    süperligde en çok bulunan anadolu takımlarının trabzonspor hariç hepsi bu sene lig değiştiriyor ve hiçbiri seneye 1. ligde yer almayacak.
  • 195
    (bkz: 14 ağustos 2023 fatih karagümrük beşiktaş maçı)

    bu sezon hic olmadigi kadar kotu durumda olan kulupler. ekonomik zorluklar uc buyuklere yansimiyor ancak bunlara yansiyor. girin bakin transfermarkta hangi kulup dogru duzgun transfer yapabilmis. eskiden yine iyi kotu dikkat ceken bazi transferler olurdu artik o da yok.

    bu ne demek? kalitesizlikten yerlerde surunen anadolu takimlarinin uc buyuklerden puan dahi almasinin cok zor olacagi demek. bugunku macta yokluktan bir stoperin forvet oynatilmasi bunun en aci ornegi.

    anadolu kuluplerinin tamamen figuran olacagi ligde sezonun kaderini derbiler belirleyecek. o yuzden transfer yapamamis kayserisporu yenemedigimiz icin hala sinirliyim. anadolu kulupleri biraz umut verse bu puan kaybi o kadar da zoruma gitmezdi ama yok yani. bu sezon inanilmaz seriler gorebiliriz.

    bu tabloda ilk haftadan direkt 2 rakibimizin 2 puan gerisinde baslamamiz sanildigindan da kotu oldu ne yazik ki.
  • 189
    2010’lu yıllarla birlikte, artan yayın geliri ve yabancı serbestliği sayesinde gayet iyi takımlar kurabiliyorlardı.

    maalesef artan kurla birlikte eriyen yayın geliri sebebiyle çoğu kulüp zar zor ayakta kalır hale geldi. sürdürülebilir gelirleri de olmayınca geriye gittiler. çoğunun seyircisi bile yok zaten.

    seyircisi olanlar da alt liglerde yaşam mücadelesi veriyor. üzücü bir durum. bence artık ligin 16 takımla oynanma olasılığı ciddi ciddi düşünülmeli. ligimizin kalitesiz olma sebeplerinden biri de ligde çok fazla amaçsız takıma sahip olmamız.
  • 256
    türk lirasının erimesiyle bile yayın gelirleri de kuş oldu. seyirci desteği de yok. farklı gelir kaynakları yok. başkanlarının ellerine bakıyor çoğu takım. bu şartlar altında ucuz ama kaliteli yabancıları getirme furyası da bitti. 2013’de webo, isaakson, kalu uche, raheem lawal, ismael sosa, lualua, vleminckx, azofeifa, pablo mouche, herve tum, dede, gibi kaliteli oyuncular vardı anadolu kulüplerinde. şimdi hangi takımda böyle yabancılar var?
  • 322
    galatasaray'ın asla futbolcu kiralamaması gereken kulüpler. özellikle kazımcan'a, emre kılınç'a ve taylan'a 2 senedir yapılanlar ve dubois olayından sonra. galatasaray maçlarından sonra hakem diye ortalığı inletmeleri ama bariz doğrandıkları fener beşiktaş maçlarında seslerinin çıkmaması da ayrı bir sebep. gerekirse tüm maaşları biz karşılayalım ama belçika 2.lig'ine falan kiralayalım daha iyi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın