çalışmaların nasıl devam ettiği ile ilgili bir fatih hocanın birde futbolcuların yüzüne baktığımız zaman pek âlâ anlayabiliyoruz.
alberto hocam, senden en büyük beklentimiz şampiyonlar liginde rakiplere ezilmeyecek bir takım kurman. 2018 - 2019 sezonun ikinci yarısında bunun emarelerini göstermeye başlamıştın, devamını da bekliyoruz.
128
alt yapıdan a takım kampına katılan oyuncuların, antrenmanlarına nasıl tepki vereceğini çok merak ettiğim kondisyoner. galatasaray sosyal medya ekibi sık sık erencan yardımcı ve ali yavuz kol'un idman ve mücadele fotoğraflarını paylaşıyor. arka bahçemizden bir sezon başı kamp sürprizi çıkar mı acaba?
kampta tüm futbolculari çok sıkı çaliştirip, idmanlarda "haydi siz şampiyonsunuz, daha hizli" diye bağiriyormuş. hatta emre kaplan, fatih hocanin antrenmani zaman zaman bartali'ye biraktiğini da söyledi.
131
adam baya baya iyiymiş. 19 temmuz 2019 rb leipzig galatasaray maçının ilk yarısı itibarı ile takımın fizik durumu gayet iyi. daha sezon başı olmasına rağmen, gecen sezon oynadığımız pek çok mactan daha diri bir takım gördüm.
132
galatasaray futbol takımına "nasıl ayakta kalınır"ı da öğretmesi gerekir. sürekli yerlerdeyiz, yakışmıyor.
bir adet kondisyoner. dünyada şu mesleğe etkisinden çok anlam yükleyen başka bir taraftar grubu yoktur. bu italyan'ın ya da scott piri'nin adının daha önce çalıştığı kulüplerin taraftarınca pek bilindiğini sanmıyorum.
135
şuan karşımda sigara içen kondisyoner.
136
yeryüzündeki kalburüstü binlerde kondisyonerden 1 tanesidir sadece. sözlükte bazen öyle şeyler yazılıyor ki kondisyon biliminin kurusucu falan zanneder okuyan. futbolculara bile bazen gelsin bartali adam eder falan deniyor. ya fiziği bitmiş her geçen gün geriye giden adama bartali ne yapabilir. gençlik iksiri mi var bu adamın elinde. bazen gerçekten ölçülü övmeyi bilmiyor herşeye gereğinden çok fazla anlam yüklüyoruz.
ülkesi italya'daki tanınmışlık oranı, galatasaray taraftarı arasındaki tanınmışlık oranından daha az olan kondisyoner.
137
bugünkü akşam antrenmanında futbolcuları yokuş yukarı koşturmuş kondisyonerimiz.
karl malone uzun yıllar önce takım arkadaşı john stockton'ı anlatırken (hafızamda kaldığı kadarıyla) şöyle bir şey söylemişti: "çok zor bir maça çıkarken yanımda onu görünce tüm endişelerim yok olurdu"
galatasaray'ımı her düşündüğümde aklıma bartali geldiğinde, benim de endişelerim yok oluyor.
139
scott piri de ilk geldiğinde kampta aynı şekilde çalıştırıyordu. dik yamaca koşma sonra variller içinde buz ki kaa hemen soğusun diye.
sprint üzerine kondisyon yüklüyordu adam. yani hafif tempoda maraton koşacak futbolcu değil 200 metreci gibi kısa ve hızlı koşular. piri'nin olduğu yıl aslında tam ortaya çıkmadı etkisi takımın üzerinde. 3 günde bir şig maçı vardı insanlar anlayamadı adamın takım üzerindeki etkisini.
şimdi gördüğüm kadarıyla bartali de aynı sistemle çalışıyor. bu sene takımın çok diri olacağı açık.
140
yakında takımı düz duvara tırmandırırsa şaşırmayacağım kondisyonerimiz.
yaptırdığı antrenmanlar ve sistemler her kulübün uyguladığı şeyler. öyle çok aman ahım şahım bir olayı yok yani. fazla gaza gelmemek lazım. iyi bir antrenördür ona hiç lafım yok.
143
az önce avusturya kampından canlı yayınlanan görüntülerde, takımı adeta bir general edasıyla çalıştıran kondisyonerimiz.
bu adamın suratına 10 saniye bakınca benim bile rakip takımın stoperlerine önde baskı yapasım geliyor.
dünyada başka hiçbir takımda bu kadar övgü almayacak bir adamı ilah yaptınız ya umarım hayal kırıklığı yaşamazsınız. yahu adam kondisyoner işte, dünyada her takımda var. tek adamla dünya değişecek sanki... tudor'un kondisyonerini nedne konuşmadık? prandelli'ninki kötü müydü? rijkaard yanında barcelona kondisyonerini getirdi de ne oldu? her şey birbiriyle bağlantılıdır, futbolu tek bir noktadan yola çıkarak açıklayamaz, sorunları çözemezsiniz. 120 km koşmak için sadece bu kondisyona sahip olmak yetmez. 120 km koşabilmeyi gerektiren bir oyun, oyuncuların bu oyuna inanmaları gerekir. yok ver kırbacı bartalli, yok coştur bartalli, kafayı yedi millet yokluktan.
edit: kondisyon ya da kondisyoner önemsiz gibi bir iddiada bulunduğum anlaşıldıysa bu entryden yanlış ifade etmişim demek ki kendimi. kondisyon elbette önemli ve yine elbette bartalli de iyi bir kondisyonerdir ki bu kadar tecrübeli bir hoca olan imparatorumuz kendisine emanet ediyor takımı. ancak galatasaray'ın tek sorunu kondisyonerdi ve şimdi çok iyi bir tane geldiği için her şey çözüldü gibi bir algı yaratılıyor istenmeden de olsa. yahu rijkaard bu rakıma barcelona'nın kondisyonerini getirdi. mancini'nin kondisyoneri için dünyanın en iyisi yazılıyordu burada. peki sonuç? benim bartalli ile hiçbir derdim yok. galatasaray'a faydası olacak bir insanla benim neden ve nasıl bir derdim olsun ki zaten? ben sadece mucizevi beklentilerini dile getiren arkadaşların görüşlerine katılmadığımı belirtiyorum. bana göre bir takımın 120 km koşması(bartalli'den bunu bekleyen hayli entry okudum burada) sadece fizik kondisyonla ilgili değildir. oynanan, oynanmak istenen oyunla ve oyuncuların o oyuna duyduğu inançla, fizik kondisyona kıyasla çok daha fazla ilgilidir.
146
normalde belki de bu kadar övülmeyecekti fakat 2018 2019 şampiyonlar ligi macerasında takım fiziken o kadar berbattı ki, taraftar kondisyonun, dolayısı ile kondisyonerin önemini anladı.
24 ekim 2018'de schalke ile istanbul'da oynadığımız maçta takımdan utandım. adamlar bizi resmen dövdü. 0 0 bitti neyse ki.
kondisyoner önemlidir.
147
bir dönem eleman polemiği vardı ya görüyorum ve arttırıyorum. galatasaray spor kulübünün her alelade elemanını sayfalarca konuşacaksak malzemeci, otobüs şöförü epey bir insanı takip etmemiz gerekecek. mesleğine saygım var ama bu nedir abi her gün gündemde adam. italyan stoper mi aldık hop diyorum başlığa giriyorum yine aynı "beden eğitimi hocası".
148
sözlüğün eleştiri aşığı, en ufak güzellikten nem kapan yazarları tarafından bugünün talihlisi seçilmiştir.
adam kondisyoner, yaptığı işi beğeniyoruz, övüyoruz, seviyoruz. biraz da takımın kondisyon eksiği olduğunu düşündüğümüzden yaptırdığı çalışmaları ekstradan takip edip üzerine titriyoruz.
ama o da ne? içine eleştiri ve kurum kaçmış, bildiğiniz içine kurum kaçmış, sgk tipli bazı yazar dostlar belirip "her takımda var, zaten biz hep 50 liralık kondisyoner alıyoruz" şeklinde müthiş yorumlarla sözlükte açan çiçekleri koparıyor.
siz mutlu olamazsınız ya. hakikatten bakın. bu arada küçümsenen kondisyonerin önemine falan girmiyorum. burada teknik, taktik, fayda konuşmak zor çünkü.