*

resim
Abdurrahim Albayrak
Görev:Asbaşkan
Takım:-
Yaş:71
Uyruk:Türkiye
  • 878
    asla ve asla galatasaraylılığını sorgulamayacağım, iyi bir galatasaraylı fakat ;
    bir önce ki döneminde kulüpten alacağı olan bir miktar para içinde kulüpte
    neler yaptığını herkes bilir..

    yoksa albayrak'ın benden farkı yok taraftar olarak fakat bazı yerlerde
    duygusallığını yitirebiliyor.

    yine de bu yeni yönetimde olması gerektiğine inandığım, takımın yöneticisi değilde
    abisi konumunda olması gerekirdi...
  • 882
    öldükten sonra badem gözlü olan bir diger galatasarayli.

    burada ikiyüzlülükte çigir açan yazarlarin 100lerce entrylerini gösterebilirim.

    daha dün'e kadar;

    - galatasarayin aristokrat duru$una yaki$miyor
    - köylü
    - iyiki bi otobüs $irketi var, anlatmakla bitiremiyor
    - vs. vs.

    $imdi ise, yok efendim, geri gelsin, iyi adamdi falan filan..

    albayrak tipi arabulucular her daim olmalidirlar. arma için fedakarliktan kaçinmayan, maddi, manevi her türlü destegi saglayan ve en önemlisi futbolcu ve yönetici arasinda o görünmeyen bagi saglayan.

    (bkz: işte bunlar hep kurumsallaşma).
  • 883
    hagi için söylediklerini unutmam mümkün değil bir, lig tvye yaptığı dalkavuklukları unutmam mümkün değil iki, polat taraftar fişletirken onunla beraber başbakandan özür kampanyalarını unutmam mümkün değil üç, galatasaray duruşuna hiçbir türlü yakışmıyor dört. nedir bu duruş efendim? bir galatasaray yöneticisi çıkıp da kapa bildirim yapılmadan şunu aldık bunu aldık diyemez, ambrabat yüzünde uykularım kaçtı diyemez, sayın başbaahaaanımızı aradım, ondan allah razı olsun, bilmem kim aradı ondan allah razı olsun, morinho aradı ondan allah razı olsun...

    bu ne ya adamda biraz ağırbaşlılık olur. galatasaray burası pazarda portakal satmıyoruz.
  • 887
    galatasarayla olan bağı, klasik bir 10 numaranın takımın gidişatına etkisine benzeyen yönetici.
    10 numara varsa goller asistler var, yoksa ortaya bir problem doğar ya o bakımdan.

    kendisine işe yaramaz diyen çarpılır. da...

    kendisine vasıf yükleyen taraftar ve yöneticiler, kendisine bir nevi "bebek bakıcısı" gözüyle bakıyor.
    bir futbolcunun derdi olduğunda ona koşuyor, problemini çözüyor, her şeyiyle ilgileniyor eyvallah da bu nereye kadar böyle gidecek?
    yapılan iş profesyonel bir meslekse eğer,
    milyonlarla liranın döndüğü bir piyasanın en etkili parçalarına bir de bakıcı mı tutacağız sürekli?

    senin çalıştığın iş yerinin patronu, çalışanlarının morali bozulmasın, çalışanların her şeyiyle ilgilensin de işler aksamasın diye size özel birisini tutup peşinizden mi koşturuyor? yok.

    siz özel hayatınızın iş hayatınızı etkilememesine alışmışken, böylesine bir piyasanın bireyleri ne diye alışamıyor?
    yabancı bir futbolcu ailesi yanında yok diye morali bozulup performansı düşüyormuş.
    yok ya? sıkıysa manchester united'da oynarken bozulsun bakalım o morali de yansıtsın bakalım performansına ne oluyor?
    aynısı yerli futbolcular için* de geçerli. bir sorunları varsa* bir zahmet yansıtmasınlar performanslarına kendi kendilerine çözmesini öğrensinler. aldıkları paranın hakkını versinler.

    bana gheorghe hagi gibi babasını kaybetmesine rağmen sakalıyla maça çıkacak adam lazım.
    abdurrahim albayrak'ın habire peşinden koşup, pohpohlayıp da moralini düzeltmeye çalıştığı futbolcular değil.

    beğenmiyorlarsa çekip gitsinler.
  • 888
    kimse yanlış anlamasın, amacım abdürrahim albayrak'a sallamak falan değil. burada o'nun yerine herhangi birinin de ismi olabilirdi. beni düşündüren şey şu: koskoca galatasaray'ın 2 senedir bu kadar başarılı olmasının gizli kahramanı, perdenin arkasındaki adam bu mudur? yahu bırakalım allah aşkına bu muhabbetleri. öyle bir kulübüz ki kaosa girmek için fırsat arıyoruz resmen. abdürrahim albayrak kimdir be, camianın içi çürümüş.
  • 890
    galatasaray'ın başarısının altında yatan adam. hahahahaha. buna nasıl gülsek lan? bu adama mı kaldık? neyi başarabilmiş bugüne kadar? futbolcularla içli dışlıymış, abi kanka muhabbetindeymiş. he yavrum real madrid, barcelona, manchester united gibi takımlar da bu adam gibilerle ilerliyor. bırakın lan artık amigoluğu, arabeskliği.

    i love you hoca'nı da al git! *
  • 893
    kendisinin ne kadar faydalı yönetici olduğunu gerçek galatasaraylılar anlar. madrid ve manchester ünal başkanın yönetiminde mükemmel yöneticilik yapan adnan nas, şükrü ergün, bülent tulun tarzı adamlarla yönetiliyor zaten. işin diğer komik kısmı manchester'dan falan bir tane yönetici ismi sayamayacak adam gelmiş burda kıyaslama yapıyor. yazarken biraz zekanızı da kullanın. ingiltere'ye giden adam albayrak tarzı yönetici neden arasın. ingiltere'de kendi ülkesinden milyon tane futbolcu bulur, dil problemi zaten çekmez. haftada ikiden aşağı maç yapmaz. kamp dışına gitmeye çok az fırsatı olur zaten. bunun gibi birçok neden yazabiliriz hadi bunları geçtim türkiye şartlarından hiç mi haberiniz yok. türkiye'de başarılı olmanın yolu ingiltere'ye göre çok daha değişiktir. uzayda mı yaşıyorsunuz, beyniniz mi almıyor bazı konuları cidden anlamak güç.
  • 894
    kendisinin manchester üzerinden eleştirilmesi ayrı komik,

    manchester united : ferguson klübün sahipleri işime karışmadı, hiçbir şekilde futbol şubesine karışmadılar diyor, sahibi ha klübün seçilmiş başkanı falan da değil.

    real madrid : büyük klüplere yakışan şekilde, kumpas mumpas yapmadan hocasını sezon sonuna kadar tutuyor, sonra yolluyor.

    barcelona : bu konuya hiç girmeyelim, sırf kendi klübünden olduğu için nice adamlara sahip çıktılar.

    sen gelip buraya avrupayı örnek gösterirsen, sana 1000 tane karşı argüman koyarım ben. amerikan bayraklı t-shirt giyip kendini batılı zanneden tikilere benziyorsunuz, aynı kafa yapısı, aynı iticilik, aynı gereksiz kibir-özgüven. kendisi galatasaray için başarılı bir yöneticiydi, umarım bir gün geri döner.
  • 895
    galatasaray, real madrid, barcelona, manchester united olduğu için bize yakışmayan yönetici

    sen 5 milyon euroluk futbolcu için 3 ay pazarlık yaparken birisi 100 milyonu çıkartıp veriyor ve futbolcuyu alıyor.
    sen efsane hocana 30 ay sabredememişken diğeri 30 sene bir dediğini iki etmeden hocasının arkasında duruyor.
    sen her sene farklı futbol oynarken, bazen sezon boyunca dan dun oynarken öteki 10 senedir sisteminden ödün vermeden oynuyor.

    her şeyimiz 3 büyükler seviyesinde olduğu için tek derdimiz abdürrahim albayrak idi. kendisi gideli birkaç ay oldu. bakalım ne zaman kurumsal olacağız görelim.
  • 896
    takımımıza her daim yaptığı katkılar azımsanan eski yöneticimiz.
    olayların iç yüzünü bilemediğimden yönetimden çıkartılmasının doğru olup olmadığını bilemiyorum fakat bildiğim bir şey var ki bu adamın özellikle görev yaptığı son iki iki senede takıma katkısı gerçekten çok büyük. bunu zaten yönetimden onu tanıyan kime sorsanız başkan dahi söylüyor.

    göreve geldiği 2011-2012 sezonundan önce takım içi gruplaşmalar kulüp içi kopukluklar çok başımızı ağrıtıyordu. hatta takım içi gruplaşma değil düşmanlık bile olduğu oluyordu birlik ve beraberlik yeterli düzeyde değildi. çok iyi oyuncular barındırsak da takım olamıyorduk. en başta fatih hocamızın sayesinde abdurrahim abinin katkılarıyla yeniden gerçek bir takım olduk. böyle adamlar her yere lazım aslında...

    profesyonel bir yönetimde de yeri vardır abdurrahim albayrak'ın. eğer sadece takım içi işlerden sorumlu olursa, yardımcı antrenörmüşçesine(yardımcı antrenörlerin sadece bunu yaptığını söylemiyorum, abdurrahim abi'nin görevi bu olsa diyorum) sadece takımın huzuruyla birlik beraberliğiyle ilgilense yönetim işlerine pek(hatta belki de hiç) karışmasa görev alanı sınırlı olsa gayet profesyonel bir yönetimde de çok faydalı işler yapabilir. ha ama böyle bir şeyi istemeyip daha yetkili bir şekilde yönetimde olmak isterse yine şimdiki olur, kendisi bilir.

    özetle; iki sene boyunca takımımız için sarf ettiği emeğe, uğraşa teşekkürü borç bilirim. benim gözümde çok faydalı olmuştur. buna rağmen yönetimde olmaması yanlış da diyemeyiz.
  • 897
    gidişiyle takımdaki yeri hala doldurulamayan eski galatasaray yöneticisi. aslında bakıldığı zaman türk futbolundaki en büyük eksiklikte işte budur bana kalırsa. işin duygusal yönünü yönetme gereksinimi duyan kulüp yapıları. duygusal yön dediysem gerçekten duygusal yön. yani düşünün futbolcularımız maalesef sürekli kendisine arka çıkan, sürekli kendisinin problemleriyle ilgilenen kişilerin olmasını kısacası kendisine abilik yapılmasını istiyor. mesela bu durum basketbol takımımız içinde geçerli midir acaba? aslında burada suç futbolcularda değil. onları bu sisteme alıştıranlarda.
  • 899
    acilen florya'ya geri döndürülmesi gereken galatasaray
    yönetim kurulu eski üyesi.

    tamam kabul ediyorum, kurumsal yapıya yakıştırılmayabilir, bir yöneticiden ziyade amigo görüntüsü çiziyor olabilir, profesyonellikten uzak bir görüntüsü vardır ama şu an için takımda ki dostluk, kardeşlik, güven ve huzur ortamını tekrar sağlayabilecek kişidir kendisi.
    galatasaray`a yakıştıralamayabilir ama galatasaraylılığından asla şüphe edilemeyecek insanlardan biridir. kendisinin görevden kaçmayacağına eminim, nasıl bir görev tanımı yapılır onu da bilmiyorum ama bu adamın florya'da bulunması lazım. takım içinde tekrar bir sinerji yaratacağına inanıyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın