resim
Abdurrahim Albayrak
Görev:Asbaşkan
Takım:-
Yaş:71
Uyruk:Türkiye
  • 1301
    (bkz: #1623723)

    bahsi geçen olayda polis aklınca adamlık dersi vermeye çalışmış gidip önüne parayı fırlatarak ancak onu rüşvet almadan önce düşünecekti. rüşvet alması için ortada bir suç olmasına gerek yok. albayrak bu konuda ne kadar şerefli ise " türk polisi " de şerefliliğini göstermiş. ikisi de omurgasızdır gözümde ayrıca.
  • 1302
    (bkz: #1623723)

    bu olayda abdürrahim albayrak'ın harçlık vermesi bence yanlıştır. daha sonra medya'ya yansısa neler olabileceğini düşünerek hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. ülkemizin basınını düşünürsek ki gerçekten sorun yaşanırdı.
    polisler acısından düşünürsek'de 500 euro'yu görünce ve zor zamanlarında ise almış olabilirler lakin yinede yanlış olduğunu değiştirmez.
  • 1304
    olay doğru ise her ne kadar polis mağdur olursa olsun her iki taraf da aynı derecede hatalıdır. rüşvet almak da vermek de kötü bir şey. polisin de mağdur olması için bayağı bir borç batağına saplanması lazım. en düşük polis memuru ayda 2 bin lira kazanıyor. trafik şubedenmiş ayrıca, onların kazancı biraz daha fazla. ha elbette dünya hali, her şekilde işiniz rast gitmeyebilir, yorum yapmak bana düşmez o konuda. fakat yine de rüşveti de suçsuz kılmaz.

    abdurrahim'in de zaten rüşvet işlerinde olduğunu anlamam için duymama da gerek yoktu. az çok böyle işlerin içinde bir insan adamın geçmişi belli.
  • 1305
    bahse konu olan abdurrahim albayrak'ın polislere 500 euro para verip sonra şöförü aracılığıyla 400 ünü geri istemesi hikayesinde polisin yaptığı mı ayıp albayrak'ın yaptığı mı ayıp bilmem ama bana sanki şoför çakallık yapmış gibi geldi. polisleri kandırıp parayı cebine atmak istemiş olma ihtimali bu hikayeyi mantıklı yapan tek son olurdu zannımca.
  • 1307
    - polise 100 euro verecekken 500 euro vermişse bildiğin maldır...
    - polis, kendisine 500 euro verilmişken ve ortada kanıt, fatura yokken bunu gidip geri verdiyse saftır

    amma velakin;

    - abdurrahim albayrak'ın polislere durup duruken 500 euro verdiğine, sonra da bunu 100 euro verecekken yanlışlıkla verdiğine, sonra da bunun 400 euro'sunu polislerden geri istediğine, polislerin de yeşilçam'daki yaşar usta tribiyle gidip bu parayı abdurrahim'in suratına fırlattığına, caaanım türk parası varken abdurrahim'in ne sikime euro verdiğine inanan sözlük yazarı varsa...

    onlar ayrı bir kategoride de neyse...

    (bkz: sözlükte derdini sikeyim butonunun olmaması)
  • 1310
    tarzıyla sorunum yok. sonuçta bağımsız bir birey. nasıl istiyorsa öyle takılabilir.

    siyasi görüşüyle sorunum yok, zaten bir iş adamı. hükümetle arasını iyi tutmaya mecbur.

    benim derdim bu adam yönetici olarak galatasaray'a ne veriyor. zamanında kısa bir entry karalamıştım hakkında (bkz: #1583788)

    ancak;

    galatasaray kurulduğu zamandan bu yana sadece başarıyı hedefleyen bir kulüp olmadı. aynı zamanda galatasaray lisesi ve üniversitesi ile beraber belli ilkeler doğrultusunda hareket eden bir kültür yuvası oldu. hiç bir dönemde kendi kimliğinden taviz vermeyerek türk sporunda hedeflerin çıtasını belirledi.

    işte bu noktada vergi cezasıymış, ekonomik durummuş, stadın metro sorunuymuş... tüm bu yöneticileri ilgilendiren problemler galatasaray illkeleri doğrultusunda çözülmek zorundadır. hangi hedef doğrultusunda olursa olsun hiç bir yönetici galatasaray'ı çizgisinden uzaklaştırmaya cürret etmemelidir. edene de adnan polat tarifesi uygulanmalıdır.

    duygun yarsuvat...
    abdürrahim albayrak...
    ve artık diğer ilgililer, bunlar her kimse...

    bana göre kara listeye eklenmesi gereken isimler.
    zira yönetici olarak gelmelerinden itibaren geçen 2 aylık süreçte, galatasaray tarihinde görülmemiş ölçüde politikacılara yaranma, siyasetten çıkar bekleme, kulübün karakterli duruşunu hiçe sayma ve camiayı küçük düşürücü hareketlerle bundan sonra elde edilecek her türlü mali başarıyı zan altında bırakacak girişimlerde bulunma gibi galatasaray kongresi ve taraftarınca aska kabullenilmemesi gereken bir tarzı benimsediler.

    sen kendi büyüklüğüne güvenmezsen büyük olamazsın.
    merak etmesinler. siyaset galatasaray'a ceza kesebilir. ancak bunu yaparken kendine de zarar vereceğinden sen karakterli durup taraftarının desteğini istersen, o ceza galatasaray'dan çok kesene zarar verecektir.

    tayyip erdoğan'ın deyişiyle...
    velev ki öyle olmadı...
    bu taraftar galatasaray'ı ikinci ligde de destekler. yeter ki galatasaray galatasaray olmaya devam etsin.
  • 1315
    maalesef zerre güven vermeyen insan.

    abdürrahim bey genel olarak doğru konuşmuyor. anı kurtarma peşinde, anlık şov yapma peşinde. yönetime geldiğinden beri yaptığı her hareket kulübe zarar olarak döndü. yerli yersiz konuştu, koskoca kulübün teknik direktörü kalktı kulüp kanalından kendi yöneticisini yalanlamak zorunda kaldı. bu büyük bir ayıptı aslında. birden bire yetki sahibi olunca ne yapacağını şaşırdığı için oluyor bütün bunlar.

    ben yönetimde olmasına da karşı değilim fakat ikinci adam olduğu anda işler değişiyor. sneijder ile ilgili sürekli "gitmiyor, göndermiyoruz" diyip durdu. şu transfer döneminde sneijder satılırsa kimse şaşırmaz. sorunu da tam olarak bu. dediğinin tersi olasılıklar, potansiyeller içerisinde yüksek ihtimali bir konumda duruyor. bir kulüp yönetiminin ikinci adamının bu şekilde akla geliyor olması bile o kulübün nasıl kötü yönetildiğini gösteriyor. duygun hoca derslerinden pek başını kaldıramıyor gibi. sırf galatasaray sahipsiz kalmasın diye başkan oldu ama ikinci adamlığı yanlış kişiye verdi.

    hep deniyor ya "ali dürüst ve abdürrahim albayrak olduğu için aysal başarılı oldu," bunun ne kadar boş bir sav olduğunu da görüyoruz. tam tersi, aysal iyi çekip çevirmiş o kadroyu. belli ki abdürrahim albayrakın başına buyruk, rasyonellikten uzak tavırlarına bir süre sonra o da katlanamadı. 12 mayıs gecesi başbakanı arama işgüzarlığında bulunduğu andan itibaren aysalın kendisini gelecek planlarından sildiğini düşünüyorum. galatasarayın kupasını alması için herhangi bir siyasiye ihtiyacı yoktu. siyaset temelli spor çizgisinden uzak kalmaya çalıştıkça, albayrak türevi insanlar galatasarayı bu çukura itmeye çalıştılar, aysal da kendince set çekti ama o da ikinci dönem yönetimini doğru seçemedi maalesef.

    mayısa kadar daha saçma durumlarda kalacak kulüp. allah hamza hocaya yardım etsin, o da başarısız olursa hepten rezil bir ikinci yarı bizleri bekliyor. umarım bir dahaki yönetim kurulunda albayrak ikinci adam olarak, yetki alanı geniş biri olarak bulunmaz.
  • 1317
    sonu adnan polat ve ergun gürsoy benzeyeceğini gösteren yöneticimiz. ergun gürsoy ve adnan polat yönetime gelirken taraftarın sevgilisi olarak geldiler son dönemlerinde herkesin büyük beklentileriyle fakat ergun gürsoy'u fatih akyel sevdası, adnan polat'ı da adnan sezgin sevdası bitirmişti. kendisini de sneijder tutumu bitirecek gibi görünüyor. inşallah bu vahim hatadan dönülür ve sneijder takımda kalır.
  • 1322
    yine yeni yeniden bizi zor duruma düşürebilecek açıklamalar yapmış yönetici. bu sefer de demiş ki "oyuncularımızla yaptığımız toplantıda bizlere maddi manevi konuda kolaylık gösterdiler. mali konularda bize en ufak bir pürüz çıkarmadılar. herkes imzalarını attı tek kelime etmediler. ben söyledim arkadaşlar netice itibariyle 'borcu yoktur' kağıdına imza atıyorsunuz ve kimse itiraz etmedi ve şartları kabul ettiler."

    ilk başta güzel haber gibi görünüyor ama derbi zaferiyle arada kaynamasın, bu şu demektir: futbolcuların parasını ödeyemiyoruz, oyuncularla ben konuştum, herkesin alacağı olmasına rağmen kağıt üstünde 'alacağım yoktur" diye gösterdik, uefa sorduğu zaman da bu sahte evrakları göstereceğiz.

    hukukçu arkadaşlar daha iyi tanımlarlar ama bir nevi sahtekarlık, evrakta sahtecilik gibi bir şey bu. hadi zorda kaldın kapalı kapılar ardında yaptın bunu, niye çıkıp da kameranın önünde bunu itiraf edip, millete koz veriyorsun, bizi zor duruma düşürüyorsun? kaçıncı gafın oldu bu artık kimse de mi uyarmıyor aklım almıyor artık. sırf kendi reklamını yapacak diye her hafta kamera önünde saçma sapan şovlar, açıklamalar.. birisinin dur demesi lazım artık bunlara.

    edit: hagi ve emozguner uyardı, hukuki olarak bir problem olmaz, muhtemelen vadeli senet verilmiştir karşılığında dendi. gereksiz bir açıklama olsa da en azından hukuken bir sıkıntı olmaması güzel tabi
  • 1323
    galatasaray'a yakışmayan yönetici.

    yarın fenerbahçe kulübü ya da başka bir kulüp çıkıp ta, "futbolcular fedakarlık yaptı onlardan borcu yoktur kagıdı aldık" açıklamalarını fifa nezdinde delil olarak kullanıp, aslında ödemeleri yapmadılar bu evraklar gerçeği yansıtmıyor dese, hakkımızda inceleme yapılsa ve gerçek ortaya çıksa , üstüne kupalardan men edilsek sizce galatasaray olarak dünyada nasıl bir imajımız olur?
    hayır madem yapmışlar bir fedakarlık, sen ne diye bundan prim yapmaya çalışıyorsun ki? herşeyimizi ortaya dökmenin bir anlamı var mı? borcumuz yoktur de bitsin gitsin, kimseye açıklama yapmak zorunda değilsin...
  • 1325
    sag elin verdigini sol el bilmeyecek lafini bilmeyen yonetici.

    yapilan fedakarlik, yapilan yardim, ustlenilen sorumluluk ve dirayetle gelen basari... bunlari ulu orta konusmazsin. cok gerekirse zamani geldiginde birileri senin icin konusur ve seni over. ama sen kalkip onune gelene tesekkur eder gibi konusup aslinda kendine tesekkur edilmesini beklersen akli basinda bir adam karsina cikar ve sorar, bu futbolcular maasindan fedakarlik etti, basketbolcular parasiz oynadi/oynuyor, taraftar ne kadar gucu varsa o kadar urun satin alip maca geliyor, kombine aliyor, be ipimun son ilmegi, sen galatasaray'a maddi olarak ne verdin? ne fedakarlikta bulundun? kendi adini tasiyan sirketinin ulu orta reklamini yaparken karsiligindan cebinden uc kurus para cikti mi? galatasaray uzerinden yaptigin reklami bir reklam ajansina gitsen sana kac paraya patlardi? daha turkiye'de seni kimse dogru duzgun bilmezken sirf adin duyulsun diye galatasaray'a altur otobusu vermistin fi tarihinde, o tarihten beri ne verdin bu kulube? yillik gerlirin yuz milyonlarca dolar, hicbir sey bilmiyorsan zekatindan bir kismini su kulubun alt seviye calisanlarina verdin mi? hani muslumandik? hani 40'ta birini fakire veriyorduk?

    ne kadar galatasarayli oldugu beni ilgilendirmiyor, hos benim gozumde galatasarayli degil fanatik bir galatasaray taraftaridir. ve bu sark kurnazi yoneticimiz parasini galatasaray'dan daha cok sever. klasik turk kizi gibi de kendi yaptigini goz onune atarken sanki baskasini over gibi yapar: seni seviyorum derken, aslinda beni seviyor musun demek isteyen kiz modeli.
App Store'dan indirin Google Play'den alın