• 655
    avrupanın en mütevazi kadrolarından az alkmaar’ın ortalama bir galatasaray kadrosuna nefes aldırmadığı maç olmuştur.
    dönen her topun pozisyon olduğu, inanılmaz ara toplar yediğimiz bir maçtı.
    sahada ne olduğu belli olmayan bir oyun vardı.
    avrupada tottenham galibiyetinin ekmeğini yiyen takım- teknik heyet için avrupa macerasında defter kapanmıştır.
    takım için uyarı sinyalleri veriliyor.
    rize maçı öncesi tehlike çanlarının çaldığı maçtır.
    özellikle sara’da gözlenen düşüş can sıkıcı hale gelmiştir.
    sonuç itibarıyla ne olduğu belli olmayan bir futbolla ligin kırılma anına gittiğimiz bir maç olarak tarihe geçmiştir.
  • 660
    şu sözlükte bile herkes 15. dakikada rakibin içimizden geçtiğini görebiliyor. tüm ülke maçın devre arasına 2-1 geride girmiş olmamızın şans sayesinde olduğunu biliyor. takım 10 kişi kalıyor hala mi göremiyorsun be adam? bir takim 11 kişi oynarken ezim ezim ezildiği rakibe 10 kişi kaldıktan sonra niye hala önde pres yapar? niye hala defansif müdahalede bulunup haddini bilmez. bugün 10 tane yiyerek adımızı dünya tarihine yazdirmadiysak bu sadece rakibin beceriksizligidir. maç 4-1 olana kadar okan buruk bu maçı satmıştır. maç 4-1 olduktan sonra türkiye sınırlarına geri dönebilmek için allahtan bir şeyler yaptı ve maç orada bitti.
  • 661
    çok çok kötü bir sonuçla biten maç. maç bir an önce bitsin diye dua etmekten başka bir şey yapamadık. galatasaray'ın ana planından başka oyun planları da olması gerekiyor, özellikle avrupa için. bu anlayışla, orta sahanın bir kaç pasla, hızla geçilebildiği düzenle avrupa'da yapamayız. avrupa için daha farklı bir düzen sadece ihtiyacımız hocam. her şeyi yaptın, kırmadığın rekor kalmadı. bunu beceremeyecek değilsin, inat etme yeter ki. biz seni eksikleri kolayca tespit etmenle tanıdık, takdir ettik. mutlaka görüyorsun napılması lazım.
  • 663
    takım iyi oyuncularda kurulu ve tam kadroysa işin %90'nını futbolcular belirler. ama tam kadro değilse işin %90'nını teknik direktör belirler. şu eksik kadromuz bile rakipten daha iyi oyunculardan oluşuyor.

    teknik direktörümüzün tek bir oyun anlayışı var. duruma göre davranmak falan yok. sonraki maçı düşünüp strateji belirlemek yok. tam kadroymuşuz gibi eldeki oyuncularla aynı oyunu oynamakta diretiyor. yani xxl bedene m-fit beden t-shirt giydirmeye çalışıyor.

    böyle böyle okan buruk destekçileri zamanla azalacak. ben 12 aralık 2024 malmö galatasaray maçından beri okan buruk destekçisi listesinde değilim mesela. böyle böyle de her maç o liste azalıyordur.

    bari 2 farkla bitseydi. 3 kötü oldu. tur gitti. gözümüz lige dönmeli sadece artık.
  • 664
    4.golden sonra maçı kapattım. ilk defa utanç duydum. galatasaray'ın kötü oynama hakkı da var ama bu ruhsuz oyun kabul edilebilir gibi değil. zaten aylardır kötü oynuyorduk üstüne üç önemli oyuncunun yokluğu bizi tarihi fark yiyebilecek bir oyun planına sürükledi.ligimize yeten oyun ne yazık ki bu seviyelere yetmiyor. rövanş için umutsuz değilim ama işimiz çok çok zor.
  • 665
    okan buruk döneminin en rezil maçıydı. günlerce oynansa gol atma şansımız yoktu. adamlar öyle bir çalışmış ki bizi, hiçbir pas bağlantısı bırakmadı. her topu aldığımızda 2-3 kişi bastı, nefes aldırmadılar resmen. koca maçta üst üste 3 pas yaptık mı ben hatırlamıyorum. makine gibi çalışan zıpkın gibi bir takım az alkmaar.
    geciken transferler, savunma kurgusunun sürekli değişmesi, zırt pırt değişen oyun sistemimiz, kırmızı kart, cezalılar da bu hezimete sebep oldu
    36 takımlı grupta sonuncu olan, tek gol atabilmiş dinamo kiev'den 3 gol yediğimiz günden beri ben avrupa defteri zaten kapatmıştım. uefa kupası hayalini kurduracak hiçbir maçımız olmadı bu sezon avrupa'da.
    okan burak'a hâlâ desteğim tam ama bu avrupa maçları konusunda ciddi bir kendini yenilemesi gerekiyor.
  • 666
    rezalet bir takım oyunu, rezalet bireysel performanslar ve rezalet bir dangalaklıkla turu bıraktığımız maç oldu. fenerbahçe karşısında kasımpaşa ne oynuyorsa onu oynadık.

    keşke hiç gitmeseydiniz paşam o kadar yolu. en son 2011 sezonunda çaresizce izlediğim maçları hatırlattı. barış alper ve sara şimdiye kadar en kötü futbollarını oynadılar. kerem demirbay oyuna girdiği andan 20 dakika sonra ayağına top değdi, muslera 2. golü hediye etti.

    maçın en iyi ismi son dakikalarda oyuna giren yusuf demir oldu. ister 10 kişi kalın isterse cezalı oyuncun olsun bu kadar kötü oynamaya hakkınız olmamalı. yazıklar olsun hepinize. 20 yaşındaki adamlara madara oldunuz. yaptıkları şey sadece hızlı top çevirmek aq. bu kadar silik kalamazsınız. 5-0'lık maçın rövanşı gibi oynayamazsınız. hepinize yazıklar olsun.
  • 668
    oyuncu zekidir, eski ve kurt futbolcular da gördü ki: kaan ayhan'ın, okan buruk'u yediği maçtır.

    kaan ayhan geçen yıl bek oynamak istemediğini belirtiği röportajlardan kısa bir süre sonra sparta prag maçında bu akşam yaptığına çok benzer bir amatörlük sergilemiş ve takımın kupaya veda etmesine sebebiyet vermişti.

    zaten öğrenme kaabileyi sınırlı bir teknik adam okan buruk ve kendini geliştiremiyor. kaç senedir geç oyuncu değişikliği, oyunu okuma ilk yıldan sonra hiç yok, maç 11'leri vasat kadar kötü.

    kaan ayhan ön libero değil, galatasaray'da olamayacak da. cuesta'ya 8m eur gömen kim ise o da istifa etsin. sarı kartı yemiş 2 defans oyuncun var iken ikinci yarıya sadece saha dizilişi değişikliği ile çıkarsan böyle tokatlarlar. kenarda metehan, ilerde maç eksiği olan barış var. yedek kulubesinin bu denli kötü oluşu da okan buruk'a yazar mı? pekala yazar. kadro mühendisliği cetvelle olmuyor neticede.

    ben doydum. kaan ayhan'da 'hoca beni bir daha bekte oynatırsan ahanda böyle seni karalarım' demediyse bende birşey bilmiyorum. geçen sene dedi, yine hatırlattı.

    avrupa ligi'ndeki en iyi kurayı seçip 1.çıkmamız gereken ligden, play-off'ta havlu attık bana göre. ikinci maçı kazansan ne olur? bu rezalet hepimize yeter. bir de sen hangi takıma bu sezon 3 gol attın ama hiç gol yemedin? ads dışında hiçbirine, onda da maç 30 dakika sürdü.

    daha kupanın kulbundan tutmadan pastasını kesen ibrahim hatipoğlu'na, başından beri soğunu yiyip kışını unutmadığım dursun aydın özbek'e, beraberlik-yenilgi sonrası da takımın yanındayız imajını vermeye çalışan metin öztürk'e yazmak istediğim tek birşey var: futbol laubaliliği kaldırmaz ve taraftara konsantrasyon derken sizlerin gereğini hem kendiniz hem teknik heyet hem futbolculara bunu anlatmanız gerekir.

    biraz daha yazarsam çok sert yazacağım ve ban yemek istemiyorum. hatta belki de pilot olmazsam, temelli tatile çıkarım. tek kelime ile rezalet.
  • 669
    muslera
    jelert-cuesta-apo-barış alper
    yusuf - sara - mertens
    morata-sallai
    berat

    su dizilisle ciksak yemin ediyorum 0-0'a kilitlemistik oyunu.

    ama ne yaptik? ne idugu belirsiz bir oyun ve dizilisle ciktik. rezil olduk.

    ben mesela mactan sonra bu kadroyla bu sonuca ulastim. ama ben neyim? cok da futboldan anlamayan bir taraftarim.

    bunu mactan once dusunecek olan kisiler hoca olabiliyor. ama demek ki olamamis. kac seferdir ayni seyler, ayni terane.

    bugun sahada davinson-torreira ve osimhen olsaydi da beraberlikle bitebilirdi.

    ama zaten bu tur durumlara cozum bulacak kisi hocadir. o zaman geceyim ben hayrina calisirim. ne anladim ben bu isten. rezalet resmen. rezalet. ben okan hocamin dedigini tutmaya gidiyorum. city taraftari olucam birkac gun. farkli duygularin adami olayim biraz. gerci onlar da kötü bu aralar. gelen gecen tokatliyor. hocanin bir bildigi vardir mutlaka.
  • 673
    hem maç saati hem de gidişatından ötürü çoğu galatasaraylı son 20 dakikayı falan izlemedi. o kadar kötü bir geceydi.

    bu maçın etkisi sadece avrupa ile sınırlı kalsa pek üzülmezdim açıkçası. çünkü dursun özbek yönetiminin de okan buruk hocamızın da avrupa gibi bir derdi zaten yok. hadi bu adamları eledik, son 16'da zaten manchester united veya tottenham benzer tarifeyi çekecekti. ama işte burayla sınırlı kalacak mı? 2024-25 sezonunda, ligde sıradaki 2 maçtan 6 puan alabilsek işi bitirdik sayacağım. ama fena bir türbülansa girdik.

    allah sonumuzu hayır etsin.
  • 675
    ilk eyvahımı maçın başlama vuruşu ile çektim. zira oyuncularımız en az 6-7 kişi orta çizgiye dizildi, ve başlama vuruşunun yapılıp, topun geriye oynanması ise hepsi ok gibi rakip ceza sahasına koşmaya başlaması ile sıkıntı olacağını ilk orada anladım. maçın başında beraberliğe fittim, bu formatı görünce 1-0'a da fit oldum. hatta 1-0 olunca evde bitir hoca, bu kadar yeter dedim, halbuki dk. daha 15 olmamıştı. sonra şansa bala 1-1 olunca, belki oyunu tutarız diye ümitlendim ama ne fayda. 2 ayaklı bir eleme maçında onca eksikle, üstelik deplasmanda oyun 1-1, dk. 25, biz hala önde baskı, ki keşke onu da az biraz yapabilsek, yapamadığımız önde baskı nedeniyle habire sağdan soldan muslera ile karşı karşıya kalmalar, arkalara adam kaçırmalar falan.
    yahu insaf, bu bir eleme maçı, puan maçı değil, her maçta da önde basmazsın be kardeşim, bu takım önde basmaya çalışmaktan topa basmayı unuttu resmen. x bir maçta 2-0, 3-0 öne geçeriz, yine önde oynamaya niyetleniriz, tabi oyuncular skora güvenerek o baskıyı biraz gevşek yapar, tak kalende 2 gol, 3 gol, puanlar gider. bunun örneğini o kadar çok yaşadık ki bu sezon. sezon elden giderse sırf bu yüzden olacak.
    ders almak zor olmasa gerek, bu seviyede olmayacak amatörlükler. iddaa ediyorum dünyada bu kadar kolay gol atılabilen başka bir takım yoktur...
App Store'dan indirin Google Play'den alın